Edebiyat Defteri

Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır. EXUPERY
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
30.09.2008 tarihinde eklendi.
348 çoğul gösterim yapıldı.
165 tekil gösterim yapıldı.
20 yorum yapıldı.
 

   

 

bayram eşiği...



Belki;
saklayabilirsin hayatın kırık notalarını
sevdiğin bir şarkıda susturup dilini
basarsın taşları yüreğine tıka basa
bayram türkülerine perdelenir kulakların
mendiline gizleyebilirsin akan gözlerini
ya harçlık niyetine tükettiğin hayatı!


kaç şiir bölüşür acıları
ayrılıkları
yabanlık kalan sevdaları
hangi yüzüne sıvarsın hasretin boyasını
kına kokulu ana elini
tütün kokulu baba göğsünü
sarı çiçekte yapraktır kardeş bakışı
ilâhi bir mektuptur her dize
canın yanarken günün neşesine…


uzar gider dumanıyla tren rayları
zamanı bitirirken akreple yelkovan
takılır gözlerine yanağı kırmızı dünler
savrulur eteklerinde geçmiş
kavak yelleri esmeyi bırakmışken
eylül doldurur gün
ceplerine şeker yerine
mırıldanarak derelerle akar yıllar
birikir sararmış fotoğraf albümüne…


hoş geldin güleç gün
güle güle buruk dünler
misafir gelmiş kapımıza
bugün bayram
her yer seyran
tatlılar tabakta
hizmet ayakta
fanilik başta
terlikler, pabuçlar eşikte
hüzün kapı arkasında…







Bayram şekeri niyetine dizeler.
Bayramınız kutlu, yarınlarınız umutlu olsun.
Şiirle ve sağlıcakla kalın...


Neslihan Yazıcılar



"çevirin terlikleri, pabuçları ve hayatı
yeni günün umutlu tarafına"


Fotoğraf Akif Alp


   
Acaba Nedir?: alp , ana , baba , bayram , bir , buruk , eylül , fotoğraf , hizmet , hüzün , kalan , kardeş , kırık , kırmızı , şiir , tren , ve
 Yorumlar
 
08 Ekim 2008 Çarşamba 20:54:34
sevgili kardeşim
bayram hazzı yaşadım sayfanda
kapı önünde terlikler birikmişti
nasıl çalkalandı hüznüm ve sevincim
şiire zaten sözüm yok
harika yazmışsın

sevgilerimi sunuyorum
ve nice başarılara diyorum can kardeşime
sevgimle her daim
 
06 Ekim 2008 Pazartesi 16:37:40
yüregine saglık
cok ama cok güzeldi
saygılar
 
03 Ekim 2008 Cuma 19:21:58
tebrikler....
 
03 Ekim 2008 Cuma 01:19:35
o tren yolları neler yazdırıyor değilmi sevgili Neslihancım


geç ggördüm bu güzelliği ama yine de yetiştim şiirin ruhuna ...

fotoğrafla olan bütünlüğü de cabası...


tebrik ediyorum, sevgılerımle...
 
01 Ekim 2008 Çarşamba 17:48:22
abisinin guzel yuregine tebriklerim cooookkk

yurekten kutlarim canim benim

abinden sevgiler, saygilar
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
01 Ekim 2008 Çarşamba 17:03:01
Bazen şiir şairine ihanet eder, bazen de şair şiirine; önemli olan şairin kendine ihanet etmemesidir.
Çünkü, şairle şiirin karşılıklı ihanetleri olduğunda bunları bağışlayacak, hatta görmemezlikten gelecek olan o şairin diğer şiirlerinin bırakmış olduğu bir iz vardır; ama şair kendine ihanet ederse işte o zaman daha önceden yazdığı her dize isterse taşlara kazınmış olusun, o ihanetin rüzgarı siler atar hepsini.
Şair kendine nasıl ihanet eder?
Şair inanmadığı bir şeyi yazmak için kendini zorlarsa ve yazarsa ihanet illetine yakalanmış demektir. İhanetin püsküllüsü olan bu durumda tek yol, körelmiş kalemi yeniden açmak yerine, o kalemi uzun bir süre eline almamaktır.
Yazan kişi yazdığına inanmıyorsa zaten bir iç ses onu önce uyarır; uyarıya aldırış edilmez ise inatçı bir şekilde rahatsız etmeye başlar.
Bundan da ötesi, eğer şair yazdıklarında bir gelişme gösteremiyorsa ve “hamdolsun bu kadarına” diye kendini avutuyorsa, işte o zaman o şairin şiir defteri ham dizelerle dolar.

Neslihan YAZICILAR’ın hangi şiirini okursanız okuyun, her şiirinde aynı içtenliği ve bir önceki şiirini aşma çabasını yakalamanız mümkün. Dizelerini geliştirme ve anlatımındaki aşamalarda bazen başarılı bazen de başarısız olabilir; ama şairin içtenliği şiar edindiğini de inkar etmek olmaz. (Bu paragrafta haddimi aştıysam bağışlanmayı dilerim.)

Binlerce şiir yazan kalemin arasından bir şair dizeleriyle dikkatinizi çeker ve o kalemi izlemeye başlarsınız. Elbette daha yetenekli ve becerikli kalemler de vardır; ama o kalemin tarzı sizi etkiler, o kalemin yazacağı her dizeyi merakla beklersiniz. Okuduğunuz şiirler hakkında bir şeyler söylemek isterseniz, önce şiirin içine girmeye çalışırsınız, o duyguyu tam olarak olmasa bile, kenarından da olsa yakalamak için uğraşırsınız.
Eğer o duyguyu yakalayamazsanız mesele yok!
Eğer yakalarsanız o zaman iki şey çıkar karşınıza; ya beğeninizi açıkça ve anlaşılır bir şekilde o şiirin altına “yorum” diye belirtirsiniz ya da var olduğunu sandığınız şiir bilginize dayanarak (çok az da olsa bu yorumu yazan gibi) o şiir hakkında birkaç kelam etmek için vaktinizi ve emeğinizi esirgemezsiniz.

Bayram eşiği…
Öncelikle şiir yazanlar bilir ki şiire isim bulmakta herkes zorlanır.
Ve şiirin ismi öyle yabana atılacak bir ayrıntı değildir.
Şiir ne kadar başarılı olursa olsun o şiirin ismi eğer o dizelere layık değilse sizi rahatsız eder.

Bayram eşiği…
Eşik.
Dışarıyla içerinin kalın çizilmiş kapı çizgisi.
Bir sınır.
Bir başlangıç.
Kendi yerlerde sürünürken, anlamı bir set kadar yüksek.
Ölümün eşiğinden dönmek, derken o eşiğin ne kadar alçak olduğunu düşünürüz…
Sınav eşiğini atladık, dediğimiz de ise, o eşiğin ne kadar yüksek olduğunu algılarız.
Peki, bayram eşiği, denildiğinde ne anlıyoruz?
Bayramın olduğu yerin başlangıcı olabilir mi; ya da oluşturulmuş değil, zaten var olan ama bizim onun dışında kaldığımız bir dünyanın sınırı olabilir mi!
Nasıl düşünürseniz düşün bu iki kelime çok güzel seçilmiş.
Şiir de, bayramın eşiğine çok güzel oturmuş.

Şiirin bir felsefesi olmalı, der ustalar.
Elbette, felsefesi olmaya bir şiir fes giymiş çengiye benzer. Kendiyle zıt düşer, kendiyle cebelleşen dizeler şiiri şiirlikten çıkarır.

Açık ve net olarak yazılmış bir şiirin eşiğini geçtiğinizde sizi karşılayan dizeler, size bir kolaylık sağlar.
Fazla düşünme, der.
Fazla düşünmeye gerek yok!

saklayabilirsin hayatın kırık notalarını
sevdiğin bir şarkıda susturup dilini
basarsın taşları yüreğine tıka basa

saklayabilirsin hayatın kırık notalarını/ artık seslendirilmeyen bir şarkının melodisidir bu.
Alt dize de üst dizenin dediğini onaylıyor.
Şiire güzel bir başlangıç yapmış şair.
Ancak, ilk dizelere ilk baktığınızda eğer dikkatli değilseniz, “…hayatın kırık notalarını” hayatın kırık notları olarak okuyabilirsiniz. Çünkü, bu dizenin böyle olmasını istemiştir içinizdeki şair. Hayat karnesinde alınan kırık notları saklama çabası her insanda var olan bir duygudur, belki de güçlü bir reflekstir; ama bu bayram şiirinde size sunulan ilk dizeyi olduğu gibi şeker niyetine almanız gerekir.
Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.

basarsın taşları yüreğine tıka basa, dizesindeki anlatım çok güzel. Sonu kadar, alabildiği kadar, yüreğinin yettiği kadar taşları basarsın yüreğine.

kaç şiir bölüşür acıları
ayrılıkları
yabanlık kalan sevdaları
hangi yüzüne sıvarsın hasretin boyasını

Bu dört dize şiirin sıvası değil, sağlam bir yapının duvarı gibi olmuş.
Evet, kaç şiire dağıtırsın acıları, kaç şiirle paylaşırsın, kaç şiire sığar ki!
Hangi yüzüne, derken şair; iki yüzlüğü değil, her hasretin ayrı bir yüzü olduğunu söylemektedir. Bu hasretler al dizelerde belirtilmiştir zaten.
kına kokulu ana elini
tütün kokulu baba göğsünü
sarı çiçekte yapraktır kardeş bakışı

canın yanarken günün neşesine
İşte, şairane bir anlatım…
Günün neşesinde canının yanması… Bu can yanması iyi bilinir. Sevdiklerinden ayrı şen bayramın buruk duygusudur bu.

Sonraki bölümde şair bir şey belirtiyor. “savrulur eteklerinde geçmiş” diyerek, yeni bir yolculuğun başladığını söylüyor “tren” sözcüğünü de söyleyerek. Bu düşünce şiirin son dizelerinde de açıkça belirtilmiş.

Her zaman söylenir ki, şiirin son dizeleri şairin asıl anlatmak istediğidir.
Tıpkı bu şiirde olduğu gibi.
terlikler, pabuçlar eşikte
hüzün kapı arkasında…

Bayrama giriyorsanız, hüznü dışarıda bırakın…
Hiçbir bayrama uygun değildir keder.

Şiir denilen tür müthiş bir büyüdür.
Her insanın içinde olan iyilik penceresini açar.
Nefretli kelimelerle yazılan şiirlerde bile sevginin özünü bulursunuz.
Şiir içinizdeki doğruları söyler.
Ve şiir “NAMUS İŞÇİLİĞİDİR”
Ve şiir yüreğin us ırgatıdır.

Sevgili Neslihan,
yine yüreğinden geçenleri usla işlemişsin.

Ben kendi adıma bayram şekerimi aldım.
Harçlığını da bıraktım.

Sevgilerimle ve şiirle kal.
(Elbette fotoğraf sevdasını unutmadım.)

 
30 Eylül 2008 Salı 19:35:50
hoş geldin güleç gün
güle güle buruk dünler
misafir gelmiş kapımıza
bu gün bayram
her yer seyran
tatlılar tabakta
hizmet ayakta
fanilik başta
terlikler, pabuçlar eşikte
hüzün kapı arkasında…


güzel bir şiir meydana gelmiş latif bir ahengi var tebrikler
selamlarımla
 
30 Eylül 2008 Salı 18:17:39
bugün okuduğum en iyi bayram şiiri için size teşekkür etmeliyim....
 
30 Eylül 2008 Salı 17:12:06
kutlarım bayramınızı
 
30 Eylül 2008 Salı 16:34:15
içlerinde en sevimli olanı da minnacık yeşil ayakkabalı olanıdır kesin.
keşke o ayakkabı altı yıldır göremediğim yeğenimin olsaydı
ve o kapı ardındaki ben...

kutlu olsun Neslihan hanım.
 
30 Eylül 2008 Salı 13:02:48

Sevgili Neslihan,
Anlamlı bir şiirini okudum.

Şimdilik sevgimi bırakıyorum, bayram harçlığını da yorum için döndüğümde bırakacağım.
Şiirle kal.
 
30 Eylül 2008 Salı 12:31:39
hüzün kapı arkasında kalsın:)kutlarım bayramınızı ve şirinizi...........sevgiyle kalın
 
30 Eylül 2008 Salı 12:17:54

kaç şiir bölüşür acıları
ayrılıkları
yabanlık kalan sevdaları
hangi yüzüne sıvarsın hasretin boyasını
kına kokulu ana elini
tütün kokulu baba göğsünü
sarı çiçekte yapraktır kardeş bakışı
ilâhi bir mektuptur her dize
canın yanarken günün neşesine…

Bayraminiz kutlu olsun, hüzünlüydü ama harikaydi...
 
30 Eylül 2008 Salı 12:01:08
bayramınız bayram gibi olsun
eksilmesin tebessüm yüzünüz haritasından
çocuklar beklesin tatlı
tatlı tebessümler ile evinizde
öpülecek yaşlı arasın gözlerinizden yaş süzülürken
herkes yanınızda olsunda
neşeden yüzünüzde bu ıslaklık
bayram baksın gözleriniz dünyaya

 
30 Eylül 2008 Salı 10:56:17
Bayramlık şekerimizi aldık en alasından...Bayramınızı ve emeğinizi yürekten kutladım.Selam,saygı...
 
30 Eylül 2008 Salı 10:47:11
uzar gider dumanıyla tren rayları
zamanı bitirirken akreple yelkovan
takılır gözlerine yanağı kırmızı dünler
savrulur eteklerinde geçmiş
kavak yelleri esmeyi bırakmışken
eylül doldurur gün
ceplerine şeker yerine
mırıldanarak derelerle akar yıllar
birikir sararmış fotoğraf albümüne…

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Bayram keyfine uygun seyyah ruhlu dizelerle tebessüm ederken ,bayramınızı ben de kutluyorum
 
30 Eylül 2008 Salı 10:26:29
hoş geldin güleç gün
güle güle buruk dünler
misafir gelmiş kapımıza
bu gün bayram
her yer seyran
tatlılar tabakta
hizmet ayakta
fanilik başta
terlikler, pabuçlar eşikte
hüzün kapı arkasında…


Bayramınız kutlu olsun.
Saygı ve selamlarımla.
 
30 Eylül 2008 Salı 09:23:44
günün anlamına ugun güzel mısralar okudum kaleminizden
sağlıcakla kalınız
iyi bayramlar
 
30 Eylül 2008 Salı 09:04:13
uzar gider dumanıyla tren rayları
zamanı bitirirken akreple yelkovan
takılır gözlerine yanağı kırmızı dünler
savrulur eteklerinde geçmiş
kavak yelleri esmeyi bırakmışken
eylül doldurur gün
ceplerine şeker yerine
mırıldanarak derelerle akar yıllar

guzel bir gunde, guzel bir siirle karsiladik sabahi.. ve gecmis bayramlar, cocuklugum canlandi dizeleri okurken. hepimizin guzel, sicak icimize sinen bir bayram olmasi dileklerimle.. tebrikler.
 
30 Eylül 2008 Salı 08:04:32
hoş geldin güleç gün
güle güle buruk dünler
misafir gelmiş kapımıza
bu gün bayram
her yer seyran
tatlılar tabakta
hizmet ayakta
fanilik başta
terlikler, pabuçlar eşikte
hüzün kapı arkasında…


..................tebrikler.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Türkü -  Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin