|
|
|

(ASPENDOS/A) KALBİNİN İZİ
Faik Danışman’a
Sözlerin faili çarmıha gerilmiş kelimeler. Senin ise hayatının kirpiğinden damlıyor çığlığın.
Suların kalbine değerken bakışların ipince bir sızıda dağlanırdın- dağlaşarak. Sen ki bir tarihi anımsarken iç çekişlerinde büzülen-buruşan uzakların insafıyla vuruşurdun. Esrik dalgınlıkların mülteciliğinde yitirdiğinde yolunu yummadan gözlerini, Şiirin sana yaslanırken, nefessiz uykulara kapılmış gecelerinde bütün dertlerini sırtlıyorsun sessizliğin, yoksa için sırılsıklam olur ateşinin sesinde.
Eski bir çağın kilidi Dilinde bırakmış ganimetini Vurdu gencecik bir bahar kıyısını dizlerinin Bu yüzden zaman arası şiir kokuyor yolculukların
Taşan yaralarına dokunuyorsun zamanın telaşına aldırmadan. Aldırış etmemenin esareti hoyrat bir boşluğun en unutulmaz anında vurur seni. Düşerken ölümünü izlediğin her sevincin eli aslında perdesindeydi günlerin. Ve sen kahrolup boyun bükmüyorsun her yaştan karanlığa…
Ne der hayalinde Diri bir aşkın elleri Ölü acılar dağlarken içini Sularda ıslanınca harflerin Hayatının bağrında toplanıyor gözyaşları anıların
Uzakların düğümünü çözüyorsun bilipte bilinmezliklerini seyrettiğin üstüne örttüğün her kederin alnından silinmeyen bir mühür olmadığını bilerek.
Ekmek kokusu/dumanlı yollar Ürperti/hıçkırık Sesin dağlara işlenirken Susayan bir ceylanın gözlerine yansıyor rengin Nehirlerin mavisinde tutuşurken gölgen Yitikliğe rehin sevdana eriyor yüreğin
Sabrının kehanetinde muamma gibi kıvranan cesur hayallerinin enginliğinde duruyor, ağırbaşlı, acelesini sözlerinde himaye eden şiirlerin…
Vaveylanın Namına lal diyorlar Sana cefa bu kör kinin bedelinden İsimi hükümlü pimi çekilmiş tarih Vuruluyor işte direnişle dövülmüş kardeşlerin
Gitmek kalmaya niyetlenmekti. Sen avuntularını dinlemeyen; Ey yüreği günlerin kızılına saplı olan, kalmak gidişlerin renklerini savurmaktır manaların koynuna yığılan ömrünün onuruna. Sana gitmek kadar kalmaya yeltenmek… Sana kalmak kadar gidişlere yol göstermek de yakışıyor. Çünkü yıldızlar incitmeden çizerler göğü, içi burkulmasın diye hiçbir dileğin…
Omzunda gökyüzü bağdaş kururken Kaç kardelenin efkârını okudu parmakların Ey çılgın Yağmurun talihinde kurak bir hüzün Benzi atan bezirgân korkular Tetiklenmiş felaketler ortasında Irzına geçiliyor barut tütsülü yeminlerin Ve nasıl kanına katıyorsa bakirliğini umudun Öylece ışıl ışıl duruyor yüzün
Ellerin üşüyor dokununca o yabanıl ateşler. Sureti eskimeyen yitik aşklarımızın ardından kirli sevgiler tomurcuklanıyor yalandan. Ellerin üşüyor dökülünce ellerine kalbin… “ alnında dağ ateşi” Ah bu yüzden bütün yolculuklarından izini sürüyorsun kalbinin.
Kalplerini rehber belleyip yolculuklarına dalanlar ışıklarında can verirler. Ölümsüzlüğün teri-teni sadakati olurlar, sonra bize ait masalları tepeden tırnağa var edenler…
Sana gitmek kadar kalmaya yeltenmek… Sana kalmak kadar gidişlere yol göstermek de yakışıyor. Çünkü yıldızlar incitmeden çizerler göğü, içi burkulmasın diye hiçbir dileğin…
|
|
|
Acaba Nedir?:
ait
,
bahar
,
bir
,
can
,
dağ
,
en
,
esrik
,
gibi
,
gitmek
,
gökyüzü
,
himaye
,
hoyrat
,
ışıl
,
kadar
,
kör
,
lâl
,
muamma
,
nasıl
,
o
,
olur
,
sana
,
şiir
,
unutulmaz
,
ve
,
zaman
|
|
|
21 Ekim 2008 Salı 11:59:25
Bir Dost"un Dost"una verebileceği en güzel hediye...hele hele bir de bu anlatımla; bu duygu yüklü ve imgelerin zenginliği ile yapılmışsa daha bir güzel daha bir anlamlı...dolu dolu M U H T E Ş E M D İ diyorum...hem bu şiiri yazan yüreğinize hem de arkadaşımız aspendos"a sevgi ve selamlar...
|
|
|
|
19 Eylül 2008 Cuma 20:54:47
En son yaptığın çalışma her zaman bir öncekini geride bırakıyor üstad.ilhamın hiç bitmesin.süper den daha süper bir kelime bilmiyorum..
|
|
|
|
18 Eylül 2008 Perşembe 14:13:08
siz ki incitmeden göğü çizenlersiniz sizler ki cana can olmanın destanını yazanlardansınız iyi ki tanıdım sizi iyi ki varsınız
can bildiği dostuna yazdığı şiirin başlığıyla farkettim ilk aspendos canı nasıl onun dizelerinde heyecanlandıysam şimdi senin yazdıklarınla heyecanlandım müslümcan
can bilmek dostluğu korumak herkesin işi değil dostluğunuza mavi yıldızlar yağsın dostlukla atan iki can yüreğe selam olsun sevgilerimle
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 21:03:43
"Non pertinet ad laudem artificis inquantum artifex est, qua voluntate opus faciat;sed quale sit opus quod faciat" (Aziz Thomas)
ben bu dosluğunuzu sonsuza uçan bir kelebek kanadın da gördüm ve imrendim harika,HARİKASINIZ
Aziz Thomas'ın dediği gibi -- sanatçı,eserini gerçekleştirmesindeki niyetiyle değil;yalnızca gerçekleştirdiği esrin niteliğiyle övgüyü hak eder.
sen dotum gerçekten övgüyü hak eden bir kalemsin ve de dost... saygılar severek ve beğeniyle okudum harika saygılar
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 21:00:12
"Sana gitmek kadar kalmaya yeltenmek… Sana kalmak kadar gidişlere yol göstermek de yakışıyor. Çünkü yıldızlar incitmeden çizerler göğü, içi burkulmasın diye hiçbir dileğin… "
Aspendos kadar naif dizeler, Selam dost yüreklere..
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 16:39:25
"Çünkü yıldızlar incitmeden çizerler göğü, içi burkulmasın diye hiçbir dileğin… "
İncinmelerı utandıran varlığında Aslında kalmandır dileğim, ama sana gitmekte çok yakışıyor...
Hissedilen duguların kaleme alınışı, sayfalara yansıyışı öyle güzelki, bu erdemli bir yürek ister. benzetmelerin derinliği ve gücü, yaşanmışlığın izi ve hiç bitmeyecek bir sevgi, dostluk yağmuru...
isteyen şemsiye açar yürür, isteyen bu yağmurun bırakacaklarına inanır ve şemsiyeyi kapatmayı seçer...
sonuçta her zaman DOSTLUK kazanır...
Tebrik ederim...
her iki yüreğe
Saygımla...
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 12:34:32
Sana gitmek kadar kalmaya yeltenmek… Sana kalmak kadar gidişlere yol göstermek de yakışıyor. Çünkü yıldızlar incitmeden çizerler göğü, içi burkulmasın diye hiçbir dileğin…
Dosta yazılan mükemmel şiir, vefa örneği, hele şu üstteki dize...
Selâm ve sevgilerimle...
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 11:53:48
Muhteşem var olsun şair yürekleriniz.....mükemmel alnatım
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 11:30:00
ahh! müslümcan ahh!! ne demeli sana ,ne yapmalı bilmiyorum ki.:))seni tanımak başlı başına bir hediyeyken bu hayatta... şimdi bir hediyeden hediye almak duygu çağlayanına çeviriyor beni..duygusallığımı ve dokundukça ağlamaya hazır gözlerimi bilirsin. ne yana baksam ayağı kırık dahilinde tamamlanmayı bekleyen sevdalara gebeyiz..ve tamanlanıyoruz..
Sana gitmek kadar kalmaya yeltenmek… Sana kalmak kadar gidişlere yol göstermek de yakışıyor. Çünkü yıldızlar incitmeden çizerler göğü, içi burkulmasın diye hiçbir dileğin…
gitmek olursa birlikte belki...kalmak akla zarar yanlızlıktan....yıldılzlari incitmekten çoktan vazgeçtik. yazan yüreğini öpüyorum..can arkadaşım.. hep sevgiyle...kal...çok tşk.ediyorum...
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 10:26:47
Vaveylanın Namına lal diyorlar Sana cefa bu kör kinin bedelinden İsimi hükümlü pimi çekilmiş tarih Vuruluyor işte direnişle dövülmüş kardeşlerin
Ne çok dastansımış dizeler ne güzel övgü böyle!
Beğenerek okudum. Her iki yüreğide kutlar. Selamlar, saygılar sunarım.
|
|
|
|
16 Eylül 2008 Salı 10:24:37
faik oyle gümbür gümbür koca bir utopya gibi değilmi güzeldi müslüm kalemine sağlık doğru gözlem sende faikten aşağı kalır değilsin :) sevgimle
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|