
KATYUŞA
________________________________________ Bir müzikle başlıyordu ,KATYUŞA’nın düş sancısı Camlarda çiğan melodilerinin mor çatırtısı. Yalnızlığım uzanıyordu,penguen ülkelerine dek. Yerlerde fal açılmış şekillerin kor parıltısı.
KATYUŞA’nın bakışlarını görüyordum tutkulu İçimdeki arzular sabırsızlanıyordu en bariz Bir şiir mırıldanıyordum O’na ancak dilimce Anlayamıyordu KATYUŞACIK beni çaresiz !...
Ani bir özlem kasırgasıyla bağırıyorumdum ; "Sen kadehimde canlılaşan işte o şekilsin ! " Gel diyordum,gör diyordum,yalvarıp,ağlıyordum Ama KATYUŞA bu meyhaneyi ne bilsin ?...
KATYUŞA hem var,hem yoktu ,sanki ellerimde. Her gün enkazım tüterdi LA BOHEM gecelerinde Bazan da kaçamak buluşurdum gizli yüzlerimle KATYUŞA anlamazdı beni sevişirken ölümümle!...
Gorki düşü ve Goya rengi nü olmuştu derinden O’nu anlıyor,mutsuzluklarını ayıklıyordum ben Raks ediyordu La Bohem’in bulutsu duvarlarında Mutluydu yaşadığı yasakları hiç farketmeden.
KATYUŞA çılgın bir şarkıydı o sıcak tablo da Sere serpe , resmin arkasında ağlıyordu oysa Yarım asırlık yalnızlıklar dolarken kadehime Zehirli bir orkide gibi akıyordu içime KATYUŞA !...
İ.Hakkı Gürcanok 1991 Adana
|
|