Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan, hizmetçi arıyor demektir. CENAP ŞAHABETT [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

4 10 1
Toplam: 0.0 puan
0 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
05.10.2006 tarihinde eklendi.
1045 çoğul gösterim
1318 tekil gösterim
2 yorum
0 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
En son eklediği şiirler

AŞK ŞİİRLERİ 1


Hicap

Hey benim buğulu sitemkâr yârim,
Sevdanın sükûnu kaplamış seni.
O zümrüt gözlerin içinde varım,
Baktıkça sarıyor mahrem deseni.

Her lahza tenhada hicaptan yana,
Biz aynı bahçeden aynı yan yana,
Dahası silinmez ziya ve mana,
Peşinden koşturdu talih hep beni.

Hislerim tüy gibi dört yanım lale,
Bir başka yürürüm bindim hayale,
Beşinci mevsimden seslensem bile,
Zaman tamam artık halvet dönemi...

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sus Bülbül

Sabır yangınında vuslat var ama
Bilmem daha nasıl kalabilirim
Ötme bülbül ötme değme yarama
Belki kokusunu alabilirim

Her seher her seher sesleniyorum
Hicran katarından besleniyorum
Yakıyor ötüşün hisleniyorum
Seni de sevdaya salabilirim

Ağardı saçlarım verdim ecele
İster ezber oku ister hecele
Ezanlar okunur işim acele
Görünce secdede ölebilirim

Fecir büyülendi bak yavaş yavaş
Yüreğim sancılı gözlerimde yaş
Ağlaştık bülbülle olduk arkadaş
Bir tatlı rüyada bulabilirim

Ömer Ekinci Micingirt

Gökkuşağı

Yüksek dağlar gibi mağrur gözlerin,
Uzaktan büyüle hele dön bak ta.
Yamacın koynunda saklı gizlerin,
Ben hep seninleyim sen hep ırakta.

Seninle birlikte sen seni dinle,
Sükûnun manası ne kadar derin.
Gördüm ki ben senle ruhum seninle,
Çehren gökkuşağı, renk renk izlerin...

Ömer Ekinci Micingirt

Zümrüt Tentene

Hidayet, takva, iffet
Yüzün ne kadar güzel
Hele anlat tarif et
Lütfeylemiş gizli el

Ve incecik kâkülün
Sanki zümrüt tentene
Gülü müsün bülbülün
Yok, emsalim desene

Her gün böyle olacak
Sükûn sarmış her yanı
Adeta yitik sancak
Cezp ediyor insanı

Ömer Ekinci Micingirt

Ferace

Dörtlüklere el ele
Yürüyorum tek hece
Şiir yüzlüm gel hele
Gel kaçalım bu gece

Dört biryanım meçhul yâr
Mecnun gönlüm ne arar
Sen çiçeğim sen rüzgâr
Sen sihirli bilmece

Koş sonsuza durma gel
Tutsağın et beni al
Benimle doğ benle öl
Sen ruhumda ferace

Ömer Ekinci Micingirt

Son Dantelâm

İçime sensizlik çöker, yaralar.
Hasret yağmurları girer düşüme,
Yokluk eşya varlık başlar naralar.
Ayaz günlerdeyim gel de üşüme!

Renklerin buğulu, hislerim eşsiz
Son dantelâm; sen ki yaş ol yaşıma.
Kuşat gel ruhumu gizlice sessiz,
Tabutum geçerken gelme peşime.

Ömer Ekinci Micingirt

Kadın

Leyla değil sen devlet,
Sen Yüceden emanet…
Sarıl ruhuma şad et,
Çocuk, afacan kadın…

Sen sultandan sultansın,
Mecnun kimmiş koy yansın,
Vur sevdamız uyansın,
Baba, babacan kadın…

Hem gönüllü kılavuz,
Sen cennetsin sen sonsuz,
Can şefkati bol havuz,
Canan, cana can kadın…

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vuslatın Ahangiyle

İffetin bahçesinde hayâ ile diz dize,
Yüreğime yürüyen nur sevgili isterim.
Vuslatın ahengiyle, bana ait biz bize,
Bakışını koruyan hür sevgili isterim.

Kuğu gibi süzülen kâkülleri örtülü,
Duyguları rengârenk ruhu bana örgülü,
Sevdaları tılsımlı, tâ ezelden görgülü,
Beni benle yaşayan yâr sevgili isterim.

Tebessüm soluklayan, mest eden bakışıyla,
Üfül üfül her lahza cenneti kokuşuyla,
Güzelliği solmayan ruhuma akışıyla,
Çözülüşe kapalı, zor sevgili isterim.

Boğum boğum sevdamı yüreğinde hisseden,
Seccademde gözyaşım, gözlerimde rakseden,
Tutuşunca el ele yıldızlara akseden,
Leyla’yı kıskandıran bir sevgili isterim.

Yürekten o nağmeler vermem asla cihana,
Hem gönlüme yavuklu hem yavruma nur ana,
Sevinç-hüzün göz göze, yeminliyim Kuran’a,
Başkasını görmeyen pir sevgili isterim.

Cilve nedir istemem! İstemem ben işveli,
Alev alev sokaklar kırıtırlar neşveli,
Raksa gelmiş yosmalar Avrupa’dan şiveli,
İffeti soluklayan nur sevgili isterim.

Ömer Ekinci Micingirt




Köpüren tebessüm içimde bade
Ötenin şevkiyle ruhumu sarar
Eşsiz hazinedir lakin dünyada
Vuslatı bilmeyen eş neye yarar

Ömer Ekinci Micingirt


Ağlatma Meni

Sitemim senedir, könlümün gülü,
O süzgün baxışla gözletme meni.
Sen vefasız tabut, mense bir ölü,
Sarılıb sessizce ağlatma meni.

Bir şirin tebessüm göster de gel çıx,
Belke de sevdamız vüsala açıq,
Leyla gelin olmaz, sevdalar uçuq,
Füsunkar dönüşle dağlatma meni.

Vefa ne vücudda, ne bedendedir,
Bir ucu tabutda, bir az mendedir,
Ferz et ki, yarını sen kefenledin,
Öpmeden kefene bağlatma meni.

Azeri lehçesine çeviren Yazar Xalide Efendiyeva Hanımefendiye teşekkürler...

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yarım Umut

Sensiz zamanlar yaktım, ömrümün yollarına,
Aşk şırıltılarıyla gözyaşıma geliver.
Beklemeler eyvâllah, çöl olsam çöllerine,
Çiğ dokunur dokunmaz, son kışıma geliver.

Sen yağsa şehirlere sensizlik kan kusmakta,
Çığlıkla sana koşsam, dilsiz oldum susmakta,
Hasret izdüşümleri nefesimi kesmekte,
Tenhalarda, gizlice, tek başıma geliver.

Benimki naz mektubu, belki de yarım umut,
Belki yürek yangını, yetiş yüreğimden tut,
Sensiz düşlerim sağır, sen bendeki hakikat
Ey sevgili ey güzel, naaşıma geliver.

Ömer Ekinci Micingirt

Ceyhun Bakışın

Ne güzel musiki fecirde güneş
Bitmeyen bir soluk hüzünlü yoldaş
Hep onu düşündüm sevinç matem eş
Ve sensiz halimle gözlerimde yaş

Bu kadar sessizlik içimi yaktı
Arzuhal eyledik sükut bıraktı
Şu geçen güzel kim nereye baktı
Pas tutmuş vefasız secde sen yetiş

Hazan vurmuş sanki zaman gün aya
Kasvet türküleri saldım fezaya
Beni de al götür Emri Rıza’ya
Sal ceyhun bakışın gülsün bu ayyaş

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________


Ağladım

Yaşın koydum hecelerin yerine
Bir kelebek ömrü, uçtu ağladım
Gönül verdim beni yakan soruna
Gözlerin gözüme geçti ağladım

Benim yaşım mavi yeşil sende çok
Hep seni aradım giden gelen yok
İster oku ister gizle ister yak
Gizlerin gizime geçti ağladım

Seninle şiirden kubbeler kurduk,
Hakikat ruhuyla pek kafa yorduk
El ele yan yana ahenkle durduk
Nazların nazıma geçti ağladım

Ne yazdım ben ne yazdığım bilinmez
Seni yazdım dört dörtlüğe silinmez
Sessiz sevdalarla Leyla olunmaz
Sözlerin sözüme geçti ağladım

Ömer Ekinci Micingirt

Unuttun

Bakışları efsunlum, neden gözlerin yosun,
Unuttun mu sen beni, yoksa sevmiyor musun?

Ömer Ekinci Micingirt

Ağlaşalım

Bıçak sırtı sözleri, aşk vakti şafakta yaz,
Bakışların çok derin,üslûp latif hem ayaz.
Gözyaşın dem sesleri,ürkek ve kalabalık,
Uzaklaşma kendinden, ağlaşalım gel biraz

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vur Beni Kadın

Sensiz gecelerim ölüm varlığı
Seni bekliyorum sar beni kadın
Sende peyda ettim ihtiyarlığı
Dile düşmüşlere sor beni kadın

O gözlerin benden aldı rengini
Sen bulmuşsun bende dengi dengini
Hem sevda tanımaz fakir zengini
Umutsuz aşkınla yor beni kadın

Ne eski köşküm var ne yıkık hamam
Kör olsun gözlerim tamam de tamam
Vuslat dalgaları söyle ne zaman
Azapsız günüm yok gör beni kadın

Ömür tükeniyor nağmenin dibi
İsmin yutkunurum mecnunlar gibi
Ölmeden öldürme sensiz edibi
Eriyip gitmeden vur beni kadın

Avutmaz dörtlükler yaş oldu elli
Varlıkta yokluğun belli besbelli
Benimki olmasın kuru teselli
Sensizlik ömrümü yer beni kadın

Ömer Ekinci Micingirt

Öyle Derinki

Taptaze büyülü bir rüya yüzün
Doğrusu seninki nurdan musiki
İçimde çarpıyor rengârenk hüzün
Her gece üflüyor sanki bir iki

Göründün bir ara her halin enfes
Tıpkı Leyla gibi şive ve nefes
Gizlice yaklaştın kıskandı herkes
Bu sevda çok derin öyle derin ki

Hurimi melek mi kız senin adın
Göz göze duygular süzdün anladın
Yüreğim senin ki senin aşk vadin
Bu garip deliye bu sitem neki...

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Meçhul Gibi

Aşkın sütununa kazdım ismini,
Teberrük misali, gizledim seni
Gözyaşım boyayıp çizdim resmini,
Vuslatı giydirip sözledim seni.

Uzat yüreğini ses ver sesime,
Sebebin sormadan his ol hissime,
Bari sitemkâr ol son nefesime,
Bir bilsen ne kadar özledim seni.

Tılsımlı oyunun kader setinde,
Zerrecik bir leke yok iffetinde,
Aşure gününde Binbir Hatim’de,
Sükûta yaslayıp gözledim seni.

Dinmedi içimde kahreden hüzün,
Ölüm soluyorum sezdirmeksizin,
Tahtası olsaydı aşk kabrimizin,
Aşkın gizemiyle giz’ledim seni.

Sebebim tükendi mecalim geçti,
Bu akşam üstümden kaç ölüm geçti,
Gece yarıladı ecelim geçti,
Hep bir meçhul gibi izledim seni.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bana Baktı

En keskin mevsimlerde engebe yürüyorum
Uğultunun içinde alev ateş yaş aktı
Zihnim tarla ben sapan durmadan sürüyorum
İçime bir coşkunluk bir suskunluk bıraktı

Yüzüme bir ağartı aslıma varıyorum
Daha gün başlamadan belki bir kuşluk vakti
Her eylemim ölçülü, mihenge vuruyorum ş
Kim şair hem kim edip kim usta kim çıraktı

Söz dokunur dokunmaz bir şeyler arıyorum
Varoluş yok oluşlar kimler kimleri yaktı
Dağ varsa vardır Ferhat, ak-kara soruyorum
Ara ara oynanan meçhul bir çıngıraktı

Son güz izdüşümleri eylüle vuruyorum
Geçmişi peçeledim yaşanmış bir pıtraktı
Duygularım saltanat zihnimi yoruyorum
Her daim aynı tören yaz kış aynı fraktı

Bir sükût kadar derin saygıyla duruyorum
Az daha büyüleyip aklımı alacaktı
Ki hoşluk yaşıyorum ermeden eriyorum
Tüm varlığı benim ki benim ya bana baktı

14.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gözlerin İnşirâh

Sevi bahçesinde çiçeksin açan,
Bahar şenliğinin sıcağı gibi.
Hüznün arkasında büzülüp yatan;
Umutsuz bir aşkın kucağı gibi...

Yalnızlık başköşe başımın tacı,
Gözyaşı derleyip buldun ilacı;
Kıvrak vücudumda üç köşe acı,
Kaçtım hep bir asker kaçağı gibi.

Vakti geçmiş anlar hâlâ var dedim,
Çevirdim akrebi kaç mevsim yedim,
Ben ağu yutarken sen gülümsedin,
Gözlerin inşirâh bıçağı gibi...

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gurbet El

Beni ettin otağımdan yurdumdan
Ne demeli sana bilmem gurbet el
Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
Hastayım kasvetten gülmem gurbet el

Rüyalarda Micingirt’te gezerim
Karabasan sabahlarım gurbet el
Kaf dağından köye mektup yazarım
Zehir oldu yataklarım gurbet el

Ömür gitti bahar gitti kış gitti
Sevdalarım heba oldu gurbet el
Amcaların mezarında ot bitti
Hülyalarım dibe vurdu gurbet el

Bizde büyüklere hürmet varidi
Burda moruk olmuş baba gurbet el
Nasırlıydı eller rahmet varidi
Çıbanım çok ağır veba gurbet el

Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
Duygular köpürdü yine gurbet el
Saçlarım ağardı ak düşmüş meğer
Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

ilham Olsun

Nakış nakış hece hece,
Eller sana ilham olsun
Yâr koklayıp aşk gelince,
Güller sana ilham olsun.

Huzme huzme huzur sarsa,
Edirne’den serhat Kars’a,
Ay yıldızı sorarlarsa.,
Allar sana ilham olsun.

Mevsim sarhoş vakit buruk,
Hisler renk renk gece kırık,
Yeşil hüzün mor hıçkırık,
Hâller sana ilham olsun.

Neredesin kutlu şarkı,
Sende buldum gerçek farkı,
Fırdönüyor yaşım kırkı,
Diller sana ilham olsun.

Ben bir mecnun bu aralar,
Asrı boğdu sığ veralar,
Asır değil kul yaralar,
Kullar sana ilham olsun.

Yüzen zaman mâna madde,
Gözyaşlarım kızgın cadde,
Gül yüz imam çöl seccade,
Çöller sana ilham olsun.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yel alsın

Yaş döken yürekle koş gel bin kere
İsmimi hecele dokun el alsın
İçten ağlamaklı söyle ezbere
Cehenneme hâram bana helâlsin

Taptaze duygular eser serince
Şiir gibi yüzün mâna derince
Bu başka balayı yan yeterince
Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin

İçimi besliyor yeşil verâlar
Ben i hep sitemkâr sözler yaralar
Züleyha’nın aşkı günah mı arar
Hicabı bilmeyen dili yel alsın

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gözyaşların

Uyumayıp ara ara çık cama
Çevir bana gün görmemiş yüzünü
Nilüferler kuruyunca suçlama
Sona bırak yaprak gibi güzünü

Çalkaladık çok bol ettik niyâzı
Aşk aşk dedik Leyla ettik bu yazı
Kenetlenmiş ayrılığa kim razı
Sarnıçlara saklamışım sözünü

Hislerinle hareket et beri gel
İsmin gibi kalbe dokun duru gel
Siyah giyip yeşillenip sarı gel
Ülfetlerin hâr ediyor közünü

Şair derler ben deliye habire
Şiirleri gömdüm taştan kabire
Korkuyorum teslim oldum kebire
Unutmuşum fark etmenin izini

Sen macera sevmezsin ki gel hele
Kalp çizelim el değmemiş kumsala
Gözyaşların ne yeşildir ne âlâ
Esirgeme benden mahzun gizini

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Beni

Mâtem rüzgârları yokuş desem de
Füsunlu bakışla düz etti beni
Doldurun hüznümü pişsin kâsem de
Benli hissiyatı biz etti beni

Gönlü bende amma vuslat pek ırak
Aşılmaz engel var hâlime bırak
Ölüm ve beyaz aşk başka ne gerek
İffetin hissiyle va’z etti beni

İlan-ı aşk o ne, bilmem takıştık
Hasbıhal eyledik, dostça bakıştık
Kaderde böyleymiş böyle yakıştık
Bilmem ki ne kadar hazzetti beni

Ümitle bekledim gelmedin hâlâ
Izdırabım ol hem, durma gel hele
Yeşilin bağrında tutsak el ele
Apayrı mânâ var, va’z etti beni

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gecenin Türküsü

Rüya düştü gece gitti desen de,
Tekrar sardı hislerinin büyüsü.
Yalnızlık yok, sen bendesin ben sende,
Ağır olur, sensizliğin öyküsü.

Keşke güneş doğmasaydı kal biraz,
Tebessüm et, yüreğime şiir yaz.
Rüyalarda var mıydı hem itiraz,
Tadımlık düş,şairlerin uykusu.

Ruhunu aç, gerçek mana ser gelsin,
İşvelerin duyuşumu ne bilsin.
Rüya bu ya hissiyattan sebilsin,
Senin değil bu, gecenin türküsü.

Ömer Ekinci Micingirt

Bir Ömür

Gönlüm her zaman senin, hoş üslupla yâd eyle
Tebessümle okşayıp gözlerinle şad eyle
Ruhumdan yükselen ses, her yerde seni arar
Bir ömür hep yol boyu, gönlüne serhat eyle.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Hazan

Sitem yok işveyle,aramam seni,
Hem zaten yüreğim arasında sen.
Hislerim köpürür göremem seni,
Zifiri sevdamın karasında sen.

Senle bütün renkler aslına vardı,
Yeşil, mavi, ela sarısında sen.
Son mevsim ümidim senle ağardı,
Bilmem ki mevsimin neresinde sen.

Tat oldun ruhuma gözlerimde nem,
Sevdamın ahengi küresinde sen.
Gecelerim hazan sensiz cehennem
Sızılar yüreğim, yarasında sen.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Senden Sonra

Başın koyup yamacıma yaslanan
Düşündükçe senden bana hal oldu
Mavi aşkla yüreğimde ıslanan
Sütbeyazı yanakların al oldu

Rüya gibi söz eyledin naz ettin
Buz ellerin vur sineme hazzettin
Aşk oduna attın beni köz ettin
Hasret hicran, uzaklıklar kül oldu

Gül- i ranâm helalimsin dön bir bak
Yüreğimin zifirine ışık yak
Şu gönlümün feryadına taş bırak
İçimdeki o işveler bal oldu

Sen derdimin dert ortağı zarısın
Sen ciğerim ciğerimin harısın
Sen benimsin söyle kimin yârisin
Deme bana bir acayip kul oldu

Yol eyledim gam dağının başını
Güne sakla silme gözün yaşını
Gözyaşımla sürmeledim kaşını
Senden sonra gözyaşlarım bol oldu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Peçelemişim

Uyurgezer oldum içimde hüzün
Ve parka bakarken gecelemişim
Göğü aydınlattı bendeki yüzün
İsmin çocuk gibi hecelemiş

Yalnızlık yenilgi fakir zengine
Neyi yaşamışsak dengi dengine
Rengin çevirmişim, rengim rengine
Aşkı desen desen keçelemişim

Kaygı bekleyişi mısralar ama
Kader yazgısında kural arama
Tez gel yosun gözlüm tuz bas yarama
Yokluk hasat edip hiç elemişim

Ağlayan gülenim ağıt türküm sen
Büyülü zamanım yaşam farkım sen
Songüz’üm baharım dönen çarkım sen
Vuslatı kendimce nicelemişim

Seni sayıklarken kurudu dilim
Çorak yüreğime tez gel sevgilim
Balım, karçiçeğim hele ver elin
Sensiz yeryüzünü peçelemişim

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Züleyha

Yazması oyalı elleri kına,
El açmış semaya nazla Züleyha.
Şevkle büyülenmiş Allah aşkına,
Her güzellik sen de fazla Züleyha.

Bu dava çileli böyle sürecek,
Cennet bahçeleri gelinceye dek,
Ben gecikmiş çınar sen de bir çiçek,
Kardeşlik rengârenk sizle Züleyha.

Şiir beste beste ismini andım,
Edep deryasında kendimi sandım,
Gönül kazanımdan bir buket sundum,
Çileyle hüzünle sözle Züleyha.

Hislerim armoni kokladım gülü,
Yetimler babası sevdamın tülü
O gitti gideli kainat ölü,
Kâinat gülecek bizle Züleyha.

Niyazda yer ayır senden dileyim,
Nurlu şarkılara beste olayım,
Ekinci ölürse nerden bileyim,
Hislerin söylerse gizle Züleyha.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gelmezsin

Nedir bilmem sendeki bu endaze,
Yok olmuşum gizlerinde gelmezsin
Ruhum sarar taptaze bir firuze
Ne var bilmem sözlerimde gelmezsin

Tıpkı mecnun gibi belki bu şair
Hüzün vadileri bire bin verir
Gözyaşlarım zemheride yeşerir
Yeşersem hep dizlerinde gelmezsin

Gurur kibir tekmilini yıkıp gel,
Ağla biraz ciğerparen bakıp gel,
Bir kerecik, bir kerecik çıkıp gel,
Ölsem mavi gözlerinde gelmezsin

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yel alsın

Yaş döken yürekle koş gel bin kere
İsmimi hecele dokun el alsın
İçten ağlamaklı söyle ezbere
Cehenneme hâram bana helâlsin

Taptaze duygular eser serince
Şiir gibi yüzün mâna derince
Bu başka balayı yan yeterince
Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin

İçimi besliyor yeşil verâlar
Ben i hep sitemkâr sözler yaralar
Züleyha’nın aşkı günah mı arar
Hicabı bilmeyen dili yel alsın

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sor beni

Nasıl seviyorum hele bir bilsen,
Beni bana bırak elden sor beni.
Gölgesiz gecede naz ile gel sen;
Sürç-ü lisan etsem hâlden sor beni.

Sakın haram sürme dişe dudağa,
Vuslat çiçekleri eksek bu bağa.
Resmini asarım ta Uludağ’a,
Efsuni yemyeşil şaldan sor beni.

Bu bir sitem değil belki amandır,
Bir leyla ararım hayli zamandır,
Duyuyor musun can, gel bari kandır,
Gözlerini sakla tülden sor beni.

Hep seni yazmışım bir kırık kalem,
Sen benim her şeyim sen dünya âlem,
Yetiş rüsva etme öl de ben ölem,
Umutsuz bir hasta kuldan sor beni.

Hâlimi arz ettim gelirim söz de,
Sevdanın ahı var ağlayan gözde,
Yaram pek amansız yine bu güzde,
Mavzer gibi yaktın külden sor beni.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Oldu

Ben ben’le oynaşır beynim de bile,
Gürbüz gecelerle hâl bahçem oldu.
Saklı efkârlarla geldim ne hâle,
Hoyrat mangasında bol bahçem oldu.

Hiçlik çağıltısı tüter gözümde,
Dürtüler başköşe aklım dizimde,
Bir varlık bir yokluk bencil sözümde,
Kuru bir kavga ki kâl bahçem oldu.

Gündelik konuştum gündelik aldım,
Hüznü katleyleyip neşveye daldım,
Pörsümüş ömrümle bir ömür çaldım,
Sonun uğultusu çöl bahçem oldu.

16.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yâr

Ne kadar samimi hakikatsin yâr
Gözyaşı peyledin sen benim için
Hasret sütunları senden yadigâr
Mor türkü söyledin hem benim için

Yorgun gecelerde ateş hârımsın
Ellerin elimde helal yârimsin
Vuslata efsunlu sitemkârımsın
Ahuzâr eyledin dem benim için

Ne kadar muhtacım canım demeye
Masum bir iltifat nağme nağmeye
Gözlerim al götür gülümsemeye
Sen beni neyledin can benim için

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Kara Kız

Bakışların pakize efsunluydu dillerin,
Gül bahçemde hazan var çıkıp gittin kara kız.

Yanakların rengârenk morarırdı alların,
Aklım aldı gülüşün yıkıp gittin kara kız.

Gamzelerin tüllenir ter kokardı ellerin,
Bir buselik sevgiyi ekip gittin kara kız.

Sekişlerin can yakar kıskanırdı güllerin,
Mahmur mahmur bakışıp çekip gittin kara kız.

Ay parçası mor çiçek atlastan eteklerin,
Alev alev sevdamız yakıp gittin kara kız.

Visalın yalan mıydı ne oldu cilvelerin?
Sevdamızı ateşe döküp gittin kara kız.

Huri miydin melek mi mest etti gelgellerin,
Yudum yudum içmeden akıp gittin kara kız.

Senin olsun peteğin çiçeklerin balların,
Kovanıma çomağı sokup gittin kara kız

Muammaydı Ömer’e mektupların pulların,
Ciğerimi kökünden söküp gittin kara kız

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Tut Elimden

Gözyaşlarım ateşinde yeşerir
Mecnun gibi boş dağlara ağlarım
Ateş söner dört biryana dem verir
Yokluğunu yokluğuma bağlarım

Muhabbetin merhem olur yarama
Engebeler engebeyi öteler
Çile varsa büyük vuslat var ama
Yokuş biraz aşılmıyor tepeler

Gözlerimi gözlerinle boya can
Ve diz çöküp yakınına varmışım
Bu aç ruhum güzelliğe doya can
Sensizliğin kollarında durmuşum

Son şafakta markatına al beni
Korkarım ki başka köye koyarlar
Tut elimden efkârıma sal beni
Sen almazsan sensizlikte yuyarlar

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Neylerim

Çokluklarım hiçliğimi öldürdü,
Tedbirlerim takdirine uymadı.
Bir şey olmak içgüdümü güldürdü,
Gözyaşlarım gözyaşımı yuymadı.

Hâlin arzı ilham katar efkâra,
Teslim olmak yakarıştır O Yâr’e
Şaşıyorum inkârdaki inkâra,
İdrâk edip bu ben beni duymadı.

Ağalarım paşalarım beylerim,
Ben kabımın nispetinde söylerim,
Geçmiş geçti gelecekte neylerim,
Ümit korku beni rahat koymadı.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Meram Eyle

Gözlerin ham zümrüt, bakışın mahzun
Görür gibi konuş kal harem eyle
Ve naz kapısından birkaç sitem sun
Yanmasın yüreğim al verem eyle

Ben senden pürmelâl sen ise benden
Sakladın kalbimi ta ki o günden
Gövdem ölüm solur sanki kökünden
Benli öfkeleri sil kerem eyle

Yokluklar çektirme dayanamam hiç
Ben bulut gibiyim sen bir kırlangıç
Nergis tarlasında vuslat suyu iç
Aşkın tozlarından kül dirhem eyle

Yârenin gözleri yarasındadır
Kırağı göğsümün haresindedir
Ne varsa kalbimin arasındadır
Hep benim ateşim ol haram eyle

Yüzün bana dönüp Uludağ’a bak
Sükûta sarmala gözyaşı bırak
Peşimden koşuyor malum kaydırak
Bakışın saklayıp gül meram eyle

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bizim Kadınlar

Bir başak gibi rengârenk fasıl fasıl
Gözbebeklerine bakınca yüreklere hükmeden
Öfkesiz mahzun ve şefkat pınarı
Erzurum’da Nene Hatun
Yanık kışlada Kara Fatma
Yağmur gibi yağar
Mücahit yüreklereMecnuna Leyla, yuvaya eş
Duada anne katığımda aş
Elâ maviliklerde hüzün
İyi günde yâren
Kötü günde saran
Yol, yoldaş bitimsiz
SevdaGözyaşında demlenen ötenin ahengiyle
Bakışları kusursuz
Kutsalların fevkinde
Bizim kadınlarKadın
Kalbim karım, hep varım
Yârim gözyaşlarım
Çığlıklarım
Gözleri mühürlüm
Dinmeyen sızım, eskimez kavgam
Ambarda eleğim sırtımda yeleğim
Firdevs’te meleğim
Elim ayağım yüzüm bahar kışım yazım
Ümidim öfkem çoğum azım
Kızım annem kardeşim
Alın yazım dua pınarım
Yoldaşım, sevgilim, sırdaşım her şeyimBir de kadın var
Bakışında umutsuzluk
Tarlada işçi, evde aşçı sırtında sopa karnında sıpa
Küfeler dolusu dert yükü,
Ne yavuklu diyeni, ne ahbabı ne yeğeni
Varoşlarda nedametli, burjuvada pek heybetli
Caddelerde ağlamaklı, şafakta namlu gibi
Canım anam nidası
Ve peşinde haydutlarAh güzelim kadınlar bakışları zümrütten
Kimi iffetten şalvar kimi yemeni giyer
Şefkatiyle yıkayan duasıyla bezeyen
Gâh yaşmaklı anadır,
Gâh isimsiz kahraman
Bizim kadınlar

09.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşka Koşan

Ağlamaklı hâlim özlemim neye
Sen nerelerdesin senin hüznün var
Olmuşum pranga mahpushaneye
Yüreğim virane derin sızın var

Yeşerir kururum söyle neyim ben
Unutmuş gülmeyi meşgaleyim ben
Madem aşka koşan divaneyim ben
Hele gel haber ver bana sözün var

Firavun sokaklar kızıl karası
Mavzer gibi tıpkı hasret yarası
Gözlerin gözlerim meçhul sonrası
Ne zaman uyansam yokluk izin var

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ruhumu Sular

Sen gri tebessüm, bense hep çile,
Sevinç hüzün keder kimden yadigâr!
Yaşımı hüznüme saklasam bile;
Gerçekte acının derin izi var.

Derdime yol buldum hicran iziyle,
Bak heder olmuşum yalan mı söyle.
Aşkın yumağıyla, varlık gözüyle,
Kalbine hükmeden, filan mı söyle!

Gözyaşın, sitemin yakarışların,
Gecemi, günümü, rüyamı sardı.
Çok şeye gebedir ses verişlerin,
Gelir mi bilmem ki zamanın ardı.

Hem beni ararsan gözyaşına bak,
Duygunun hem demi bağlar hayata.
Acı bir melodi yaşlar muhakkak;
Geç kalmak elde mi, bizde mi hata!

Umuttan azâde, açma arayı,
Yüzünün neşvesi ruhumu sular.
Sen benim gönlümün, sükûn sarayı,
Emekle boy verir yüce duygular.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ağlayacaksın

Gerçek hislerinle terki derince
Şekli ifşa edip ağlayacaksın
Kalb-i dudaklara zannın sorunca
Farkı fark eyleyip ağlayacaksın

Klasik ya her şey, rüya düş idi
Görmez gayyaları zihnim üşüdü
Mânasız ifade neyin çeşidi
Sözü itekleyip ağlayacaksın

Eşarbı süs etme mor saçlarına
Nankörlük engebe miraçlarına
Şiir yorumlarsın sertaçlarına
Keşke zikreyleyip ağlayacaksın...

Şey olmak her şey mi, ve gelip gider
Gayesi ney olan ney çalıp gider
Hevası hep olan aldanıp gider
Zaafın yoklayıp ağlayacaksın

Şak şak olsun arzu emel niyetin
Ebedi ömrü mü vermek diyetin
Varlığın yokluğun hüsnüniyetin
Bir gün terk eyleyip ağlayacaksın

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Elif

Kemâl-i insafla şakıyacağım,
Yaşayan Leyla mı bilmem ki Elif.
Her gece ruhuma okuyacağım,
İnkişaf etmese olmam ki Elif.

Bütün sıfatların tüm sergisini,
Yunus Emrelerin aşk türküsünü,
Tıbbiye bakışı ve görgüsünü...
Sensiz gurbet elden gelmem ki elif.

Dün rüyamda gördüm nazlı resmini,
Yıldızlara sardım astım ismini,
Yağmurlara sordum yoksa küstü mü?
Yağmurlar gözyaşım silmem ki Elif.

Utandım yutkundum bak yüzüm kara,
Sensiz Lokman gelse geçmez bu yara,
Kendimi atarım vallah Hazara,
Yesinler yunuslar kalmam ki Elif.

Elif doğruluktur Kuran hazine,
Elif nazlanıyor bakmaz gözüme,
Elif gül diyorum bir kez yüzüme,
Elifsiz gülemem, gülmem ki Elif.

Rüyada buluşsak gelsen bu gece,
Rengârenk bakışsak gülsen bu gece,
Yaşımı saçınla silsen bu gece,
Ümitle yaşarım ölmem ki Elif.

Micingirt kurudu yaşım masamda,
Yüreğim ağlıyor ağlamasam da,
İzmitten Baküye selam desende,
Sahipsiz selamı almam ki Elif.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Kara Sevda

Sessizlik rengârenk sardı bendimi,
Her kime sorarsam der kara sevda.
Ararım kendimde kendi kendimi,
Günbegün ömrümü yer kara sevda.

Bazen nefsanîdir bazen insani,
Bazen mecnun gibi bazen Sümmani,
Bazen Yunus olur bazen Reyhanî,
Sen nasıl âşıksın der karasevda.

Geceler yanıyor ben yanıyorum,
Hummalı bakışıp utanıyorum,
Tebessüm edince uyanıyorum,
Kararmış kalp gözüm kör karasevda.

Seherde sevdalar hakka bürünür,
Nağmeler tüllenir eşya görünür,
Âşıklar buluşur ruhlar arınır,
Cemale hayransa nur karasevda...

Alev alev hüznüm sihirli serap,
Bazen buğu buğu bazen ıstırap,
Sevdamı vuslatla buluştur Ya Rab!
Beni ak kefene sar kara sevda.

Benimki gördüğüm bir tatlı düştü,
Huriler gılmanlar cinler üşüştü,
Ömere sevdalı bir peri düştü,
Bulmuşum leylamı ver karasevda.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Meçhul Gibi

Aşkın sütununa kazdım ismini,
Teberrük misali, gizledim seni
Gözyaşım boyayıp çizdim resmini,
Vuslatı giydirip sözledim seni.

Uzat yüreğini ses ver sesime,
Sebebin sormadan his ol hissime,
Bari sitemkâr ol son nefesime,
Bir bilsen ne kadar özledim seni.

Tılsımlı oyunun kader setinde,
Zerrecik bir leke yok iffetinde,
Aşure gününde Binbir Hatim’de,
Sükûta yaslayıp gözledim seni.

Dinmedi içimde kahreden hüzün,
Ölüm soluyorum sezdirmeksizin,
Tahtası olsaydı aşk kabrimizin,
Aşkın gizemiyle giz’ledim seni.

Sebebim tükendi mecalim geçti,
Bu akşam üstümden kaç ölüm geçti,
Gece yarıladı ecelim geçti,
Hep bir meçhul gibi izledim seni.

05.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Leylâ

Rengarenk bakıştık gamzeleri gül
Bir Leylâ sevmişim ama ne çare
Mecnunun olayım içime dökül
Terk etti poyrazda kattı rüzgara

Goncası yakuttan açan gül gibi
Fistanı cümbüşlü dili bal gibi
Koşuşu yorgun su bazen sel gibi
Bir selam söyleyin o gülizare

Bambaşka ilhamla geldi bir gece
Gözleri sürmeli güldü bir gece
Hüznünü içime saldı bir gece
Her yanım ayrılık her yan biçare

Emsalsiz bu dilber sanki mücevher
Sevdanın adıymış meğer bu cevher
Meltemi gülüşü bir ömür değer
Mor pembe düşlerim kaldı avare

14.03.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sevda Ateşleri

Şu sevda ateşleri
Gönlümün gözyaşları
Hayat suyu bakışı
Duvaklıdır kışları
Şu sevda ateşleri...

Etrafımda adamlar
Cıvıl cıvıl kuşları
Çığlık içime damlar
Mecnun ya da eşleri
Şu sevda ateşleri...

Pek hüzün köşkün dibi
Çatık gibi kaşları
Surat aynı ben gibi,
Tasa yağar yaşları
Şu sevda ateşleri...

Bazen ne kadar yakın
Benle sobe taşları
Beni bana bırakın
Belki tâlih işleri
Şu sevda ateşleri...

Şahittir Hünkâr Köşkü
Şahit köşe taşları
Sarar yemyeşil aşkı
Kuğu gibi dişleri
Şu sevda ateşleri...

Rengi renklerim tutmuş
Terk ettim üç beşleri
Kalbi kalbimi yutmuş
Düşlerimdir düşleri
Şu sevda ateşleri

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sevdiklerim

Kazılacak bir gün adım,
Ne diyecek sevdiklerim.
Yaklaşıyor adım adım...
He diyecek sevdiklerim.

Yüreğim var ellerinde,
Ye diyecek sevdiklerim.
Kalayım mı kollarında,
Yo diyecek sevdiklerim.

Namahrem hem helalime,
Na diyecek sevdiklerim.
Hazan düşer melalime,
Ya diyecek sevdiklerim.

Elvedâ der yâren canlar,
Ve diyecek sevdiklerim.
Azrail ve şadırvanlar,
Bu diyecek sevdiklerim.

Teker teker, birer birer,
Hu diyecek sevdiklerim.
Toprak rüzgâr ibrik su ver,
Su diyecek sevdiklerim.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sır

Yollar uzun dere yokuş,
Nere Micingirt, Micingirt!
Koş yorulma kanatlan koş
Vara Micingirt, Micingirt!

Vakit miat hesap tek tek,
Çile gerek emek gerek,
Candan öze demek gerek,
Çıra Micingirt, Micingirt!

O benimle benimle sır,
Zihnim yanık ruhum kısır,
Kimler yandı sor kaç asır,
Sora Micingirt, Micingirt!

Mevzu uzun konu derin,
Cilvesidir hep kaderin,
Ezel ebed kafa yorun,
Yora Micingirt, Micingirt!

Deş yaramı yaram azsın,
Deşmez isen eremezsin,
Sebat yoksa varamazsın,
Yâre Micingirt, Micingirt!

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vurgun Gibiydin

Nur topu bebeğin büyümüş meğer,
Gösterdin uzaktan dargın gibiydin.
Edepli bakışın dünyaya değer,
Dertleri sırtlamış yorgun gibiydin

Mor pembe günleri unutsam keşke,
Yönümü çevirdim uhrevi aşka,
İffetin endamın bakışın başka,
Selamı verince kırgın gibiydin.

Tebessüm edince biraz hislendim,
Yıllarca gönlümde "kurban" seslendim,
Himmetle sabrettim aşkla beslendim,
Tüllendi sessizlik durgun gibiydin,

Ne dedi bu mecnun bilmem ki küstün,
Dua et deyince bir ara sustun,
Kardeşçe dertleştik poyrazca estin,
Hüzünle burkuldum gergin gibiydin

.Ekinci tükendim bak perde perde,
Mevla düşürmesin Lokmansız derde,
Şifaa’yı aradım zamansız yerde,
Elveda deyişin... Vurgun gibiydin.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________


Gecenin Türküsü

Rüya düştü gece gitti desen de,
Tekrar sardı hislerinin büyüsü.
Yalnızlık yok, sen bendesin ben sende,
Ağır olur, sensizliğin öyküsü.

Keşke güneş doğmasaydı kal biraz,
Tebessüm et, yüreğime şiir yaz.
Rüyalarda var mıydı hem itiraz,
Tadımlık düş,şairlerin uykusu.

Ruhunu aç, gerçek mana ser gelsin,
İşvelerin duyuşumu ne bilsin.
Rüya bu ya hissiyattan sebilsin,
Senin değil bu, gecenin türküsü.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gel Hele

Ne bakarsın yağmur gözlüm yüzüme
Vuslat zamanıdır durma gel hele
Sevdam büklüm büklüm inan sözüme
Ceylanî bakışla vurma gel hele

Menekşe bakışlım bumu kaderin
Kalbim hicran yüklü sevdam çok derin
Ya beni öldürün yâ da gönderin
Eteği sırmalı durma gel hele

Adın billur billur yazdım dağlara
Vallah yar etmezem başka sağlara
Sensiz hazan düştü bütün bağlara
Kolları burmalı yorma gel hele

Kumru gibi, tutsak oldum hem sana
Kömür gözlüm sensiz öldüm ben ama
Mecnun neymiş leyla kimmiş sor bana
Yaralı kalbimi kırma gel hele

Gel beraber acı çorba içelim
Aşk yolunu Yunus gibi seçelim
Bu diyardan o diyara kaçalım
Ölmeden bedenim sarma gel hele

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sırdaş

Bu hayat daima keder acının
Nasibi tedbiri harmanı yârım
Yarası bende yok aşk ilacının
Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım

Hislerle yeşeren olmak niyetim
Avam meclisinde dinle beni can
İnan tartışılmaz hüsnüniyetim
Sendeki ben var ya seni haykıran

Kim kimin sahibi dünün bu günün
Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe
Kalanı bana ver kısa ömrünün
Hayret seyir sükût ifşa iç içe

Farkında mısınız hep deli diye
Delinin halinden deliler anlar
Cürümü düşündüm döndüm geriye
İdrakten idrâke çarpan vicdanlar

Hep hüzün saklarım şiir deyim de
Hep acı üretir bendeki resim
Azrail bekliyor beni köyümde
Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim.

Izdırâbım çok,derdim çok ama
O’nu bekliyorum gözlerimde yaş
Yönelişi düşün sakın ağlama
Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş

20.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Âşk

Beynimi çiziyor gecenin izi,
Katiyen terk etmez sabaha kadar,
Uğultuyla alır ifademizi,
Beklenen âşk sanki, titretir yer yer.

Rahmetin eşiği, âşk var daha ne,
Hakiki aşklarda eşya bahane,
Âşkla ağlamıştı Behlül-i Dane,
Âşkın gözlerini öptün mü şair.

Âşkla parıldarlar bütün ışıklar,
Teveccühe durur coşar âşıklar,
Zaman irfan ihyâ, kırışıklıklar,
Âşığa aşk başka güzellik verir.

Beni unutturur, benimle eser,
Bazen benden uzak bazen beraber,
Öyle bir hâldir ki nefesim keser,
Dört yanımı sarar, yakar kavurur.

17.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Acı Izdırap

Bir zamanlar rüzgâr olup estin de,
Hasretle savrulan "keşke" ne oldu?
Gözyaşlarım desem gönül testinde,
Bilmem ki o tulû aşka ne oldu.

Sessizce geriye bir dönüp bakın,
Geçti artık tafra nazı bırakın,
Hiçliğin sesiyle al kına yakın,
Gönlündeki zümrüt köşke ne oldu

.Füsunlu köşkünde sürdün mü devran,
Öteye sevdalı dost gibi davran,
Sevdaya boyanmış bu senin eyvan,
Aşk acı ızdırap başka ne oldu.

04.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Değil

Öyle yanıyor ki; yüreğim elle,
Ölüm varlık deyip koştum ecelle!
Zevkusefa tatmin aşk değil bil ki
Bu nasıl bir düzen, nasıl mecelle!

20.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Gemisi

Olmuyor artık deme,
Ufukta,yavaş yavaş.
Tek çizgisiz hengâme,
Hakikat kalpten savaş.

Ağla inle yan her gün,
Mateme kat gölgemi.
Ben tevekkül sen hüzün,
Aşk gemisi bu gemi...

11.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Gerek

Aşk, açmış ellerini eşyadan elenerek,
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman...
Aşk, büyülü asuman her bahçeye aşk gerek,
Aşk, ölümsüz taht elbet, aşk evlad-ı fatihan,
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman...

Aşk, açmış ellerini eşyadan elenerek.
Aşk, Leyla’nın ötesi, Leyla değil aşk gerek.
Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu,
Bülbül neymiş, gülde kim, yolcu kimmiş, ey zahit!
Çözülüş aşk iç içe, üç beş yükseliyordu.

Aşka kement vurulmaz, her an iklim müsait
Bülbül neymiş, gülde kim, yolcu kimmiş, ey zahit!
Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu.
İçimdeki o mana müthiş yükseliyordu.
Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı

Gerekirse her gece sessizce, ağlayarak...
Bahar, böcek, çiçek, taş, yer, gök ve yıkık köşkü
Bahtsızlara anlatsın tekrar şaha kalkarak
Gerekirse her gece sessizce, ağlayarak...
Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı.
El değmemiş besteyle, sihirli müthiş köşkü.

16.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk İle

Zarif bir esinti hep ne kadar vakur
Sanki birçok türkü içime yüklü
Lalezar yüreği bakışları nur
Nazarı ruhumda köklü mü köklü

Tebessüm okşuyor aşk ile tek tek
Vuslat dedikleri bu olsa gerek
Hâl ile hisseder besbelli gerçek
Manzara rengârenk nizam ahenkli

15.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk mı Desem

Eli çocuk gibi değdi elime
Vuslatı sevinci şevki hesap et
Gönlümün arzusu tek bir kelime
Aşk mı desem buna belki aşk ebet

Salmışım kendimi koşarım yokta
Sevda çiçeklerim birde kelebek
Acaba yakın mı meçhul son nokta
Sahilsiz korolar kayboldu tek tek

Bendeki sevdalar hem kimin sesi
İçimde sakladım ben bu duyguyu
Toplayın başıma gelsin herkesi
Bağrını bağrıma açmadan kuyu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Olmasaydı

Gözleri zümrüt taş kaşları yaydı,
Mahzun bakışları renk renk Leyla’ydı.
Apayrı mâna var gün gün yeşerir
Gözde yaş olur mu aşk olmasaydı?

28.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Ve Vuslat

Aşk ve vuslat iç içe, belki bir tatlı savaş
Sessiz sessiz derinden, günbegün birikiyor
Sende buldum kendimi usulca yavaş yavaş
Biri elimden tutmuş, beni sana çekiyor

03.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Yaralasın

Huzur sevgi nefret birde tevâzu
Tefekkür gerçeğin sessiz avazı
Bende ki yanışı fark edemedim
Çok şeyi idrâktir belki bu mevzu

Ömrü ziyan ettim say sıralasın
Şöhret varlık riya acz karalasın
Aşkı neden hep ben terk edemedim
Beni Leyla değil aşk yaralasın

22.03 12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
_______________________________________

Aşka Koşan

Ağlamaklı hâlim özlemim neye
Sen nerelerdesin senin hüznün var
Olmuşum pranga mahpushaneye
Yüreğim virane derin sızın var

Yeşerir kururum söyle neyim ben
Unutmuş gülmeyi meşgaleyim ben
Madem aşka koşan divaneyim ben
Hele gel haber ver bana sözün var

Firavun sokaklar kızıl karası
Mavzer gibi tıpkı hasret yarası
Gözlerin gözlerim meçhul sonrası
Ne zaman uyansam yokluk izin var

31.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşkım Ağır

Sus gönül sevdim derdimi,
Beşikten mezara kadar,
Nefsim azgın gem vurdumu,
Can düşer bizara kadar.

Aşkım ağır ruhum dalar,
Ben mecnunum yar leylalar,
Sihirlidir bu sevdalar,
Götürür nazara kadar.

Nefis sırtlan hem yenerim,
Çaldım taşa var hünerim,
Tabut gelir ben binerim,
Ölüm yok huzura kadar.

Ruhum eser üfül üfül,
Allak pullak titrek sefil,
Hem acemi hem de ehil,
Ümidim Hızır’a kadar.

Yılan soksun bu dilimi,
Zillet etti son halimi,
Kimse bilmez melalimi,
Avamdan vezire kadar.

Hak Teala hayreylesin,
Ömer aşkla seyreylesin,
Hal söylesin dil dinlesin,
Susarım mezara kadar.

12.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşkın İlacı

Hikmet, ötelerden yemin var asra
Dolaş sahraları düşündükçe yan
Seni arıyorum gözlerimde kan
Yeşerir yazdıkça seni her mısra
Ölümün deresi sensiz bu cihan

Yer yer netâmetli ama huluslu
Varoşlar bilirim usta duacı
Sabır taşlarıdır aşkın ilacı
Zihnim berrak gözler bulanık puslu
Kendime hükmedip susmak ne acı

17.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşkıyla Sarhoşum

Dalga dalga mehtap baktım yüzüne,
Bu gün ben bir hoşum deyme keyfime.
Tılsımlı tebessüm daldım hüzüne,
Aşkıyla sarhoşum deyme keyfime.

Nakış nakış ruhum nazar bitince,
Son buldu seherde horoz ötünce,
Çorbalar dualı kaşık atınca,
İçmişim bir hoşum deyme keyfime.

Edep büklüm büklüm vefa yerinde,
Şeytan esir olmuş yok içlerinde,
Çaylarda demlenmiş içtim serinde,
Ruhumla doymuşum deyme keyfime.

Bu nasıl güzellik gelgelli töre
Sahabe bakışlı ermişler sırra
İstikbal burdadır burda tek çare
Âşıklar bulmuşum deyme keyfime.

Bu dünya fanidir faniler duyun!
Köpükten saltanat sırlı bir oyun,
Kadem bastım sırra değişti huyum,
Ölmeden ölmüşüm deyme keyfime.

Mahşer uğultusu gelmez gülmeye,
Öldürdüm ölümü geldim ölmeye,
Yeterki kul hakkı Ömer gelmeye,
Helâllık almışım deyme keyfime.

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşklar

Baharlar serüven, yaz sonları dem,
Çok şey düşündüren sevdalar merhem.
Şehvetle kutsanmış yalan aşkları;
İstemem arkadaş, yıkım istemem!

19.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşklarımız

Gürül gürül marifet
Ariftir aşklarımız
Yudum yudum zarafet
Zariftir aşklarımız

Anadolu’m bağrıdır
Kıblesi hep doğrudur
Leylalara çağrıdır
Tariftir aşklarımız

Dünya-ukba kâresi
Sihirlidir yöresi
Milli ruhtur töresi
Ma’riftir aşklarımız

Neşvesi var Ömerde
Lokman olur her derde
Orkestra hoş bu yerde
Girifttir aşklarımız

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bakışın

İhlâsın renkleri sendeki hayâ
Bakışın yeterli beni ihyâya
Hislerin büyüsü apayrı bahar
İbrişim örülü sendeki maya

Bulut gibi yüzün benzersin aya
Sensizlik içinde başladım Hayy’a
Hep, hiçlik uğruna meçhullerim var
Ve O’na sığındım Emri Rızâ’ya

07.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bekleye Bekleye

Gel hele can yavaş yavaş,
Soldum bekleye bekleye.
Bağrım yanar kurudu yaş,
Öldüm bekleye bekleye

Ne güz gördüm nede yazı
Kalbim kırık dinmez sızı
Mevlam kavuştursun bizi
Daldım bekleye bekleye.

Duygularım çok karışık,
Hele söyle yok mu ışık,
Bir dargınız bir barışık,
Kaldım bekleye bekleye.

Düşe kalka yaşıyorum,
Kebap oldum pişiyorum,
Anlasana üşüyorum,
Buldum bekleye bekleye.

Bakışların hem göründü,
Ruh dinlendi dem göründü,
Gözlerim yaş nem göründü,
Sildim bekleye bekleye.

Gel hele gel yaramı deş,
Sen meleksin sen nurlu eş,
Yanıyorum alev ateş,
Geldim bekleye bekleye.

09.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________



Sen Bendesin

Canım sana can olsun
Sözümüz Kur’an olsun
Gözyaşım dört biryanda
Yeşerip yâren olsun

Ömür denen caddede
Sen ben birde seccade
O efsunlu harmanda
Yaş dökelim hacca de

Gezme rüya içinde
Vakur nazlı biçimde
Talih gizli ummanda
Deliyim de, hiçim de

Hem acaba desen de
Renkler aynı desende
Yürek sesi beyanda
Sen bendesin ben sende

Ömer Ekinci Micingirt


Vuslat Nağmeleri

Mahzun gözlerine kurban olduğum
Gözyaşım ateşi söndü seninle
Sen bendesin yüreğim sen bildiğim
Pervaz eder ruhun döner benimle

Yamaca yürüdük kaldırımlar taş
Sessizce beraber git diyene dek
Yeşil bürümüştü beni arkadaş
Ben bir yorgun yolcu sense kelebek

Göz göze gelmiştik yanağında ter
Zümrüdî bakışın durgun elemli
O sendeki hüzün bana da yeter
Vuslat nağmeleri renginden belli

Ömer Ekinci Micingirt

Yüreğini Ver

Güz yüreğim sende açtı baharı
İçine sığmayan bir koruk tayım
Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı
Hem sende kendimi aramaktayım

Hüzün ikliminde gel sen hoş olur
Ruhum doğar bahar olur kış olur
Elin tutsam taşlar erir tuş olur
Yüreğin ver yüreğimde tutayım

Ömer Ekinci Micingirt


Beni Bekliyor

Yorgun bembeyaz melek,
Renk renk, beni bekliyor.
O bambaşka kelebek,
Başka türlü geliyor.

Bakışları pek derin,
Benimkinden ileri.
Yeşilim tepelerin,
Eriyen huzmeleri.

Gider endişesi var,
İnim inim şiiri.
Beni, hep beni arar,
Beni sarar her biri.

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkım Sen

Hıçkırıklarımın sebebi sensin,
Bendeki Leyla sen, Aslı’da sensin.
Kapıldım poyraza, ne dense densin,
Yemyeşil yayla sen, süslü de sensin.

Sen hem şefkat suyu dağda türkümsün,
İdrakte pervazım, şuûr hırkamsın,
Kokun kekik tadı ziynet farkımsın,
Ölümsüz sevda sen, yaslı da sensin.

Seninle her zaman senin hiçinde,
Körkütük gibiyim başka biçimde.
Kaybetmek tek korkum, azap içimde
Biçilmez paha sen, misli de sensin.

Bendeki ağrılar sende hep yara,
Cennet gölge oldu senli dallara,
Uzat ayakların vuslattır yâr’e
Mis kokan oya sen, mislide sensin

Duâ, ötesini kimse bilemez,
Senli yazgılarım,sensiz gülemez,
Aşkım sen sevgi sen, sensiz olamaz,
En nezih ana sen, faslı da sensin!

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ben Senin

Gözyaşlarım çoktan çokladı hiçi
Gelirim sen gel de gelemezsen sen
Arzuhalim sana canımın içi
Silerim gözyaşım silemezsen sen

Ateşine yansam ruhum yeşerir
Kalırım köz olup kalamazsan sen
Yüreğin dupduru mum gibi erir
Bilirim ben seni bilemezsen sen

Yürüyüşüm sana sen endişesi
Ölürüm yolunda ölemezsen sen
El âlem, yadlara etme itibâr
Olurum ben senin,olamazsan sen

01.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Akşamüstü

Yağmurla gürleyip bulutla inle,
Beni de dâhil et bükülsün aşkın.
Yakala hüznümü mor gözlerinle,
Hüzün damlaları süzülsün şaşkın.

Bu başka hâsılat gençliğim yedi,
Çok şeyler görürsün dön bana bak da.
Ve derin sonsuzluk hep örseledi,
Saatler yılları uğurlamakta.

Var olan yok olan yakılan benim,
Yokluğun çığlığı rüyalarımda...
Hesap ırmağına dökülen benim,
Titrek yakarış var, dualarımda.

Aynen yaprak gibi rüzgâra karşı,
Seherler üfürür zâr zâr yandırır.
Geceye bağlarım yedi kat arşı,
Bir deli uykudan hep uyandırır.

Sükût ne beklersin gel beni sustur,
Yüz vermez garibe neden ki sustu.
Her şey O’na ait O’na mahsustur,
Dayanır kapıya bir akşamüstü.

22.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Rüya Yüzün

Taptaze büyülü bir rüya yüzün
Doğrusu seninki nurdan musiki
İçimde çarpıyor rengârenk hüzün
Her gece üflüyor sanki bir iki

Göründün bir ara her halin enfes
Tıpkı Leyla gibi şive ve nefes
Gizlice yaklaştın kıskandı herkes
Bu sevda çok derin öyle derin ki

Hurimi melek mi kız senin adın
Göz göze duygular süzdün anladın
Yüreğim senin ki senin aşk vadin
Bu garip deliye hem sitem neki...

26.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gözlerin Gizemi

Bu bendeki neşe sevinç aşk senden
Gözlerin gizemi ah neler neler
Sen beni çıkardın küflü mahzenden
Hem yaşanmışlıklar kimi örseler

Yalnızlığa değer seni bulduysam
Dokunur ruhuma rengi simânın
Ne zaman bir yerde adını duysam
Çığlığı olurum sensiz zamanın

Yelken açıyorum masumca her an
Coşkulara doğru "keşke"li yorum
Bambaşka yaratmış seni yaratan
Bütün engelleri lanetliyorum

29.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Tenha Duygular

Bir kere gülümse renk renk yetecek
Büyüle bu anı naz etme gayri
Islak hüzün salma gam tüketecek
İstersen sen benden söz etme gayri

Ses ver gel arada unutma derim
Tıpkı rüya gibi hele ellerin
Sensizlik sarınca gurbet ellerin
Dumanım tütüyor köz etme gayri

Gece hep yemyeşil uykularım mor
Yine meltem sardı ruhum eriyor
Sessizce süzül git hecelere vur
Tenha duygularla hazzetme gayri

02.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Hal Oldu

Zaman zaman senle senden ziyade
Nedense hep sessizliğin yaralar
Tefekkür mü yüzündeki ifade
Beni sarsa bu sendeki veralar

Bir selam ver aylar geçti yıl oldu
Gözlerim bak yüreğine dayanmış
Unutma ki senden bana hal oldu
Deme sakın benim için kim yanmış

Uçuşuyor kelimeler heceler
İçimdeki nağmelere yer arar
Ses veriyor sensizlikten geceler
Neden bilmem bu mevsimler şivekâr

Peşin söyle hal diliyle sözünü
Vuslat tütsün hemdem ile ufuklar
Gölgeleme gün görmemiş yüzünü
İkliminde buluştursun şafaklar

16.06.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Niye Yazdım

Gökkuşağı yüzün yine bu günler,
Bunu niye yazdım bilmem ne diye!
Yosun tutmuş mevsim sensiz sürgünler,
İçim yanar söner öldüresiye.

Bir başka ruh bu tatlı bilmece,
Leylalara inat benzer huriye.
Karanlık ağartıp gelme her gece,
Geceyi gündüze döndüresiye.

Taptaze heyecan bazen perişan,
Bülbülün dilinde oldum mersiye.
Bir başka akıbet bekliyor her an,
Düşmekte yâr yolu baktım geriye.

Ümit, korku, sevinç aynen sen gibi,
Hayale takılıp bindim terkiye.
Düşe kalka yürü göründü dibi,
Ben beni terk ettim sonsuz türküye.

Benlik ateşinde benim muhakkak,
İçinde olanlar benden hediye.
Yıllarca koşturduk sessiz sessiz bak,
Sadece ilham ol bu serseriye

Ömer Ekinci Micingirt

Öyle Özlüyorum ki

Acilarim gözümde saklanmislar kendince,
Sessiz sessiz bekleyip öyle özlüyorum ki.
Gecelerim terk etti gündüzler de gidince,
Zamani itekleyip öyle özlüyorum ki.

Vuruldum sürmelere, inliyorum kederden
Melalimi sormayin, ümitvarim O yardan,
Hislerim pek karmasa, belki yazi kaderden,
Sabrimi yedekleyip öyle özlüyorum ki.

Avuçlasam zamani her dem etsem temasa,
Yapayalniz gizlice el ele ve bas basa,
Benim olur kâinat yedi kat bastanbasa,
Takatsiz emekleyip öyle özlüyorum ki.

Sen gittin ya efendim ümmetin pare pare
Gözyasi öbek öbek mahsun mazlüm biçare
Iki cihan sultanim,sen sefaat sen çare
Bir teselli bekleyip öyle özlüyorum ki.

Sevdalarim rengârenk kosturdum adim adim,
Yara bere her yanim arsa çikti feryadim,
Belki de son bu gece, Micingirt çok agladim,
Yasima yas ekleyip öyle özlüyorum ki.

Ömer Ekinci Micingirt

_______________________________________

Çocuksu

Tüm zamanlar rüzgâr olup estin de
Ben sana savruldum tuttum ellerin
Gözyaşlarım saklı gönül testinde
Hislerime kattım esen yellerin

Bulutlu yamaçlar, döndük inişe
Sonsuza sevdalı sevinç endişe
Salmıştım kendimi bütün peş peşe
Eyyûb-i sabrım yok, uzat kolların

Dua derinliğin içimde her an
Şefkatle çarpıyor çocuksu sîmân
Ne gösterir bilmem sevgilim zaman
Ruhuma dökülmüş sıcak ellerin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Canım Peygamber

Sensiz yer gök mahzun, suskun beş kıta,
Kan yağar ümmetin avuçlarına.
Mahlûkat yaş döker, sensiz hayata;
Kokun sal kalbimin ta içlerine!

Ve idrak ötesi nur sözlerinden;
Vazgeçmem vazgeçmem vazgeçmem hâşâ!
Beni de öyle say, öksüzlerinden,
Kıstır yanağımdan, başımı okşa.

Senli her tebessüm ebedin nuru,
Seni hissedenler şad olur ancak.
Sen çöle dökülen aşkın yağmuru,
Aşk ile o yağmur tekrar yağacak.

Gül yüzlüm sen nerde hayâlim nerde
Gam keder üzüntü hep seni sordum.
Beraber olduğun kuru hasır da;
Cehlime bürünmüş taş soruyordum.

Taşlar ağladılar, taşlara inat,
Acı yedi boğum, yaş misk-i amber.
Bu garip ümmetin kime emanet?
Kavuşmak ne zaman, canım peygamber!

Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Ekinci Micingirt (omerekincimicingirt)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


Seslendiren:Ilgar Çiftçioğlu

AŞK ŞİİRLERİ 1 Sesli Şiiri

Not:Sesli şiirin yüklenmesi dosya büyüklüğüne ve internet hızınıza bağlı olarak zaman alabilir.
Şiir seslendirmesini yapan Ilgar Çiftçioğlu hakkında eleştiri yazıp okumak için tıklayın
Sesli Şiiri İndirme Sayfasına Gitmek İçin Tıklayın.

1. Yukarıdaki linke mouse sağ tuşla tıklayın.
2. Save Target As / Hedefi Farklı Kaydet seçeneğini seçerek dosyayı bilgisayarınıza kaydedin.
3. Yüklediğiniz sesli şiiri bilgisayarınızda dinlemek için mouse ile çift tıklayıp çaldırabilirsiniz.


 Yorumlar
 ümrantokmak
 
05 Ekim 2006 Perşembe 14:19:56
Tebrikler...

saygılar.

 chnnmkiz
 
05 Ekim 2006 Perşembe 13:34:09
Ömer''im Hak için zevk verir cefa
Başımı kesseler bir kaç bin defa
Der elhamdülillah yaparım ifa
İslam’da kurtuluş müjde ne deyim


AŞK ŞİİRLERİ 1 şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum