|
|
|

ÇETİNDURAK TAŞLAMASI
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Seksenli yıllardı. Kars Şahnalar Hudut Taburu'nda Yedek Subaylığımı yapıyordum ve Görentepe Sınır Karakolu Komutanı'ydım. Tepenin eteklerinde eski adı Başşöreyel olan Karapapaklarla meskun Çetindurak köyü bulunuyordu. Ağustos sonlarıydı, köyde bir düğüne davet ettiler. Düğün derneğine varınca baş köşeye oturttular. Oralarda adettir, kız tarafı oğlan tarafından meşhur bir aşığı düğüne getirmesini ister. Bu düğünün aşığı da Rahmetli Ozan İlhami Demir'di. Şölen başladı. Ozan, Köroğlu'ndan bir destan kolu tutturdu. Bazan sözlü bazan sazlı programını sürdürürken birden adımı vererek bir methiyeye başladı. Methiyenin hitamında ben de söz alarak, aşıklığın Ata Korkut'tan bu yana kutlu bir Türk geleneği olduğunu anlattım. Aşığı Konya Aşıklar Bayramı'daki 'Lebdeğmez' şampiyonluklarından bildiğimi, çok çok değerli bir halk ozanı olduğunu, onunla karşılaşmaktan onur duyduğu söyledim.
Ozan hikayesine devam ederken konuklardan biri kulağıma eğilerek, sessizce bana ait methiyeliğin filanca tarafından verildiğini söylemez mi.... kan beynime sıçradı. O filanca, yörede büyükbaş hayvan hırsızlığıyla meşhur biriydi, daha da kötüsü gözümde kutsadığım bir ozan, ondan gelen parayla yeni tanıdığı birisi için iyi mi, kötü mü olduğuna bakmadan methiye düzüyordu ve bizim kendisi için yaptığımız senâyı da beleşe getirmişti. Canım sıkıldı...
Ozan hikayesini toparlayıp bitirinceye kadar ben de içimden aşağıdaki taşlamayı kurguladım. O sözünü noktalayınca kendisinden ve orada bulunanlardan misade isteyerek "sözüm meclisten dışarı" diye okuyunca, Ozan önce kızardı, sonra sarardı derken bir "allahaısmarladık" bile demeden kapıyı çarpıp çıktı gitti.
Benim yüreğim soğumuştu ama pişman da olmuştum. Galiba biraz ağır kaçmıştı...
Neyse ki, ertesi gün Aşık Karakolda ziyaretime geldi de, kendisine neden öfkelendiğimi izah edebildim. O da bunun bir Ozanlık geleneği olduğunu anlattı.
Bu kavganın sonucunu sağlam bir dostlukla perçinlemiştik. Uzun süre mektuplaşmıştık.Rahmetli en mahrem sırlarını benimle paylaşmıştı. Ruhu şad mekanı cennet olsun.
............................." Para kaşılığında methiye düzerek .............................. vicdânını pazara döken söz erbâbına"
Biraz övgü duydun boynun gubardı, Sözümle yazını turalarım haa! .. Bir tazı destursuz girmiş inime, Ben azılı kurdum, paralarım haa!
Senin gibisine çoban tutarım, Doksan koçun arasına katarım, Sütünü sağdırır peynir yaparım, Yufkamın içine dürelerim haa! ..
Saçların çözülmüş gevşek mi ördün? Burnunun dibine kara mı sürdün? Güvey kılığıyla "selam"a girdin, Onu boynuzundan sürelerim haa!
Bukağını çözdüm, git gezin hele! Kısır kısrakta da olurmuş yele? ..! Rahvan taşımazsan mahmuzum ile Böğrünü, döşünü yaralarım haa!
Hani dul avrattın, gelin mi oldun? Davetli konuktan oynaş mı buldun? Duvağın altından kimlere güldün? Elimin tersiyle aralarım haa! ..
Hatayı tezek bil sakın tüy dikme! Uğru parasına sebep yağ çekme! Aşık töresinden sana bu tekme, Dil, ağız gözetmem, berelerim haa! ..
Elbet saygımız var şunca yaşına, Amma densiz, donsuz çıktın karşıma, Bir taş atsam bin taş yağdır başıma, Kar diye üstüne kürelerim haa! ..
Sözüm özünedir, babana rahmet! Sende yürek varsa gel beni hicvet! Sövgüye kaçarsan son duânı et, Kat kat fazlasını sıralarım haa!
Bu Dünya’nın eni boyunu bulmaz; Aç gözlü aşığın kesesi dolmaz; Angut olsan bile teleğin yolmaz, Bilge fırçasıyla, karalarım haa! ..
YUSUF BİLGE
Açıklamalar:
- Çetindurak: Kars-Akyaka ilçesine bağlı eski adı Başşöreyel olan Ermenistan hududumuzdaki "Karapapak" köyü.
- Selam: "Harem" in zıttı, erkek topluluğu.
- Bukağı: Binek hayvanlarına takılan köstek.
- Angut: Aptallığıyla meşhur bir cins yaban ördeği.
|
|
|
Acaba Nedir?:
aç
,
aşık
,
bir
,
dul
,
erkek
,
gelin
,
git
,
in
,
kara
,
kısır
,
methiye
,
para
,
peynir
,
sana
,
son
,
söz
,
tezek
,
yaban
,
yürek
|
|
|
14 Ekim 2008 Salı 13:54:12
Yusuf hocam diline yüreğine sağlık. Akan ırmak gibi akıcı şiir,çağlayan gibi sesli..Hele hele ihtivası,içeriği..baldan tattlı dille öğütler..Her ne kadar sert mizaclı gibi görünsede sözcükler.içinde koruma ,kollama ,sevdiğinden ötürü yerden yere vurma var..bu ince tekdir ustaca işlenmiş şiirde.. Beğeniyle,hayranlıkla okudum insanın edepli olmasının insana değer katması..Zaten kınama ve ayıplamayı unuttuğumuzdan bu yana..insan sıfatından uzaklaşırken dünya,Çetindurak taşlamasına rast geldim, unutulmamış dedim ve sevindim..
sevgiler,selamlar Şaire..
|
|
|
|
14 Ekim 2008 Salı 13:15:48
güzeldi.sevgi, ve saygılar...
|
|
|
|
14 Ekim 2008 Salı 01:41:58
Bu Dünya’nın eni boyunu bulmaz; Aç gözlü aşığın kesesi dolmaz; Angut olsan bile teleğin yolmaz, Bilge fırçasıyla, karalarım haa! ..
bu şiiri beğenmeyeni..söz ile yaralarım ha..!
başka ne denebilir ki efendim...mükemmel...kutlarım...saygımla...
|
|
|
|
14 Ekim 2008 Salı 00:05:05
kutlarım efendim... güzel şiirinize kurdela yakışmış...
|
|
|
|
14 Ekim 2008 Salı 00:04:24
Yusuf kardeşim ne denir ki böyle yüreğe böyle kaleme yorum yok şiirden öte bir Anadolu dersi bir Türk öğüdü, paylaması . Bu lisanı anlamayan bir Türk olabilemez. Yüreğinin orta yerine kocaman bir selam, muhabbet, sevgi ve saygı bırakıyorum. Hayırlı geceler.
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 23:15:37
Çok güzel bir taşlama okuttunuz, teşekkür ve tebriklerimle.
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 13:26:32
Çok ama çok iyi!
Kutlarım efendim...
Saygılarımla
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 11:11:19
ÇOK güzel bir taşlama. Yüreğinize kaleminize emeğinize sağlık.
Selam, sevgi ve saygılarımla.
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 11:07:00
Ozan geleneğimizin Oguz dilinin Dede Korkutça ayıtmasını , kelime tercihlerindeki amaç bakımından arı Türkçenin kutsanmasını Kızıl elma gibi bir ülkü kabul eden , acuna bu erekle nam salmamızı dileyen koçak bir seslenişti.
Kendi hoyratımıza bigece verilen bir ders olmuş.
Bu güzel taşalamalı koşuğu baş üste alıp gönül koyaklarımızda da aksın diye , yürek sızaklarımıza akıtık.
Gölgelice kaba ağaçlarımızın dallarına yemişler doldu. Karşı yatan ulu dağların başları , ak pürçekli anaların yaşmakları gibi ap ak oldu , ak sakallı koca gişilerin yürekleri dolum dolum senlik oldu...
Yahşı olmuş şair
Soylamış hanım yahşı soylamış !
şahamettin tarafından 10/13/2008 11:14:04 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 08:17:31
güzel bir çalışma duygu pınarların ebediyen çaglasın ama hiçmi hiç azalmasın yürekden kutluyorum başarılarınızın devamını diliyorum güzel insan...
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 02:26:16
hata öyle bir tezektir ki ne kokusuna dayanılır ne de olmadık yerde yere dükülene eeee hadiii bakalım temizle temizlyebilirsen... tebrikler....mükemmel bir taşlama üstad, saygımla, selamlar gönderiyorum...
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 02:19:35
Mundar! bayramdan bayrama gusleder Cahil cühela hep densiz hicveder Köye muhtar olmuş nice derbeder El değil, dil ile karalarım haaa!...
Buda benden olsun! Güzel di.
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:36:15
üstat siz ozan geleneğini bilmesi gerekn bir insansınız
bakınız usta ozanın hiçbir suçu yok
neden mi adet böledir ki
siz Yard. Doç Mustafa Aslanın Halk edebiyatı el kitabına bir bakın
orada oznın neden böyle yaptığını anlarsınız
ee zamanla geleneğimizi unutuyoruz
o ozancağız ata yadigarı bir anlayışı sürdümüş
yaklaşık dörtyüz yıllık bir anlayış onun yaptığı
o meclisin yapısına göre şekil vermiş
yarenliğe
okuyun hocam sonra pişman olmakta haklısınız bence de olunuz
paylaşım için teşekkür ederim
|
| YUSUF BİLGE |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
13.10.2008 00:43:34 |
| Üstat, yirmisekiz yıl öncesinden bahsediyoruz. Gençlik eseri, tam burnumuzdan soluduğumuz dönem. Methiyelik geleneğini ertesi gün öğrendik öğrenmesine ama bir kere ok yaydan çıkmış oldu. Saygılarımla. |
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:31:30
Öncelikle Allah rahmet etsin. Şiiirin bütünü olağanüstü bir dil ve anlatımla , yazılmış. Sizi takip edeceğim. Yüreğiniz ve kaleminiz varolsun. saygıyla.
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:26:12
kutlarım arkadaşım tebrikler
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:21:41
cok güzeldi kutlarım sizi
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:19:12
Şahaneydi..Kutladım efendim.Selam,saygı...
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:18:56
Sözüm özünedir, babana rahmet! Sende yürek varsa gel beni hicvet! Sövgüye kaçarsan son duânı et, Kat kat fazlasını sıralarım haa! ............................................ Üsdat aşık dili ile sitem bu olsa gerek, cani gönülden kutluyorum, yüreğine sağlık, saygılar efendim.!
|
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 00:15:36
Yusufum ne güzel hiciv yaparsın. Silahsız aşığa kılınç takarsın. Sözüm ona yazan,ahvalde hiçdir. Ama bu dizeler alkışlanır ha..!
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|