Edebiyat Defteri

Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.. DOSTOYEVSKİ
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
03.02.2008 tarihinde eklendi.
500 çoğul gösterim yapıldı.
330 tekil gösterim yapıldı.
40 yorum yapıldı.
 

   
 

GÜNDEM TÜRBAN



Her sorunu hallettik,
Şimdi konumuz türban,
Derdimiz kalmayacak,
Sen türbanı takmazsan.

İşi gücü olmayan,
Üç beş çapulcu çıkmış,
Neymiş efendim türban,
Kanunlarca yasakmış.

Almışlar pankartları,
Çıkmışlar meydanlara,
Görsen sanki savaş var,
Vatan millet Sakarya...

Sözde aydınlarımız,
Açıklama yapmışlar,
Yasa olsa kaç yazar,
Beyler karar almışlar.

Türbanlı öğrenciye,
Ders vermeyeceklermiş,
Kafasını açmazsa,
Derse girmeyecekmiş...

Kendine gel rektör bey,
Sakın haddini aşma,
Yetmiş milyon Türk halkı,
Sakın karşına alma.

Senin görevin neyse,
Otur onla ilgilen,
Türban hukukunu da
Vardır elbet bir bilen.

Bir de sivil toplum var,
Ne olduğu belirsiz,
Sizden iktidar olmaz,
Muhalefet olun siz.

Hayır işi bilinmez,
Arkasından gidilmez,
Öyle işleri var ki,
Hafızadan silinmez.

Bu gün kabre gitmişler
Ata yı ziyarete,
Güya tehdit var diye.
Türbanı söylemeye.

Çıkmış ahkam kesiyor,
Atam ben izindeyim...
Atam için ne yaptın?
Söyle ben de bileyim.

Atamın izindeyim,
Ülkemi seviyorum,
Sen kıçını yırtsan da,
Türbanı takıyorum...

Var mı bundan ötesi?
Demokrasi gereği,
Tercih benim tercihim,
Takmıyorum kimseyi.

Gaye gayet açık, net
Ortalık karıştırmak,
Kardeş kardeş çatıp,
Birbirini kırdırmak.

Sana ne sanki dostum,
Türbanı takan benim,
İstemiyorsan takma,
Benim kendi tercihim.

Demokrasi değil mi?
Senin de savunduğun,
İşte demokrasi bu,
Başka ne gocunduğun?

Kıçımı açıp gelsem,
Hoşuna mı gidecek?
Coni ilim görürken,
Türbanlı görmeyecek.

Onu bunu anlamam,
Müslüman ülkedeyiz,
Türbana karşı olan,
Acep kimdensiniz siz?

Lal olmaz benim dilim,
Bildiğimi söylerim,
Deli misin sus derler,
Hayır şairim derim.

Oz-An’ım ben yazarım,
Haksızlığa kızarım,
Korkmayın ablalarım,
Arkanızda ben varım...

02.02.2008
Cumartesi
19.30


Halis AKDAĞ
Oz-An
   
Acaba Nedir?: ben , benim , bir , çapulcu , gün , iktidar , ilim , kardeş , millet , savaş , sus , türk
 Yorumlar
 
12 Şubat 2008 Salı 23:43:09
Türban protestolarında depremi ima ederek 7.4 yetmedimi diye pankart taşıyan türbanlı kıza Gani Müjde'nin cevabı. Hiç yorum yapmaya lüzum bırakmamış.
Altına imza atılacak bir yazı...

************************************************************ 7,4 Yetmedi mi

Bir hafta önce türban protestoları sırasında '7.4 yetmedi mi?' pankartını açan sevgili kardeşime seslenmek istiyorum bugün... 20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan 'o güzel insana' bir çift sorum var.

Ey mantosu uzun, aklı kısa kardeşim benim.

7.0 yetmedi mi?

Senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika'nın, hani o gavur ve Hıristiyan Amerika Birleşik Devletleri'nin, hani o Siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktığınız ABD'nin Los Angeles şehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım... Neredeyse bizimkine yakın bir deprem. Bizde ayni şiddetteki bir deprem 20 bin kişi ölüp 20 bin kişi sakat kalırken, gavur, Hıristiyan ve Siyonist dostu Amerika'da sadece 2 kişi yaralandı güzel ablam.

Şimdi türbanlı başını ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? Sakarya gibi muhafazakar bir bölgede Allah binlerce Müslüman'ı öldürerek cezalandırıyorsa eğer, Hıristiyanlara ve Siyonist dostlarına niye kıyak geçiyor? Seks şoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya 'seks', 'uyuşturucu' ve 'günah' ihraç eden bu ülkenin Allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem? Oysa adım gibi eminim Sakarya'da, Gölcük'te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer, sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı. Üç aylarda oruç tutacak, Ramazanda devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte senin ağzına adı bile yakışmayan Allah'ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı.

E nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem?
Eğer her coğrafya olayını,her doğal afeti bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel hala kızım...Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal belediyecilik anlayışını, deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri, depreme dayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları,uğursuzları bir kenara bırakıp her şey ilahi kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce 'dinsizi' alır gider güzel amca kızım...

Beynin var mı bilmiyorum, betonları n altında inleyerek can veren 20 bin insanı,kadını,çocuğ u ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor çünkü ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan düşün.Allah'ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da git Hıristiyan ol... Çünkü senin bu mantığına göre Allah onları daha çok seviyor. 'Gavurlar' hem senden daha zengin, hem de evleri tepelerine yıkılmıyor.


Gani MUJDE
 
08 Şubat 2008 Cuma 22:14:14
yüreğine kalemine sağlık hürmetlerimi arz eder saygılar sunarım.
 
07 Şubat 2008 Perşembe 23:01:44

Her sorunu hallettik,
Şimdi konumuz türban,
Derdimiz kalmayacak,
Sen türbanı takmazsan. Tebrik ederim üstat saygılarımla
 
06 Şubat 2008 Çarşamba 22:48:25
oz-An'ım yazarım şiir'in güzel olmasına güzelde asıl konu türban değil...40 yıldır bu memlekette bu konu ara ara gündeme gelip rahatsızlık veriyor...bu konunun gündeme geliş sebebi tamamiyle siyasi...oy kaygısı insanları bölmek ülkeyi parçalamak...tesettür Allah'ın farz kıldığı bir ibadet şekli...örtüyü inancında samimi olanların takıyor olmasına kimsenin karşı olduğunada inanmıyorum...Allah bu ülkeyi parçalamaya çalışanları ıslah etsin...şiir için sonsuz teşekkürler...varol...saygı ile
 
05 Şubat 2008 Salı 21:04:32
AH BİR DE TARAFLARIN SAMİMİ OLDUĞUNA İNANSAM.DÜN BİZ BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNURKEN KORKUSUNDAN KAFASINI KUMA GÖMERKEN BUGÜN MÜCAHİT OLDULAR.ONUN İÇİN BU KONUDA MÜSADENİZLE FAZLA YORUM YAPMAYAYIM.....TEBRİK EDİYORUM...SEVGİ VE SAYGILARIMLA....İBRAHİM KARAÇAY
 
04 Şubat 2008 Pazartesi 20:21:22
gündemde olan bir konu gerçekten vicdan ve din için takanlara yürekten katılıyorum..
fakat ülkemizde okadar çok sorun varken bu şekilde siyasi bir obje oluşturmaya çalışanlarıda kınıyorum...
siyeset için takanlarda belli zaten sözüm meclisten dışarı daracık bir kot pantolon giyen veyehut yüzünde tonlarca boya süren bir türbanda ancak siyaset objesidir...
elimizi vicdanımıza koyup düşünelim aç insanlar var yetimler öksüzler var onları düşünelim..yıllardır bitmedi bu konu ..

tebrikler saygılar
 
04 Şubat 2008 Pazartesi 16:40:57
Lal olmaz benim dilim,
Bildiğimi söylerim,
Deli misin sus derler,
Hayır şairim derim.

Oz-An’ım ben yazarım,
Haksızlığa kızarım,
Korkmayın ablalarım,
Arkanızda ben varım...

kalemine sağlık.
keşke herkesin senin gibi düşünmeni sağlayabilsek.

saygılar kardeşim...
 
04 Şubat 2008 Pazartesi 16:26:17
Oz-An’ım ben yazarım,
Haksızlığa kızarım,
Korkmayın ablalarım,
Arkanızda ben varım...
söyleyecek söz bırakmamışsın
yürene sağlık....
 
04 Şubat 2008 Pazartesi 13:20:39
HER BİR MISRANIZA İMZAMI ATIYORUM.SAHİLLERİMİZ ÜSTSÜZ ALTSIZLARLA DOLU..ÖVÜNÜYORUZ..
BAŞINI ÖRTER KIZLARIMIZDA ÜNİVERSİTEYE GİRER DİYE DÖVÜNÜYORUZ.
BU TOPRAKLAR İÇİN ŞEHİT OLAN MİLYONLAR ŞEHİT NİYE ŞEHİT OLDU CAN VERDİ...DÜŞÜNMEK LAZIM...YÜREĞİNİZDEN ÖPÜYORUM OZANIM..ALLAH RAZI OLSUN..
 
04 Şubat 2008 Pazartesi 01:22:34
Oz-An’ım ben yazarım,
Haksızlığa kızarım,
Korkmayın ablalarım,
Arkanızda ben varım.


SEN YAZ,KORKMA ŞİİR YAZMAK SUÇ MU
 
03 Şubat 2008 Pazar 21:16:37
Son 30 yıldır hızla uçurumdan yuvarlanan ülkemizde ipler öylesine düğümlenmiş ve karışmıştır ki esas gündem konusu bağımsızlığımızdır. Türkiye kalacak mı gidecek mi. Ve tam sömürü yasaları kaş ile göz arasında halka gösterilmeden geçirilirken türban tezi ortaya tartışma çıkarmak için bile bile atılmıştır. Bilinçli olarak. Biz türbanla tartışırken
Türkiyenin tapusu ve hatta camilerinin de tapusu çoktan ulaşacak sahibine
yeni adreslere. Üstelik Türban kelimesinin yaşı benim küçük oğlumdan da küçük henüz 16-18 yaşında daha önce anlamını kimse bilmiyordu

Ve 10 yıl daha böyle gidersek esir bir toplum olacağız. Yabancıların kucağına oturduğumuz gün Türban bağlasak ne olur dostum bağlamasak ne olur. Namus elden gittikten sonra

Şiiriniz olayı geniş anlatıyordu ama ben bakılması gereken düğümleri çözecek açıdan bakmayı
yeğ tuttum

Kaleminiz daim olsun

Sevgilerimle

kardanadam tarafından 2/3/2008 9:18:38 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
03 Şubat 2008 Pazar 18:40:28
ÜSTAD.. yüreeğine sağlık.

son derece haklı sözleriniz..

medyatik bir şiir
güncel bir şiir..
kutlarım..

hep engeller bayanlara ..
hep bayanlara zorbalık..

Bırakın kapanan kapansın açılan açılsın..

burası bir müslüman ülke zira..
burada; okumaya , eğitim görmeye giderken akılları aşnada fişnada olupda açılanlara uygulanması gereken bir yasak olması gerekirdi..

BAŞÖRTÜ BİR YASAK DEĞİL..
TAKMAMAK YASAK OLMALIYDI..

BENCE İSLAM ÜLKESİNE YAKIŞANDA BUDUR..

selam ile saygılar..
 
03 Şubat 2008 Pazar 18:23:49
İster başörtüsü , ister türban de !
Takana kahraman ,ya da kurban de!
Ayetle sabittir ;Hak’tan ferman de!
Gerisi siyaset , derim herkese...
***********************************************
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Bu konuda dün yazmış olduğum şiiri burada yorum yapan arkadaşlarımızın büyük bir kısmı herhalde okumuştur.Onun son dörtlüğünü burada tekrarlama gereği duyduğum için özür dilerim..
Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürü olan Divan edebiyatının bize katmış olduğu çok büyük katkının yanında bir de olumsuz sonuçlara yol açan eleştiri anlayışımız var ki hiçbir sorunu ne konuşabiliyoruz ne tartışabiliyoruz ne de çözümleyebiliyoruz.
Atarımız bu eksikliğimize ifrat ve tefrit diyerek teshisi koymuşlar;fakat tedavi edememişlerdir.Bunun sebebi bin yıllık edebiyat kültüründe överken "MEDHİYE" mantığıyla pireyi deve yapmamız;yererken de ^HİCVİYE" mantığıyla deveyi pire yapmamızdır.Devenin üzerinde pire olabileceğini her iksinin de yaratılmış mahlukat olarak Yaradan'dan ötürü hoş görüleceğini Yunus söylese de kalbimize ve kafamıza yazamamışız..
Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında esamesi okunmayan üniversitelerimiz;intihal ve çeviri-adaptasyon hastalığından kurtulamayan öğretim görevlilerimiz aydın olarak halkı eğiteceklerine halkın değerlerine Batının şablonuyla 1839'dan beri hakaret etmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir.Halk adamı yazarımız Ahmet Mithat Efendi "DEKADAN!" sıfatıyla tarih önlerinde bu kafaları teşhir etmiştir.
Demokrasi ,isteyen herkesin istediği her şeyi yapamayacağı ama düşünce ve ifade özgürlüğünün temel alınacağı; bireylerin inançlarını kişisel olarak serbestçe yaşama hakları olduğunu savunan bir sistemdir.Atatürk'ün tanımıyla "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.!" prensibini hayata geçiren ve halkın kendisini yönetme sistemidir demokratik cumhuriyet.O halde bireyin haklarını kullanmasına müsade edersin;bunu toplumda siyasi amaçla çıkar olarak kullanmasına kanunla engel olursun.Doğmadık çocuğa don biçilemediği gibi bireyin inancı gereği başını örtmesini siyasi simge yapıp suç işleyecektir diyerek de yargısız infaz yapamazsın.
Siyasi amaçla partilerin bunu kullanmasını istemiyorsan yasakları kaldırır istismarı önlersin.Kürtçe şarkı söyleme yasağı getirip bireyin kültürünü yaşamasına engel olup yasak koyduk da ne oldu.Kürt etnik kökenli vatandaşımızın haklarını engel oldukça onları istediğimiz şekle sokamadığımız gibi Kürtçü yaparak Kandil'e mahkum ettik.
HERKES SAĞDUYULU OLMALI! ÖNEMLİ OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN HUKUK DEVLETİ OLARAK ÜNİTER YAPISINI KORUYARAK VATANDAŞINA SUÇLU MUAMELESİ YAPACAKLARIN ELİNDEN YASAKLARI KALDIRMAK;kraldan çok kralcılara meydanı bırakmamaktır.
KİMSE BAŞINI ÖRTMEYLE NE MÜSLÜMAN OLUR NE DE BAŞINI AÇMAYLA DİNDEN ÇIKAR.HERKES BİREYSEL OLARAK HİZMET ALDIĞI ALANLARDA İNANCININ GEREĞİNİ (T.C. KİMLİK KARTINDA YAZAN RESMİ DİN ANLAYIŞINA GÖRE) SERBESTÇE YAPABİLMELİ Kİ KİMSE SİYASİ ŞOVLA OY AVCILIĞI YAPMASIN.

AHMET TURANOĞLU tarafından 2/3/2008 6:35:18 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
03 Şubat 2008 Pazar 16:41:58
Söylenecek herşey söylenmiş zaten
Bana tebrik etmek ve bu duyarlı
yüreği kutlamak kalıyor. '2dörtlükle katkı'

Bu inanç gereğidir
Rabbimin dileğidir
Toplumun gerçeğidir
Bilmek artık şart oldu

Bir takım kavramları
Yapılan eyyamları
Bu yersiz evhamları
Silmek artık şart oldu (H.Ercan)

Halit Ercan tarafından 2/3/2008 4:44:25 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
03 Şubat 2008 Pazar 16:32:20
inşallah sonradan çikmaz oyunu bekleyıp göreceğiz
milletin türban gibi bir derdi yok siyasiler rant peşindeler
yoksa anamım bacımın hekesin başı kapalı kimse karışmıyor
başi kapalı çok kalbi karalı tanıyorum başı açık çok insan gibi insan biliyorum kimse karişmasa asil türk milleti onuda çözer
sevgiler
 
03 Şubat 2008 Pazar 14:00:38
vallah şairim dayanamadım bir yorum daha yapacam
az önce dediğim gibi
sanki benim düşüncelerimi kaleme almışsınız
isteyen takar isteyen takmaz
kimse türban takanlara da müdahale etmesinle
burası müslüman bir ülke
tekrar o güzel düşüncelerinizden ötürü sizi tebrik ediyorum........
 
03 Şubat 2008 Pazar 13:56:21
İşi gücü olmayan,
Üç beş çapulcu çıkmış,
Neymiş efendim türban,
Kanunlarca yasakmış.

Almışlar pankartları,
Çıkmışlar meydanlara,
Görsen sanki savaş var,
Vatan millet Sakarya...

Sözde aydınlarımız,
Açıklama yapmışlar,
Yasa olsa kaç yazar,
Beyler karar almışlar.

ya vallah şairim harikasınız
tam da benim düşüncelerimi kaleme almışsınız
yüreğine sağlık şiir dostu.....
 
03 Şubat 2008 Pazar 13:10:57
kafiye ve hece olarak güzel olmuş,tebrik ederim.
 
03 Şubat 2008 Pazar 12:58:56
dün başka bir şiirde bu konuyla ilgili epey tartıştığım için...

şimde kolaya kaçıp ve haklılığına inandığım için. bağımsıztürk şairimizin yazdıklarına katıldığımı belirtmek isterim.

Allah'ın emrini tartışmak biz cahil kulların işi değildir hatırlatmasını yaparak...

güzel, anlamlı ve destek veren şiiriniz için çok çok teşekkür ederim.

harika bir şiirdi...
 
03 Şubat 2008 Pazar 12:55:26
Başörtüsü Allah'ın emridir!

Yürekten kutluyorum.
Muhabbetle.
 
03 Şubat 2008 Pazar 12:54:39
Dostum mesele türban falan değil ki!Türban konusu işlenirken arka planda hayat geçene biraz dikkat edersek bu adamların asıl niyetlerinin ayyuka çıkımış halini birkez daha görücez.
İsterseniz bu herifler nasıl iktidar oldu ona bir bakalım ki bugün yaşananları daha iyi anlayalım.
Bu adam Siir te ceza evinde değilmiydi?ne yaptılar önce mazlum ettiler sonra ABD den uşalık için aldığı icazet uğruna hapse girdiği ilden başbakan oldu.İkinci başbakanlığı da bundan farklımı?son seçimlerdeki tiyatro neydi?23 nisan ile kutlu doğum haftası kesişti 6-7 tane bebe türbanla ilahi okudu ,sözüm ona asker muhtıra yayımladı (ki alakası bile yok) babalar gene mazlum oldu.
şimdi soralım bakalım bu adamların dinle,diyanetle,allah ile ,resulu ile bir alakalı varmı?Vallahi de yok billahi de yok tallahi de yok nedenmi?Eğer sen muhafazakarım diyorsan şunları 5 yıldır yapmamaış olman gerekirdi.
1-İlkokul kitaplarından kelime-i tevhir den Muhammed Resulullah ibaresi kalkmıştır.
2-son 4 yılda 38.000 adet kilise ev açılmıştır
3-son 4 yılda nüfus cüzdanından dini islam ibaresini 10.000 delikanlı çıkarttırmıştır.
4-çocuğunuz olduğu zaman dini islam yazdıramazssınız.
5-16 yaşına kadar herhangi bir çocuğa kuran öğretiresniz hapisle tazyik olunursuıuz.
ve daha bir çok İslama ve Müslümanlara adeta savaş açmış olan bu iktidarın türbanı çözmek gibi bir hassasiyeti olamaz.Kızlarımı üniversiteye kadar kafası açık üniversitede 4 sene kapalı''Ana ben öretmen oldum...AA ölemi kızım aç kafanı yap öğretmenliğini'' bu tiyatroya bu aziz millet şamarı indirecek.
Şimdi yorumun başında söylediğimiz konuya geri dönebiliriz sanırım.
Değerli dostum bu adamların türbanla fala işi yok türban bunların sadece iktidar olmak için akmeğinde yağdır,ne zaman iktidar olmak isterlerse bunu gündem ederler hepsi bu.Bu günlerde türbanı milletrin yüzüne örtüp medya ile beraber yaptıkları şey.''VAKIFLAR YASASI'' nın türbanla beraber hayat geçirmekten başka bişey değildir.Millet türbanla uğraşırken vakıflar yasası ile beraber memlekette bir karış toprak bırakmamaktır bu adamların hedefi.Çünkü bıunları kendi ifadeler ile '' ...Katolik nikahları vardır'' bunların batı ile.
Şimdi muhtemelen bu yorumu okuyup kin jusacaklarda çoktur.Ama kızmalarına gerek yok.sadece bu adamlara ve onlara muhalefet ediyoruz diyerek medyada onlarla aynı tiyatroda rol paylaşanların bu milletin hiçbir problemini çözmeye kudretleri yetmez.
Bu millletin problemlerini,bu milletin gerçek sahibi çözecektir.O da ekonomide,sosyal ve milli projeleri ile halkının önüne çıkan bir insan olacaktır.Lafın tamamı da zaten deliye söylenendir.Azıcık aklı basan bulur.
Selam saygı ve muhabbetlerimle.
 
03 Şubat 2008 Pazar 12:52:53
Allahın emirlerine karşı gelmek yaratanı tanımamaktır bunlar islamı sadece cami içerisine hapseden beyni örümcekli aydınlar bunlar aydın değil karanlık çagın karanlık adamlarıdır .........
kalemin susmasın Kutlarım yüreğine saglık
 
03 Şubat 2008 Pazar 12:44:06
'' Vicdan azabına eş kayna, kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya''

OZAN'ım yüreğine sağlık. Kalemin daim olsun..

Selam sevgi ve muhabbetle.*.*.*.
 
03 Şubat 2008 Pazar 12:40:17
OzAn muhteşem bir şiir dile gelmiş yüreğin dert görmesin ayrıca şu direnişe söyleyecek bi kaç lafım,
Sapık zihniyet diyip ileri geri konuşuyor oturduğu yerden,
Örtünmek Allah'ın emri peygamberin şeriatıdır,neye ve sapık zihniyet dediğine dikat etmeni tavsiye ederim!
 
03 Şubat 2008 Pazar 11:25:34
Söylenmeyenler dile gelmiş...Toplumsal mesaj veren şiirleri çok seviyorum.

Kutluyorum yüreğinizi.
 
03 Şubat 2008 Pazar 09:36:09
İşi gücü olmayan,
Üç beş çapulcu çıkmış,
Neymiş efendim türban,
Kanunlarca yasakmış.

kutlarım efendim...hakkını vermişsin şunların....selamlarımla
 
03 Şubat 2008 Pazar 08:28:53
Bu nasıl bir adalettir dost...Ülkede herkes özgür...
Diyorlarki bacılarımıza..Sen de özgürsün ama gel başını örtme....Bunun neresi özgürlük kardeşim..
Resmen esir muamelesi...Kutlarım duyarlı şiirinizi..Selam ve Sevgimle...
 
03 Şubat 2008 Pazar 06:54:37
helal olsun sana helaaaaaal!!
iyi söylemişsin valla az bile..
en en en büyük tebriklerimle
yüreğine sağlık
sağlıcakla..