|
|
|
FENAFİLLAH
sonbahar bakar uzaktan eski bir evin,dar odasından kasvetli bir pencere kenarından belki böyleydi eskiden aşklar
tek bir sevda ile başlıyordu gölgelerinde hicran,güneş doğuyordu alev ile yanan derisinden tanıyordu bu kerbelayı andıran yokluğu
bir şehri,bucaksız bir mekanda seyrettiğin bu kadın kim? ve şimdi nerededir nemli mendilim onca yalnızlığa ağlıyordu oda
bir günahın varlığını biliyordu gökyüzündeki renklerden ahengi o gün geç uyandı biraz ve güneş yoktu tuttuğu bir dilekten kaybetti kendini
bilmem bu yol nereye çıkar yalnızlığın garip lehçesinde bir damar dolusu kan akar gözlerimden yaş yerine
kimi görse sen sanıyor,lakin hep sen varmışsın gibi dünya sanki ona seviyorum demişin yüzünde tebessümle öpüşen hülya
uykularında seni bahşediyor yine karanlık bir şehirde,kimsesiz sanki yerden kaldırıp bakınca gözlerine gördüğü aynada fark ediyor kendini
yok başka bir açıklaması daha (Tok bir yaştan) sen damlıyorsun diye ağlamıyor buluyor seni işte,hiç olmasanda
hayal ettiği,odasının köşesinde hayaletiyle dertleşiyor şuanda bir sıkıntı varmış içinde tüm kelimeler sana çıkıyor aslında
gecesi aç bir karanlıkta büyüyor çakmağın aleviyle yürüyor ellerinde bitiyor sigarası küllerine geçirilmiş isyan prangası
bende kızgınım kendime Rabb’im hata yapmasamda,yapabilirim belki yanaraktan usulca öleceğim fezanın ruhumu büründüğü anda
bırak tutma kolumdan,düşeceğim düştüğüm kainat,yaratan O yine ben ölümü dahi seveceğim aldığım nefesimle
ya sabır Allah’ım senin aşkından gözüm karanlık tutmasın sakın ola ki ahım onca derya içinde yüzen balık
ben ne bulsam,O na tamamlanıyor eski bir takvim yaprağı hangi sayfa içinde yazılı bu yaprak beni sonbahar sanıyor
annem köşesinde geceden uyanıyor yine güneş yok,saat erken beni öpüp kokluyor ve bak diyor ben O na ölüyorum bak derken
yeter bitsin bu halin hüsranı ben hep ona aşıktım ona açık bıraktım kapıları yıllar geçti hala aşığım
yiten son umudun adı söylenen,gün doğmadan doğan bak bir bana,elimde ne kaldı var olan toprağım,aynadan yansıyan
yıldızlar gökyüzünde Mebusan sen bak bir yukarı cevap ver duyuyorsan anlat ne anladığını
bir O var ki,herkezde var aslında zati muhterem kendine kanar ulvi bir nefestir oysa güneşi de kendi batırdı sanar
ne vahim bir yalan,Doğa son solukta kaç hayat yazdı elinde yazacak güç bulmasa eğil der kulağına fısıldardı
ve her geçen kadını,sen sandı gece oldu,güneş soldu ve yandı bir lahza gül içinde uyandı son bir bahar daha O’nunla başladı
bir varlık ki yokluğun ertesi bir anlık ki tokluğun rengi O nun çığlığı sessizliğin sesi O varken,sen kimsin ki?
|
|
|
Acaba Nedir?:
aç
,
bahar
,
bak
,
balık
,
ben
,
bir
,
cevap
,
daha
,
dahi
,
damar
,
dünya
,
eskiden
,
fark
,
garip
,
gece
,
geç
,
gibi
,
güç
,
gül
,
gün
,
güneş
,
hayal
,
hayat
,
hep
,
ile
,
kadın
,
kan
,
kelimeler
,
lahza
,
muhterem
,
nereye
,
o
,
oda
,
oysa
,
sabır
,
sana
,
sevda
,
son
,
sonbahar
,
şimdi
,
takvim
,
tüm
,
ve
,
yaprak
,
yeter
|
|
|
17 Eylül 2008 Çarşamba 21:10:50
başlık çekti hemen derununda örgülemiş şiir de güzeldi
|
|
|
|
17 Eylül 2008 Çarşamba 20:28:12
Güzel ve anlam yüklü dizelerin sırrına erdik..teşekkürler..tebrikler..
|
|
|
|
17 Eylül 2008 Çarşamba 20:05:40
bu dünyaya fenafillah ve bekabillah olmak için gönderildik. saygılar şair. ölmeden ölmek budur işte.
|
|
|
|
17 Eylül 2008 Çarşamba 19:54:39
Nefs geçer arzulardan damla damla
Vahdet-i Vucud derler aslına...
Fena fi-llah.
Saygılarımla
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|