|
|
06 Ekim 2008 Pazartesi 23:57:25
''Kalbime sevdayı ekmen mi yalan Gözünle gözümü çekmen mi yalan Gönlümü yerinden sökmen mi yalan Vefâsızlık aşkta suç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Simsiyah saçımı tarıyorken ak Uzan rüyalardan tebessümle bak Dilersen resmimi göz yaşınla yak Nasılsa aldığın öç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ''
Duygularınızı yüreğimizde hissederek, peşiniz sıra yürüyüp gittik sanki... O kadar güzeldi ki... Sözler değil, sadece duygular konuşuyor... Tebrikler...Saygılar...Halenur Kor
|
|
|
|
05 Ekim 2008 Pazar 10:30:58
''dileğim yok bu cihan içre şiirden gayrı.''
saygımla...
|
|
|
|
04 Ekim 2008 Cumartesi 02:40:22
Of be hocam!Bu Rüveydalar hep böyle acı mı çektitrirler.Nurullah Hocanın şiiri ancak bu kadar güzeldi.Tebrikler...
|
|
|
|
03 Ekim 2008 Cuma 09:59:04
Nice ağıt geldi geçti dilimden Nice hoyrat düştü sazın telinden Bana ne yabanın nazlı gülünden Vardığım son nokta uç be Rüveydâ
türkü tadında,harikaydı ellerinize yüreğinize sağlık dinlemeye ve okumaya doyamadık
|
|
|
|
03 Ekim 2008 Cuma 00:34:42
Büyük bir zevk ve huşu ile okudum..dinledim..seçtiklerime aldım..kendi klasiklerime kopyaladım bilgisayarıma
Bu şiiri yorumlamak haddime değil şair..
saygılarımla
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 23:57:56
Herzamanki tadında.... Teşekkürler. Yine haz alarak ayrıldık
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 22:57:45
süper bir yorum süper şiir. tebrikler...
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 22:48:34
Aynalar yasaklı meyus bakıyor Sanki gözlerimden ruhum akıyor İsmini andıkça yürek yakıyor Rüzgar ol önümden geç be Rüveydâ ******************************************* Yürekteki yangını söndürecek Bir Mayi varmıdır hocam. Saygı ve selamlarımla.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 21:30:50
Aynalar yasaklı meyus bakıyor Sanki gözlerimden ruhum akıyor İsmini andıkça yürek yakıyor Rüzgar ol önümden geç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Ne senden eser var ne aşktan ahid Ömür sırdaşımdır ay,güneş şahid Tükendim evsâfca büyüktür nohut Artık yollarını seç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Tebrikler dost kalem yine güzel bir şiire imza atmışsın yüreğine sağlık...
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 21:05:43
başladık da bitmişiz haberimiz yok rüveyda ömrümü tüketmiş sevda ateşin dönmem desem de bakma rüveyda...
sakın birdaha gel deme bana geçen bir sevdanın aşkına beni tekrar yakma rüveyda...
yüreğinize sağlık,güzel eserinize de...ben de dilim döndüğünce eşlik ettim efendim...
sevgiler...
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 20:16:11
Ne senden eser var ne aşktan ahid Ömür sırdaşımdır ay,güneş şahid Tükendim evsâfca büyüktür nohut Artık yollarını seç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Şiir kendini nasılda hissettiriyor. Sağlıcakla kalın.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 15:40:27
Can bu rüveyda serinizi çok beğendim. Kaleminize sağlık. Uzun soluklu olmasına rağmen sıkılmadan okuyucuyu sarıyor bir sonraki satır.
İyi bayramlar diliyorum.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 15:13:42
Meğerse hükmünü yitirmiş vefâ Ölümsüz aşkından mirasın cefâ İlaç karaborsa yasaklı şifâ Kalan enkazımı saç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Dilinize yüreğinize sağlık çok güzel bir şiir okudum kaleminiz daim olsun
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 14:30:35
Ne senden eser var ne aşktan ahid Ömür sırdaşımdır ay,güneş şahid Tükendim evsâfca büyüktür nohut Artık yollarını seç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ **********OF BE MAKBERÎ Bayramda iyi gitti
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 13:33:50
muhteşem var olsun yüreğiniz...................kaleminizden çok güzel bir şiir okudum
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 12:46:12
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ -----------------------------------------------------------
off be Rüveyda bizleri mahvettin burda.Muhteşemdi sayın hocam herzaman ki gibi.Doyumsuzdu. Sunumuda bir başka güzeldi. Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Kaleminiz ve yürek sesiniz daim olsun. Selam ve saygılarımla.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 12:32:42
Güzel bir hece, iyi anlatılmış bir konu..Şairi kutlarım..
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 12:24:42
muhteşem yüreklere ve kalemlere sonsuz selamlar ve saygılar... ustam.... iyi bayramlar... dua ile...
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 11:48:04
Unutmam diyordun nefes tüterken Ölüm bile gelmez yalnız yatarken Sonra çekip gittin güneş batarken Kalmadı başımda saç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Nice ağıt geldi geçti dilimden Nice hoyrat düştü sazın telinden Bana ne yabanın nazlı gülünden Vardığım son nokta uç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Ne güzel hergün böyle harika bir eser hazir burada. Kutlarim üstad mest ettiniz.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 11:44:46
Hayata değer bir yaşam...sevmeye değet bir aşk..dostluğa değer bir arkadaşlık kadar daha önemli bir şey varmı hayatta tebrik ve saygılar...
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 05:03:36
Bir uzunçalar şarkı bu .Tebrikler, iyi bayramlar...Saygıyla.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 03:12:17
diğer şiirleriniz gibi bu şiirinizide hayranlıkla okudum ve dinledim... okuyanın diline ve teline sağlık.
ömrünüz uzun kaleminiz daim olsun yazan yüreğe sevgilerimle
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 02:35:40
Ne senden eser var ne aşktan ahid Ömür sırdaşımdır ay,güneş şahid Tükendim evsâfca büyüktür nohut Artık yollarını seç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ
Rüveyda dizilerinizin harika bir devamı olmuş yine beğeniyle okudum sevgili gönül dostum kutluyorum selam ve saygılarımla..
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 02:35:38
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ kutlarım her zamanki deminde ve etkisinde sayfanız
başarılar
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 01:59:30
harika bir şiir...harika bir şair.. ve harika bir yorum....tebriklerim..şiire,şaire ve şiire can verene seslendirene... haz aldım sayfanızdan varolun...selam ve saygılar...
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 01:58:28
Üstadım mükemmel bir şiir okuttun bize. Güzel şiirlerinizi sabırla bekleyeceğim bu hazzı bizlere yaşattığın için teşkkür ederim,Saygılarımla
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 01:53:10
Bu sana vedâmdır yanında götür Çeşm-i giryânımdan yanıyor satır Makberî’yim beni maziye batır Göreceksin kalan hiç be Rüveydâ ....................off be Rüveydâ ================================ güzel bir şiir okudum yazan yüreğe selam olsun . umudu hiç solmasın sevgiyle kalın.
|
|
|
|
02 Ekim 2008 Perşembe 01:15:50
Rüveyda
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına bir güvercin uçurup kıtalar arasından çağırdın beni geçerek birer birer sürgün kanyonlarını derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına
adını söylemek istemiyorum her hecesi amansız bir kor dudaklarımda her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım adını söylemek istemiyorum rüveyda dediğim zaman anla ki, senin için yürüyor kelimeler çığlığımın atardamarlarından
hangi yıldızdır bilmem, gözlerin kayar da üzerime rüveyda önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime sonra açılır önümde ıstırab vadileri silik renkleriyle adımlarıma çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir hayalin bittiği menfeze doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru
uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda oysa rüveyda baştanbaşa ben kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.
kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden bir anlatsam nasıl utandığımı bir doğrulsam eğildiğim yerlerden ağarır tanyeri nilüferlerin alaca bir at koşar içimde ezer toynakları ile anılarımı
sular köpürmemeliydi rüveyda kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin ben zehire alışkınım, şerbete değil rüyalar hefret eder avare duruşumdan kabuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber ben her gece bir Mehdi türküsüyle çilekeş yargılamak için zeval kayıtlarını inkılab bekliyorum
hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin uzanır da gönlüme rüveyda derinden bir ok saplanır bağrıma beynimi çağıran bir sese doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru
varlığın cinayettir memleketimde işlenen akıtır kanını en asil pehlivanların yokluğun sükunettir kuşatır evrenimi varlığın ve yokluğun ölümüdür baharın
artık eskisi gibi bakamıyorsun göklerinde bir belkıs otururdu rüveyda binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin güneş bir anne gibi dururdu başucunda artık dokunamıyor kakülün bulutlara karalara bürünmüş saçlarında dolunay ben bu kadar zulme layık mıyım rüveyda
hangi ressamı vurur bilmem, endamın sarar da benliğimi ben beni tanımam kaldırımlarda kafesleri yutan kafese doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru
kırmızı bir kurdela bağlayarak alnına duydun mu orkideye dua eden birini bu ısmarlama yüzler yok mu rüveyda bu yapmacık bebekler gözyaşı akıtırken gülenler yok mu beni kahrediyor geceler boyu
hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün soluk bir dünyanın mezarlarına gömerek gurbetimi kapadı karanlığa Yesrip, kapılarını meydan okuyuşun çağın ordularına bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır doruklardan öte hevese doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru
yasını tutuyorum kararttığım düşlerin yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda amansız bir ütopya üfleyen pencereler lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi önümde, haksızlığın hesaba çekildiği hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer arkamda, kare kare ömrümü belirleyen hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler
söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere kim giydirir başıma tacını nihayetin kim takar bileğime hürriyet künyesini karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle
rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı asırlardır köhne barınaklarda küflenen, çürüyen çığlıklarımı
at vuruldu; içim paramparça rüveyda gölgelerin ardına sakladım kusurumu sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin ben burda damla damla eriyip akıyorum yine de, çiğnetemem kimseye gururumu istenmediğim yeri sessizce terkederim hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim Nurullah Genç
| |