|
|
13 Kasım 2008 Perşembe 00:47:11
günün yorumunu yapmak isterdim lakin kendimde o beceriyi bulamıyorum sevgili ustam.. barışı güvercin kanadına bizler bağlarken top tüfekleriyle kuşu öldürmeye çalışan zihniyetleri hala yaralıyoruz.. ama anlamak istemiyorlar.. bizler bir güvercinle değil bir güvercin sürüsüyle dadanmış barışın kapısına.. kimse inanmak istemiyor .. inandıkları tek şey..
Kurşuni renklerde hüznün adıydı şaibeli her gece Her faili meçhulde biriken gözyaşıydı dinmeyen Toprağın susamışlığı özüne Dağın özlemiydi yangınsız Bir hicran yaraydı barış Ölüme bir zafer de ‘’o’’ kazandırdı
işte yeni bir adak daha barışa.. kanlı da olsa gül yollar yaratacağız.. savaşla da olsa bu vatanı kardeşce el ele yaşatacağız.. başka yol yok!!!!
emeğinizi kutlarım hocam saygımla..
|
|
|
|
12 Kasım 2008 Çarşamba 14:09:05
hayranlıkla alkışla kutladım can dert görmeyesin
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 23:36:45
Henüz yazılmayan tanımsız bir öyküydü Barış Güvercinlere yem verirken üç kurşunla vuruldu Esmer bir sancı doğurarak kendinden çoğaldı Geride yırtık papuçları Toz bulanık saçları Meyvesini görmeyeceği ağaçları kaldı
barış tüm evrenin adı olsun dostum harikaydı şiirsellik ve anlamca da
sevgimle
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 22:56:18
Hafif ve söylenmesi inanılmaz ağza yakışan başka kelime biliyor musunuz bilmiyorum. Barıştan söz ediyorum! Barış. Hani şu sokaklarda yetmiş yaşına inat, çocuklarına gelecek yaratmak için cansiperane duran annenin “bijî aşitî” demesi var ya! İşte ondan. Barış insan ağacının vermiş olduğu en narin meyvedir. Ama her ne hikmetse barış denince bazılarının kulaklarını tıkaması bu ülke insanına mahsustur. İşte bu yüzden her insanın belinde bir silah kendi savaşının peşinde…
Derler ki;
“Barış zamanında oğullar babalarını toprağa verir, savaş zamanında da babalar oğullarını toprağa verirler”
şiire bin selam ile...
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 22:50:04
Adı geçmeyecekti hiçbir defterde artık Kimliksizdi Barış! İklimsizdi her mevsimde Dili dönmedi hiçbir zaman Ne mutlu türküm demeye!
final ,barışın terçih etmediği ölümü o kadar can alıcı bir şekilde ifade etmiş ki,barışın yitip gitmesinede sebep şeyleride..saygımla kutluyorum duyarlığını arkadaşımın..
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 22:42:44
ben özellikle seçtim ....seçilenlerden yine bir şiir beyaz değil iki kurdele yetmez çok samimiyim .. çok özeldi çokta güzel okudum yine değerli sayfanızdan sizin gibi kalemler daim olsun ki geleceğe adı anılası şairler yetişsin takdir ve tebriklerimi bırakıyorum bu değerli sayfanıza
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 22:32:13
Zılgıtlar adressiz- -Çığlıklar sessiz-
Sol bir çizgiydi aptal falcıların yolu açık dediği Sağdan yürüdükçe üstüne gelen kalabalıkta kayboldu Damarda durmayan kandı artık Barut kokusuna karışıp toprağa tohum saldı ........................................... TÜMCESİ EMEGİN SESİ BİZİM SESİMİZ AMA BU DİZELERE BENDE YASLANDIM
SAYGILARIMLA YÜREGİN YÜREGİMİZDİ ŞAİR
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 21:17:53
herkes herşeyi söğlemiş... bana susmak ve takdir etmek düştü...
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 17:51:42
.... ....
mavi ve aydınlık günlere kucak açacaktık beraber koşacaktık yeşillikler içinde tepine tepine oynayacaktık mutluluk oyunlarımızı seninle halkalar boyu söyleyecektik barış ve özgürlük şarkılarımızı...
sokaklar bizim..! alanlar bizim..! acılardan ve kötülüklerden uzak avazımız çıktığı kadar bağıracaktık haykıracaktık neşemizi, gülüşlerimizi bütün dünyaya...
"hey millet duyun sesimizi biz geldik" der gibi inletecektik yeri göğü..! uçuracaktık mavi bulutlara uğruna can verdiğimiz umutlarımızı ve de kartopu tanesi beyaz güvercinlerimizi...
ama olmadı...olmadı be kuzum..! gerçekleştiremedik bu güzel hayallerimizi darağacında asılı kaldı pembeli düşlerimiz boynu bükük öylece asıldık dünyaya tersinden bakar gibi...
s e v g i l e r i m l e...
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 14:03:48
Bu iyi ama gayet iyi bir şiirdi. Hatta eserdi. Tebrikler saygılarımla.
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 11:58:51
yüreğinizin sesi susmasın yine güzel ve akıcı
saygılarımla hilal.
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 11:39:14
canıma, kanıma dokunan dokunan nedir bilir misin can
ne zaman dokunsam yurduma ne zaman sokulsam korkularımı avuçlarım kaybolan seslerin ardından
ah be can anlasana asi dokunur yüreğime bu rüzgar özgürlüğün güneşe hasret türküsü kendine tutsaklıktı ya
sızlar bütün yanıklarım parçalanır yaralarım
katran karası ellerdeki kan katran karası her yan gayya kuyusundan beter
çocuklar ölüyor can analar ağlıyor feryat figan
çekip gidemem ben ardıma bakmadan
güneşi söndürdüler ellerinde zifir karanlık kabus gibi geldiler bebelerin gözlerini götürdüler babaların dağ yüreklerini
o çiğnedikleri acımasızca yol sandıkları yağmurun aklayamadığı taşların bağrında saklı onlarca parçalanmış can ciğerlerinden akan kan
gidemem can gidemem yüreğinden bir parça damlamadan
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 11:20:24
BARIŞ...
O kadar konuya deyinmişsiniz ki... O kadar cok ders var ki satırlarınızda sadece ANLAYANA...
Anlatmak istediklerinizi gizlemenize her zaman hayranım... Satırlarınız kan kusarken Barış diye haykırmanız da sizin ustalığınızın bir göstergesi... Su satırlarının değerini belki de en cok anlayabilen benim... Belki de anlatılanları yaşanmışlıklardan söküp alabilen ve kimseyi incitmeden sadece ders olsun hayatınız siyah ve beyazdan ibaret değil diğer renkler de var özellikle KIRMIZI can var diyebilen yegane insanlardansınız...
Yüreğiniz o kadar güzel ki kin duyduğunuz insanlara da dahi kucak acabilecek yüceliktesiniz.. Sizin gibi insanlara sahip oldukca bu vatan ins. Hiç bir Barış isminin anlamını bilmeden Yok olmayacaklar...
Tebrikler harika yüreğinize...
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 10:45:23
seni yürekten kutlarım şair... bilesin heybemdedir bu şiir...
KUTLARIM Sevgili Dost...
sevgiyle saygıyla dostlukla
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 10:29:27
Adı geçmeyecekti hiçbir defterde artık Kimliksizdi Barış! İklimsizdi her mevsimde Dili dönmedi hiçbir zaman Ne mutlu türküm demeye!
güzeldi insanınkendinde kayboluşunu anlatan dizelerdi..saygımla
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 09:36:18
Henüz yazılmayan tanımsız bir öyküydü Barış Güvercinlere yem verirken üç kurşunla vuruldu Esmer bir sancı doğurarak kendinden çoğaldı Geride yırtık papuçları Toz bulanık saçları Meyvesini görmeyeceği ağaçları kaldı
BARIŞ DÜŞTÜĞÜ TOPRAĞIN KAN KIRMIZI AĞIDINDA ÖLÜMSÜZLÜĞE GİDERKEN GÜNEŞİN ANAÇ SARILIŞINDA YARINA YENİ UMUTLAR EKEREK GİDECEK.....
GÜNÜN YARININ ŞİİRİYDİ ....
SEÇKİMDE BİR ŞİİR...
TEBİRKLER ŞAİR....
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 08:44:26
bu şiire dokunmamak olduğu gib alıp afişlemek bu şiire dokunmamak olduğu gibi alıp tüm dünyanın kalbine asmak insanlığın yüreğine kendi yüreğime asmak geliyor içimden
faik bu edebi duyarlılığına bu usta yorumuna ve şair yüreğine hayralığımı vede saygılarımı iletiyorum bu çalıman benim için günü hatta haftanın şiiri çok etkili,kalemine yakışan bir çalışma
saygılarımla
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 07:58:41
"Koyunlar keçiler ve koçlar için Ne kadar bayramsa Kurban Bayramı Bu barış var ya, bu barış Cephedekiler için o kadar barış "
çocuğun gözlerindeki tatlı bir düş "barış" anne yüreği barış ve ailece yenilebilen bir akşam yemeği daha
Özlemle... Sevgiler
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 07:17:37
emeğinize sağlık
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 02:12:24
Barış toprakta
Savaş ise toprağa
Daha kaç Barış'lar düşer kimbilir bu uğurda
Küf kokan kan kokan toprağa
Ama Barış barut kokusunu aldı göğsüne
Ve ve...
Allah kahretsin işte.
Bir zılgıt eşliğinde.
Can Dostum,canım kardeşim yazıyorsun işte gerisi gerçeğin masal yanı uyurken Barış'lar son uykusunda.
Saygılar
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 01:39:06
ya gelirse demeden edemiyor insan ama eksik olan o kadar çok şey varki...nereye yama edilir bilmem yetişirmi nefesi...ürkek bir güvercin gibi...kalemine sağlık dost... kalemine...
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 01:33:58
Meyvesini görmeyeceği ağaçları kaldı
Ne kadar çok mehmetler ve barışlar var değil mi ?
Baharda yeşili ve meyveleri özlemeyecekler artık.
saygılar
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 01:06:00
Hep uzaktan baktığı uçurtmaların kanadıdır Barış Sınırsız, dikensiz coğrafyalarda bir yolcudur artık
sustum..gözlerimle konuşacağım..kimse görmesede.. saygılarımla
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 00:58:06
kendi ellerimizle bozduk kendi kurşunuyla vurduk...çoğu zaman şimdi hangi hakla istiyoruz ki... gelmeyecek gelemeyecek olanı BARIŞI...
saygı ve sevgimle harika bir şiir okuttun aspendos kalbine ve kalemine sağlık
o kadar güzel anlattın ki...dilim dönüyor ama kalbim...
mutluluk ve barış hem denizlerde boğuldu hem de gülen bir çocuğun yüreğinde...
değil mi ???
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 00:54:52
Barisi hic tanimayanlara; Baris icinde yasayanlara özünden anlatmis gibi oldu bu siir. Barisa dokunmak umudu ile Ellerinize saglik.
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 00:47:56
Siyah düşlerden maviye boyanan bir önlükle yürüdü barış Lekeli kitaplara önsöz bulmanın izcisi olacaktı belki de Küçük parmaklarını kaldırıp ‘’burdayım’’ dedi, her sabah Oradaydı, göğsüne çevrilen soğuk namluya kadar
ilk kıtada herşey okadar açıkki gerisinde ise tokat yedik, ama hakda ediyoruz...kutlarım...maviler yüreğine şair...
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 00:40:17
anlıyorum seni şair
selam ve saygıyla
|
|
|
|
11 Kasım 2008 Salı 00:30:19
Sizi tenzih ederim ama; herkes bildiği şeyi yapsın. Şiir yazmak için yazıyorlar.Yok öldüm, bittim, arabesk kapkara tablolar... Bu iş biraz da tanrı vergisi, mayanda olacak bişeyler. Yorum yazarken şiirin bir bölümünü copy leyip teşekkür ediyorduk da, santimine dokunamadık yine.Ustasının elinden herşey güzel.
|
|