Edebiyat Defteri

Dünyanın en mert erkekleri az söz verir, ancak verdiği sözü mutlaka yerine getirir. JEAN JACQUES ROUSSEAU
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
20.09.2007 tarihinde eklendi.
322 çoğul gösterim yapıldı.
512 tekil gösterim yapıldı.
3 yorum yapıldı.
 

   
 

İçimde Kaldım (SOFİA 3)


Bu şehir benim mi?
Minareleri kulağımda mahşerin uğultusu,
Yokluğumun sarıldığı gök kubbe,
Azad edilen var oluşun darbeleri dıştan dışa,
Resmi çizilmemiş bir dua..
Bu ben miyim? İçimdeki ben kim?

Deli ırmaklar geçiyor
En uçtan başlayıp en yukarıda tükenen.
Birden dehlizlerin uyanışı
Ve birden ölümmm,
Birden tükeniş
Ve birden uğultularda özleyiş bu günü..

Yok artık!
Nasırlı ellerim demir dövmeyecek!
Basmayacak ayaklar eskisi gibi.
Efkarımda misketler biriktireceğim,
Sen yuvarlayacağım çocukluğuma.
Keşkelerden kağıt kaleler yapacağım
Dualarıma,
Gözlerimde gülüşlerinin saklambaçlarını
Kukalayacağım.
Zahmetkarım, Sofia’m!
Yarınlara gençlik taşıyacak varoluşum,
Kementlerimi atacağım okul bahçelerine.
Aynı şehirde bulurum diye
Yüreğini adımlayacağım en ücra dehlizlerde.

Suya dokunacağım kum taneleriyle,
Senden resimlerde ruhuma
Oyalar işleyeceğim.
Çıngırak sesleri karışacak macun tadında,
Ben yine beş kuruşa simitler alacağım.

O memleket bizim Sofia’m.
Bizim memleketimiz,
Bizsiz adımlanmayan her karış toprağın,
Bedenimizde asılı asma yaprağının,
Kıçımıza yediğimiz bir şaplağın
Teri bu Sofia bebek.
Memleketimiz ve bizimiz toprağın
Tuzlu yanı.
Biziz bağrında analar yeşerten toprağın damarı.

Devran dönüp, sabah geceye savaş açtığında,
Kucaklar sıcaklayacak ruhumuzu,
Sıcaklayacak saklanacakları, ki
Salkım saçakları öpecek
Onlarca sancaktar.

Efkani sırrınımlar sökülecek dişlerden,
Sırrımda sırmalar beslenecek,
Sırça köşklerin kamelyalarında
Buluşacak bedenler.
Şölenler kurulacak perilerin
Otağında.
Yıldızlar yere inecek gökyüzünden utandığında.
Biz aşkla bir olacağız,
Dört kitabın aynı anda kutsandığında.

Zor mudur gülüm!
Aşk olmayanı olmaz kılmak değil midir?
Yoksa koskoca aşk
Yüreğimizde siğil midir?

Kıskacında hasret besleniyor Roma’nın,
Mektuplar azabında her gün seni sormanın,
Başı döndü bil ki, girdabın,
Akşamları içine çektikçe nefesim
Nefsimden ağrılar yaşamakta,
Yaşamalar da sustu güneşin nefsinde.

Can kurşunum, Sofia’mmm!
Memleketimizde bekle beni,
Sarı başaklara mavi perçemler
Yetiştireceğiz.
Kumrular sabah ezanlarıyla dans edecek,
Biz dört kitabı da kutsayacağız.

Dur ve bekle! güvercin tarlalarında
Asılı çam ağaçlarının fidelerini.
Topla gözlerimden ıslak iğdelerini,
Köşesine iliştiriver süt mısırının
Kokusundaki teninin renklerini mektubuna.

İliştiriver,
Doğmamış günleri
Yiten yaprakların bir köşesine.
Bekle geliyorum demek yetmiyor gülüm!
Gelmek değil ayaklara dolanan,
Beklemek düş/ünün sende olmasından,
Gurbetin karnına biraz daha hasret saplanmasından.

Yüreğime her nem oturduğunda,
Şarkılarla silerim.
Yokluğunun en olmaz yerinde kırılır notalar,
Ağlar şarkılar ben gibi.
Ney dinlemeyi özledim gözlerinde,
Neyse ney diyelim de gülüm
Hasret yamanmıyor ne şarkılara,
Ne de neyzenlere.
Her şarkı biraz daha eksik daha öncekilerden,
Her neyzen biraz daha sessiz dizelerinden.

Ooooffffff semahım! Oofff ibadetgahım,
Of ki ooofffff!!
Dudaklarında yürümek vardı şimdi,
Gözlerinde yüzmek vardı şimdi,
Hay anasını sattığımın!
Kollarında uyumak vardı şimdi.

Sılamızın sıra sıra dağları yol vermeli,
Koyun kuzu melemeli, madımak derlemeli,
Ali Amca demeli, Ali Amca bize gönül vermeli,
Derman aranmalı, derman bulunmalı bahçelerinde,
Bir bardak çaya düşmeli titreyen dişlerimiz,
Isınmalı Ali amca gülüşlerinde
Bir lokma ekmeği bölüşmeli,
Adını adıma yazgı düşmeli.

Güneş bakışlım! Deli fişeğim!
Sema gibi yıldızına ihtiyacım var.
Keder kadar, gülüşüne,
Bahtım kadar direnişine,
Çocuk gibi sevişine
İhtiyacım var.
Ömrün varoluş hükmünde
Sana ihtiyacım var.
Bitimsiz sabahların kucağında uyandır beni,
Tan yerinin göğü sarması gibi
Bakışlarına ihtiyacım var.

Cumhur Karaca
   
Acaba Nedir?: ali , bardak , ben , benim , bir , daha , dans , deli , demir , derman , dört , en , gibi , gök , gönül , gün , güvercin , hasret , ıslak , kadar , kâğıt , karaca , kum , mavi , memleket , nem , ney , neyzen , okul , sabah , savaş , sessiz , süt , şarkı , şarkılar , şehir , varoluş , ve , yazgı , yürümek
Seslendiren:Cumhur Karaca

Not:Sesli şiirin yüklenmesi biraz zaman alabilir.
http://seslisiirler.edebiyatdefteri.com
Sesli Şiiri Bilgisayarınıza Yüklemek İçin Tıklayın

1. Yukarıdaki linke mouse sağ tuşla tıklayın.
2. Save Target As / Hedefi Farklı Kaydet seçeneğini seçerek dosyayı bilgisayarınıza kaydedin.
3. Yüklediğiniz sesli şiiri bilgisayarınızda dinlemek için mouse ile çift tıklayıp çaldırabilirsiniz.


 Yorumlar
 
29 Ağustos 2008 Cuma 01:21:54
ooooo çok değişik. harika ötesinde. hani b.ersoy diyor ya fevkaledenin fevki diye aynen öyle. defalarca dinlenmeli. devam karaca. bu sese yazık etmeyin. arada kayıp gidenlerden olmayın. çokkk ötesinde bir harikuladelik. "yüreğime her nem oturduğunda şiirlerle silerim". binlerce defa teşekkür ederim.
gülendam.
 
20 Eylül 2007 Perşembe 17:30:02
Cumhur kardeşim sen nerelerdesin baya uzak kaldın buralardan özlettin yeni şiirlerini
Yürekten tebrik eder selam ve sevgilerimi sunarım
 
20 Eylül 2007 Perşembe 12:46:16
Uzun bir aradan sonra dizelerinizi tekrar görmek çok güzel...
Aynı seriye devam niteliğinde olmasına karşın hepsi farklı güzellikte...
kutluyorum...Saygılar...
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin