Edebiyat Defteri

Her zaman doğruyu söyle; ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın. (Mark Twain)
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
12.09.2008 tarihinde eklendi.
109 çoğul gösterim yapıldı.
94 tekil gösterim yapıldı.
4 yorum yapıldı.
 

   
 

Tamda Orta Yerinde Özümün Aşk


Ah deli sevdam
Mahşeri yerdeki yaram
Tam da orta yerinde sözümün
Kırdın ya belini
Kına kaşığı yakmaya yeminli
Soyundum senli tüm dertlerimi
Tadında tuzunda asi yaz yağmurlarının kıyısından
Deli dumrulun obasından
Güz yemiş çiçeklerin yanışından
Boynu bükük gelinciğin kokusundan
Vazgeçip yordun ya beni aşka süvari
Yangınımın resmi

Kıyısından ortasından dertlerimin
Çocuklar kadar masumane kahkahanla
Burup attın ya sahralara
Beni sorma
Kızıla yatmış dertlerim
Başı eğik papatyalara benziyor
Koştuğum bu senli sevda
Savruldum sağa sola
Bir düşten
Diğerine senli yangınım
Ellerinin kınası sandım sarıldığım aldandım

Coştukça firuzen bende asi
Bal kabından kalkan arıymışsın hiç sorma
Ne fark eder
Ha eşek ha bal arısı sokması
Sendeki daha bir başka
Memleket başka
Ki gökyüzün elmas kesicilerle devlet
Bende koçan,koçan yırtılan deli mavi
Dişlerinde kan
Gülüşlerinde kinaye halayık
Düştü mimikten ifadelerim kayıp
Anlaşılamamanın eteğinde yurt
Ve ellerimde nerede olduğu belirsiz hüzün
Yitik gençlik
Hiç bitmez sandığım sonsuz aşk
Ve deli dolu cesaret
Yoruldum

Bir zamanlar dimdik duran bu sütun
Şimdi sürgünde ve gözlerini kanayan karanfil
Öyle kırmızı
Öyle yeşil mavi ki
Soğuk gecelerde çekilmiş can heyecan
Ve sen rab
Sen nuhumun gemisi aşk
Dertli kavalda lalsın bana
Senin dişlerin pimiyle çekilen ateş
Uçurumlarınla düşeş
Bakışlarınla yandı yürek
Bir İstanbul masalı ki
Her yanım kalleş
Esmer,esmer şimdi yaprağımı söndür

Gidilmemiş dağ taş
Yuğrulmamış gardaş
Hüzzamlarda sarhoş
Ve Ferhat
Ve şirin kalmasın

Gurbet,gurbet devşirdin de beni
Sol yanıma yaktığın aşk ateşiyle
Emzir şimdi emzir cehenneminle zebanilerinle beni
Yanağıma yıktığın aşk rirvesi
Çevir
Dök beni senli meyhanelere
Senin göğsünde bir nehir ki divane
Bil ki ellerim her iki cihanda seninle
İpil,ipil keşmekeş zamanların zamansız kanayışı bunlar

Ve gözlerinin gözlerimi görmezliği
Dilimin diline sürçülisan aşk ateşi
Yor şimdi
Yor dağları tabak,tabak can haykırışlarıma
Bilirsin sen doğacaksın usumda
Sen ah içimi çektiren sen
Ellerinin o öpmez yeliyle
Mumunda üşüyen alev gibiyim
Uğruna yakılmış ağıtlar
Süzülmüşte tülbent,tülbent yanaklar kızılda
Sağır ellerine ellerim sürülmüş
Ürkek kendi ateşinde nicedir sana ölmüş bu can

Ölümlerden ölümlere kanatılan tan
Sessiz sedasız uslanmaz kafa tası
Daha çok cellatlar gezdirir şafakta
Daha çok tellallar çığırır ismimi
Dilimde unutmadım ismini
Ölüme kanat çırpan kafatası ki şimdi
Tenin kadar asaletli
Dilin kadar kazıklı voyvoda
Nasıl da asırları sardın yorgun sırtıma
Güneş kadar mütemadiyendin oysa
Ve kalmışsa içerinde bir yerlerde bakir onur
Düşünme çık yoluma
Kefen diye sarıl bana sonra uyu mışıl,mışıl koynumda
Nasılsa ak kağıtlara daha evvelden yazılmış adımız
O bitesi dertlerin başlangıç yerinde
Ve katledilmiş orada biz
Yanmış şiirimiz
Ve biz, biz değiliz
Tuz basılmış acı deriler gibiyiz
Sevmeyi ah sevmeyi öğrenmeliyiz

KAMİL SÖYLEMEZ
   
Acaba Nedir?:
 Yorumlar
 
07 Aralık 2008 Pazar 19:08:56
Saygı değer kamil bey;

Ah deli sevdam
Mahşeri yerdeki yaram
Tam da orta yerinde sözümün
Kırdın ya belini
Kına kaşığı yakmaya yeminli
Soyundum senli tüm dertlerimi
Tadında tuzunda asi yaz yağmurlarının kıyısından
Deli dumrulun obasından
Güz yemiş çiçeklerin yanışından
Boynu bükük gelinciğin kokusundan
Vazgeçip yordun ya beni aşka süvari
Yangınımın resmi

Harika dizeler olmuş...

Mübarek Kurban bayramınızı en iyi dileklerimle kutluyor.Şahsınızda tüm sevdiklerinizle mutlu saglıklı güzel bir bayram geçirmenizi temenli ediyorum....
Saygımla

Bu güzel dizeleri Yazan yüreğin Kalemi daim olsun..Mutluluk yüreginizden tebessüm yüzünüzden asla eksik olmasın...
Sezai Binici/umut_adam/Erzurum..
Saygılarımla
 
01 Ekim 2008 Çarşamba 10:29:26
RAMAZAN BAYRAMINI DOYA DOYA YASAYALIM. HAYIRLI BAYRAMLAR! HER SEYE KADIR OLAN YUCE ALLAH, BIZLERI, DOGRU YOLDAN VE SEVDIKLERIMIZDEN AYIRMASIN! HAYIRLI VE BEREKETLI RAMAZAN BAYRAMLARI DILEGIYLE. ŞİİR DE GÜZELDİ SAYGILARIMLA..................
 
26 Eylül 2008 Cuma 15:27:20
sayın şair
şiir yazmak tabii ki bol şiir okumaktan geçer...
benim yazdıklarımın da okunuyor olması beni hem onurlandırıyor hem sevindiriyor
ama herşeyden önce şiir yazmaya çalışan her kişi kendi kelimelerini yaratıp kullanmalıdır
okuduklarımızdan esinlenip
aklımızda kalmış kelimeler özümsemeden, hiç hissetmeden, yani yaşamadan ...arka arkaya döktürmek,
dizmek şiir yazmak değildir!

uzun zamandır yazmaya çalıştıklarınızı izliyorum ve ne yazık ki herseferinde kendime ait şiir dizelerine yada kurgu benzerliğine rastlıyorum, yazdıklarınızda
size bir şeyi hatırlatmakda fayda var sanıyorum
"BAŞKA bir KUŞUN kanadı ile uçulmaz"...

NE demek istediğim tüm okuyanlar tarıfından anlaşılması için
aşağıya mart 2006 da yazmış olduğum bir çok sitede bulunan
bir şiirimi ekliyorum....saygılarımla

Bir Eylül Dilin

Ah! yar
tam da orta yerinde yüzümün
soyundum derin çizgilerinden hüzünleri
toparlayıp asi baharların kıyısından
güz yemiş gülleri
diken ellerimi

kıyısında dudağımın çocuklar kadar çelişkisiz kahkaha
yumuk lale bahçelerine benziyordu
koştuğum deli ova
savruldum
savruldum
bir düşten diğerine senli
gökkuşağının yedi rengi aklım
aşk aşk diye bende çoştu uçurtma

ki gökyüzün kuşku ve güvensizliklerle
bilenen keskin jilet
bende pare pare yırtılan patiskası ifadelerin
anlaşılmamanın kıyısında giyotinlemiş umut
ellerimde nerde ve ne zaman yitik düşmüş
o hiç bitmez sandığım sonsuz cesaret

kaldım bir başıma suskun
yıkıntılarının altında harabe
bir zaman dimdik duran sütun
şimdi katmer yaralarını kanayan lal karanfil
öyle rakik
al acıların sızıntısında bükülmüş kasnağım
yarin dişleri ile kopardığı meme ucundan
esmer hüzünlerle şimdi toprağı emzir müşrik

gidilmiş dağ taş
dere tepe demeden yollar
gece boylarında yalnızlığı hep
elindeki kavalla gurbet
gurbet devşirmiş çoban
boşluğuna yaktığı düş türküsüyle
avutmuş da yıldızları
kırılmış iğnelerle yarin göğsünde bir türlü yama tutmayan aşk
ipil ipil uktesini kanıtsız zamanların
kalabalık kanamış

ve her sabah gözlerinin bakmazlığını
zehir zemberek doğuran
ellerinin dokunmaz yeliyle
camında üşüyen resmim
yakılmış ağıtlar uğruna
gözyaşı kadar anlamsal
sağır duvarlarına sürülen rüzgar
titreşerek kendi sesinde nicedir ölmüş


toparlan yol kıvrımlarında yarin
ölümden
ölüme yuvarlanan kafatası
soyun esvaplarını itilip kakılmanın
toprak kadar asaletli
güneş kadar muktedir ol!
ve kalmışsa kıyında köşende
tekmelenmemiş onur
kefen diye ona sarın
kendine gömül

nasılsa ak kağıtlara
çok evvelden yazmış yâr
o çamurlu yazgısını kirli hecelerin
katledilmiş orada dize
dize açtığın bahar
yanmış şiir
ve tuz
tuz basılmış hikayene

şimdi ayaza kesmiş tüm bulvarlarında
susmus sözlerin
kalabalık kederleri esen hoyrat rüzgar
bir eylül dilin

Mart 2006 Berlin

Deniz Ercivan




 
12 Eylül 2008 Cuma 16:53:26
tebrıkler kamıl bey guzeldi.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Türkü -  Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin