|
|
|

-Başlıksız-
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Susuz çöllerin Gündüz yakan Gece donduran merasimidir bu sesleniş Bu dile geliş...
Elbet yürüdüğüm/üz yollarda elimize dikenli teller batacak Elbet girdiğimiz saklı sokakların yollarında insan/sızı lar çıkacak...
Batacak göğ yüreğime İnecek şimşekler gözlerime Yaradan diyecek sus'ma Konuş kelimelerini satırlara.....
Güz gecelerinin canhıraş telaşesi arasında can buldun satırlarda Uzun uzadıya yolların, mum ışığıyla aydınlatıldığı vakitlerdi benim öyküm Sere serpe uzanmış keşifsiz bir öyküydün mızraplı dilimde Saklı kentin, saklanamayan gül bahçesiydin benim için…
Dudaklarımda senden kalan son kurşunlar, mezar taşına serpilmek için nasıl da telaşlı usulca beklerdi çarpıntıların kucağında…
Yar Dilemma... Can Dilemma...
Gözyaşlarımdan cam yaptım, nefesimin buğusunu sana üfleyip... Katır katır taşıdım heybelerde yalnızlığı, geceye gün, güne gece deyip...
Yağmurlar düşüyor dudaklarımdan çöllere Şakaklarım yağmalanmış gökyüzünün son sözleriyle Bırakıp kaçmış zindanlar içimden ömrümce Şimdi bütün şehirler yıkık, dökük, ölümüne amade...
Gidişine bin yıl biçmiştim, dönüşüne metanet… Sanma saklı mabedim, olmazsın bana ebed Adınla yazdım damarlarıma işleyen sızını
Dedim AŞK’a inancım kalmadı Döktüler göğümdeki yıldızları yere…
Be kadın! Be hayalim! Be inanılmazım! Gel artık, kalmadı hayrım, hayratım…
Safağın hançeriyle kestim sana dönen geceyi Yırttım kabuslardan kalan siyah-beyaz resimlerini Hay! Hayalim! Hayretim! Hayaletim!
Yar Dilemma... Can Dilemma...
Kuyularını kazdığım kalemlerin mürekkebi dayandı kapılarıma, sebepsiz Senin koştuğun toprak yollarda, şimdilerde betonlaşmanın izi var Kaldırım taşlarını söküp atıyor senli gösterilerde kör bıçaklar Her toprağa düşen tohumun, başını seviyorum göğe varmadan…
Susuyorum Susturamadıklarımı savuruyorum denize… Adına karışıyor bir fincan çayın buharı Suyun son sözü oluyor havaya tutuşanlar...
Damarlarım zorlanıyor AŞK okyanusunda, içime sığmıyor rengin Ben diyorum mavi, sen diyorsan beyaz… Ortalarda kalıyoruz el ele Gökle toprak arası…
Belki bir yağmur damlası Belki bir şimşek tarlası…..
Gökay Birkan SUCAKLI Defter Arası Karalamalar - 2008
|
|
|
|
28 Kasım 2008 Cuma 10:36:24
Damarlarım zorlanıyor AŞK okyanusunda, içime sığmıyor rengin Ben diyorum mavi, sen diyorsan beyaz… Ortalarda kalıyoruz el ele Gökle toprak arası…
Mükemmel bir şiirdi..kutluyorum...sevgilerle...
|
|
|
|
28 Kasım 2008 Cuma 01:30:50
bu neydi böyle yaz uzun zamandır okudğum en güzel şiirlerden biriydi tebrikler şiirle kalın
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 23:34:24
ikilem sessizlik dudakların arasında saklı her söz kapalı gözlere soyunmuş gerçek ikilem sevsem mi gitsem mi
Sevgimle bayım
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 22:24:45
Be kadın! Be hayalim! Be inanılmazım! Gel artık, kalmadı hayrım, hayratım…
Safağın hançeriyle kestim sana dönen geceyi Yırttım kabuslardan kalan siyah-beyaz resimlerini Hay! Hayalim! Hayretim! Hayaletim!
Hayatım ol !
yer ve gök arasında gezinen duygu dünyanın rüzgarına kapılıp savrulduk ordan oraya... duygu selinde ıslandık... günün en iyisiydi bana göre...
bazı şairler sözcükleri çok iyi kullanır... sen duyguları çok iyi kullanıyorsun Alen... sözcükler duygularının emrinde... duyguların ve şiirlerin hep derin olsun... bu sana çok yakışıyor...
|
| bilgeperi |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
28.11.2008 10:41:45 |
haklısın...sen bu işi biliyorsun... kötülüğü de iyiliğin hizmetinde kullanmayı bilmeliyiz... kötülük bunun için var... biz kötülüğün değil, kötülük bizim hizmetkarımız olsun... sevgiler...
|
| Alen |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
28.11.2008 10:22:09 |
Bazen en iyi olmak yetmiyor bilgeperi... En kötü olmalı ki, dikkatleri çekebilesin şimşeklerle üzerine...
Öyleyse Yağmalayın bu yüreği, talen edin olabildiğince... |
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 22:17:30
Susuyorum Susturamadıklarımı savuruyorum denize… Adına karışıyor bir fincan çayın buharı Suyun son sözü oluyor havaya tutuşanlar...
Damarlarım zorlanıyor AŞK okyanusunda, içime sığmıyor rengin Ben diyorum mavi, sen diyorsan beyaz… Ortalarda kalıyoruz el ele Gökle toprak arası…
Şiiriniz çok güzel duygular içeriyor. Kutlarım duyarlı yüreğinizi.Selamlar.
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 18:44:26
Yağmurlar düşüyor dudaklarımdan çöllere Şakaklarım yağmalanmış gökyüzünün son sözleriyle Bırakıp kaçmış zindanlar içimden ömrümce Şimdi bütün şehirler yıkık, dökük, ölümüne amade...
Gidişine bin yıl biçmiştim, dönüşüne metanet… Sanma saklı mabedim, olmazsın bana ebed Adınla yazdım damarlarıma işleyen sızını
resime bakınca zaten ne okuyacağımı kestirdim bana göre birşeyler vardı hüzün o hep üstümde benimle yaşıyor zaten...
şimdiye kadar okuduğum en uzun şiirindi ve en çok bunu beğendim neden sorma dedim ya hüzün ve yine hüzün....
güzeldi kutlarım değerli kalemini var ol....
saygımla
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 17:53:29
Tüm yorumlara teşekkürler... Varlığınızı hissettirdiniz...
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 16:57:38
şiirin final bölümü daha bir tasavvur bazı yerlerde hep bildik imge dolapları dönsede beğenilmeyecek şiir değil.
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 16:07:52
Susuyorum Susturamadıklarımı savuruyorum denize… Adına karışıyor bir fincan çayın buharı Suyun son sözü oluyor havaya tutuşanlar...
Damarlarım zorlanıyor AŞK okyanusunda, içime sığmıyor rengin Ben diyorum mavi, sen diyorsan beyaz… Ortalarda kalıyoruz el ele Gökle toprak arası…
Belki bir yağmur damlası Belki bir şimşek tarlası…..
damla damla şiirsellik akıyor bu şiirden sonra birden gerçeğin kucağına düşüyor gözlerimizden...
çokk güzeldi... içtenlikle kutluyorum...
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 16:06:56
ben güne yazdım şiirnizi kendi adıma...
tekrar tekrar okumaya geleceğim...
dostça...
|
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe 14:56:39
Sevgili Birkan
Var ol bir off çektim sayfanda
sevgimle hep
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|