Edebiyat Defteri

Cömertliğin üç belirtisi vardır: sözünün eri olmak, gereksiz yere övünmemek ve sorgusuz sualsiz bağışlamaktır. IMMANUEL KANT
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
11.01.2008 tarihinde eklendi.
208 çoğul gösterim yapıldı.
181 tekil gösterim yapıldı.
15 yorum yapıldı.
 

Eklediği son sesli şiirler
   
 

Hatırım İçin Gel



Bir kıvılcım kalmış
dudaklarının arasında,
Bırak düşsün,alev alev
ben yanayım
Susadım,
gözlerinden akan nehirlere
Bırak düşsün,damla damla
ben ıslanayım


kaç yağmur birikti
kanayan gözlerinde
kaç martı öldü
sessizce gömdüm diline

Hatırım için gel
Kurtar beni
bu sensizlikten
(bu acıdan)
Benim için gel de,
kurtar beni
bu ölümden....


GrUp SuNeLay
*****Hatırım İçin Gel********


Söz:
Emrah ÇETİNKAYA

Müzik:
Ali KARACA


Emrah Çetinkaya
   
Acaba Nedir?: bir , karaca , kıvılcım , martı , yağmur
 Yorumlar
 
16 Ocak 2008 Çarşamba 06:12:03
Şiirinize yazdığım yorum şimdi bir şiir olarak antoloji'de yerini almış bulunuyor ve edebiyat defterinde..
İlham olan mısralarınıza ve dile gelen yüreğinize sonsuz teşekkürler dost.
 
11 Ocak 2008 Cuma 21:50:17
kaç yağmur birikti
kanayan gözlerinde
kaç martı öldü
sessizce gömdüm diline

izninizle şiirinizin bu kısmını alıyorum yürek heybeme...

yağmurlarının ardından yüreğim hep ıslak
martılarım kanatsız....
ve sen hala yoksun ölümüme inat..

güzeldi...tebrikler...



 
11 Ocak 2008 Cuma 20:56:53
Yüreğinize sağlık Sevgiler
Nuran KARA
 
11 Ocak 2008 Cuma 20:33:29


:) Siz mutlaka birlikte bir şiir yazmalı hatta birlikte seslendirmelisiniz. Mutlaka ki, ortaya gözü okşayacak mısralar çıkacak, okuyanlar hazdan uzun bir süre uzaklaşamayacak.

Şiire gelince, keşke ses dosyası olarak atsaydınız da şarkı halini bizde daha doyumsuz bir şekilde sırrına varabilseydik. Ki bu hali ile bile bu şiir içinde melodiler kopartıyor insanın...


 
11 Ocak 2008 Cuma 20:07:00
Çağlar ve çağrılar içimizde oluksuz akan
ruhumuzda her daim yankılanan
ve biz ona ait diyorsa duygularımız
hadi yola çık,gidiş varda da dönüşü olmayandır yollarımız
şarkılar susar,ağıtlar susar,dertler susar
zaman bugunun değil yarının hesabıdır
içimizde rabbe bir yakarış başlar
işte buda gerçeği arayıştandır
 
11 Ocak 2008 Cuma 19:39:04
Kutlarım
Çok güzel bir şiirdi
beğendim

Başarı mutluluk ve esenlik dileklerimle
 
11 Ocak 2008 Cuma 17:21:28
Kırbaç dokunuşlarını hissederiz derinden derine rüzgarın
Kamçı gibi vurur yüzüme yağmurlar
Kolumda boş bir sepet çalılara dalarım
Elim ayağım kan içinde çaresizce ağlarım
Nereye dönsem sensizlik çepeçevre sarar
Nereye koşsam içimde koca bir volkan patlar
Suçumuz sevmekmiş meğer yürek çağlar
Sessizliğin sesinde sensizliğe bedel biçildi tüm çağrılar...
...................Bu atışmanın sonu gelir mi bilmiyorum ama...
 
11 Ocak 2008 Cuma 16:35:40
bir şiirin anatomosiydi
başladı ve sürdü...sayın eylül hanıma tesekkürlerimi bir borç biliyorum
saygılarımla...
 
11 Ocak 2008 Cuma 16:34:59

susmalı değil mi
susturmalı içimizdeki isyanları
işte sustukça başlar herşey
bir yani ölüm besler bir yani yaşam
nereden toplarız bu hayatın kırıntılarını
susmalı ya susarsak başlar içimizdeki sessizlik
hep bize ait olanlar gider
geriden kalanın adıdır aslında sensizlik...

 
11 Ocak 2008 Cuma 16:32:25

suskusudur baharın tende biriken yaprakları
dil onun yakarışıdır
duyulur mu acaba bu yalvarışın yakarışları
kim hüznün frekanslarını bozar
ondan mıdır bu yazgının bozulmuşlukları
tut ki herşey bir gün düzelecek
düzelecekte
yok mudur insanoğlununda yanlışları...
 
11 Ocak 2008 Cuma 16:30:04


kısılır baharın gülüşü
bir şeyler hep eksiktir aslında
kayıpların anahtarı dönüp durur
günül kapısında
yalnızız dost yapa yanlız
bir ruh ki bu iki eşik arasınfa kalmış
bir adım ilerisi varlık
bir adım gerisi yokluk yoksa
tarifi bu mudur...bilmem...bilemem...
zaman bu ya da yarım kalan anlamsızlık...
 
11 Ocak 2008 Cuma 16:18:15

ben sabahın ağlayan sovuğunda
kanayan bir yıldız bıraktım acının şakaklarına
bırak denizleri dinlemesin
genzine takılan martılar
dalgalar vardır yanı başımızda
boy versek yutacak günahkar başımızı
boy versek alıp götürecek
bu işe yaramaz bedenimizi
varsın alsın götürsün
şimdi durup içimden çıkardım kurşunları
yanı başımda sensizliğin naşı
dursun ve vursun
yansın ve kurusun
ne ye benzer bilmem
mesela varmıdır gözü ya da kaşı....

anlat bana nedir bu sensizlik...

benden de döküldü birşeyler....galiba bir şiir... deirn bir dokunuşun şiiri...sanırım devamı gelecek...


masal_prensi tarafından 1/11/2008 4:19:05 PM zamanında düzenlenmiştir.
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
11 Ocak 2008 Cuma 15:55:54
kaç martı öldü
sessizce gömdüm diline

.................
Sensizliği vurdum alnının orta yerinden
Oturup başucuna baktım yüzüne derinden
Konuştum sanki beni duyarmış gibi
En sonunda dayanamayıp tükürdüm öfkemden
Kimbilir kaç martıyı öldürmüş
Kaç rüyanın katili olmuş
Kaç sevdayı kana bulamıştı
Sensizlik denen illet...
Tükürdüm cenazene beni affet....................
...............Hadi buyur bak neler yazdırttı bana şu iki mısra.


Asimaral tarafından 1/11/2008 3:56:47 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
11 Ocak 2008 Cuma 15:45:57
herkesten özür
ekleyemiyorum sanirim uzantısı mp3 değilmiş
çok pardon dostlar...
 
11 Ocak 2008 Cuma 15:34:11
birazdan parçayı ekleyeceğim dostlar eğer bir sorun çıkmazsa
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin