|
|
|
Sarmış Bülendini Koynuna
I
Katili olacaktı ama Kanın temizlediğine İnanmıştı bir kere Adam İhaneti
Çok kurdu kafasında Ölümün şeklini Belki kazanacaktı Yeniden Şerefini
Eminönü’nden Bakırköy’e Nasıl da geçmişti zaman Kalbi kafesinden Çıkartacaktı Heyecan...
II
Saat oniki’yi Çoktan geçmişti Her zaman ki gibi karanlıktı Dairede tüm odalar Işığı
Usuldan soktu kilide anahtarı Hafiften vazırdadı kapı Bir hayalet gibi Daldı adam İçeri
Kurt kurban sürüsüyle Sanki de karşı karşıyaydı Doğrulttu tabancayı Kadına Doğru...
III
Kararlı gelmişti eve Karısını öldürecekti amma Gördüki Bülent’in odasında Iscak Uyuyordu
Sarmış Bülendini koynuna Şefkat ve merhametle Burun buruna Rüyalarda Uçuyordu
Bir saniye fazla değil Yumuşadı taşlaşmış kalbi Adam namluyu Yavaşça İndirdi
Birazdan öfkeyle Yönelerek evin kapısını Terkedecek Çarparak İkisini de..
IV
Oranlı bebek Büyüse büyük adam olsa da Bu yüzden hep yaban Hep yaban görecek babayı
Ama sinemaskop Kaç trajedi Kaç drama En incesinden imzalı Oranlı bebek
Her anışında adam Gözleri yaşla dolu Öylesi içlenirki Bülendinin annesini Göğsünden vurmuş gibi...
|
|
|
Acaba Nedir?:
adam
,
bebek
,
bir
,
burun
,
büyük
,
dolu
,
en
,
gibi
,
hep
,
nasıl
,
saat
,
şefkat
,
tüm
,
ve
,
yaban
,
zaman
|
|
|
04 Aralık 2007 Salı 19:04:16
manzum hikayeydi sanırım.kurgusu başarılıydı.duygusu da...tebrikler.
|
|
|
|
04 Aralık 2007 Salı 18:15:54
Tebrikler efendim.. İlk yorum benden Olsun. Begendim..
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|