|
|
|
İÇİMDE İNTİHAR EDEN MELEKLER
içimde intihar eden melekleri yağmur ayinleri şaman uğultuları cin çarpmış rüzgarlarıyla bile diriltemeyen gri bir kış günü idi gittiğin
seni
kızılını cehennemden aşırmış dudaklarını dudaklarımdaki cennet taklidiyle evcilleştirmek kömür saçlarını okşayıp her telini avuçlarımın nasır çakımında aşka tutuşturmak ışık isteyen düşlerle boşalmış başımı karanlık göğsüne dayayıp ölü avcılarla dolu kalbinin vahşi ormanını dinlemek ve annesini kurtlara kaptırmış çocuklar gibi çaresizliğime ağlamak ve belki de ayaklarına kapanmak için bekledim bir rahme düşüp hayatı ümit etmeyi beklercesine bekledim bir saat on dakika o penceresiz zift kokulu odamda
geldin ‘çok şey yaşayacakmışçasına geliyorlar
hiçbir şey yaşanmamışçasına gidiyorlar’ dedim
ölü akrep yiyip zehirlenmiş nefsi pis bir kedinin akrebin artıklarına bakıp ölüm anını hissetmeye çalıştığı gibi anlamaya çalıştın bu iki cümlenin kehanetini anladın anlamak istemediklerini
doğruydu çok şey yaşayacakmışçasına geldiğin hiçbir şey yaşanmamışçasına gideceğin doğruydu anlamak istemediğin gönlüm enayi bir sığınaktı sen ise o sığınakta ateş yakıp ısınan dişi bir militandın
sen soğuk çatışmalarının ve soğuk ayrılıklarının içinden sıyrılıp ısınmak için belki de nice sığınaklar keşfedecektin
gönlüm yani yaktığın ateşlerle kapkara bıraktığın o sıcak sığınak kendi külleriyle helalleşip nice eşkıya’lara yurt olacaktı
evet anladın sonra kendi sehpasını kendi ayaklarıyla deviren idamlılar gibi devirdin gözlerinin çınarlarını hıçkırdın aşka olan kaygısız direnişini ve yıllarca aciz bir temel üstünde ayakta tutmaya çalıştığın gurur binanın tüm katlarını devirdin üstüme
bana sarıldın
bense o enkazının altından çıkamayacağımı ve enkazının bıraktığı acılardan sıyrılamayacağımı bile-bile sarıldım bedenine
bir sarıldın bırakmadın beni
kulağıma ‘olamaz’ diye fısıldadın ve daha ben seni öpmeden içimde intihar eden melekleri gömmeden yapıştırdın dudaklarını boynuma sonra dudaklarıma tenimin acılarını tada-tada
ben değil sen dayadın başını göğsüme sen dinledin kalbimin yıllanmış yalnızlığının sesini sen öptün sen tattın sen dinledin sonrada artıklarına baka-baka gittin
cehenneme yeni girmiş bir günahkara cennetin kapısını aralarmışçasına tam kapatmayıp ardından araladığın kapıdan sokağa koştum uzaklara yolun sonuna baktım yoktun yok olmuştun belki de koşarak ayrılmıştın
ama sen ama o elindeki bavullarla bedenindeki yıkıntılarla koşamazdın neredeydin bir tanem neredeydin militanım kadınım neredeydin
tamam
işte oradaydın yolun sonunda değil daha yolun başındaydın
beni mevsimlerden beri görmemiş gibi o çıldıran yağmurun altında durmaktaydın belki de daha o an özlemiştin beni belki de sen o kapıyı açar açmaz yüzlerce mevsim gelip geçmişti aramızdan
bana bakmaktaydın
sonunda elbiselerin ve hüzünlerinle dolu bavullarını yere bırakıp yağmur dalgalarıyla bana koştun.
sımsıcak sarıldın
bu kez ben öptüm ben tattım, ben dinledim
öptüm de gittin tattım da gittin dinledim de gittin sevgilim, ardından yeni başlangıçların yenik sonları için kırık aşkının tomurcuklarını dikip gönlüme öylece gittin gittin sevgilim
gönlümüzdeki boşlukları birbirimize adayıp gecenin güzelliğine şiirler mırıldanmadan sahillerinde arzularımızın gemilerini yüzdürdüğümüz salyaları kumlara vuran kızıl denizlerimizde bir kez olsun yüzmeden benliğimizi bizden alan derinliklerimizi birbirimizin ellerine vermeden gittin sevgilim
içimdeki arsız çocuğun ayaklarını kırmadan gittin tomurcukları bırakıp da gittin ayaklarını kırmadan gittin gittin unutulmak için gittin sevgilim
|
|
|
Acaba Nedir?:
ağlamak
,
akrep
,
ateş
,
ben
,
bir
,
cennet
,
cin
,
çocuklar
,
daha
,
dolu
,
gibi
,
gri
,
gurur
,
ışık
,
iki
,
intihar
,
kırık
,
kızıl
,
mevsim
,
nasır
,
o
,
olsun
,
ölüm
,
saat
,
sevgilim
,
sıcak
,
soğuk
,
tam
,
tüm
,
unutulmak
,
ümit
,
ve
,
yağmur
,
yıllanmış
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 20:44:09
19 Kasım 2007 Pazartesi 12:56:21 içimde intihar eden melekler.....
müsadenle lokman bu gün sayfan ekranıma ana sayfa olsun...
o kadar içten o kadar yüreğini koyarak yazmışsın ki geçtim her satırında yarin öpmelerinden, tatmalarından, dinleyip gitmelerinden... öpemeden tadamadan dinleyemeden geldiler götürmek için..
günün şiiri olmalı bence...
teşekkürler paylaşım için...
SAYGIMLA
A_zz_E tarafından 2/7/2008 8:45:27 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 19:07:18
Artıklarına bakarak gittin Ben toplayıp bittim...
Bugün bitim günüm senin şiirlerin ağlıyor, nerde kuruyacak bu yağmur nerde susacak ölü akrep?
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 19:05:14
içimdeki arsız çocuğun ayaklarını kırmadan gittin tomurcukları bırakıp da gittin ayaklarını kırmadan gittin gittin unutulmak için gittin sevgilim
diğer şiirlerinizden farklı bu şiiriniz.oldukça zarif anlatımınız.hüzün ince ince işlenmiş dizelere hissettirdi kendini... keskin bir kalemsiniz okurken yorulduğum şiirleriniz oldu bundan rahatsız olduğumu söyleyemem.profil resminizden tutunda yazdığınız her şiirde "ben farklıyım" diyorsunuz.demem o ki sakinken okumakta fayda var sizi:)
tebrikler...
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 16:57:51
Ben çok kızdım bu sevgiliye , kusura bakma şair kendimi şiirinize öyle bir kaptırdım ki , kimbilir belkide hala seviyorsunuzdur ama kızgınlığımı hoşgörün lütfen , bu kurguda olabilir ama şiir insanı öyle bir sarp sarmalıyor ki okurken ben bile duygularıma hakim olamadım ve bende bıraktığı ilk tepkiyi yazayım istedim :)
Kutlarım sizi , güzel bir şiirdi , sevgilerimle ........
Guldane Dal tarafından 2/5/2008 7:55:12 PM zamanında düzenlenmiştir.
Guldane Dal tarafından 2/6/2008 7:09:54 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 16:50:31
Şiirde anlam, bir çam ağacının kabuğuna sızmış bir çam sakızına benzer. O, ozanın yoğurduğu, bir yoğun damlacık haline getirdiği ve tatlandırdığı bir şeydir… Şiir alışılmışın bardağını taşıran son damladır; onun rolü bu taşırıcı niteliğindedir…
Şiire ve şaire selam....
harikaydı
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 14:19:29
gördün mü çiko bu da git-ti...
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 14:03:11
geldin ‘çok şey yaşayacakmışçasına geliyorlar
hiçbir şey yaşanmamışçasına gidiyorlar’ dedim
Emeğiniz var olsun yorumum yetersiz kalabilir.
Kutlarım.
|
|
|
|
05 Şubat 2008 Salı 13:59:08
nefsi pis bir kedi de bakmıştı akrebin artıklarına ölümünü reçeteler gibi ve giden de bakmış şairin artıklarına gitmeyi ihmal etmeden bu sefer ölüm reçetesi cehennemden gelmiş. zor bir şiirdi hani bırak beni dedirtecek gibisinden ağırım ben anlayamayacaksan imgelerimi tek mısrama dokunma der gibi. ama şairlik bu şiirde yüceltilmiş bırakılması kolay değil fazlaca şiir fazlaca emek tezatları severim şiirde bir meleğin intiharı görülmüş şey değil bir meleğe ölümü yalıştıracak kadar yoğun bir his de hissedilmiş şey değil gelişinden bahsederken finalde gidişine düşen mısralar üstelik kırmadan çoraklaştırmadan işkenceyi uzatmadan bir gidiş finaliyle şiirdi girişiyle şiirdi gelişmesiyle şiirdi en çokta kendiyle şiirdi..
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|