Edebiyat Defteri

Duyulmasını istediğimiz bir sevgi mesajı iletmek istiyorsak, bunun gönderilmesinden başka çare yoktur. Bir lambanın yanmaya devam etmesini istiyorsak, ona sürekli gaz doldurmalıyız. (Teresa Ana)
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
20.11.2008 tarihinde eklendi.
246 çoğul gösterim yapıldı.
102 tekil gösterim yapıldı.
20 yorum yapıldı.
 

   

 

-Başlıksız-

( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
-halepçe katliamında yaşamını yitiren
binlerce kürt çocuğuna
...


ah çocukluk
seni halepçede görmek
içler acısıydı
adıydı zulmün vahşeti
bedenin
gaz bombalarına uğrak giderken...


sen giderken sebepsiz yere
canımdan parçalar kopuyor
uyumuyor
kabullenmiyordu ruhum başına
küçük yaşına gelenleri
ah çocukluk
...


ah çocukluk
rahmetsiz saddam rahat rahat uyurken saraylarında
sen annesiz
sen babasız
yalnız koşuyordun ölüme
dört parçaya bölünmüş
mezopotamyamın kalbinde
...


mezopotamyamın kalbinde
fırat ağıt yakıyor
dicle boşuna akıyordu
tüm dünya seyrederken durumunu
ah çocukluk
ah
...


MESELCİ
19 KASIM 2008-KERBORAN
-Seré Daxle
17.32
   
Acaba Nedir?:
 Yorumlar
 
20 Kasım 2008 Perşembe 23:29:00
mehmet selim..çok üzücü bunları yaşamak..ve bir o kadarı da seyretmek...resimden itibaren ..çok duygulandım...sözün bittiği yerdir diyorum..
 
20 Kasım 2008 Perşembe 20:05:24
sen ey nazlı çocuk
doğuştan mı alnına yazılıydı
bir katliama uğrayacağını

sen ey sevdası hırpalanan çocuk
Alnına mı yazılmış kaderin
savaş esiri olacağına bu dünyanın...
insanlık utansın ne diyeyim

sonsuz selamımla



Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 19:41:32
dicle boşuna akıyordu
tüm dünya seyrederken durumunu
ah çocukluk
ah
Harika dizelerdi
Kalemine yüreğine sağlık dost
 
20 Kasım 2008 Perşembe 19:18:34
benim de yüreğim parça parça şimdi...benim de yüreğim ağlıyor ve kanıyor...bitsin artık diyorum bu katliamlar...bu zulümler...bu savaşlar...barış istiyorum...çatışmasız...kavgasız...ölmek yok...yaralanmak yok...ağlamak gözyaşı dökmek yok...ocaklara ateş düşmeler bombalar silah sesleri yok...beyaz güvercinler uçuşsun havalarda ve çocuklarımız güle oynaya oynasınlar yeşillikler içinde...onlar herşeyimiz...onlar güzel yarınlarımız...ve onlara güzel yarınları vermek bizim elimizde...verebilirsek ellerimizi el ele...uzatabilirsek ve sürersek bu hayatı kardeşçe...güzel yarınları yakın kılarız o zaman...Dost duyarlı güzel yüreğini ve gerçekçi kalemini kutluyorum...sevgiyle...
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 18:59:23

-erken vuslatın kutlu olsun çocuk/luğum-

qîm xwîn jê hati halepçe vegotî

duyarlı duruşunuz için teşekkürler hozan


slav û giramî


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 18:24:23
Eh, Saddam da ektiğini biçti hani...
Dünya kimseye kalmıyor...
Rabbim herşeyi hakkıyla bilendir, görendir...


Resim yüreğimi acıttı.
Ah zavallı çocuklar!


Onlar haketmediler bunca zulmü... Ve bu zulüm halen bitmedi...
Binlerce çocuk her türlü vahşetin elinde...
Yok ettik yaşanılası dünyalarını çocukların...

Dini, dili, ırkı ne olursa olsun... Bırak ey zulüm! Çocuklar gülsün gayrı, gülsün gayrı...


Saygımla

 
20 Kasım 2008 Perşembe 16:44:31
yüreğim sızlayarak okudum hocam ne güzel bir yorumdur gerçeği anlatan..
bir daha böyle zulüm olurmu bilmem ama bu unutulamaz ki..
hele o günahsız yavrular allah onları ne çok seviyormuş diye düşünüyorum..
m.akif ne güzel demiş:zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem....
unutmak sanırım alkış tutmaktır...
saygıyla ve hüzünle anıyorum
ruhları şad olsun nice canların...
 
20 Kasım 2008 Perşembe 15:08:35
ah sevgili dostum
en dramatik çocuk şiiriydi
içim parça parça şimdi
istanbulu pazarlayan simsarların elinde
bir gecekondu arazisis gibi oldum parça parça

bir güzelliğe takılıyorsun aylarca
bir de çocukluğa

sen hem güzelsin
hem hala çocuksun

insan çocuksa güzeldir

çok sevgimle
 
20 Kasım 2008 Perşembe 14:44:00
mezopotamyamın kalbinde
fırat ağıt yakıyor
dicle boşuna akıyordu
tüm dünya seyrederken durumunu
ah çocukluk
ah
... evet çok içim titriyerek okudum
mahsun çocukların hüzünlü yüz düşmüş dizeler
duaylı yüreğinize selam olsun
saygılarımla
zaralıcan
 
20 Kasım 2008 Perşembe 14:23:11
Türküleri sürerlermiş süngüye ve mektuplarla sevişirlermiş ovalara dair ve her kim nehirde yüzdürürse umudunu ölmezmiş.

Ayakları acırmış ya yinede olsunmuş ne gelirse baş göz üstüne konurmuş. miş-li zamandan geçipte şimdiki zamanda ısınamamış bir türlü çocuklar.
O çocuklar kı gece gözlüydü güneş ölmüştü...

Kalemine ve yüreğine sağlık...acının koynundan gelen şiire selam olsun...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 14:08:34
ne zor
tarihin acımasız yüzüne şahit olmak
ah çocukluk
ah
...
 
20 Kasım 2008 Perşembe 14:06:29
Allah, bu görüntülere bir su serpsin, bu kan vahşet dursun!.. Yüreğinize sağlık, saygılar...
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:55:16
Gerçek dizeler güzeldi...
Saddam Amerika Emperyalizminin kullandığı maşalardan biri değilmiydi o günlerde.
Sadece maşayı değiştirdi bu günlerde.

Tebrik eder, sevgiler, saygılar sunarım.
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:53:28
sonra başka çocuklar..rengarenk..başka başka çocuklar..bombalar tarfından alınları öpülerek parçalandılar..

Çöl karardıkça, şehirler küçülüyor
Kudurgan avcı salyaları akıyor sokaklardan
Dünya küçülüyor
Çocukların yumrukları kadar oluyor

Çocuk rüyasında gülüyor
Bombaların inadına
Çatısız evlerinin inadına
Rüyasında
Annesine gülüyor
Kavga etme diyen
Kirli ellerini üstüne sürme..
Diyen annesine

Annesinden artakalan
Çerçevesinden sıkılmış bir fotograf
Sarılmış vurulan abisine
Yuvasından çıkmış kara gözleri
Neredesiniz diye haykırıyor..
Neredesiniz
“ Hüznün Peygamberleri

Çocuk şimdi uyuyor
Yumuk ayak parmaklarının arasında
Sımsıkı tutuyor
Bulduğu oyuncağı
7.65 mermisi
Üzerinde avcı pisliği

Modern dünya kusuyor
Müzelerinden çıkardığı küflü tarihi
Kravatlı amcalar üretiyor fabrikalar
Ve o amcalar kendi çocuklarına
Kavga etme diyor...
Aman sen üstünü kirletme
Ben bomba yapacağım
Başka çocuklar için
Mp3 olarak bilgisayarınıza indirmek için tıklayın

Selahaddin’in topraklarında ise
Elleri taş,elleri kaya çocuklar
Döşlerinde mermi bahçesi
Ateşlere atlıyorlar
Bir İbrahim güvenmişliğiyle

Bir taş daha,bir tokat daha
Dünyanın nasırlaşmış suratına
Ve dilsizlerin
Ve Susanların
Şeytanların inadına
Koca evrene bir taş daha

Çocuk rüyasında gülüyor
Bombaların inadına
Çatısız evlerinin inadına
Rüyasında
Annesine gülüyor
Ona mayın nedir öğretmeyen annesine
Kolsuz çocukların nasıl oynayacağını da

İstese de kirletemez ki elleri üstünü
Taş bile atamaz
Arkadaşlarının attığı yere

Oysa
Ne şehirler yakacaktı
İzin verseydi annesi
Sırf yalınayak yürüyebilmek için


Çocuk şimdi uyuyor…
Rüyasında annesini görüyor

........................

Tükürdüm ağzımın kenarına pusu kuran dengeler yalanını
Çantamdaki çocuk çığlıklarına inanıyorum artık

saygılarımla,içimin bütün yaralarını deşe deşe..
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:52:20
her yaşanılan acı(savaş,vs) hep çocukaları vurur.daha yaşamanın ne olduğunu bilmeden hayat onları koparı verir en amansız zamanlarında....
harika bir şiir üstadım.kutlarım yürekten.
saygılar...
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:49:50
ah meselci bu resimler gözden gidermi güzel yüreğine sağlk Allah yardımcımız olsun
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:44:18
mezopotamyamın kalbinde
fırat ağıt yakıyor
dicle boşuna akıyordu
tüm dünya seyrederken durumunu
ah çocukluk
ah

Akılsız insanların cezasını herzaman çocuklar çekiyor.
Şiirinizi çok beğendim.Tebrikler.
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:26:41
duyarlı yürege selamlar
böyle katlıyamların olmaması
dilegiyle sabırlar diliyorum
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:18:55
Dünyanın katliyam diye yırtıldığı ermeni olayını dillendirip duruyorlar
tarih okuyanlar onların rahat durmadığı sonucunda sürülmeleri sonucunda olmuştur....Ya bu katliyam bilerek isteyerek ve kasıtlı .....Doğrular birgün su yüzüne çıkacaktır...
Dedemden bir gün bir ermeni ailesi onları yolculuğa çıkarmasını istemiş dedem kabul etmiş yiğit ve asker gibitmiş.
bunları at arabasına neleri var yükleyip atına binmiş epey yol almışlar.Dedem bir ara acıkmış ve küpün içine pıçağıtla daldırmış terayağı sürecekmiş ekmeğine bakmış bir küp altın.......Şimdi ermeniler genelde zengin insanlardı.
Atatürk öyle uygun görmüş ........Onlara böyle bir yol çizmiş.....Halepçenin insanı kendi toprağı kendi milleti bu katliyamın altında başka sebebler yatıyordur mutlaka.....seslendiren yüreğinize sağlık...Paylaştım affınıza sığınıyorum..saygımla
 
20 Kasım 2008 Perşembe 13:16:43
ölümün masum yüzü; çocuk...
eden bulur...
Allah'a sığındık...

ruhunuza afiyet...
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Türkü -  Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin