|
|
|
TOPLUMSAL GERÇEKLERİN GÖZETİMİNDE
Beş yaşında yenik hissettim hayata kendimi ilk Daha birinci dakikadan 1-0 öne geçti hayat İlk defa beş yaşında duydum bütçe lakırdısını Çok istediğim oyuncağımın alınmasına engel olduğundan Ve çocukluğun çocuksu bir düşünce olduğunu Yine beş yaşında anladım ben Beş yaşında vazgeçtim çocuk olmaktan
Mutlu etmek için çalışmıyor muydu hayat bizi Böyle öğrenmedik mi Sait Faik’lerimizden,Fazıl Hüsnü’lerimizden Ütopik bir masalda bizi ninnileriyle uyuturken. Yoksa bizmi mutlandırmalıydık hayatı; Çalışarak gecesiz gündüzsüz. Ve yine o yaşlarda öğrendim ben Her aşka da her oyuncak gibi sahip olunamayacağını.
Toplumsal gerçeklerin gözetiminde, Hayatsal fonksiyonlarından biriyle bağı kesilmiş; Ve bitkisel hayata geçmeye yüz tutmuş Küresel ısınmayla kavrulmuş; Çatlamış dudakları andıran toprağı Doğası savaşlara siper olmuş İnsanları ise emperyalizmin uşağı Yaşadıkça yaşanmayası gelen bir dünyaya Merhaba dedirtilmişiz biz.
Matematik derslerinde değilde Hayatın ta kendisinden öğrenmişiz bizzat matematiği Sürekli denklemler kurmuş önümüze en kazığından Bir bilinmeyenli iki bilinmeyenli dememiş Değişkenini kendisi belirlemiş bilineni yok Sağlamasını da kendisi yapmış ya da ayarına uydurmuş işte... Atıpta tutturan üçü beşi yırtmış belki ama Biz daha kuraya girmeden kısa çöpü çekmişiz hep.
Askılara maskelerimizi asmışız kıyafetler yerine Evde başka,işte,dışarıda başka suratlar Saklanmak,saklamak zorunda hissetmişiz hep birilerinden Puskun bakışlarla iyice zamklanan riyakarlıklarımızla Başka başka yüzlerle yürümüşüz yollarımızı.
Ayaklarımız kesiliyor; Yollar yürünmez halde kalp kırıklarından Birazda anlam kaymasına uğramış sevdalar Sessiz harfler olarak türemiş çıkarlar yanı başına... Ve Türkçeye inat bir anlatım bozukluğuyla Sahte mutlulukları yutturmuşuz dünyamıza Sebebi pekte anlaşılamayan ya da Anlaşılıpta büyüklerimizce görmezden geliverilesi Hüzünler kraterler oluşturmuş merhametimizde Katre olmuş mutsuzluklar mimiklerimize Keskin hatlar çizmiş yenilmişlikler şakaklarımıza Her yenik kavgadan kalan faça izleriyle dolmuş yüreğimiz.
Şimdi bir martı acil iniş izni istedi Alsancak Limanı’ndan; Dev yüreği koca gövdeli bir uçak misali yanıbaşıma, Şikayeti var sanırım mekanik bir arızadan. Dışarıdan basit gözüken ama her defasında yapmaya alıştığı Kamekaze dalışlarıyla yakaladığı Camgöz Denizdeki makine yağlarıyla beslenip büyümüş meğer Merak etme martı kılığına bürünmüş arkadaş Sadece balıklar değil ya fizyolojisi değişen Bizimde solunum sistemimiz dejenere Karbondioksit soluyoruz iliklerimize kadar Oksijenli solunuma tasarruf modu getirilmiş; Küresel ısınmaya sebep oluyormuşuz meğer, Gereksiz tüketerek vücut enerjimizi...
Bu şiir ne sosyalist bir yakarıştı Nede faşist bir haykırış; Ütopyalardan sıkılan her yüreğin sesiydi bu Şizofrendi belki biraz ama Gerçekleri gördüğü kadar da şanssız.
Böyle bir dünyada aşkı sevmeyi sevdim ben Ona şiirler biriktirdim kirli sayfalarımda Yazıpta her defasında bir köşeye sıkıştırdığım Sonrada bir daha bulamadığım hiç Belki daha tanışmadık bile seninle Zaten hep bir saniye geç ya da hep bir saniye; Erken yürüyorum sanırım sana senden Belki de hiç aynı yolda yürümedik seninle Hiç ortak kesişiğimiz olmadı belki bizim.
Cebimde umut kırıntılarım var benim Her elimi attığımda cebime yollarıma iz sürebilecek kadar Seninle tanışacağım güne saklıyorum birazını da Umutların en güzelinin paylaşıldığında yaşayacağını Anlayabileceğin kadar.... Hamit Eray Yeşilçayır
|
|
|
Acaba Nedir?:
anlam
,
arkadaş
,
ben
,
benim
,
bir
,
böyle
,
çocuk
,
daha
,
dev
,
düşünce
,
en
,
engel
,
faça
,
geç
,
gelen
,
gereksiz
,
gibi
,
hayat
,
hep
,
hiç
,
iki
,
ilk
,
inat
,
kadar
,
kalan
,
katre
,
keskin
,
makine
,
martı
,
matematik
,
merhaba
,
o
,
olmadı
,
sadece
,
sana
,
sessiz
,
şiir
,
şimdi
,
umut
,
ve
,
yüz
,
zaten
|
|
|
11 Ağustos 2007 Cumartesi 23:13:44
güzel bir şiir yazan yüreği kutluyorum sevgimle..
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|