|
|
21 Kasım 2008 Cuma 21:50:45
T U A N A; "Cennete ilk düşen yağmur damlası"
İnsanın sevdiğini böylesine yüceltmesi karsında söylenebilecek söz var mıdır bilemiyorum…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
‘Evvel ömrümden ahir zamana İlahî bir ahenktir düş /ün Tuana’
Ve şiir daha girişteki anlam derinliği ile yakalıyor insanı, yani hiç kimse bu şiiri ‘düş /ün ‘ meden ‘öylesine okuyamaz… Ben ise düşünmenin ötesinde vuruldum bu duygu aktarımına…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Saat yirmi beş Yine iskelede oturuyorum Ve lacivert bir gecenin koynunda Yalnızlığın sen anekdotlarıyla ısınıyorum Yoksun Belki rastgele bir yıldızdan göz kırpıyorsun Bu ay altı âlemi bilmez yokluğunu Mavilikler ortasında kıyılmış bembeyaz bir akit olduğunu
Elif elif sevildin, ram oldum mabedinde Kavı sensin nârımın, piştim kor alevinde
Her doğumun öncesi, elzem sancılar vardır Benimde sancılarım, bu alemde ayandır
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Zaman kavramının yittiği zaman ötesi saatler… güzel anılarla yiten yalnızlığın yanı sıra inceden serzenişler var bu satırlar da şairin penceresinden, belki sevgiliye, belki de kim bilir…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Tuana Kadim sevdam Ebedî fısıltım Ne kutsi bir güzelliksin içimde bilsen Yerçekimsiz bir mekân oluyor evren, içindeysen Ki beşerim Üstelik uzağım kendimden İsimsiz bir yıldız gibi parlıyorsun geceden Belki yoksun Belki buğday sıcaklığında ellerimi tutuyorsun
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Sevdiğini bütün olumsuzlukların dışında tutup, en yüce sevgi sözcükleriyle taçlandırırken, onunla ilahi bir ahenk içindeki uyumun seyrini izlettiriyor adeta… Bu ne anlamlı ve ne tatlı bir sorumluluktur sevgiliye yüklenen…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Tuana sedef dünyam Gökyüzünü ne kadar seviyorsa dağlar Yokluğunu bile sevdim en az dağlar kadar Ama reyhan kokulum, nur-u cihanım Yokluğuna ben değil, makber-i âlem ağlar
Âleme alim gerek, bütün yıldızlar şehla İnsanlar uyanmıyor, turuncu akşamlarla
Sana olan her veda, toprak erozyonudur Parladığın karanlık, bir çocuk doğumudur
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Sevmenin nasıl bir anlayış olduğunun çarpıcı bir anlatımı bu dizeler… Hani ‘bir yaşam harcamak’ gibi anlamak için!...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Tuana Kadim sevdam Firdevs suyum Hicaz makamında, esrik bir tınıda, can buluyorum Sayısız sevdanın toplamıdır savrulan her tel saçın Müstakbel aşkların başlangıcıdır tebessümün Yıldızlar Yakamozların raksı, denizin sesi Gecenin ılık nefesi Oturduğum harap iskele Ve yusufçuğun konduğu iskemle Bir de gözlerimde uzayan şu uzak tekne Gayedir cevherine
Sûre sûre sevildin, yandım kör zamanlarda Sekizinci renk oldun, her dem gökkuşağında
Kızıllaşan semanın, aleni feryatları Sevdamı ifşa eder, akıtır damlaları
Bir yusufçuk sesi Bir kırmızı sızı Bir Eskimo ana Toplar katarım iskele yalnızlığına
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Bu bölümdeki arınmış duyguların yansıması çok etkili gerçekten… Ama serzeniş var, hüzün var yine de ne yazık ki…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Evvel ömrümden ahir zamana İlahî bir ahenktir düş /ün Tauna ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Ve final… Muhteşemmm……… Ve siz… Muhteşemsiniz… En az 'şiir' kadar…
simal43 tarafından 11/21/2008 10:04:39 PM zamanında düzenlenmiştir.
|