Edebiyat Defteri

Biz böyle eğilmezdik çocuklar olmasaydı... B.Necatigil
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
19.01.2008 tarihinde eklendi.
262 çoğul gösterim yapıldı.
170 tekil gösterim yapıldı.
14 yorum yapıldı.
 

   
 

Çin Sarayında Gece



imparatorluk sarayından bir güzel
birbirine benzemeyen Çinlilerden birisi
dün gece öpmüştüm hani
hani bir egzotik masal gibiydi
ne boynu kaldı ne ensesi
ne gerdanı kaldı ne memeleri
sanki bir Çin masalı gibiydi
Siyam’lı bir güzeldi,on yedisindeydi
nedense kimse görmedi

hiç gören olmadı ki bizim aşkımızı
aşkımız havada duran bir koca kaya
el sürülmemiş bir Hacer-Ül Esved
hiç varolmamış bir aşk
ha bir Japon bakışı
ha bir fason mal

biz Akdeniz doğumlu iki Japonuz hayata,
Çin Seddinden geçen iki zenci,
bir mevlidiz Bizans kiliselerinde rahiplerin okuduğu,
ha bir mastürbasyonuz şiirin birinde
ha koca bir maval

II

hormonlu çilekler tadındayız
baksan iştah açar yediğinde saman gibi tatsız,
hatta siyah büyüyen bir çam ağacıyız
ki siyah dikenleri kel alakasız,

perili ev gibi bizimkisi
öteki boyutun en güzel varlıklarıyız
ama suratsız
ha eş-ruhunu arayan kızıl yunuslarız
ha romanda bile kavuşamayan iki kahraman

ne kadar zamandır buradayız
ki hep hüzün vardı alnımızda
kaç milyon yıldır ağlamadık senle
kaç kere kapılmıştım sana
ne çok terk etmiştin gülerek

ve kaç milyon yıl sürdü her bir yalnızlık

III

kesmeyen ustura gibisin yazık
çeliğine çifte su verilmiş verilmesine de
Robinson ustura kullanmıyor artık

nar yarılışındaki ilk çatlama sesisin
yüze sıçrayan o ilk nar serpintisi,
beni sorma / kim bilir kaçıncı metamorfoz
ya uzaklaşan bir gökadayımdır
ya göç yolunu unutan bir serseri albatros

gayrı solgun bir gün batımısın
kasıklarımda bile eksilen bir tadın var
azalan bir adrenalinsin yazık

ne fayda artık../ gelip
öpmüşün usulca dudaklarımdan
bense bırakıyorum ellerini
bitsin...bitsin artık bu hezeyan

IV

yıldızların yıldız gibi parladığı o gecede
ben miydim sana yalvaran
yoksa gökyüzünde bir Ay mıydı tutulan

kim bilir ben de yalanımdır belki
belki de sensin en büyük kuyruklu yalan
ha çıkıp gelmişsin yanıma bu akşam
ha aşkımız antik ve devasa bir yalan







*Hayal / /2003
   
Acaba Nedir?: artık , aşk , ay , ben , bir , birisi , bizans , büyük , çin , devasa , dün , en , fason , fayda , gece , gibi , göç , gün , güzel , hep , hezeyan , hiç , hüzün , iki , ilk , kadar , kahraman , kaya , kel , kızıl , kim , kuyruklu , masal , maval , metamorfoz , o , olmadı , sana , siyah , su , ve , yalan , yalnızlık , yıldız
 Yorumlar
 
31 Ocak 2008 Perşembe 09:49:32
ve kaç milyon yıl sürdü her bir yalnızlık

güçlü dizelerle dolu bir şiir,
güzel bir şiir,
tebrikler
 
28 Ocak 2008 Pazartesi 18:04:40


Öf ki , öf be!

Yakıp yıkmışsın be dost !

Burada söz biter artık...
 
20 Ocak 2008 Pazar 17:18:04
perili ev gibi bizimkisi
öteki boyutun en güzel varlıklarıyız
ama suratsız
ha eş-ruhunu arayan kızıl yunuslarız
ha romanda bile kavuşamayan iki kahraman

ne kadar zamandır buradayız
ki hep hüzün vardı alnımızda
kaç milyon yıldır ağlamadık senle
kaç kere kapılmıştım sana
ne çok terk etmiştin gülerek

ve kaç milyon yıl sürdü her bir yalnızlık

.....................

...

seviyorum bu kalemi ayaklarınla öyle bir yere basıyor ki
avuçluyor bulutları aşikar

çok yaşa sen şair ceketli adam :-)

şiirle şiirle...


kırmızı gelincik deryası yakışır bu sayfaya

saygılarımla
 
20 Ocak 2008 Pazar 01:01:19


"kim bilir ben de yalanımdır belki
belki de sensin en büyük kuyruklu yalan "


bu sevdiğim bir şiirdi...

çok sevdiklerimden hem de ;)

Büyüksün şair...

Tebriklerimle...

 
20 Ocak 2008 Pazar 00:23:30
Çok beğendim,kutluyorum.
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 20:51:28

uzaklardan doğusu batısı hiç fark etmez yüreğine
çinili bir vazo ya da badem bıyık oyuncak beklerken senden
ya da tahtakale'de satmak için bir samuray kılıcı
görülen o ki yine karıştırmışsın çin sarayını
aslında pasaportun yasaklanmalı senin
ama bu sefer de gider konsolosluklara sızarsın
iflah olmazsın
uslanmazsın…

'hiç gören olmadı ki bizim aşkımızı''

görmezler…ol devran böyle yanar döner gider
zaten bırak görmesinler…

'ne fayda artık../ gelip
öpmüşün usulca dudaklarımdan
bense bırakıyorum ellerini
bitsin...bitsin artık bu hezeyan''

bitsin şair… bitsin …

(vakit geldi mi gidilmeli
bir kasaba olur bu ya da başka bir ülke
geride ne kalır şair...sahi ne
şimdilerde bu coğrafyanın sokakları değil
evleri üşüyor…evleri
bir tenhalık ki
bir sesli yalnızlık ki
çürümelerin yok olmaların
en güzel çiçekleri)

'kim bilir ben de yalanımdır belki
belki de sensin en büyük kuyruklu yalan
ha çıkıp gelmişsin yanıma bu akşam
ha aşkımız antik ve devasa bir yalan''

(anılar yalanların inkarı gibi yaşarlar
toplayıp hepsini bir ateşe vermedikçe
ve bu senin kaçıncı külündür bilinmez ama
külünden doğar dizelerin
yan şair yan
ateşsiz kalabalıklar
hayalet halaylara benzerler
yan şair yan
sevdan yüreğin isyan olsun)


eyvallah…


mert metin tarafından 1/20/2008 12:33:31 AM zamanında düzenlenmiştir.
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 17:45:31

nar yarılışındaki ilk çatlama sesisin
yüze sıçrayan o ilk nar serpintisi,
beni sorma / kim bilir kaçıncı metamorfoz
ya uzaklaşan bir gökadayımdır
ya göç yolunu unutan bir serseri albatros




karadenizi vurdu ankaranın rüzgarı


kutlarım üstad

sevgi ve saygı ile
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 17:20:09
ne kadar zamandır buradayız
ki hep hüzün vardı alnımızda
kaç milyon yıldır ağlamadık senle
kaç kere kapılmıştım sana
ne çok terk etmiştin gülerek

ve kaç milyon yıl sürdü her bir yalnızlık

Merhaba Fadıl Bey...
Şiirinizi okumak keyifti öncelikle...

Salah Birsel’in yorumuyla ifade edilecek olursa; şiiri hiçbir poetika ve estetik belirleyemez; sadece bayağı ve adiden uzak tutar.

Şiirin insana tattırdığı duygular yaşamımızın bölümlerinde yer alır. Şiir akıcı ifadesiyle duygularımızdaki ahenk dansa dönüştürür. Okunulan her dize içimizdekileri harekete geçirir okuyana/ dinleyene sunuş açısından iletilecek biçimini alır. Şiir de düşünce ile dil ayrışır, bilinçaltı algılanış farklaşır. Şiir bilinç ve bilinçaltının çarpışmasıdır. Sonuç olarak şöyle bir açıklama getirebiliriz, aynı şiir her okuyucuya farklı tatlar verebilir sunuş - alış değişebilir.
Bende bıraktığı tat ise öylesi zengin öylesi etkili ki, tebrik sözcüğü yetersiz...

Şair Mallarme’nin ressam Degas’ya dediği gibi, şiir, sözcüklerle yazılmaktadır. Sedat Ümran’ın yorumuyla büyük şiirler okuyucuları sarsandır, eğlendiren ve uyutan değil.
Sarstı şiir...
Sevgi ve saygı seninle olsun.
Şiirle...
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 16:07:16
ya da, kendi kendine gelin güvey olma durumu.

sevgiler,
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 15:32:11

İlker dosta katılıyorum.

Özlenilen şiirlerin Şair'lerini daha çok görmek istiyor insan.

Muhteşemdi,

Saygımla...

Kyrie tarafından 1/19/2008 4:44:14 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 14:31:46
Ayın huzmesini avuç avuç içtik...

Unutulmayacak bir tat dı...

kutluyorum...

Saygı ile...
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 14:13:28
Çok sık okuyamamak kayıp gibi
saygıyla yeni şiirlerde birlikte olmak üzere
saygılar
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 14:06:00
ayrı bir tad ve özlemişim.
teşekkürler
 
19 Ocak 2008 Cumartesi 13:13:50
kaybedince en büyük inançlarımızı adi bir gidişte kendini paralayan şiirler düşüyor sayfaya...

içini kanatıyor şair arınmak umuduyla...

yinede ümit

gerçeğe...

elif karslıoğlu tarafından 1/19/2008 8:56:24 PM zamanında düzenlenmiştir.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.