Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. MEVLANA [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

4 10 1
Toplam: 0.0 puan
0 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
04.11.2006 tarihinde eklendi.
800 çoğul gösterim
800 tekil gösterim
8 yorum
0 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
En son eklediği şiirler

SOYU KIRLANGIÇ OLSUN


[I.

eğil
düştüğün yerden kaldır kendini


devinerek
çengele asmalısın aciz bedenini
bir bir boşaltmalısın ceplerini
arınmalısın kirinden
sonra giyinebilirsin boş tulum gibi kalan derini
daha bakire / daha diri / daha belleksiz
aklan artık acından soyunuk kadın erkeksiz…

II.

yazdıklarımın hiçbirini beğenmiyorum
yenilerini yarat bana ey büyük düzen kurucusu

ben burada öldüm / anlatamaz oldum derdimi
sen yaz arzuhâlci
gömüt sızılarımı
/hakikate varma ıstırabımı
/kadınlığımı
/ihtiyarlığımı...

söz tut
tek tek dökeceksen ağırbaşlı kağıda
yaz arzuhalci
dava açacağım yaradana

beni üryan tedirgin nasıl koydu bu dünyaya
dışarıya çıkmak istiyorum ey azrail
zindan küre dar geliyor özgür adımlarıma…

III.

burnu delik boz tüylü bir deveyim
ipime asıldınız şaşalı düşlerinize sürüklerken
iğdiş etmezden evvel yüreğimi
hörgücümde ömrümü taşıdım vahasız çöllere
eliniz yüzünüz türümün son kanı
celeplere satın beni / öfke boğazımı yarmalı
müslüman olan yemez salyangoz dudaklarımı
bir akşamüstü gördüm katliamınızı
beşerimin yitik boz tüylü sıkıntılarını
ağlamadım mı sanıyorsunuz?

bir akşamüstü gördüm diyorum
gamzemde biriken gözyaşlarımda
/güneş sönmek üzereydi usulca...
bense
modern yaşantınızda kuruyan çöl çocuğuydum
/ibranice dualanan kör kadın
/müslüman mahallesinde çekirge satan hıristiyan …
ezeli ve ebedi öfkemi dağıtıyordum...sevabında bin kere yanan...


IV

bir deniz kenarına inmezden evvel
her nefes sigaramda şehri küle deviriyordum
kuşhane sesleri / cıvıl cıvıl arkamdaydı
aslında ölmüştü kent (adamları) çığlıkları aklımdaydı...
kıyıya varan onca merdiven
inişinde eksi(k)l(en)diğim
duymuştum kent çığırtkanlarını duraklarda
okul çıkışı kara saçlı bir çocuğa emanetlendirdim sevgimi…
yüzüne kuş ölüleri salarak yürüdüm gölgesinden
bitkisiz şehrimde çorak düşlerin habercisi seçildiğim kıyıya varmalıydı sözlerim...


V

elim kolum leke benek
bir gün yüzüme de vuracak kara(n)lığım
kirimdir diyorum / esmer nefesim
tanıyamayacaksınız eskiyen gözlerimi...

öldüğüm vakit
eğilip mezar taşıma kimmiş diye bakmayacaksınız
bir enkaz yığınından geçer gibi / kemiklerimdir bilirsiniz
çakal sezgisiyle ezeceksiniz toprağımı...

eski zaman yaratıkları
tekin değilsiniz işte
o yüzdendir
her saçak altında,firari kıyı yolculuklarımda
üşüşüyorsunuz beynimin kıvrımlarına...
benden ne istediğinizi bilemeden
çocukluğumu çalıyorsunuz gizliden…

VI

herhangi bir eve dalıp
eşikten ‘ben geldim’ demek isterdim
bir kez de içeriden seyretmeliyim hayatı
zavallı dışlanmış umut yalayıcısı…

oysa bir kirpiyim belki de
kıvrılıp medet ummuştum kapınızda
kapılarınızın koruyuculuğu arkasında
köpeklerinize parçalattınız etimi
halbuki zeval gelmezdi benden
içime fırlatmıştım çoktan savunma oklarımı
yüreğim delik ziyan
sızıntılarında iniltili esir pazarları
eğil düştüğün yerden kaldır hayatını…


VII.

kimse adımı he ce le mez oldu
çıkmaz sokaklara dalmalı
niyetimde unutulmanın ciddi yıkımları
büyülü bir yanı yoktu,anımsamıyorum yaşananları
en cüretkar çağımda
koca göbekli bir gül gibi
tek tek kopardınız yapraklarımı
yeleme sığındım
bir yolunu bulup arınmalıydım
uzak fırtınaların kırağısı çöreklenirken şakaklarıma…

kırılmadım
her dal kurur ve kırılır
kader soysuzlaştıramaz iktidarımı
alıştım
eski gül endamımı unutup,yaratık cüsseme büründüm...
lanetli yaşantımda koca kamburumla
ağzımda boğuk feveranlı homurtular
kokusu yoktu nefesimin
çürüyordum…eksiliyordum...

eğil düştüğün yerden kaldır kendini
mezar taşlarına gömülmezden evvel
yaşamalısın diyor huysuz ezel... direnişin ebediyete bedel…


VIII.

sigaram bitti bitecek / ızdıraptır karmaşada
kıvranıyorum aklıma düşen soruda
kırlangıçlar uyumazlar mı anne?
korsandır her kuş / yağmalar denizimi kaygısızca
neden daha özgürler benden?

(oysa sıska,ufak tefek,kalın gözlüklerinin ardında,sönük bakışlarıyla,mütevazı bir divan kızı olmayı yeğlerdim.yakınmasında ne burukluk ne öfke,pervaza takılmış sarkan bakışlarında mucizevi telve,bir o kadar da esmer,onu sevecek delikanlıyı bekler…)


herkesin derdi / dermanı
aşkla okşanmak
sevgiye sığınmak
yalnızlığına erdem ayinlerinde uğramak…
namıdiğer içimi bulandıran lüks yağmacılığı

yatağınıza girmedikçe kadınınız değilim
aşşağılayarak anımsatmayın bunu her defasında
insan kadar değilsem de
yaşıyorum aranızda


IV.

bir saatçi itinasıyla
parçalanmış ömrümün zaptını tutuyorum
zaman
yelkovanıyla / akrebini seviştiremediğim
kötü düzenek belleğimde
unutkanlığımı / ihtiyarlığımı vuruyor zemberek...

sus diyorsunuz
öyleyse konuşulan hiçbir dili öğretmeseydiniz bana..

son sigaramı içtim,fırlattım izmariti yüreğinize
biraz da siz yanın diye…sisi kalsın isyanımın beyninizde...
aklıma çengelinde kanadığım son soru
kırlangıçları kim susturdu anne?




eğilip düştüğü yerden kaldırdım bir kırlangıç ölüsünü…
kanıyordu
belki de akıbetine sadece annesi ağlıyordu...



(doyuma kavuşturamadığım onurumun cılız izleri deliş deşik ediyor beynimi,sürüyüp kederimi bu kıyıdan uzaklaşmalıyım ivedi,yeni bir cinayet daha işlendi
bir kırlangıç vuruldu zamanın ağında...eksiliyorum baksanıza
kırlangıçların soyu tükenecek soysuzluğunuzda…)

kasım/2003/güzelyalı sayıklamaları/izmir
]
banu elmacı (banu_elmacı)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


 Yorumlar
 SEMİH SEYYİD
 
06 Mart 2007 Salı 19:04:03
"eliniz yüzünüz türümün son kanı
celeplere satın beni / öfke boğazımı yarmalı"
Evet isyana girer.

Fakat şöyle başlamamışmıydı şiir;
"eğil
düştüğün yerden kaldır kendini"
Haksızlık etmemeli, şairin hiç bir çağda elinden tutan olmadı.
O da "öldüğüm vakit
eğilip mezar taşıma kimmiş diye bakmayacaksınız
bir enkaz yığınından geçer gibi /
kemiklerimdir bilirsiniz
çakal sezgisiyle ezeceksiniz toprağımı..." diyerek
size güvensizliğini koydu ortaya açıkça.
Ne yapmalıydı yani?
Bir kırlangıç o ve incinmiş belli ki.
Yine de o nahif dile gelmesiyle, hiç kırılmamış gibi,
kendini incitenlere sesleniyor.
Belki cesedini bu şekilde yerlerden alıp kaldırma yolunu seçmiş.
O toprağa, kurda kuşa karışmamayı seçmiş.
Bravo ona!
Her dizesine iki kulağımda eşlik edecek.
Yürekten kutluyorum!




SEMİH SEYYİD tarafından 3/6/2007 7:05:14 PM zamanında düzenlenmiştir.
 JÜLİDE NAZIM
 
09 Kasım 2006 Perşembe 19:12:43
söz tut
tek tek dökeceksen ağırbaşlı kağıda
yaz arzuhalci
dava açacağım yaradana

ŞİİRİN BU KISMINDA TAKILDIM.DAVA AÇACAĞIM YARADANA .
ALLAH' A DAVA AÇMAK.YARADANA .BU İSYANA GİRMEZ Mİ??
TEŞEKKÜRLER..

 ahlaz
 
08 Kasım 2006 Çarşamba 14:50:55
ne diyebilirim....
sustum ...okuyorum...okuyacağım...defalarca
demlenerek...

....maşAllah !

sevgimle...

 Murat DUMAN
 
08 Kasım 2006 Çarşamba 14:37:00
bu kadar kelimyi yüreğinden sunan biri bence boş değildir kutlarım selamlar güzek duygular içermiş
 _ZERRE_
 
06 Kasım 2006 Pazartesi 21:06:07
yatağınıza girmedikçe kadınınız değilim
aşşağılayarak anımsatmayın bunu her defasında
insan kadar değilsem de
yaşıyorum aranızda


hani bir siir icin böyle ne yazsam da bu siirin güzelligini . yazzsam der insan okuyunca . öyle iste .. ne yazacagimi sasirdim . ama bir sey var . burada cok siir asiliyor . dar bir zaman diliminde öyle okumaya calisiyoruz . tabii kacirdiklarimiz cok oluyor . ben sevincliyim sizi kesfettim . ikinci siirinizde .


evet .. kaleminiz cok kuvvetli .
sizi kutluyorum . Türkcemizi bu kadar güzel ve özenle kullanmaniza da hayran oldum .


...

sus diyorsunuz
öyleyse konuşulan hiçbir dili öğretmeseydiniz bana..

son sigaramı içtim,fırlattım izmariti yüreğinize
biraz da siz yanın diye…sisi kalsın isyanımın beyninizde...
aklıma çengelinde kanadığım son soru
kırlangıçları kim susturdu anne?

..
sevgimle .


 çakmaktaşı
 
04 Kasım 2006 Cumartesi 19:23:32
değişik ve çarpıcı imgelerle dolu şiiriniz...böylesine güzel yüreğiniz, ince düşüncenizden ötürü sizi kutlarım. harika bir şiir okudum...
 hazann
 
04 Kasım 2006 Cumartesi 14:14:26
Çok güzel.Yüereğinize sağlık...
 ceyhunaltunkas
 
04 Kasım 2006 Cumartesi 11:54:04
bu kadar kelimeyi yürekten çıkarmak gerçekden güzel kalemine yüregine saglık.....


SOYU KIRLANGIÇ OLSUN şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum