Edebiyat Defteri

Evren aynı kalmak için değişir, biz ise farklı olmak için. John Fowles
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
06.06.2007 tarihinde eklendi.
345 çoğul gösterim yapıldı.
268 tekil gösterim yapıldı.
19 yorum yapıldı.
 

   
 

DUVARIN DİLİ




duvarlara mahkum kapım
yanmasını bilmeyen kör kandil
benim kişisel tarihimdir
yüzümdeki çizgiler
yıldızlar bile üşür soluğumda

ürkerim/ geceye denk düşeceğim diye

yüreğimin odalarında
tutsak bir serçe
çırpınarak çarpar camlara
pencerem ki yarı açık gökyüzü
güz göğünde bir kırlangıç kadar şaşkın

geceler devrilir üstüme/suya damlar yanaklarım

az mı iç çektim
özendim kuşların özgürlüklerine
kimsesiz denizlerin sahipsiz sularında
gökten ateşi çaldım
tutup bir güneş çizdim üstüne

yokluğunu sarmaladı/çıplaklığına biçilmiş elbise

bin bir düğümle birbirine bağladığım
kırılmakla bitmedi içimin fayları
ömrüme efkar düşmüş/içerliyorum
soruların yanıtları gibi bir köşede unutulmuş
yosundan evler aldım/suyun masalından umutlu

sarıl/beni iyice anlayacaksın/sarıl hasrete

çınlayan bir ıslık gibiyim dağ başında
kestim yer altı ırmağının çağıltısını
yağmur topluyorum sen de benim gibi ağla
avuçlar dolusu can sıkıntısı serpiyorum
küstürdüğüm akşamlara

fotoğraflarını indirdim/usumun duvarından

küskün eylül güneşinde
öfkesini sensizlikten alır
katsayılara tutunan öyküm
ateşler içinde yanarken buzullar
direnen dağ zirvesidir göğsüm

korku mudur daha güçlü / sevinçten

gerçek yalana kırgın
suskundur gecenin hüznü
soluğuma yapışır saklanan sırlar
ben olmaya alıştırınca kendimi
.............duvarın dili çözüldü

sus/söyleyemiyeceksin hiçbir zaman
benim yaşadıklarımı
acı gerçeklerine soyunma
suskulara alışığım nasıl olsa
ondandır gecenin laciverdine atışım kendimi

kaç mevsimsiz bahar yaşadım/artık gelen eylüldür

kanadı kırık bir yaşamın pusulasızlığında
ayvanın derdine düştüm gülen narla ağlayan
bölük bölük böldü turnanın kanadı
geçen yılların gönlünü almaya çalışsam da
hüzünlü içimdeki şarkılar/ah öylesine hüzünlü



Nail Yavuz, İzmir
Yeniden düzenleme




   
Acaba Nedir?: bahar , ben , benim , bir , can , dağ , daha , efkar , eylül , gelen , gibi , güneş , izmir , kadar , kandil , kırgın , kırık , kırlangıç , kör , nasıl , yağmur
 Yorumlar
 
09 Haziran 2007 Cumartesi 09:23:10

geçen yılların gönlünü almaya çalışsam da
hüzünlü içimdeki şarkılar/ah öylesine hüzünlü

hüzünle yoğrulmuş olmalı iliklerim, ben iliklerime kadar hüzün titrerim, yapışır alnıma kara mavi geceler, bir bir düşer yıldızlar göklerden,
susarım, konuşmaya başlar ya duvarda resimler... tuvallerim yırtık, fırçamı kaldırdım yapmıyorum artık mutluluk resimleri... hüzün duruyor ya duvarda, elime aldırmıyor kalemi..
acıyor, senden yana ne varsa acıyor işte, durduramadığım bir ırmak var gözlerimde, denize ulaşınca duruluyor...
eylül geliyor, kızıl saçlı kadınlar gibi düşüyor içime, ne olur yok takatim indir artık şu duvardan resimlerini de...

yüreğinize sağlık, şiiriniz kalemimi dile getirdi. selamlarımla.

 
08 Haziran 2007 Cuma 23:19:21
kaç mevsimsiz bahar yaşadım/artık gelen eylüldür

kanadı kırık bir yaşamın pusulasızlığında
ayvanın derdine düştüm gülen narla ağlayan
bölük bölük böldü turnanın kanadı
geçen yılların gönlünü almaya çalışsamda
hüzünlü içimdeki şarkılar/ah öylesine hüzünlü

Yorum yapmaya kelimelerim kifayetsiz kalacak...öylesine şiirin içindeyim ki... çıkamıyorum...kutluyorum...sonsuz saygılarımla...



hüzzam tarafından 6/8/2007 11:25:22 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 23:44:41
az mı iç çektim
özendim kuşların özgürlüklerine
kimsesiz denizlerin sahipsiz sularında
gökten ateşi çaldım
tutup bir güneş çizdim üstüne

kutlarım...
harika bir şiir olmuş...
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 23:00:17
kanadı kırık bir yaşamın pusulasızlığında
ayvanın derdine düştüm gülen narla ağlayan

Ayva sarı, nar kırmızı, sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.

CAHİT SITKI TARANCI'NIN dizelerine hoş bir düşme olmuş ne güzel…

Nail Bey şiirde anlatım duvarın dilinde yansımış ahenkle silkelemiş sözü şiir okutuyor,
Keyfim geceye eştir.
Tebriklerimle efendim…

 
06 Haziran 2007 Çarşamba 22:26:36
ürkerim/ geceye denk düşeceğim diye


kulaklarımda çınlıyor sesiniz...

tebrikler
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 13:50:11
hüzel bir şiir tebrıklerimle
kaleminiz daim olsun sevgiler.
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 12:22:54
kaç mevsimsiz bahar yaşadım/artık gelen eylüldür

kanadı kırık bir yaşamın pusulasızlığında
ayvanın derdine düştüm gülen narla ağlayan
bölük bölük böldü turnanın kanadı
geçen yılların gönlünü almaya çalışsam da
hüzünlü içimdeki şarkılar/ah öylesine hüzünlü


Herkes hislerime tercüman olmuş, bana hangi söz kaldı?

Ben şimdi giderim usulca/ çok alaksız diyeceksiniz ama

Bende hüzün biraz böyle işte...

Dimağımda, ruhumda tadı kalan bu şiiri "Mendelson" keman konçertosuyla kutlarım kendi başıma... Bunca özlemişken eylülü, üstüne bir de ağlarım.

Saygım öyle büyük ki size...
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 11:01:21
Duvarın dili… Buruk bir hüzün dile getirilen… Şiirdeki vurgulama yerleri hüznü oldukça güzel aralara serpiştirmiş. Ardı sıra bir yüklenme yok. Baştan sona aslında suskulara sebep hüzün göze çarpan…

“…
yıldızlar bile üşür soluğumda”

“ürkerim/ geceye denk düşeceğim diye”

“…
pencerem ki yarı açık gökyüzü
…”

“geceler devrilir üstüme/suya damlar yanaklarım” dizeye sindirilmiş bir ağlama anı. oldukça güzel bir tasvir… göstermeden anlatmak bu olsa gerek…

“yokluğunu sarmaladı/çıplaklığına biçilmiş elbise” yine oldukça güzel bir anlatım… varlıkla yokluk arasında bir durumu dile getiren hoş bir tasvir daha…

“…
soruların yanıtları gibi bir köşede unutulmuş
yosundan evler aldım/suyun masalından umutlu” sorular… yanıtlar… elbette köşelerde unutulmuş… ve bunlara eş yosundan evler… ki yosunlar sularda anlatılan masallar kadar umutlu… en az tabi ki de…

“sarıl/beni iyice anlayacaksın/sarıl hasrete” sarıl… beni iyice anlayacaksın… sarıl hasrete… hasret!.. evet, hasret benim… sarıl… ben karakterine yüklenen başarılı ve oldukça güzel bir anlam…

“fotoğraflarını indirdim/usumun duvarından” yitip giden bir sen var artık bende… unutulmaya mahkum… belki de hatırlamamaya…

“sus/söyliyemiyeceksin hiçbir zaman
benim yaşadıklarımı
acı gerçeklerine soyunma
suskulara alışığım nasıl olsa
ondandır gecenin laciverdine atışım kendimi”

belki de – bence – şiirin en güçlü hüzün dizeleri burada gizli… ve bu noktada bu güçlülüğü bozan veyahut bozmaya çalışan bir yanlış! kullanım dikkat çekiyor… ‘söyliyemiyeceksin’… ‘söyleyemeyeceksin’ kullanımın doğrusu böyledir sanıyorum… eğer ki bu ufak eksiklik de kaldırılırsa bu dizelerden şiirin en güçlü dizesi olmayı sürdürecek bir bölüm burası… eksiksiz…

“kaç mevsimsiz bahar yaşadım/artık gelen eylüldür” ve elbette mevsimsiz baharlar… yaşananları da bir de… sonrası… eylüldür… eylül, aylar arasında ayrı bir mevsim olarak nitelendirilen ay… hüzün, hazan, sarılara bürünmüş yapraklar ki hüzün simgesidirler… mevsimsiz baharlar eylülle birlikte evrim geçirir…

Sevgili Nail Yavuz, baştan sona hüzün kokan ve bunu dile getirmek konusunda genel olarak başarılı olan şiiriniz için tebrik ederim sizi…
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 10:29:31
gerçekten çok hoş bir şiir olmuş. zevkle okunuyor ve içine giriliyor şiirin rahatlıkla...çıkılıyor mu peki? ben hala oradayım... kutluyorum

Sevgimle
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 10:02:52
Dün Sevgili Atilla'nın nefis şiirinden sonra bu sabah Nail beyin dizeleriyle güne merhaba demek inanılmaz bir keyif verdi.

Şiir tam benlik:)

Al istediğin gibi yorumla:)

"ürkerim/ geceye denk düşeceğim diye..."

Nail bey girişin ardından öyle bir bombayla geliyor ki...

Geceye denk düşmeye ürküyor.

Ardısıra gelen dizelerde kendine özel imgelerin içinde şiir sarhoşu olmamak mümkün değil.

Bir şiirde -hele hele böyle upuzun sayılabilecek bir çalışmada- konudan kopmadan, baştan sona bütünlüğü korumak ve kurulan omurga üstüne şiir elbisesi dikmek çok zordur.

Nail beyin kelimelerle olan yakınlığı torpil yapmış olacak ki usta kalem kağıda rahat rahat akıtmış içini...

Şiirin sonlarına doğru

"kaç mevsimsiz bahar yaşadım..."

Diyerek şiirin temasına "tavan" yaptırmayı başarıyor.

Bu sözü çok sevdim efendim.

Mevsimsiz bahar:)

Diyebilirim ki Sevgili Nail Yavuz;

Hep bahar tadında bir hayatı yakalamış ama içine kışı da, yazı da, hazanı da katmayı ve bunlarla içiçe yaşamayı başarmış:)

Hiç mi menfi bir şey yok diyecekseniz!

Şairin;

"kaç mevsimsiz bahar yaşadım/artık gelen eylüldür..."

Bu dizesinin ilk kısmını yukarıya taşıdım. Şimdi devamına bakalım;

"artık gelen eylüldür..."

Yoooo bu kadarı fazla:)

Eylüle laf ettirmem efendim...

Siz her ne kadar hayatın eylülüne girdiğinizi söyleyerek farklı bir şey anlatsanızda, EYLÜL tüm ayların kraliçesidir efendim...

Büyük bir keyifle sabah çayıma eşlik eden bu şiiriniz için sizi çok çok kutluyorum efendim...




 
06 Haziran 2007 Çarşamba 02:22:40

bukle bukle döküldü hüzün omuzlarından

kutluyorum sayın nail yavuz çok harikaydı dizeleriniz saygılar kaleminiz daim olsun
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 02:10:44
her ne kadar hüzün makamında olsa da şarkılarınız, dilerim kısa zamanda bu sevinçleriniz nihavend ve rast şarkıların çoşkunluğunda yön değiştirir yaşamınızda...kutlarım...teşekkürler...saygımla...
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 01:14:58
Bütünüyle keyifli okunası bir şiir.Kutluyorum.Sevgi ve saygıyla...
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 01:07:24
Kutlarım
çok harikaydınız

Sevgi ve hürmetlerimle
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 01:04:44
Çok güzeldi şiiriniz.Büyük keyf aldım okurken.Gönülden tebrikler_Saygılar
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 00:58:05


geceye şiir düştü....
ey şarkılar hep mi hüzünlüsünüz
bölük pörçük zamanlar kaldı nağmelerinizden geriye
hiç sordunuz mu sazın teline
neden küskündür eylül yeşile...

tebriklerim en çoğundan harika bir şiir okudum..
her zamanki gibi usta kaleminizden...

 
06 Haziran 2007 Çarşamba 00:54:05

"ürkerim/ geceye denk düşeceğim diye

yüreğimin odalarında
tutsak bir serçe
çırpınarak çarpar camlara
pencerem ki yarı açık gökyüzü
güz göğünde bir kırlangıç kadar şaşkın

geceler devrilir üstüme/suya damlar yanaklarım

az mı iç çektim
özendim kuşların özgürlüklerine
kimsesiz denizlerin sahipsiz sularında
gökten ateşi çaldım
tutup bir güneş çizdim üstüne

yokluğunu sarmaladı/çıplaklığına biçilmiş elbise

bin bir düğümle birbirine bağladığım
kırılmakla bitmedi içimin fayları
ömrüme efkar düşmüş/içerliyorum
soruların yanıtları gibi bir köşede unutulmuş
yosundan evler aldım/suyun masalından umutlu

sarıl/beni iyice anlayacaksın/sarıl hasrete "


sair dünyasinin resmini cizmis

mürekkebi ruhundan süzülenler

mürekkebi aglayan yüregi

ve algilayan gözleri

kan
damlar

emer gece

sair deryasini cizer
iceri geceriz bizde

davetli
davetsiz

heceleye heceleye

hayat ögretilmis bize

tebrikler hocam

sizi okumak baska
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 00:24:56
çınlayan bir ıslık gibiyim dağ başında
kestim yer altı ırmağının çağıltısını
yağmur topluyorum sen de benim gibi ağla
avuçlar dolusu can sıkıntısı serpiyorum
küstürdüğüm akşamlara

Bende yağmur topluyorum bu gece.

Ama kimse benim kadar ağlamasın....



hüzünlü içimdeki şarkılar/ah öylesine hüzünlü


Offff bu gece bir başka güzel.

Ama şarkılar değil beni ağlatan...


sevgimle efendim.

çok çok güzeldi.
 
06 Haziran 2007 Çarşamba 00:23:42
küskün eylül güneşinde
öfkesini sensizlikten alır
katsayılara tutunan öyküm
ateşler içinde yanarken buzullar
direnen dağ zirvesidir göğsüm

değerli şiir dostu,öylesine güzel dizelerki yüreğiniz dert görmesin,Kaleminiz daim,yüreğiniz hep engin olsun..

saygılarımla

Bahar
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.