Edebiyat Defteri

Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır. EXUPERY
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
04.09.2008 tarihinde eklendi.
403 çoğul gösterim yapıldı.
203 tekil gösterim yapıldı.
17 yorum yapıldı.
 

   
 

Kadının Adı Yok






gitme..


insanı kanırtan şarkılardan söz ediliyor kentte
geceleri yol gösteren ateşböcekleri
birer ikişer sönmüş üstelik
işportacı ölümler kol geziyor kör şehirde
hiçbir sokağın adı yok ve kadının da



...bakma sen demokratik yalanlara gerçekte hepsi yılandırlar


aslında hepsi yılan bahçesinde birer
sahtekardırlar lujindirler ve ibnedirler
gece ölen yıldızları sabahsız ve selasız gömer o ibneler
şu İstanbul da
bir çiçeği düşün akkanatlı bir meleği
korlar mı yalnız başına


gitme..


içerde bana dışarda sana ölüm var


.....


Yalçın Gözetelik
   
Acaba Nedir?: bir , düşün , hepsi , istanbul , kör , o , ölüm , sana , söz , ve , yalnız
 Yorumlar
 
24 Eylül 2008 Çarşamba 12:44:00
Ruhlara kattığınız çığlık dolu anlamlar adına tebrikler...
 
09 Eylül 2008 Salı 19:17:53

farklı bir tema ve şiirsellik müthiş...

 
08 Eylül 2008 Pazartesi 15:54:04
Kadının adı yok...
Yüzünü zihnimde lanetlediğim onca ibneden sonra...

Adını var eder duruşların
Çakıl yüreğime!...


Kutladım tüm kalbimle...

Okumanın keyfine varmak pek güzel...
 
06 Eylül 2008 Cumartesi 22:38:59
yalçın amca farkı...
şiir tarzıma inat
diyorki oku beni...oku ezberle..
ki
bir gün gecenin birinde birileri ahkam keserken
durun hele
birde bunu dinleyin deme şansı olsun...

keyifle ve zevkle okumaya devam ediyorum sizi..
yüreğimi fazla cızlatmayın olur mu şair?
sevgilerimle...
 
06 Eylül 2008 Cumartesi 02:58:15
...
ne çok adın var
atılan her erkek adımında
yatay vaziyette alınmış
düşlerin geçiyor
şehrin
isli
sisli
pisli
puslu
paslı
namuslu kaldırımlarında
kim seslense
dönüp bakan gözlerin oynak senin
hey
sen deyince ben
niye bakmazsın
ad/siz kadın...

...
 
06 Eylül 2008 Cumartesi 00:28:59
Duygu ASENA'YA çoğu kişi karşı çıkmış ve hep Feminist olması nedeni ile suçlanmıştı.

Duygu ASENA ayrıldı aramızdan ve ben ne yazık ki onun kadar yürekli ve onun kadar cesaret sahibi olabilen başka hiç kimseyi tanımadım ve okumadım. Sanırım okuyamayacağım da bundan sonra.

Kadının adı yok, Evet ne kadar doğru ve ne kadar bilinen bir gerçek. Ama hala bilinen gerçekleri yok muş gibi göstermek ise bizlerin yaptığı ikiyüzlülük ve riyakârlıktan başak bir şey değil.

Hala 212. yy da kadın varlığını kabul ettirme çabası içinde ise bunun nedenlerini artık oturup düşünmek zorundadır.

Özellikle biz kadınlar kendi haklarımızı kendimiz teslim ettik karşı cinsimize. Kendi rahatımıza olan düşkünlüğümüz ve ebeveynlerimizden aldığımız eğitim ne yazık ki bizlerin biraz daha yok olmasına neden oldu ve olmaya da devam edecek. Çünkü kendi varlığımızı biz kadın olarak kabul etmiyoruz ki. Kadın kadına yapıyor en büyük haksızlığı ve en büyük kötülüğü. Karşı cinsin yapmasına gerek kalmıyor ki.

Nasıl adımızı var edecek ve nasıl insan olduğumuzu kabul ettireceğiz. Artık bunun çözüm yollarını bulmaktan başka yapabileceğimiz hiç bir şey yok. Umarım kadınlarımız uyanır ve umarım kendi varlıklarını kabul ettirmek için haklarını kullanmayı öğrenirler.

Yoksa hep isimsiz ve kimliksiz kalmaya mahkûm olacağız.

Çok çok özel bir konu seçmişsiniz. Kutluyorum kaleminizi ve saygılar yüreğinize. Kendi adıma teşekkür ediyorum size.
 
05 Eylül 2008 Cuma 15:44:35
TEBRİKLER

NE DENİRKİ MÜKEMMEL

YÜREĞİNİZE SAĞLIK
 
05 Eylül 2008 Cuma 09:11:11
Bir gün Can Yücel,Salih Bolat ve Hüseyin Ferhad Ankarada Sakarya caddesinde birlikte yürürler.Bir yaz günü akşamüstü Sanatsevenler Derneğinin önünden geçerlerken durur ve şöyle der."Türkiyede hayatta kalmak için üç şeyden birini yapmak lazım:Ya işi deliliğe vuracaksın,ya içeri girip rahat rahat küfredeceksin ya da sarhoş olacaksın.Ben üçüncüyü seçtim!

Şiiri dilindeki küfür cılız bir sesin değil,cesaret sahibi bir şairin, tatlı şefkatli küfrüydü...

Devam şair,takibinizdeyim...

kutluyorum...

Sevgimle her dem...
 
05 Eylül 2008 Cuma 01:23:53
gitme...

ibnelere ve haysiyetsizlere yumruk dize eyleyenleri...bırakıp gitme...

dışarı sansür intihar olur...böyle bir yüreği bırakıp gitme...

kuşlar sana küser...istanbul sana ağlar gitme...

ille de gideceğim diyorsan...

al bu dizeleri öyle git....

ezilsen de...

gözetik yine koşar sana....




Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
05 Eylül 2008 Cuma 00:38:15
Saygılar Sayın Gözetelik.. Beğeni ile okuyorum sizi..

Çizginize ve şiirselliğinize, süreklilik anlamında sağlık..

İyi geceler efendim.
 
04 Eylül 2008 Perşembe 23:33:01
Kanırtan bir şiir...

Diğer tüm şiirleriniz gibi...

Gözlere,kulaklara şenlik...

Tebrikler...

Sonsuz saygımla...


 
04 Eylül 2008 Perşembe 22:59:42

Değerli goody ile aynı fikirdeyim "ilk cümlesi" :)

Biraz daha üstü kapalı bir geçiş olsa ?


Kadının adı... var...

mesele... adının kadınını bulmakta... değil mi ?





 
04 Eylül 2008 Perşembe 21:44:57


kadının da
aşkın da
ayrılığın da
gidişlerin de
adı var
bilmesek de
isimsiz olan yalnızlık korkusu


Sevgimle

 
04 Eylül 2008 Perşembe 21:31:18




kent soğuk ve ihanet kokulu
dışarda adam öldüren ayrılıklar kol geziyor
sokakların adı yok ve
kadın gibi k/adın da

peki ya neredeler
hangi öksüz İstanbul semtinde yanıyor
ardımızda kalan kül duvarları

arsız bir sövmenin dul kalmış kaldırımlarında
hepsi yalan hepsi birer ibneler

durma Yalçın
bırak aksın içimizdeki zehirler

gitme
sana yakışmaz ölümler..




Saygılarımla
 
04 Eylül 2008 Perşembe 21:28:14
kadının dili var
adı yok
 
04 Eylül 2008 Perşembe 21:25:51


Yakışmamış küfür şairin asaletine.. :))

Bir melek
nasıl da salınır İstanbul düşlerinde..
Ve
kadının adı yok
aşka ölüm biçildikçe....


Saygı ve sevgimle..
 
04 Eylül 2008 Perşembe 21:24:45
*Duygu Asena'nın kitabı ve tokadı geldi göz önüne (Antre parantez kalabalık eden sersemliktir.)

kavganın ölümün ve kanın mevsiminden
kendini bulan o güzelim insanların güzelim yüreğe verdiği emanet serzeniş. yeni rüzgarda Yalçın bir rüzgarda şimdi...

Cemal Süreya bir şiirinde dramatik geçiş olarak veriri
Marshal yardımında Gelen süt tozu ile duvarını badana eden
ve sütyenle kandine kulaklık (kulağını soğuktan korumak için yapılan ilkel ve içinde yüksek modernlik bulunduran icat) yapan Ve Kars tren istasyonunda trene binerken ayakabılarını çıkaran o güzelim cocuğun resmini izini taşıman ne güzel

Emanetcisin sen / ben gibi

ustanında dediği gibi

"keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

dahası var...

pastav tarafından 9/4/2008 9:25:47 PM zamanında düzenlenmiştir.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Türkü -  Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin