|
|
22 Kasım 2008 Cumartesi 00:00:17
Uzun zamandır okumamıştım sizi.Seçkide adınızı görünce hemen sayfaya geldim.Her zaman ki kalitede şiir. Sizi okumak gerçekten ayrı bir zevk. Saygı ve selamlarımla
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 17:33:34
şiir yolunuz sevdalara…yaşama sevincine ve güzelliklere vursun…
sağolun…
mert metin
mert metin tarafından 11/21/2008 6:30:12 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 17:26:17
şaire sevgimle
Atticus Finch tarafından 11/21/2008 6:22:22 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 17:17:19
aziz perdono, tarihlerini iyi hatırlıyorum. bir arkadaşımız "can suyum" diye bir şiir yayınlamış. 15 şubat 2008'de. dikkatimi çekti. kendi sayfama baktım, ben de 18 şubat 2008 günü yayınlamışım. inanın o kadar mütehassis oldun ki... hemen arkadaşımıza bu sımsıcak duygumu içeren bir yorum bıraktım. ikimiz de farklı zaman ve mekanlarda CAN SUYUM diye birer şiir yazmışız. bundan daha güzeli var mı? olumsuzluk bunun neresinde? konu ne bilmiyorum ama, dediğiniz gibi isimler ve şiir başlıklarına asla tekel uygulanamaz.
haaa... ben bu arkadaşımızın can suyum adını verdiği şiirini de bugün, yani 22 kasım 2008'de okudum.
azra'yı sevdim. :)
eşiktekiadam tarafından 11/21/2008 5:19:04 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 16:55:54
Gelelim sözün ahvali özetine;ne de olsa cuhmura muhalefet kuvvei hatadandır.
Azra şiirinden dem vurmuş cumhur...Azra,ayşe,fatma,ilayda,büşra,ahmet,mehmet tekelinizde mi?Bunu bilelim önce. Yok tekelinizde değilse bir şairi nasıl oluyorda ''esinlenmek'' ile suçluyorsunuz? Kaldı ki,esinlenildiğini iddia edip silahşör ve avukatlığını yaptığınız kişinin şiirlerine bir bakalım mı? Ne dersiniz?Kaç şairden esinlenmiş hep beraber görelim mi?Gerek yok bunlara,göz var nizam var.El var bey var.
Biri Azra yazmış.Şair okumuş mu o Azra'yı?Sanmıyorum açıkcası. ''mehtap'' siz bu adı çıkarın divan edebiyatından.Bütün divan edebiyatını yok ettiniz demektir.Kişiye mi özeldir o isim?
Yanılgı yanılgı yanılgı.İşte şiir siz gibi şahıslar neticesinde bu noktadadır.Her gün bir sürü şiir peydah olur ama netice hüsran. Bana edebiyat dili ile cevap veriniz.Şiirin sesini,ritmini,poetikasını açıklayınız da konuşalım.Gerisi laf-ı güzaf.
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 13:20:23
Yüzlerce kılıf giydirilen şiire yazık, hayır o da şaşırdı neydim nerelere yazıldım.)
Postmodern akımla birlikte kübistler ve dadaistler amaçsızca ne yaptıklarını tasarlamadan şiirler yazmaya başlamasalardı kötüyü daha kolay ayırt edebilecektik.Biz yine Batıya özenti.. Torba işine benzeyen bir poşetin içine atılan kelimelerin kurayla şiir oluşturması ne içler acısı. Sık sık karşılaşıyoruz ve kızıyoruz ve üzülüyoruz. Çünkü şiir tüketildikçe tüketilen basit bir yön değişikliğinden daha fazlasıdır. Hani şu yüzyılın ikinci on yılında oluşturulmuş formüller zinciri, kaskatılık ve netlik ifade eden ve aynı şekilde statüleri besleyen ve uyulması zorunlu genel kurallar gibi diyelim hatırlayalım. Yedinci nesil şairleri.
Her neyse okuğumda içimde ezilen şiir.Ustalıkla yazılmış kendi sancıma gülüp geçebilecek kadar güzel. Çünkü yazmaya çalışmakla yazmak aynı şey değildir.Ben sizi okumaktan hep keyif aldım. O yüzden şiir okuduğumdan emin gönül rahatlığıyla sayfadan ayrılacağım.Saygılar
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 09:16:44
yine söktün kalbimizdek tunç limanları , koşar denizlere, koşar kırık şarkılara,,,
yine sardın destanınla içimizi,,,,,
gönlüne sağlık..
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 02:32:57
adı gibi duruşu ile de dizeleri ile de bir şair var sayfada selam olsun yazan yüreğe kocamanından
tebrik ve saygımla hep ...
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 02:29:22
değildi / dolandığım korular / çıtırdayan serviler mezar değildi bu emanet soluk / bu emniyetsiz gülüşler sevinç değildi sonra sen değildin ellerime çarpan kıyı kasabaları ve istasyonlara yağan o sarhoş bakışlar / o tren ışıkları o feryadı uçurumlara serpilen ağıtların gözyaşları değildi / tenhaları tutan çakallar yakamıza sır değildi rahmi deşilmiş şiirlerde kasılan acılar şairlere naz değildi her sevişmek bir aşk / her varış bir vuslat / hepten yasa değildi…
azra ismi bana yeter zaten.... tebrikler susup gidiyorum....
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 02:24:32
azra... güzel şiir. adı da öyle. yüreğinize sağlıok efendim.
|
|
|
|
21 Kasım 2008 Cuma 02:23:35
şiir yolunuz güzelliklere vursun dostlarım...
mert metin...
mert metin tarafından 11/21/2008 3:23:50 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 22:53:49
Kurşun gibi işledi ciğerime şiir...
Hem de böylesi kurşûnî bir gecede...
Yüreğin ferman buyurmuş yine;aldık koyduk başımızın üstüne hürmetle...
Sevgimle... Hep...
savaşçı tarafından 11/20/2008 10:54:24 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 21:41:56
sen şair yazdıklarınla götürdün yine sen götürmesen de ben gelirim bu dizelerin ardı sıra hep...
yaz yaz ki şiir koksun geceler
Sevgimle
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 21:08:02
Sözün şiirlediği bu şaire selam olsun!
Günümüz şiirinin ezberciliği,kopyacılığı düşünülürse şair şahsına münhasır kalitesi ve duruşuyla saygınlığına kat be kat değer katmaktadır.Bireysel dağarcığı başka araç ve gereçlere gereksinim duymadan,kendi yolunda emin adımlarla ve ustaca ilerleyen bu şiir için defalarca alkışlamak gerekiyor değerli şairi.
Şimdi birileri çıkıp eleştirsin bu şiiri. marksist eleştiri,feminist eleştiri,dilbilimsel eleştiri, göstergebilimsel eleştiri,psikanalitik eleştiri vs... Eleştirilebilmesi için eleştiriye açık olması muhakkaktır. Fakat şiir buna izin vermiyor.Adeta zincirlerle bağlanmış gibi sıkı bir ilkesi var. Şiirin kendi içindeki disiplin ve yaratısı,işin zanaat yönünü görmemize engel oluyor.Bu ustalıktır!
Değerleri yok ederek ilerleyen yeni nesil şairlerin,imge salatası haline getirdikleri,içinden çıkılamaz,anlaşılmaz hele ki duygu yoksunu şiirler çoğaldıkça siz değerli şair gibi daha nicelerinin de edebiyat adına ümidimizi korumamız için sarfettiği çaba olağanüstüdür.
Şiir eleştirisinden dahi bir şey anlamayanlardan şiir anlamalarını beklemekle belki hata bizimdir.Fakat,günümüz şairleri eleştiriden nasibini almalıdır.Eleştiriler kendi poetikalarını kurarken onlara yardımcı olacaktır. Şiir bilmeden şiirinizin çabası hakkında eleştiri yapmak sanırım çok zordur. 20.yy'ın modernist şiirleri duyguları kuyu diplerine atıyor.20.yüzyıl modernitesi, bize zihnin yalnızca dil gerçekliği olarak kurulabileceğini öğretti. Fakat bu ne kadar doğrudur? Dünya üzerinde çok az dilin ve ulusun sahip olabildiği zengin, derin ve tarihsel ilgiyi benliğinde her zaman bulundurmuş bir şiirimiz var. Ve bu şiire siz gibi usta/çırak ve fakat hep insan diyen değerli şairi okumak onur vericidir ancak.
''Türk şiiri modernleşeyim, çağdaşlaşayım, postmodernleşeyim derken ofsayta düştü. Yani halk şiiri terketti. Yeni şairlerin kullandıkları Türkçe onları bu ülkede yabancı haline getirdi. Gelip bana komik bir soru yöneltir bu yeniler:'Abi neden şiir kitapları satmıyor?' diye. Onlara, "Şiir kitapları satıyor,sizinkiler satmıyor?" diyorum. Çünkü halk Yahya Kemal'i, Necip Fazıl'ı, Nazım Hikmet'i okuyor halen. Senelerden beri hiçbir zaman bu kadar çok satılmadı okunmadı benim kitaplarım. Son kitabım 13. baskıyı yaptı. Yapar, çünkü ben batı hayranı, enayisi değilim ve klasik Türk şiirinden geliyorum. Benim şiirimde serbest vezinle yazılmış gazeller vardır.'' diyor Atilla İlhan Demek oluyor ki,yürüdüğü yolu bilen,yüzelsel ve tek boyutlu dile teslim olmayan şairi alkışlamak gerekiyor.
Sonsuz saygılarımla şair
perdono tarafından 11/20/2008 9:10:56 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 20:27:58
az yazar ama yazdığında da imgeye doyurur. özlemiştik...
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 20:22:58
sürgün yüzleri ırgalayan bir gazel gibi ... Şiir. yine de avutmaz mı şair ? ellerin üşüyen ölüm senfonisini.
sevgimle,,
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 20:19:57
şiir şaire tapmış şair karşılık vermiş kalemiyle sonra infilak etmiş satırlar uçuşuvermiş tüm ayrılıklar. kaybetmek bu olsa gerek insanın kendisini nerde olduğumu bilirken şimdi nerelerde dolandırıyorsun beni şiir geri getirme bari mutluyum ben şimdi götürdüğün topraklarda. sevgimle.
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 19:53:21
İmge metaforlarında savruldum.
uçurumlardaki ağıtların sesine geldim. yolcusuz geminin duman işaretini gördüm. gözüne tuz kaçmış limanı teskin ettim. nihaventle hüzzama döndü. ama giden geri dönmedi...
Neydi bu fırtına,bu deprem..
Tekrar dönecem...
Bir kez okumakla geçilmesi mümkün değil...
Kutluyorum...
Sevgimle hep...
|
|
|
|
20 Kasım 2008 Perşembe 19:44:25
yeminler çok zamandır destanlardan çekildi azra öncesi yoktu yalnızlığın sonrası bilinmezdi ve zaman yüzümüzü taradığımız aynalarda çatladı ne serin bulutlar gelip üstümüze kondu ne de turna kanatlı seherler şarkılarımızı buldu tenin damardan dirhemle gittiği tapınakların ilahlarını yok yere terk ettiği bütün masallar bile / gün oldu kahkahalarımızı vurdu…
ferman verilmiş bulvarlarda asılı bir afiştim aklıma sınır boylarından geçtim adın saklımda kaldı azra yengilerde kaldı çocukluğum / o da kağıttan gemilerde yandı o gemiler ki / sensiz dolandığım kuyu kuytular kadar dardı şimdi bileklerine dolan her rüzgarda bir boşluğum hicranına değen her külde ömrüme de gazap bir soluğum bu yüzden azra / uçsuz bir kervana bucaksız bir yoldur aşk ölü şairlerin gezindiği yurtsuz bir serüven kederi…
ve mudanya limanında üşüdüğümüz o günden beri hala seni soruyor nihavent caddelerde çalan dökülmüş dişlerinden sızan o hiç dinmeyen kemancıların eskimeyen esrik gazelleri…
anlatım da duruş da çok güzeldi ...
|
|