Edebiyat Defteri

Her zaman doğruyu söyle; ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın. (Mark Twain)
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
02.12.2008 tarihinde eklendi.
617 çoğul gösterim yapıldı.
413 tekil gösterim yapıldı.
90 yorum yapıldı.
 

   

 

Tinerci Çocuk


(I. Bölüm)

Gecenin alaca karanlığına rağmen
Uykuya hasret gözler ile indim sahil kenarına
Güneş ışınlarını karşılamaktı tek dileğim
Bomboş sokaklar,
Ben, başıboş kediler, köpekler ve kuşlar,
Kıyıya vuran dalga sesleri,
Kumsalı kaplayan hüzün, bir de çöpçüler
Eşlik ediyorlar sanki yalnızlığıma,

Adım adım geziyorum Sinop caddelerini,
Sayıyorum kaldırım taşlarını bir bir,
Bedenim mi yorgun, yoksa dizlerim mi dermansız?
Neden yorgun hissediyorum kendimi?
Neden gözlerim bir bank arıyor oturup dinlenmek için?
Sabahın sessizliğinin içinde,
Neden çığlık çığlığa martılar?
Anlam veremiyorum.

Cebime uzatıyorum elimi,
Sığara paketini çıkartıyorum sol cebimden,
Tek bir dal alıyorum içinden,
Götürüyorum dudaklarıma,
Bir ateş arıyorum, kendimi zehirlemek üzere,
Almamışım ateş yanıma “ Kahretsin” diyorum,
“Çöpçülere sorsam var mıdır kibrit acaba”
Doğrulmaya çalışıyorum yerimden,
“Bende ateş var abla, yakayım mı?
Ama bir tane de ben isterim”
Bir ses,

( II.Bölüm )

Kaldırıyorum başımı sesin geldiği yöne
Şaşkınlık sarıyor beynimi,
Henüz sakalı bile bitmemiş bir çocuk karşımda,
Gözler mahmur, eller titrek, parmaklar kapkara,
Bir yerlere bakıyor ama nereye belli değil,
Manasız gözler, bomboş içleri,
“ Abla bir sigara” diyor,
Versem mi diye düşünür iken, o uzanıp alıyor elimden,
Bir kendine yakıyor kirli parmaklarının arasında,
Bir de bana,
Ve oturuyor yanıma.

“Yaşın” diyorum “yaşın kaç senin”
“On beş ” diyor, “Tam on beş abla”
“ Okula gitmiyor musun sen” diyorum,
“Ne işin var sabahın bu saatinde burada”
“Okul mu, o da ne, ne okulu,
Hayat okulundayım ben görmüyor musun abla?”
Bakışlarında yüreğimi yakan bir acı,
Sokakların çocuğu olduğu her halinden belli,

“Ya öfkelendirir ise sorduklarım onu?”
Bir an düşünüyorum, o ise sigarasını çoktan bitirmiş,
“ Paketi bana ver”
Diyen ses ile arınıyorum düşüncelerimden
Evet ya da hayır dememi beklemeden,
Yerleştiriyor paketi cebine.

“ Nerede kalıyor, nerede yatıyorsun” diyorum,
Bir an masumlaşıyor bakışları,
Acı bir gülümseme gelip oturuyor dudaklarına,
“ Burada” diyor.
“Ha bu banklar, bu çimenler meskenim benim,
Yazda burada yatmak iyi de abla, kışta donuyoruz soğuktan”

(III. Bölüm)

O tebessüm eden dudaklar morarıyor bir anda,
Titriyor sesi, ellerini koyacak yer bulamıyor adeta,
Bir şeyler arar gibi bakıyor sağa sola,
Önce kalkmak istiyor oturduğu yerden,
Sendeliyor, düşmemek için oturuyor yine,
Atıyor elini üstünde kirden parçalanmış çekektin cebine,
Simsiyah bir poşet beliriyor elinde,
Öylesine pis bir koku yayılıyor ki etrafa,
Burnumun direkleri yerinden sökülecek sanki

Usul usul götürüyor burnuna,
Ve yavaş yavaş çekiyor ciğerlerine,
Koku girdikçe ciğerlerine, bir başka açılıyor gözleri,
Her çekişte biraz daha canlanıyor sanki
Korkuyorum, “ ya saldırırsa bana”
“ Korkma abla, korkma gelirim şimdi kendime,
Zararım yoktur kendimden başka kimseye”

“ Nedir o elindeki” diyorum.
“Tiner abla tiner, bazen bali olur beynime girer”
“Neden kokluyorsun bunu “ diyorum
“ Alıştık be abla alıştık, tinerci çocuk benim adım,
Koklamadan bunu yaşayamam artık,
Ana yok, baba yok, kardeş yok, amca, dayı yok,
Bir bu poşetim, bir de sigaram,
Yapayalnız bir çocuğum geçmişine tükürdüğüm hayatta,
Babam, anamın üstüne kuma getirdi, aldı genç bir kadın,
Hükümet nikâhı yapmamış anama, koymuş kapı önüne,
Çaresiz kalmış anam, dönmüş baba evine,
“ Evleneceksin” demiş dedem“Çocuğu bırak yurda”
Bırakmış anam beni yurda adam olsun diye,
Ne ana, ne baba olamadı oradakiler be abla,
Her gün dayak, her gün aşağılanma,
Devlet baba dediler, bizi oraya verir iken
Öz olmadı devlet baba, üvey çıktı be abla”

Dayanamadım kaçtım oradan,
Anama gittim, evlenmiş anam,
Yeni kocası kabul etmedi beni,
O da almadı, alamadı yanına,
Bir dilim ekmek veremedi bana,
Sokakların çocuğuyum şimdi, adım tinerci,
Boş ver bunları be abla,
Karnım aç, varsa paran, atla mangırları abla”

(IV. Bölüm)

İçimde yanan ateş kor kor oluyor,
Sözcükler düğümleniyor boğazıma,
İzin vermiyor hıçkırıklar, dökülmesine kelimelerin
Tutuluyor dilim, konuşamıyorum,
Mani olamıyor kirpiklerim gözyaşlarıma,
Akan her damla yakıp geçiyor düştüğü yeri
Rüzgâra kapılmış kuş misali,
Titriyor dudaklarım bir şeyler söylemeye çalışıyorum,

“ Ağlama” diyor “ adı tinerci olan çocuk
“Ağlama abla, böyle gelmiş, böyle gider,
Ne kadar ağlasak da değişmez ki kader”

Dökülüyor o an kelimeler dilimden,
“Değişmeli” diyorum, “değişmeli bir şeyler,
Geleceğimizsiniz sizler,
Sizin ile başlar aydınlıklar,
Çevirdik küçücük yüreklerinizi harabeye,
Zehirlerdik çıkarlarımız için beyninizi,
Kuvvetimizi denedik her gün bedeninizde,
Getirdik dünyaya sizi, yenik düştük nefsimize,
Bir dilim ekmeği çok görüp attık sokağa,
Korktuk kendi yarattığımız eserlerden
Kaçtık hep bir adım öteye,
Ne anne olabildik, ne baba, sahip çıkamadık size,

Sosyal devlet olamadı kurulan hükümetler,
Çıkar ilişkilerine girip, dönme dolaba bindiler,
Paran var ise yaşa, yok ise öl dediler,
Yok ettik var olan her şeyi, bitirip attık kenara,
Gittiğimiz her yere götürdük çamuru,
Her geçen gün gömüldük pisliğe çıkamadık,
Sahip çıkın çocuğa “ onlar gelecek “ dedik
Bir daha, bir daha indirdik darbeleri,

Dipsiz bir kuyu yarınlar anlıyorum şimdi,
Ne acıdır ki,
He canım,
Ne acıdır ki, insanlar değil,
Martılar ağlıyor karanlık geceye,
Martılar ağlıyor karanlık geleceğe.


Türkan DİNÇER
04:30



NOT: Bu yaşanmış bir hikaye. Lütfen Sonuna kadar dinleyin. Çünkü kendimizi göreceğiz.
   
Acaba Nedir?:
Seslendiren:Mustafa NARİN

Not:Sesli şiirin yüklenmesi biraz zaman alabilir.
http://seslisiirler.edebiyatdefteri.com
Sesli Şiiri Bilgisayarınıza Yüklemek İçin Tıklayın

1. Yukarıdaki linke mouse sağ tuşla tıklayın.
2. Save Target As / Hedefi Farklı Kaydet seçeneğini seçerek dosyayı bilgisayarınıza kaydedin.
3. Yüklediğiniz sesli şiiri bilgisayarınızda dinlemek için mouse ile çift tıklayıp çaldırabilirsiniz.


 Yorumlar
 « Önceki 40 yorum   1   2   3   Sonraki 40 yorum » 
 
15 Aralık 2008 Pazartesi 19:29:05
yürekten kutlarım ne güzel eser bu şaştım kaldım valla.kalemin daim olsun
 
12 Aralık 2008 Cuma 00:03:19
sevgili can
şiirini sessizce hem okudum ve hem de ağladım
çok dokunaklı ve çok da etkileyiciydi.
Toplumsal ve sosyal yaraya parmak basmışsın.
şiirin baştan sona kadar akıcı ve nefisti.
seni okumak bir başka güzelliktir, sevdalı
Seni candan kutlarım şiir yürekli .

sevgi ve selamlar
 
11 Aralık 2008 Perşembe 23:16:23
Nerede kalıyor, nerede yatıyorsun” diyorum,
Bir an masumlaşıyor bakışları,
Acı bir gülümseme gelip oturuyor dudaklarına,
“ Burada” diyor.
“Ha bu banklar, bu çimenler meskenim benim,
Yazda burada yatmak iyi de abla, kışta donuyoruz soğuktan


tek kelime ile söyleyecek söz bulamıyorum çok anlamlı ve yıkıcı sizle tanışmama ragmen siz beni nerden biliyorsunuz????????

tebrikler
hüseyin yavuzkan
 
11 Aralık 2008 Perşembe 15:37:40
Türkan Dinçer,
İyi bir gözlem,
İyi bir yaklaşım,
İyi bir tokat,
Ellerin gümüşlensin.
Sağlıcakla kalın.
 
10 Aralık 2008 Çarşamba 21:16:01
“ Ağlama” diyor “ adı tinerci olan çocuk
“Ağlama abla, böyle gelmiş, böyle gider,
Ne kadar ağlasak da değişmez ki kader”
**********************************************
Her çoçuk gibi onlarında bir annesi ve bir babası var. Ama ne yazıkki ne anneleri ne de babaları yanında. Onlar sokaklara emanet edilmiş ve anne babalarının adıyla anılmak yerine çok aşağılayıcı bir ifadeyle sokak çocuğu denilmiş. Oysa çocuk her yerde çoçuktur sevgiye şefkate kalacak bir yere elbiseye yiyeceğe her şeye ihtiyacı vardır. Umarım devlet baba o çocuklara bir öz baba olma konusunda gerekli çalışmaları yapar.

Çok güzel duyarlı dugulu bir şiirdi.Seslendirme ve ara müziklerde bir o kadar harikaydı.
Duyarlı yüreğinizi gönülden kutluyorum.
Selam ve Saygılarımla.
 
10 Aralık 2008 Çarşamba 14:42:10
Dipsiz bir kuyu yarınlar anlıyorum şimdi,
Ne acıdır ki,
He canım,
Ne acıdır ki, insanlar değil,
Martılar ağlıyor karanlık geceye,
Martılar ağlıyor karanlık geleceğe.
.............................................

tümcesini kutlarken
suskunlugumdaki anlamı şair anlayacaktır
şiire ses getiren mısraları edebiyatla birleştiren şaire teşekkürler
yaşamın gerçek rengidir şiir

saygılarımla
 
09 Aralık 2008 Salı 00:25:02
Bir sözümüz ata vardır "Doüğuran mı, hamur yoğuran mı? " diye. Nufusun yarısını-kadınları yok varsaymaktan hemen şimdi utanarak vazgeçip hamur yoğuran(hizmetçi değil-bilim dahil heralanda üreten) kadınlar için kızlarımızaözel özen... Sokakta yaşayan çocuklar-İNSAN çoğalmasındiye... Kutlarım
 
08 Aralık 2008 Pazartesi 19:39:03
her zaman ki gibi kaleminiz duyarlı...kaleminiz gerçekçi...kaleminiz anlamlı ve güçlü...bu ve bunun gibi toplumsal yaralar hep yakar yüreğimizi...hep dağlar yüreğimizi...hep el uzatmak isteriz hep bu bataklıktan çıkarmak ve topluma faydalı fertler yetiştirmek isteriz ama bir yandan da kaderine terk ederiz...oysaki onlar geleceğimiz... oysa ki onlar herşeyimiz...onlar güzel yarınlarımız...neden görmüyoruz çocuk yüreklerini...neden görmüyoruz melek kalplerini...neden görmüyoruz saf ve masum yüzlerini..? neden..? neden ? hep sorgularım kendimi...off off dedim Şairem...öyle dağıldım...öyle parçalandı yüreğim...çok tşk ediyorum bu güzel duyarlı paylaşımınız için...ne yazık ki gecikmişim...bağışlayın...sonsuz sevgilerimle...yarınlar umut olsun gene...bir sihirli el değsin de; kalksın tüm acılar kalmasın artık ağlayan yürekler...
 
07 Aralık 2008 Pazar 21:33:19
tebrikler
 
07 Aralık 2008 Pazar 20:23:11
Dipsiz bir kuyu yarınlar anlıyorum şimdi,
Ne acıdır ki,
He canım,
Ne acıdır ki, insanlar değil,
Martılar ağlıyor karanlık geceye,
Martılar ağlıyor karanlık geleceğe.


He Canım
Duyarsızlığımıza bir silledir bu şiirin...

Bir bak diyor bir bak... benim görebildiklerimi bir gör istersen... diyor

Yıkılası gerçek... sen aciz... bense duyarsızlığımla ya da çaresizliğimle aciz...


Kutladım duyarlı yüreği
Sevgimlesin
 
07 Aralık 2008 Pazar 02:07:10
Dayanamadım kaçtım oradan,
Anama gittim, evlenmiş anam,
Yeni kocası kabul etmedi beni,
O da almadı, alamadı yanına,
Bir dilim ekmek veremedi bana,
Sokakların çocuğuyum şimdi, adım tinerci,
Boş ver bunları be abla,
Karnım aç, varsa paran, atla mangırları abla”

Toplumumuzda ki yaraya çok güzel neşter vurmuşsunuz.Malesef bu yara daha çok kanayacağa benzer ülkemizde.Her hükümet gelişinde değişen yasalar,değişen eğitim anlayışı daha bir çok kanayan yaraların merhemi olamıyor ne yazık ki.Ancak böyle duyarlı yüreklerin seslenizşinde kalıyor aranacak merhemler.
Duyarlı yürek seslenişinizi tebrik ederim.Seslendirmede harika.
Selam ve saygılar.
 
06 Aralık 2008 Cumartesi 21:12:15
Müthişti!..
Ne yazık ki gerçek...
Sadece üzgünüm , diyebiliyorum...
Tüylerim diken diken oldu!...
Emeğiniz ve yüreğinize sağlık. Sevgimle...
 
06 Aralık 2008 Cumartesi 17:50:44
DAHİCE OLAGAN ÜSTÜ VE MUAZAM BİR ANLATIM TABİKİ DUYARSIZLIGA HAYIIIRRR
BU GÜZEL ŞİİR İÇİN TEŞEKKÜRLER SAYGILARIMLA
 
05 Aralık 2008 Cuma 17:40:08
çocuk için sosyal eksiklik;benim için sosyal eziklik;herkes payına düşeni alsın....

şimdi bayramınızı kutlasam; bu satırların altında ne kadar anlamı olur???

tebrik ediyorum;şiirlede olsa paylaştınız..............saygılar
 
05 Aralık 2008 Cuma 15:14:08
“Değişmeli” diyorum, “değişmeli bir şeyler,
Geleceğimizsiniz sizler,
Sizin ile başlar aydınlıklar,
Çevirdik küçücük yüreklerinizi harabeye,
Zehirlerdik çıkarlarımız için beyninizi,
Kuvvetimizi denedik her gün bedeninizde,
Getirdik dünyaya sizi, yenik düştük nefsimize,
Bir dilim ekmeği çok görüp attık sokağa,
Korktuk kendi yarattığımız eserlerden
Kaçtık hep bir adım öteye,
Ne anne olabildik, ne baba, sahip çıkamadık size,

Çoçuk yapmaktan korkmayın diyen anlayış utansın.
Onlara tüketici lazım. Ürettikleri haram kazançlarını tüketecek.
Bütün proğramlarını. bütün yatırımlarını o yönde kullanırlar.
Bir kaçı özel okullarda okuyarak hayatlarını kazanırken,
Genel çoğunluğun çocukları, hızla sokakları doldurmaya devam eder.

Çok güzeldi...Beğeniyle okudum. ayna gibi gerçeğimizi yansıtan dizeleri.
Yürekten tebrik eder, sevgiler, saygılar sunarım.
 
05 Aralık 2008 Cuma 10:03:20
Sosyal devlet olamadı kurulan hükümetler,
Çıkar ilişkilerine girip, dönme dolaba bindiler,
Paran var ise yaşa, yok ise öl dediler,
Yok ettik var olan her şeyi, bitirip attık kenara,
Gittiğimiz her yere götürdük çamuru,
Her geçen gün gömüldük pisliğe çıkamadık,
Sahip çıkın çocuğa “ onlar gelecek “ dedik
Bir daha, bir daha indirdik darbeleri,
TÜRKAN HANIM,
Sosyal bir yaramıza parmak basmışsınız.Çok güzel yazmışsınız.
Yüreğiniz dert görmesin,Kaleminiz dert görmesin .Acı ama gerçek olanları
bir kez daha dinlemekle içim parça parça oldu.
Bir eğitimci olarak benim de yüreğim yanıyor.
Kutlarım güzel ve duygulu yüreğinizi.
Yorumcu arkadaşı da Canı yürekten kutluyorum.
Türkan Hanım sizinle gurur duyuyorum.Bunu bilmiş olun.
 
05 Aralık 2008 Cuma 00:44:25
Doğrulmaya çalışıyorum yerimden,
“Bende ateş var abla, yakayım mı?
Ama bir tane de ben isterim”
Bir ses,
===============================
Kimsesiz başıboş kalan yavrularımız,
tiner ve uyuşturucuya doğru yol alırlarken
idareciler sacede karşıdan bakıyorlar.Özellikle
tiner bağımlısı gençler tehlikeli bir duruma gelmesine rağnem önlem alınmıyor
bir çare ortaya konmuyor.ILO Sözleşmelerine göre bu çoçukların derhal
denetim altına alınıp sıcak bir yuvada eğitilmeleri gerekir.Duyarlı yüreğinizi kutlarım.
 
04 Aralık 2008 Perşembe 18:23:05
Toplumumuzun kanayan bir yarasını dile getirmişsiniz,toplum olarak hepimiz taşın altına elimizi koymamız gerekmektedir.Tinerci cocuklar sadece o çocukların ve ailelerinin meselesi değil hepimizin meselesidir.Bu yüzden yazdıklarınız çok anlamlı kutluyorum,sosyal yaramıza parmak başmışsınız...selamlar ve saygılar.
 
04 Aralık 2008 Perşembe 09:24:23
Bu anlattığınız sadece devede kulak ...
Bizim göremediğimiz daha nice kanayan yara var.
Aslında devlette ,sivil toplumda bence oturup
"kendim ettim kendim buldum "
diye dövünüyor.
Çözüm üreten yok.
Sadece ne kadar olumsuzluk ve kusur varsa,yıllardır sayıp duruyoruz.
Biri de çıkıp şu problemi şu şekilde çözeriz diyemiyor.
Hep ah vah çekip çekip yazıp okuyoruz.


Çözüm üretelim .


selam ve saygımla.
 
04 Aralık 2008 Perşembe 06:57:00

Ahh şairem mahvettin yemin ederim sabah sabahh....
Öyle derinden vurdunuz ki.

KESİNLİKLE BİRŞEYLER YAPMALI AMA NE?????

Her zamanki gibi kaleminizden muhteşem ifadelenmiş bir okadar da etkili şiirinizi okumanın verdiği sanatsal anlamda doyum duygusal anlamda yüklediği hüznüyle ayrılıyorum sayfanızdan.

Selam, Sevgi ve sonsuz saygılarımla.Sanatınıza ve o eşsiz duyarlı yüreğinize.


K
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 23:14:30
yüreğinize sağlık,paylaşın için teşekkürler
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 13:50:15

Türkan Kardeşim
Yazınızı kelime kelime tane tane yavaş yavaş okudum inanıyorumki bu yazıyı okuyanlar göz yaşlarına hakim olamamışlardır ben olamadım yazınızın üçüncü bölümünde sonlarına doğru şu dizeler vardı.
....................Devlet baba dediler,bizi oraya veriri iken
....................Öz olmadı devlet baba, üvey çıktı be abla"................sözlerinizde veriri ikende bir tane (i) fazla
bunu neden yazdım,yazınızı tam olarak kelime kelime okuduğumu isbatlamak için inanın iki kere okudum sıkılmadan ne acıdır hayat dimi be abla o çocuğa bakarken gözlerinin önünden sinema şeriti gibi geçtimi sizin çocuklarınız
.Bir anımı sayfanız aracılığı ile arkadaşlarımla paylaşmak isterim
.İstanbul samatya sahilde üst geçit'in üstü kapalıdır şeffaf bir madde cama benzer ama çok sağlıklı değildir kolay kırılır bir çisim orda soğuk bir kış gecesi,yaşları on,oniki arası madde bağımlı dört çocuk uyumuş sabaha karşı o şeffaf kaplama kırılmış olacakki birtane çocuk caddeye düşüp ölmüş diğer arkadaşları başucunda ağlaşıyor işim gereği haber verdiler giddik gördüğüm manzara hayatımda gördüğüm en acı manzaraydı. Ölen çocuğa baktım sanki benim oğlumu görür gibi oldum yıkıldım bittim insanlığımdan utandım babalığımdan utandım ağladım arkadaşlarım bana abi ayıp oluyor gazeteciler cekiyo dediler ben bir hafta kendime gelemedim.
Sizin o madde bağımlısı çocukla aranda geçen diyaloğu yaşamış gibi oldum
yazınız çok güzeldi annelik içgüdüleriniz sizi dahada yıprattı galiba
bu çocuklar hepimizin ayıbı devletimizin ayıbı ama kimse bir şey yapmıyor
...Madde bağımlısı cocuklarla ilgili bir toplantıda İstanbul Bakırköy Belediye başkanı Sayın Ateş Ünal ERZEN bir öneride bulundu dediki biz bu çocuklarımızı bu illetten kurtarmak için önce o maddeyi alamayacakları bir ortam yaratabiliriz mesela geniş bir adada hem tedavi yapalım hemde onlara orada çeşitli dallarda sanat öğretelim tedavi olan çocuğa iş adamlarımız öğrendikleri mesleklere göre birer ikişer kişiye iş versinler.Bence yerinde bir öneriydi ama değer görmedi kimse ilgilenmedi kendisi bir kac kişiyi tedavi ettirdi hiçbir iş adamı adam akıllı bir iş vermedi yine elli çivarında çocuk sokaklara döndü.Döndülerde yinede madde bağımlısı diye onursuz değillerki bakırköye takılmıyorlar diyorlarki ateş babaya ayıp olur.Ateş babaya ayıp olur diyor madde bağımlısı çocuk evinde kendi çocuğunu havyarla besleyen hehanki bir iş adamı binkişi çalıştırdığı işinde , tedavisi yapılmış hayata kazandırılmış iki çocuğa iş veremiyor
.......Lafa sıra gelince hepsi onurlu hepsi şerefli...........
Türkan Kardeşim sizi kutluyorum. Yüreğine sağlık daim ol bin yaaşa.........
.....................Lazuşağı imla hatalarından deolayı özür diler ..
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 12:38:10
Gecenin o saatinde toplumsal bir olayı izlemek ve bunu topluma şiir olarak sunmak. Ya diğer şehirlerdeki, ülke genelindeki durumm. Onları çaraesizliği ve bizlerin duyarsızlığımız ileride bizleri mutlu yarınların beklediğini söylemek zor......Sizi kutluyorum..Saygılar.
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 12:34:28
İçimde yanan ateş kor kor oluyor,
Sözcükler düğümleniyor boğazıma,
İzin vermiyor hıçkırıklar, dökülmesine kelimelerin
Tutuluyor dilim, konuşamıyorum,
Mani olamıyor kirpiklerim gözyaşlarıma,
Akan her damla yakıp geçiyor düştüğü yeri
Rüzgâra kapılmış kuş misali,
Titriyor dudaklarım bir şeyler söylemeye çalışıyorum,

“ Ağlama” diyor “ adı tinerci olan çocuk
“Ağlama abla, böyle gelmiş, böyle gider,
Ne kadar ağlasak da değişmez ki kader”

Sevgili türkan hanim sizde bizleri aglattiniz dizelerinizle,iste yasamin yüreklerimizi yakan gercek kesitilerinden yalnizca biri sokak cocuklarimiz,sevgiz bir hayatin yarattigi depremlerin sonuclari icimizi yakiyor,tebrik ederim duyarli yüreginizi kaleminizi sevgili türkan hanim muhtesem bir anlatimdi,sevgilerimi birakiyorum sayfaniza bir demet gülle birlikte..
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 12:12:51
birilerini vicdanına seslenen bu şiir
San Dinçer'in onur mücadelesi gibi algılanmak yerine
biz "BİZ" olarak ne yaptık'ı sormamaız gerektiğine hapsediyor insanı
Sayın Narin de bu konuda üzerine düşeni yapmış

sahiii!
BEN ne yaptım,
acımaktan, aşağılamaktan, bakıp geçmekten başka
hâlâ insan mıyız
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 11:34:41

her şiirinin bir hikayesi var...çokça ağlamaklı...yaralayan içinden...
cesur yürek...büyük kalem...yadsınamaz...
 
03 Aralık 2008 Çarşamba 09:35:59
SİZİN GİBİ BAŞKALARININ HATTA KAİNATIN DERDİNİ KENDİNE DER EDİNEN BİR GÜZEL YÜREKTEN AYRI KALMAYI BİZİDE İSTEMEYIZ GÖZÜMÜZ HEP ERIYOR

BEN BİR ÇOCUKSAM
DÜNYADA DA ÇOKSAM
AÇLIKTAN OLSEM
KİME NE NE YAZIK KI BU DURUMA GELDIK
GÜZEL YÜREĞİNİZE SAYGILAR,SELAMLAR OLSUN