 |
|
 |
| |
Şiir Bilgi
30.08.2007 tarihinde eklendi.
183 çoğul gösterim yapıldı.
144 tekil gösterim yapıldı.
5 yorum yapıldı.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
20060927-esrarım
esrarım
-I-
“kutsal bir metinden çalıntı düşleri gizlimde gezdirmenin onuruyla bakışlarım şimşek dolanırdım senden önce”
artık kıblesini şaşırmış bir mürit gibi aranırım için için sezilen bir felaketi önleyememiş kahraman bozuntusu kisvesinde
gece kuytularındaki dolanmalarından anlamalı kendi içine çökmüş üstüme gelişindeki cüretten ürkmeli duvarlarımın arkasına çekilip esrarımı korumalıydım
seninle çarpışmamalıydım bir gece yarısı seninle örtüşmemeli öpüşmemeliydi gözlerim
haddimi bilmek istemiyordum ki hiç işim olmamalıydı yeni çözümlemelerle sıradan bir hayata aday olmak için eksilttiğim onca kendimden sonra içimdeki gizil sürüngenin kuyruğuna basacağını aklını seveyim senin o cahil cesaretini kullanacağını nereden bilebilirdim ki uyutmak için onca cebelleştiğim sinir bozucu o boşamış olduğum kendimi yardımıma çağırmak zorunda bırakma beni küstahlığımın sınırlarına ve yaşamın dışına fırlattırma yeniden pireler için yorgan yakmaktan bıktım bu saatte çıkma karşıma “niye kimse anlamıyor beni”
olmasın artık yeni kahramanlıklar yeni oyunlar oynamak istemiyorum bildiklerim yetiyor bana OLdum ben -II-
“…ve büyü bozuldu”
-derinlerindeki binlerce yıllık hazineleri önüme seren asla sonu gelmeyecek sonsuz katmanları olan kazdıkça zevkten dört köşe olduğum bir höyüktün- olsaydı ne güzel olurdu
gençliğine rağmen biliyordun hayret nereden biliyordun sadece işimize gelmediğinde “mış” gibi yaparız oysa
sahici bir intihara giden yol nereden başlar “onu da biliyordum” -bilinç kırılmalarının burgacındandı
algılama sorunları yaşarken ben intiharın sahici yüzleriyle karşılaşmamak için arka sokaklardan dolanırdım ama o gece nedense sular çok karanlıktı ve ben ölebilecek kadar yaralı bir süre öyle karşılıklı bakıştık biri birimize atfettiğimiz onca anlamdan sonra ve ikinci kez biri birimizi affettik çok eski iki dost gibi vedalaşıp çıktık gecenin içinden
-III-
“…soul” hani o ellerin ellerimde gecenin bi yarısı iskelede karşılıklı büyülenmiş büyük bir hayretle biribirimizin gözlerinin içine dalmış kalmıştık ya enfesti
sonra sen İstanbul taraflarında uzakça bir yerlere gittin sonra telefonların da ucunda birileri yoksa ne denli can sıkıcı olduklarını keşfettim sonra yol duvar olmuş bir türlü gökten elma düşmemişti
derken günlerden bir gün o günmüş meğer
sonra bir türküde nefeslerin karışması geçmişti de dipsiz bir espri yapmıştım
ve bir gece yarısı nasıl olmuşsa bir nefese evrilmiştim
sonra sana Hilmi “git”i çekmiştim de (*) bakışakalmıştık
tamam tamam biliyorum sarhoştuk çok sarhoştuk çok çok hoştuk ertesi gün pişman olmayacağımız cümleler kurmayı beceremiyor ertesi günler biribirimizi nasıl karşılayacağımızı bilemiyorduk ve ertesi geceler sonunda kavga etmeden ayrılamıyor kendimizi neremize saklayacağımızı bilemiyorduk iyi ki sizler vardınız -IV-
“…kötüyüm ben” karşılaşmalarımız birer meydan muharebesiydi biri birimizi ne denli yaralayabileceğimizi bilmeksizin öncesinde hiçbir tedbirin alınmadığı saçma bir rastlantıya dönüşüyordu gözlerimiz diğerini fark ettiğinde sonra sıradanların muhabbetiyle girizgah yapıyor biri birimizi kırmamak incitmemek için her defasında tedirgin ve ürkek el yordamıyla ilerliyorduk
ne zaman ki konuşmalarımızda o büyümeye ayarlı gözlerin siyahın her tonunda bana ışıl ışıl bakmaya başladığında coşkunun koynuna süzülüyordum
sonra ne oluyorsa oluyordu hep o kırılma anını kaçırıyordum bakışlarında belirmeye başlayan “bu da değil”mişler uçurumum oluyordu -ve ben susma beceriksizi
özel değildim biliyordum özeldim biliyordum canlı hayvan borsasıydım her akşamüzeri bi alan bulunuyordu bıçaklanıp kesiliyor sonra da yenmeden etim murdar sokaklara yol kenarlarına atılıyordum sokak köpekleri bile burun kıvırıyordu en çok buna bozuluyordum her gece diyetimi ödüyor muhakkak kanımı akıtıyordum düzenli olmaya bayılıyordum her şey tastamam tam olması gerektiği yerde ve gibi ve beni gidi ikizler burcu kişilik yarılmam doğuştan gelen bi güzellikti başka kimseyi gerektirmeyen tek başıma da çoğuldum ki kendime hem baba hem oğuldum hem katil hem maktül “binlerce dansöz vardı” benim iki yüzüm olmuş çok mu -ne çok garanticiymişim meğer- şiddetle harcıyordum içimdeki veledi aklımı seveyim ihanetinde bile kutsanmış seremonik gerçekçi ve dehşetengiz akıldışı ve duyarlı sıradan ve kimliksiz bir yalan vardı
yalanım vardı ne kimseden az ne de fazla katlanamazdım ki başka türlüsüne
-V-
“seni gizlimde gezdiremiyordum açık da edemiyordum!” ne çok ürkmüştüm ne çok yardımıma koşan vardı ne vakit dilim sürçse iskender geliyordu mesela
ibnenin allahı “yok abi o iş öyle değil” diyordu oysa puşt biliyordu sapına kadar her şey aslında tam da öyleydi ama iyi geliyordu
yüreğimin kırılgan yerleri üşüdüğünde murathan geliyordu “ne o nurhan, bi derdin mi var?” onunla karşılaşmak bile başlı başına iyiydi, o bi taneydi “yok abi” diyordum “içimin yıkanmış taşlıklarında suyun serin tadı var, birazdan geçer”
kim demiş “şiir kurtarmaz adamı” ne vakit başım sıkışsa dünyanın bütün şairleri imdada koşuyordu bütün şiirleri içimi ısıtıyordu
-VI-
“incinmiş halim en ince halimdi”
kuyumcu ketumluğuyla işlenmiş şahane bir ölümü haketmiştim
nurhan barut
(*) hem acıyım hem acının yalvacıyım ben git! benden yollara doğru yollar sana dönmeden
…..
git! benden yollara doğru yollar bana dönmeden
Hilmi YAVUZ
|
|
|
Acaba Nedir?:
abi
,
artık
,
baba
,
ben
,
benim
,
bi
,
bilmek
,
bir
,
burun
,
büyü
,
cahil
,
can
,
doğru
,
dost
,
dört
,
duvar
,
elma
,
en
,
espri
,
fark
,
gece
,
geceler
,
gelen
,
gibi
,
gidi
,
gün
,
günler
,
güzel
,
ışıl
,
iki
,
istanbul
,
kadar
,
kahraman
,
karşılaşmak
,
katil
,
kavga
,
kırılgan
,
köşe
,
meydan
,
murdar
,
nasıl
,
o
,
oynamak
,
saçma
,
sana
,
sıkıcı
,
şimşek
,
tam
,
tedirgin
,
ve
,
yalan
,
yavuz
,
zaman
|
|
|
31 Ağustos 2007 Cuma 11:13:30
kim demiş “şiir kurtarmaz adamı” ne vakit başım sıkışsa dünyanın bütün şairleri imdada koşuyordu bütün şiirleri içimi ısıtıyordu
siiirle bir fazlasi.... bir ... bir .. bir fazlasi...
sairim gönlünüze saglik... siir okudum cok yasayin..
sevgimle....
|
|
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe 23:43:31
"artık kıblesini şaşırmış bir mürit gibi aranırım için için sezilen bir felaketi önleyememiş kahraman bozuntusu kisvesinde". felaketi önleyemesen (!) bile gecenin ortasına ilerlediğimiz bu saatlerde bu uzun soluklu şiirle (yok yok bu şiirsel öyküyle) ısıtıverdin içimi. heyt! savulun ben geliyorum demek geldi gafil don kişotluğumla :)
|
|
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe 22:14:26
bir şair isim karışıklığı oldu sanırım en iyisi ben şiiri kutlayayım .. tebrik ve saygıyla... mükemmel bir anlatım kopuksuz uzun cümle atlayışları çok başarılı..
not:özrümü kabul ediniz lütfen ayraçlara dikkat etmemişim şair
alwaysyou tarafından 8/31/2007 12:00:36 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe 20:21:44
Arkadaşımın tavsiyesiyle geldim. Çok güzeldi. İç acıcı bir güzelliği var şiirlerinizin. Büyüleyici bir güzellik. Kutlarım. Saygılar selamlar.
|
|
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe 09:49:47
çok güzeldi kutlarım!
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|