
-Başlıksız-
Sonbaharı da sev, solmayı da sev. Sona varmayı, tekrar başlamayı! Hayatı da sev, ölümü de sev... Yazı özlemeyi, kışta kalmayı...
Siyahı da sev, beyazı da sev! Aynı kalmayı ya da farklı olmayı... Sıcağı da sev, soğuğu da sev. Farklar öğretecek sana dünyayı.
Canlıyı da sev, cansızı da sev... Onlar dilememiş böyle kalmayı. Şafağı da sev, gurubu da sev. Onlar dinlemişler, aynı Allah’ı...
Mahlûk’u da sev, Halık’ı da sev! Mahlûk, Halık’ının tecelligahı... Hastalığı sev, şifayı da sev. Onlar sevdiriyor, sana hayatı...
Aynıları sev, zıtları da sev... Zıtlar dünyamızın tadı, manası... Durmamayı sev, değişmeyi sev! Yaz, kışı öğretir; siyah, beyazı...
Ahmet Ay
Her şey zıddıyla bilinir şu alemde... Fakat biz bazen zıtlar arasında gel gitler yaşarken isyan ederiz. Şifa iyi iken, hastalık kötüdür. Zenginlik iyi iken, fakirlik kötüdür bizce... Fakat acaba gerçekten öyle midir? Ya hiç hasta olmasaydık mesela? Sıhhat bu kadar keyif verir miydi? Ya da kıymeti bilinir miydi? Bu şiirde bu gibi soruların cevaplarını aradım. Belki buldum, belki bulamadım... Sevgiyle kalın.
|
|