Edebiyat Defteri

Sevilmeden sevmekten daha feci bir şey yoktur. TURGENYEV
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
20.09.2008 tarihinde eklendi.
430 çoğul gösterim yapıldı.
252 tekil gösterim yapıldı.
39 yorum yapıldı.
 

Eklediği son sesli şiirler
   

 

UZAKLAR






Ezel….
Kirazın köklerine kurduğum salıncağın ipiyle, yüzüne hiç dokunmamış ellerimi yamalıyordum


Evvel…
Küçük kelebeklerin kocaman gölgeleri altında
Yasak öyküler ezberleyecektik
Kavgasız, kaygısız yurtlara hasret
Aydın bakışlı yüzler çizecektik karanlığa

Evvel…
Yolumuz vardı raylarca uzayan
Dilleri kilitli, kaşları korkak kızları
Okul bahçelerinde büyütecektik
Satırlarda bulacaklardı yarınlarını
Belki kerpiç evlerin ışığı
Cilo dağının buzdan aydınlığı
Ya da Fırat’ın umut türküsü olacaklardı

Evvel…
Şiirler yazacaktın yol boyu
Kızılırmak türküleri söyleyecektin
Bir köyün madalyalı ışıkları altında ilk defa öpecektin
Ve seni sırf tecavüzden, cinayetten kızlarımızı kurtardın diye
Sırf devrimin bekçisi olduğun için sevecektim
Sana balkonumdaki emanet yumurtaları bırakacaktım

Evvel…
Hani
Sen, günaydınında bir baba
Ben, göğsünün deltasından barış sağan ana olacaktım

Evvel…
El, ayak nasır
Sırt yara
Yüz çıban
Emek heba
Toprak çorak
Bulut olup yağacaktık
Biraz su, biraz aş, biraz can olacaktık

Evvel…
Ayazda donmuş çocuklarına
Analar ağıt okurken okul yolunda
Yemin ettik
Yol olacaktık
Bir adımlık, bir nefeslik kadar kısa

Evvel…
Açlık; koca küflü bir ekmeğin ortasında ki, o taze yere ulaşmaktı, gördük
Açlık; lüks lokantaların arka kapısında beklemekti atılanları, gördük
Bir gülüş çizecektik ki yanaklara hiç silinmeyen
Başka, bambaşka bir dünya düşlerdik
Artık; çöpten artık toplamayacaktı çocuklar!
Bal kiraz olacaktık dudaklara, bolluk, bereket olacaktık

Sonra…
-Gittin!
Mektuplarında eski kent masallarını
Yaldızlı saray sözcükleriyle anlatırken
Hayallerimiz için;
“Uzak oralar” derdin, artık çok uzak!

Ve ben bir miting alanında gömülecek güvercinler toplarken
Sen unuturken beni
Unuturken yavaş yavaş her şeyi
Ankara’nın ağırlaşan çamurunda kaybettim o sonsuz vadimizi

Sonra…
Hatırla ve üzülelim
Kırmızı perdeli, kara bir trenle
Oyuncak atlar, kuyruklu uçurtmalar taşıyacaktık kar altındaki kentlere

Büyümeyecektik!


Sonra…
Birileri o kirazın bileklerini keserken
Senin bir fesleğeni balkondan intihara sürükleyişini gördüm
İşte o an Ankara’da
Bir ben
Bir de kuşlar öldük
Her gün öldük

Şimdi…
O hiç kalkmayan trenin kulpsuz kapısını araladıkça
— mayası tutmuş acılardan kocaman şiirler yazıyorum

Şimdi…
O hiç gitmediğimiz yerlerin yasını tutuyorum
Senin rüzgârına bile haram artık eteğim
Haram oldu dilim, gözlerim

Kat katlarımı giyiniyorum
Yoksul kollu kazak
Efkârlı bir şal
Sessiz pabuçlar

Ölüm gibi telaşsız
Yetim gibi ağlamaklı
Üst üste yanılgımı giyiniyorum
Çözülen saçlarımı tekrar tekrar örüyorum
Sana yabancı, onlar gibi olmak için

Simdi…
Yanı başımda o senin uzakların!
İçimde buğday yangınları
Ağrı’ya, Van’a, ta Iğdır’a
Gözüm kapalı, ağzım kapalı
Senin adına, bizim adımıza özürler sunuyorum
Ve her saat başı umut dolu, şiirden trenler yolluyorum

Şimdi…
İçini bildiğim, şeklini benim çizdiğim
Bir haritanın küçük ölçeklerinde
Panayırlar kuruyorum en ücralara
Elimde yüzlerce okul zili
“hadi çocuklar ders saati”


Şimdi…
Hatırladın mı?
Ben o yelken saçlı kızım
Güverteye şiirler asan
Ve hiç susmayan….

Şu an…
Ne zaman ki
Karanlıkta sözcükler peydahlandı
Yeniden doğdu umut
Yarı nesnel- yarı soyut bir meyvenin içinde

—oğullar, kızlar gördüm
—cesur, hür ve aydın
barış nidalarıyla, kiraz bahçelerinde!





SERMİN İREN
SAMSUN/ 2008

   
Acaba Nedir?: ağıt , ana , artık , barış , ben , benim , bir , can , çocuklar , dünya , emanet , en , gibi , gün , hiç , ilk , kadar , kar , kara , kerpiç , kızlar , koca , kuyruklu , küçük , o , okul , saat , umut , ve , zaman
 Yorumlar
 
15 Kasım 2008 Cumartesi 11:58:41
bu sitede ilk defa bir şiir ama şiir okudum
 
15 Kasım 2008 Cumartesi 11:58:41
bu sitede ilk defa bir şiir ama şiir okudum
 
15 Kasım 2008 Cumartesi 11:58:35
bu sitede ilk defa bir şiir ama şiir okudum
 
15 Kasım 2008 Cumartesi 11:58:01
bu sitede ilk defa bir şiir ama şiir okudum
 
09 Ekim 2008 Perşembe 21:19:53
Evvel;
Biz ölümü yaşam bilirdik...
Gidilmemiş yolların ardı
Kaf dağının ardı...

Bilirdik ya sevdayı, ulaşılması zor engebeli, telli dikenli sınırların ardında arar idik...

Kendimize sınırlar çizerdik, ülkesi başkenti şehri caddeleri sokakları olmayan... Hep olsun isterdik, hiç olmadan...

Evvel;
Yaralı kalplere kan taşırken güvercinler
Bir hain avcının kurşunuyla vurulup yarım kalırdı sevdalar...
Hala öyle...
Hala bildik...

Evvel;
Sevgilinin avuçlarındaki coğrafyaya göğü yağdırırdık gözlerimizden
Denizler, okyanuslar bile şaşardı tuzun bolluğuna...
her kavuşmak istediğinde dağ, karşısında o duvar atasözünü bulurdu... "Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur..."

Oysa biz insanken bile kavuşamadık, buluşamadı ellerimiz, sözlerimiz dudaklardan dudağa geçmedi sevgili...

Evvel;
Kördüğümler çözülürken böğrümüzün sol yanından...
Biz karın ağrısını niyetine aspirin içerdik
Nereden bilirdik ki sevdanın, sevginin, düşlerin... Kısacası herşeyin bir aspirine kanmayacağını...

Evvel;
Masallar anlatılır uyutulurduk kara sevdalara
Ağrı'ya, Ardahan'a, Sivas'a, Diyarbakır'a dökerdik analarımızın al al ağıtlarını...

Evvel;
...


Bağışla şair, yazamadım daha fazla...

Alen tarafından 10/9/2008 9:22:08 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
05 Ekim 2008 Pazar 00:15:39
çok güzeldi...bu kadar etkileyici bir uslup...açıkçası yazılanlar.... daha ne diyeyim kocaman tebrikler...
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
03 Ekim 2008 Cuma 11:45:53
Bu şiir aldı götürdü beni ABD ile sovyetlerin soğuk savaşının başladığı 1950 yılının temmuz ayına. O tarihte bay ve bayan Rosenbergler Rus casusu olmakla suçlanır ve tutuklanır. Her ne kadar suçlarını kabul etmeseler ve tüm dünya kamuoyu tarafından desteklenseler de yeterli delilin olmamasına rağmen elektrikli sandalyede idamlarına karar verilmiştir. Kararın duyulmasıyla birlikte tüm dünyadan amerikaya protesto mektupları yağmaya başlar. insanlar bu karara isyan etmekte ve cinayeti durdurmak için sokaklara, meydanlara dökülmektedir. Bu beklenmeyen durum karşısında amerika rosenbergler'le pazarlığa oturur; rosenbergler'e suçlamaları kabul etmeleri halinde tüm dünyanın adalet dağıtıcısı olan amerika'nın 'imajının' düzeleceği, karşılığında da ölüm cezalarının kaldırılacağı teklifi yapılır. rosenberg çifti her seferinde bu teklifi reddeder. öyle ki, ethel rosenberg, yaşamının bağışlanacağı yönünde yapılan teklife şu karşılığı verir: ''ey yoldan çıkmış para yiyiciler, ey satılmışlar, ey bu güzel dünyamızı kirleten iğrenç, kötü insanlar, işte size yanıt: sizin lanetlenmiş lütfunuza başım eğik yaşamaktansa kocamla birlikte ölmeyi yeğlerim.''
Rosenbergler'in infazında bulunan devlet bakanı william a. carroll, ''bir çift güvercin'' in cansız bedenleri taşınırken yaptığı açıklamayla herkesin kanını dondurur: ''rosenbergler'e, boyun eğip, suçu kabullenmeleri halinde hattın öbür ucunda washington'ın olduğu telefon ile idamın durdurulacağı ve de kendilerini bekleyen oğulları 6 yaşındaki robert ile 10 yaşındaki michael 'e kavuşacaklarını söyledik...''
yaşam ve ölüm sınırında yapılan bu teklife rosenbergler'in verdiği yanıtı bakan şöyle açıklar: ''peki ya suçsuzluğumuza inanan onca insan, onlar da bizim çocuklarımız değil mi? satar mıyız hiç onları!..''

Mahkeme rosenbergler'in 18 haziran 1953 tarihinde öldürülmesini kararlaştırmıştı... Ama Rosenbergler, o gün değil, bir gün önce ya da sonra ölmeyi istediler. infaza az bir süre kala istekleri kabul edilir ve 19 haziran'da öldürülmelerine karar verilir...

Rosenbergler 18 haziran günü öldürülmek istememişlerdi; çünkü o gün evlilik yıldönümleriydi!

Velhasıl...
Olaya duyarsız kalmayanlardan biri de Melih Cevdet Andaydır. Anı adlı şiirini Rosenberglere ithaf eder.

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma

Nerdeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor aklıma

Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Bütün sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma

Rahat döşeklerin utanması bundan
Öpüşürken o dalgınlık bundan
Tel örgünün deliğinde buluşan
Parmaklarınız geliyor aklıma

Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
Kahramanlıklar okudum tarihte
Çağımıza yakışan vakur, sade
Davranışınız geliyor aklıma

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil, unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma.

Ve ben Sermin İren'in "uzaklar" adlı şiirini okurken bir kez daha yaşadım Rosenbergleri. Belli ki isimleri farklı duyguları aynı nice Rosenbergler varmış ülkem içinde.

Kültür hazinemize yön veren, eğiten ve öğreten şair Sermin İren'e bir alkış rica ediyorum...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
23 Eylül 2008 Salı 00:55:55
Bu şiiri ben daha önce okudum ama o yukarıdaki çocuk resmi var ya dağıttı beni ve çıkıp gittim. Yine karıştırdı gönlümü...
...
Yolumuz vardı raylarca uzayan
Dilleri kilitli, kaşları korkak kızları
Okul bahçelerinde büyütecektik
Satırlarda bulacaklardı yarınlarını
Belki kerpiç evlerin ışığı
Cilo dağının buzdan aydınlığı
Ya da Fırat’ın umut türküsü olacaklardı
...
Olacaklar, olmalılar. Umut kesmek yok. O beni dağıtan kız çocğunun bizim çocukluğumuzdan çok farkı yok.
Umutsuz olmayacağız

Şu an…
Ne zaman ki
Karanlıkta sözcükler peydahlandı
Yeniden doğdu umut
Yarı nesnel- yarı soyut bir meyvenin içinde

—oğullar, kızlar gördüm
—cesur, hür ve aydın

barış nidalarıyla, kiraz bahçelerinde! Kutlarım
 
23 Eylül 2008 Salı 00:55:42
Bu şiiri ben daha önce okudum ama o yukarıdaki çocuk resmi var ya dağıttı beni ve çıkıp gittim. Yine karıştırdı gönlümü...
...
Yolumuz vardı raylarca uzayan
Dilleri kilitli, kaşları korkak kızları
Okul bahçelerinde büyütecektik
Satırlarda bulacaklardı yarınlarını
Belki kerpiç evlerin ışığı
Cilo dağının buzdan aydınlığı
Ya da Fırat’ın umut türküsü olacaklardı
...
Olacaklar, olmalılar. Umut kesmek yok. O beni dağıtan kız çocğunun bizim çocukluğumuzdan çok farkı yok.
Umutsuz olmayacağız

Şu an…
Ne zaman ki
Karanlıkta sözcükler peydahlandı
Yeniden doğdu umut
Yarı nesnel- yarı soyut bir meyvenin içinde

—oğullar, kızlar gördüm
—cesur, hür ve aydın

barış nidalarıyla, kiraz bahçelerinde!
 
22 Eylül 2008 Pazartesi 16:02:30




Ben geç kalmışım bu şiire, sesimi çıkarmadan şiiri okudum ve kaçtım....çokca şiirdi be dost...cokca.
 
22 Eylül 2008 Pazartesi 15:03:58
Malesef hafta sonları şiirleri okuyamıyorum . bir de 16.00 24.00 arası yazılanları.
Kaleminize sağlık arkadaşım. Seçkiyi fazlası ile hak etmiş bir emek şiiri olmuş.
 
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:44:35
kutluyorum yüreğine sağlık
 
21 Eylül 2008 Pazar 23:44:41
uzuyor karanlığın sivri dişleri
ezilirken ışıltı fideleri
birer birer gömüldüler narinliklerine
dokunuşa dayanamayan gelincikler

ey yüreğinin tenhalığında
şimşekler büyüten inatçı
dünün harabelerinde
yarına uzanan yurtsuzluğa adanmış kimliktir benliğin
tozlu arşivlere kaldırdığın sınırlar ve yasaklardır
o zaman bırak
her şey mülteci olsun bakışlarının sıcaklığıyla koruduğun
herkese yetecek kentlerde

içtenliği,sevgiyi ve farkındalığı bu kadar güzle yansıtan
yüreği selamlıyorum..
sevgilerimle
Aspendos
 
21 Eylül 2008 Pazar 23:40:40
ezelle başlayan evvelle süren sonra ile devam eden ve şimdi ile son bulan yada son bulmayacak
a dan z ye içine alan çok mükemmel bir şiiir okudum.
öyleki fıratta kızılırmakta
doguda batıda herşey varı
sevgili sermin çok güzel ve temiz bir yüreğin var ne olur kirletme kirletilmesine izin verme
bu şiir için seni çoook kutluyorum
tebrikler paylaşım için
tebrikler şiir yazan o güzel yüreğin iin saol iyiki varsın
selam ve sevgilerimle
mehmet girişit
 
21 Eylül 2008 Pazar 23:35:47
şiir yazmışsınız işte...kusursuz.
 
21 Eylül 2008 Pazar 23:26:46
tebrikler kalemine gönlüne sağlık
 
21 Eylül 2008 Pazar 20:11:31
Şimdi…
Hatırladın mı?
Ben o yelken saçlı kızım
Güverteye şiirler asan

Ve hiç susmayan….

Şu an…
Ne zaman ki
Karanlıkta sözcükler peydahlandı
Yeniden doğdu umut
Yarı nesnel- yarı soyut bir meyvenin içinde

—oğullar, kızlar gördüm
—cesur, hür ve aydın


Dönüp dönüp bir kez daha okuduğum, bazı dizelerde kilitlenip kaldığım güzel şiiriniz için aklınız ve yüreğinizi kutlarım,tebrikler,sevgiler..

Adile Soylu tarafından 9/21/2008 8:22:16 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
21 Eylül 2008 Pazar 15:32:46
yüreğim çocuğu görünce titredi,
şiirini okuyunca parelendi hepten.
bu nasıl bir şiirdi.
övgüye gerçekten değer bir yürek çünkü bu şiiri yazdıran.
harika duygu seli ve gerçekleri anlatan , insancıl bir duygu yüklü dizelerdi.
tebrikler .
kutlarım şaire.
 
21 Eylül 2008 Pazar 08:20:34
her dizesi şiirdi.

umarım hâk ettiği yeri bulur bugün.
çokça tebriklerimle
 
21 Eylül 2008 Pazar 04:41:46
günümün şiiri ne desem az olacak yürekten tebrik ediyorum ...emeğinize yüreğinize sağlık...
 
21 Eylül 2008 Pazar 02:08:43
"Şimdi…
Hatırladın mı?
Ben o yelken saçlı kızım
Güverteye şiirler asan

Ve hiç susmayan…. "

zaman dün bugün yarın

arada öğütülen umutlar...

çok güzeldi, kutlarım...
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 23:38:55
saklan çocuk..
kıyametin tiyoları göz kırpmakta...
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 23:38:38
saklan çocuk..
kıyametin tiyoları göz kırpmakta...
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 23:07:25
Şiirlerinizi ve bu yüreği daha önce tanıyamadığım için çok şey kaybettiğimi düşündüm bir an.Temiz bir dil ve olağanüstü derin bir yürek zenginliği imgeler yalın ve oturaklı şiir gibi şiir.Kutlarım şaire gün içinde gözüme ilişen en başarılı çalışma, gıptayla okudum, seçtiklerime ekledim.Selam saygı ve sevgimle.
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 22:03:35
hangi çocuğa sorarsanız sorun büyümek istediğini söyleyecektir.
halbuki çocukluk işte toz pembe gözleri.
bilmezler ki hayalini kurdukları dünya büyüdüklerinde onlarıda içine katacak bitirecek en güzel renkleri çalacak tüm zilleri koşuşturun hadi oyun yok artık.
beğenilerimi sundum.aslında çok fazla şey daha yazmak geçti içimden.ama sayfanızı fazla işgal etmeyeyim.
saygılar.
şiir kanburu:))
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 19:56:46
İçim ürperdi. Kutluyorum.
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 18:46:13
gözlerim dolu dolu okudum bu şaheseri.

bir destan
ve yara
ve imge
ve sen sermin iren sen ! sana yazacaklarımı ben çoktan yazdım zamanında ama ...

o uzaklar hiç bir zaman senin uzakların olmadı, bizim uzaklarımızda olmamalı.şairin sözünün ulaştığı yere, birilerinin de eli uzansa ne iyi olur.

işte şiir! ayağa kaltım alkışlıyorum ; yüreğini ,beynini ... o güzel ellerini öpüyorum...
her defasında seni tanıdığıma daha çok seviniyorum. ülkem insanına yazılan bu şiirden çok etkilendim ve gözlerim dolarak okudum inan.

öptüm güzel yüreğinden.

seni çokkk seviyorum arkadaşım.

saygılar


geceninkanatlarıaltında tarafından 9/21/2008 4:18:42 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.