Edebiyat Defteri

Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur. CENAP ŞAHABETTİN
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
08.08.2007 tarihinde eklendi.
151 çoğul gösterim yapıldı.
171 tekil gösterim yapıldı.
3 yorum yapıldı.
 

   
 

SÜRGÜN KIYISI


Rüzgar dalgalandırıyor, saçlarımı,
Ayaklarım, güverteye sağlam basıyor,
Avuçlarımla kavradım, kıyı halatlarını,
Dalgın bakıyor gözlerim, dalgaların kıvrımlarına.
Sonunda geldik,
Uzun bir yolculuktan sonra, sürgün kıyısına,
Olmasa da, bileklerimizde kelepçe,
Ayaklarımızda pranga.
Yüreğimiz, domuz bağıyla zincirli.
Keçeleşmiş duygularımız,
Zımparalıyor, geminin metal yüzeylerini.

İndik sahile, onlarca can olarak,
Hiç kimse, tek kelime etmiyor.
Burası neresi?
Adı ne bu sahilin?
Kimse merak etmiyor.
Sessiz sandıktı burayı,
Sayımız kadardan fazlası, mesken tutmuş adayı.
Duyan gelmiş, yüzen gelmiş,
Umut bilmiş bu karayı.

Saymadık kaç kişiyiz, burdakilerle beraber,
Yüzümüzde hayatın yorgunluğu,
Gözlerimize dolmuş, çeper.
Bu sürgün, bilmem kaç yılda geçer!
Dinlenmeden döndü, bizi bırakan gemi,
Kaldık burda, atık maddesi gibi.
Kalabalık sahilden, her kafadan ses çıkıyor,
Taun gibi, herkes bizden kaçıyor.
Hayat kurulmuş bu sahile, göçerlerden,
Etrafta hırsızlar, fahişeler, cirit atıyor.
Tacirler insan alıp, satıyor.
Güvenden uzak, kumsallar, kayalıklar,
Herkes, gökyüzünü yorgan yapmış, yatıyor.

Değdi burnumuza, kızarmış lezzetler,
Mis gibi koktu, mangalda etler,
İzlemek kaldı bize, muhteşem manzarayı,
Zira yoktu cebimizde metelikler.
Biri seslendi, ’Var mı aç olan’ diye,
İşte buydu bize sahilde verilen, ilk hediye.
Altına Hücum misali,
Açlık sınırında ki herkes, döndü deliye,

Anladık ki burası bir kasaba,
Etraf doluydu, derma çatma yapıyla,
Toprak zemin, toz dumandı kalabalıktan,
Üşüyenler ateş yakmıştı kavıyla.
Çamaşırlar, sallanıyordu bayrak gibi çatılarda,
İpe gerilmiş, sütyenlerle külotlar,
Havalanıyordu hoyrat rüzgarda.
Görenler Ahh çekiyor, içinden,
Debreşiyor, edepsiz duygular,
Ne sahil, sahile benziyor,
Ne de sahilde yaşayanlar.

Kaptı tacir, yüreğinden ahalinin,
Bir parça ekmek karşılığına,
Deniz bile böyle kabarmadı, içimizde ki gibi,
Yürekten vurduk, kıyı kayalarına.
Göz damlaları, maya oldu deniz köpüğüne,
Onurumuza çaldık, kabarıp büyüsün diye,
Belki de gurur meselesi yaptık, kördüğüme,
Hiç değilse, düğmelerini ilikleyeceğimiz gömleğimiz,
Hayatımızı taşıyacak, torniston ayakkabılarımız,
Bizimle aynı kaderi paylaşan ve bırakmayan
Bitlerimiz vardı saç aralarımızda.
Ve bir şeyi iyi anladık ki;
Hazin yolculuğumuz bitiyordu, burada.

   
Acaba Nedir?: , ateş , bayrak , bir , böyle , can , deniz , edepsiz , ekmek , gibi , gurur , hoyrat , ilk , insan , kelime , rüzgar , ses , sürgün , ve
 Yorumlar
 
08 Ağustos 2007 Çarşamba 10:52:19
Güzel dizelerinizi kutluyorum.Yüreğiniz dert görmesin.RABATLI
 
08 Ağustos 2007 Çarşamba 01:36:30
HİKAYE GİB ROMAN GİBİ.ÇOK GÜZELDİ.TEBRİKLERİMLE
 
08 Ağustos 2007 Çarşamba 00:59:38
Tebrikler çok güzeldi.Selamlarımla
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Türkü -  Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin