|
|
|
ve öyle bir gelir ki eylül...
yaz gözlü -ve zaten ondan ötürü çok güneşli aşkı- tutar elinden/ çeker götürür; ağustos dediğin nedir ki/ bir yalan ayna... çöküverirsin ölmek üzere de bir bakarsın sırtında kızıl sarı pek kırışık yapraktan el.
sıvazlamak için bekler yaz vurgunu sızını saz elli bir kızın toy parmaklarında kirli hayatı rakı akıyla paklamaya soyunmuş/ hatta kabuğu bile artık soyulmuş/ günah gülümseten o ihtiyar nağmeler.
işte... işte böyledir gelmek üzereyken.
gözünü sevdiğimin eylülü... ah... onu bir cümlede "eylül nedir ki" diye kullanan dile hayret.
terasta masa yaprakların saçlarında anason kokusu aklını yitirmiş başta yazlık saçlar pek nazlı essem mi esmesem mi kararsızlığında rüzgar köz patlıcan bir çatalın ucunda eza çekmeye biber dalından koparılmaya kara köpek doyurulmaya hazır ve mangalda pişmeye çok kararlı üç beş parça et.
"kimseye etmem şikayet..." derken/ o dakika pişman bir zeki müren kadının dudağının kıvrımında buruk gülüş adamın gözleri ege’ye yaban dalgalı deniz ve nihayet o çok hicaz şarkı başlar:
"aldattın beni seviyorum diye... günahımı sen çek.."
yaseminin altına bir çift aşık baş beklerken yaprağını rüzgara gönüllü peşkeş çekerken el ayak çekilsin artık diye dua ederken hâlden anlamayı öğrenmiş eylülüm çeker/ zira güz dahil her mevsim bilir ki; o günahı başka hiç kimse çekmeyecek.
zaten gitme vakti gelmiş/ kalkmalı saz elli kızın toy parmakları zor telleri dövmekten müren’in sesi o şarkıdan bu şarkıya geçmekten adamın derdi çekilmeye çekilmeye bitmekten kadının gözleri ney’den nemden ve acaba neden? ve kara köpek kemiği kemirmekten bitkin.
o masadaki tek taze "kurutup öldürürseniz/ öldürürüm sizi!" dediği biber/ huriye abla’nın. köye giderken.
sen köyde az daha oyalansan be huriye abla söz. biberlere su vereceğiz ve biz o terasta yine...
ağlayacağız eylül gelirken.
biliyor musun; bu defa... birimiz eksik.
JD
Kimseye Etmem Şikayet: Kemani Serkes Efendi. Aldattın Beni Seviyorum Diye: Zeki Müren.
|
|
|
Acaba Nedir?:
artık
,
aşık
,
bir
,
buruk
,
çift
,
daha
,
dua
,
eylül
,
gitme
,
günah
,
hicaz
,
hiç
,
kara
,
kızıl
,
köpek
,
mevsim
,
nedir
,
nihâyet
,
o
,
ölmek
,
rakı
,
su
,
şarkı
,
üç
,
ve
,
yaban
,
yalan
,
yaz
,
zaten
,
zeki
|
|
|
22 Ağustos 2007 Çarşamba 20:36:22
eylülle başlar yaprak dökümleri,hüzünler,ayrılıkları ardı sıra getirir
sevgilerimle............
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 22:13:23
eylül ne bahtsız aymış. insanlar ayrılır eylülde, iihtilaller olur eylülde, insanlar asılır eylülde, en kötüsü de ben doğarım eylülde.sevgiler.
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 22:08:12
“ağlayacağız eylül gelirken”
Ne de güzel dile getirmişsiniz!
Ve ne güzel tercüman olmuşsunuz Eylül yaramıza…
Ben hep ağlarım işte böyle Eylül gelirken… Ve bir şair çıkar, bunu bilir, ağladığımı hisseder…
“Eylül’de Gel” diye çağırdı Alpay yıllarca sevdiğini. Ama gelmedi… Elleri boş kaldı. Ve sukut-u hayâl içerisinde yineledi bir kez daha çağrısını: “Eylül’de Gel Demiştim”
Sukut-u hayâl’dir Eylül’ler benim için; artık acı veriyor. Ahir ömrüm Eylül’e yaklaşırken bu acım daha da perçinlenmekte.
Ah, ne de erken bir çığırtkanlık Eylül gelmeden…
Biliyordum zaten acılarımın depreşeceğini, Eylülce kanayacağını… Artık bir anda gelip geçmesini, mümkünse bana hiç uğramamasını istiyorum Eylüllerin. Ya da koparıp alsam diyorum ayların içinden onu… Ve fırlatıp atsam görünmezliğe.
Çinli bir sevgilim vardı benim; söz verdiği halde o da gelmedi. Neyini seveyim ben bu Eylül’ün o zaman.
Alpay niye Eylülde çağırır sevdiğini bilemedim hiç. Ve niye Eylüle umutla koşulur? Halbuki hazan mevsiminden bir ay değil midir Eylül? Hazanların içindeki vuslata özlem niye? Gerçekleşmeyecek hayâller mi bizi kendine çeken? Son trene yetişmek gibi bir şey olmalı… Ama heyhat!.. Bir fırtına gelip ne varsa süpürür gider Eylülden arta kalan ne varsa… Umutları…
Ah, özür dilerim… Ben böyle kendimi kaybediyorum Eylüllerde.
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 20:33:18
yolda yürümek kadar doğal bir biçimde şiir yazıyorsunuz, hem de ne şiir!
kutlarım.
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 20:26:01
eylül gelmeden heyecan basar,, böyle.. teşekkür..
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 19:14:18
e be eylül yürekli arkadaşım; böyle de yapılmaz ki!
bir imbat okşadı yüzümü, damağıma bir damla anason çaldı. sonra bir namesine şarkının eşlik ettim. sen görmedin masanın etrafında ben de vardım...bilmedin, bilmediniz...siz gittiniz, ben orada kaldım!
Sevgimle
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 18:28:55
yüreğinize sağlık...sevgilerimle...
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 18:28:07
Benden de 5 puan tebrikler efendim eylül denince şiirlerin durağıdır ..eylül şiirlerinin bende başka bir yeri var...kaleminize sağlık...güzel olmuş....
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 18:26:45
yoruldummm
bıraktım dosyaları çektim kendimi bir köşeye
şımarttım kendimi bir fincan kahveyle
zeki müren başlamıştı tamda
benim içimde yanar ateş var sevgilim ne zaman kavuşacağız diye..
şiirde de adı geçti ya..
şimdi de başka bir makamda
ben seni unutmak için sevmedim...
gönlünüze sağlık derim ne derim
dinlendirdiniz ya beni.
saygımla efendim.
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 17:48:08
sana ne diyeyim.... Ya sabır!!! çek/iyorum...........
sevgim ve selam ile...AŞK daim olsun...cg
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 17:37:22
Hazanın ayak seslerini duyduk bu muhteşem mısralarda... Özlediğim ve beklediğim güzellikte yine...İzninle Jalem aldım gidiyorum...Tam puanımla... Sevgilerim ellerinde...
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 17:34:36
"kimseye etmem şikayet ağlarım halime" ve mangalda köz patlıcan ...
birden bire o terasta bir yudum aldım rakınızdan izniniz olmadan...
tebrik ediyorum pek az şiir beni götürür anlattığı yerlere...
sevgilerimle...
zebercet fırat tarafından 8/21/2007 5:36:04 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
21 Ağustos 2007 Salı 17:10:51
şaire tebrikler, diyorum, ama yanında 5 tam puan diyorum
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|