|
|
|
Kaç Bin Yıldan Bu Yana
ağacı ormana mı bırakmak ormanı ağaca mı hür özgür düşünmeli insanlar gidip gelsinler düşünceler şu günler nefes nefese kurşun vızıltıları ıslık çalıyorlar benzemiyorlar hiçbir sese cephe çok mazlum var zulüm var devredenler pi sayısı gibi abartılar yıl be yıl palazlanan servetler sanki ölüme zorunlu bir çağrı gibi ne yazık ne yazık taşlarda patlayan mermi çekirdekleri
para çok kimine para bitmez kiminde harcayın bre alın terinden düşmedikçe yere namussuz can düşmanları sası kan kokuları cephaneliğin altında puşt gülümsemeler çapraz kuşak sıcak kardeşlerin bile gözü dönmüş kin sarartmış suratları dişler keskin sol göğüste bir ağrı insan olan anlar mı demeli ne demeli nice ki insanlığın dölü ister sağ ister ölü yurt edinmişse bilmem hangi kıtadan hangi memleketi hangi kaçkınıysa hangi bir yerinde dünyanın deli mi yok her devirde kullanacak cebirini ve erkeği ve kadını aklın yittiği yeri belleyip bulmak anlamak gerek deriz kaç bin yıldır dinlemek gerek birbirini
12 ekim 2008 Denizli
|
|
|
Acaba Nedir?:
anlar
,
bir
,
can
,
çağrı
,
deli
,
denizli
,
ekim
,
günler
,
ıslık
,
kan
,
nefes
,
pi
,
ve
|
|
|
13 Ekim 2008 Pazartesi 01:44:36
Bu şiirin hiç yorum almamasına şaırdım.Çok güzeldi.Tebrikler
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|