|
|
|

-Başlıksız-
Bağımın al gülleri, bülbülden sarhoş olmuş Büründüler sûrete, ellerini kesmişler Hülyamın çiçekleri, giyinmiş bir hoş olmuş Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Ateşlerin ziyası, dönüştü kızıl göle Kıpırdayan dudaklar, benzedi susuz çöle Muratların burcunda, ulaşmak için güle Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Durmadan yeşillendi, dünya denen dar kuyu Gözlerde değişmişti, damlaların öz suyu Yanarken bütün diller, ışıklarla kopkoyu Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Hakikatin nehrinde, yüzüyorken al güller Nağmeleri dokudu, aşkla yanan kor diller Esip dururken sık sık, melteme doğru yeller Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Zelihâ közleriyle, yâr peşine düşünce Yusuf’unun gözleri, kor döşüne düşünce Murat yüklü dili aşk ateşine düşünce Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Pervaneler dönüp de, cenneti müjdelerken Zamanların ocağı, mâtemleri delerken Huzurlara yol verip, isyanları elerken Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
|
|
|
|
22 Kasım 2008 Cumartesi 11:07:29
güzel dizelerdi,kutluyorum.Saygılar
|
|
|
|
22 Kasım 2008 Cumartesi 10:42:54
Hakikatin nehrinde, yüzüyorken al güller Nağmeleri dokudu, aşkla yanan kor diller Esip dururken sık sık, melteme doğru yeller Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Harika dizelerdi can. kalemine sağlık.
|
|
|
|
22 Kasım 2008 Cumartesi 08:15:02
Pervaneler dönüp de, cenneti müjdelerken Zamanların ocağı, mâtemleri delerken Huzurlara yol verip, isyanları elerken Büründüler sûrete, ellerini kesmişler
Mistik bir hava var satırlarında ama çok hoş olmuş.Kutlarım.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|