|
|
|

-Başlıksız-
Şimdi bu aşkı senin sesinden dinlemek yeter bana…
Bugünlerde yorgun bir haldeyim! Mesela yokluğunda, “hiçbir şey” olduğumun Farkındayım… (kenar mahallede derin düşüncelere dalan)
Böyle bir günde Yazarın hayallerini, Depoladığı gibi -alıkoydum seni… (tuval üzerinde boşluğun kaygısında)
Peki, nedir en uzun mutluluk? “ellerini yukarı kaldırdığında başlardı, Çoğu zaman-keşkeler’in-isyanı…”
-kesinlikle o resmin adı: “emre onbey’idi…” Yaşadığını sanıyordu! (baskın duyguların atmosferindeydi)
Genelgeçer düşünceler gömülüyordu!
-şu anda kısıtlanmışlıkların, Gölgesinde ve her şeyin belki de, Kendisine her günün sonunda “ayakları olmayan gölgelerle gel!” Diyemediğindendir ki-yüreği acı doludur…
Ben, anlaşılmayacak kelimelerle, Sokakta oynamayı senden öğrendim…
Şimdi en az sende onlar kadar, yabancısın bana!
(kusuruma bakma! Kendimi bu hayatta düşünebilecek kadar yaşadığımı sandığım için aptalım! Zamanı gelince sevgimin gerçek anlamını işaret edeceğim… Ne kadar büyük-ya da küçük olsa da aşkım; ömrümün son saatlerini yine seni düşünmekle geçireceğim…)
Emre onbey
|
|
|
|
23 Kasım 2008 Pazar 18:41:39
Aşkın ihanet hali, gidişlerin en ağır yüküdür. Mutluluk nedir öyleyse, gözyaşı mı !
|
|
|
|
23 Kasım 2008 Pazar 10:42:16
Ben, anlaşılmayacak kelimelerle, Sokakta oynamayı senden öğrendim…
Şimdi en az sende onlar kadar, yabancısın bana!
TEBRİKLER HOŞ VE ETKİLEYİCİ BİR ŞİİR
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|