
-Başlıksız-
Elif kız meltemin uğultulu sesi, Bulutun hıçkırığı, Toprağın sıcacık nefesi... O biricik, çiçekler! O tek, masal ormanı! Yok ki dünyada eşi... O doğanın eşsiz prensesi...
Annem annem! O kadar bebek, O kadar çocuk ruhlu ki... Yıldızlarla beş taş oynuyor... Gündüz arsız güneş, Gece nazlı hilal, Elifi seyre doymuyor...
Renkli doğanın, Onu sevmeyen, Zerresi, cemresi mi var. Minik ırmak, koca çınar; Rüya yağmur, mavi pınar; Kar boran tipi... Tıpkı masal gibi...
Kardeşleri İlteriş ve Kaan’ın Yürekleri arşa değer... İkisi de Elifi çok sever... Biraz, cömert bahçede, Meyve toplarlar, Meyvelerden usanıp Gülleri koklarlar...
Bazen melek olur Gökyüzüne salınırlar... Bazen hilali çağırırlar... Gelmeyince alınırlar... Canları sıkılır bıkarlar. Büyük ormanı aşıp, Zorguna çıkarlar...
Güzelliği mi....? Vuslat aşığı kentlerin Sessizliğini bozan Asude rüzgâr esintisi... Cennete yağan Tuanaların Yüreklere tohum serpen Doyumsuz kesintisi...
Dahası mı...? Pamuk pamuk yüzlü, Yumuk yumuk gözlüdür. İnce sırma saçlı, Siyah kalem kaşlıdır. Sahipsiz sanmayın ha...! Elifçik mevsimlerin aşkıdır...
BÜLENT AYDIN
|
|