|
|
|

Reyyan-ı aşk
kaldır kaşlarını, kaldır da vicahimi topla, reyyan-ı aşktan sudeyim, dudak eşiklerinde sude ıtlahımı çepeçevre kuşatmış beyhude kudretini kuşan da, İlahi mecazdan şu zamansız rü’yete, dur de!
közü nara dönmüş, efkarı aliye efgan tepesinden seslenip ahaliye hal böyleyken, sarsıp ta mukavemeti çağıralım mı, meftun mefkureleri çağıralım mı, tüm menşureleri içtimaa, hizaya dersin
hilye bozgunu bir şuranın kaçkınlarıyız biz bir parmakta, üst üste takılmış yüzük gibi, ikimiz hazarda, gülerken ağlayabilen, kırkikindiyiz hissi kalbel vukudan sonra, sukuttaki iz dışımız el’as dünya, içimiz derya deniz hasselerin husule geldiği yerdeniz bilaistisna, aşka her demiz
lakin, toprağa dönecek bütün renkler toprak olacak lebi derya, elvah ve beden bir gönül güzelinin kucağında ahenkler bir tebessüm, bin yıllık sulha neden sudeyim, dudak uçuklarında sude ümitsiz, çaresiz ve beyhude kudretini kuşan da, ey aşk! şu fani rü’yete, dur de! ...
Mehmet Sani Özel 03.12.2008
|
|
|
|
09 Aralık 2008 Salı 16:43:25
hilye bozgunu bir şuranın kaçkınlarıyız biz bir parmakta, üst üste takılmış yüzük gibi, ikimiz hazarda, gülerken ağlayabilen, kırkikindiyiz hissi kalbel vukudan sonra, sukuttaki iz dışımız el’as dünya, içimiz derya deniz hasselerin husule geldiği yerdeniz bilaistisna, aşka her demiz
aşk-ı reyyan'dan sevgiler...
|
|
|
|
09 Aralık 2008 Salı 12:07:22
sudeyim, dudak uçuklarında sude ümitsiz, çaresiz ve beyhude kudretini kuşan da, ey aşk! şu fani rü’yete, dur de!
Sus oldum şiire...
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|