|
|
|
Derviş ile Bilge
1
YOLA ÇIKMALI
yola çıkmalı dedi derviş: bir sır var bilemediğim çözemediğim...
gitti... uzun yollardan sonra rastladı o köyün yaşlısına bilge meraklı: ’yolculuk nereye? ’ derviş sabırsız: ’dünyanın sırrı ne? ’
bilge güldü: ben bu topraklarda otururum dünyayı bilemem ki! ben kendimi bilirsem en bilge olacağım...
2
ÜZÜM BAĞLARINDA
yürüdüler... dağın soğuk rüzgarları vurdu yüzlerine üşüdüler...
odun parçaları gördü derviş çorak topraklarda; şunları toplayıp yakmalı bir kuytuda
bilge güldü; burası bir üzüm bağıdır; bakma kuru dalların sıcaklığına. baharda yeşerecek yazın meyve verecek... sen hiç sustuğuna şahit olmadın mı bilgenin, sen hiç durmadan konuşanların güzel konuştuğunu duydun mu?
üzümün bilge halidir bu kuru dallar...
3
SEVGİDEN
oturup bir çınarın altına dağlara baktılar. sevdalıları ayıran o heybetli dağlara...
ne yapıyorsak sevgiden yapıyoruz dedi derviş. acıtır sevgi bu yüzden...
bilge baktı; acılar sevgiden değil bencilliğimizden gelir; en çok kendimizi sevdiğimizden...
4
ATEŞ VE SU
kalktılar ulu çınarın altından indiler bir derenin kenarına. soğuktu su, akıyordu dokununca yakıyordu...
derviş, bilgeye baktı söyleyecek sözü mutlaka vardı
su gibi olmalı insan öyle sakin... bir şeyler getirmeli geldiği yerlerden kirlenmemeli.
ateş gibi olmalı ısıtmalı.
su ise taşmamalı ateş ise yakmamalı!
unutma; su ateşi söndürür ateş suyu buharlaştırır...
insan dediğin kaybolmamalı ...
5
AYNA
derviş derenin kenarında kendine baktı uzunca dedi __ ayna gibi dere bak şu yüzümdeki kedere
bilge dedi __ ayna sensin kederli bakıyorsun ya öyle görür, görünürsün. zaten karanlıktır dünya sen aydın ol!
Ufuk Bayraktar
|
|
|
Acaba Nedir?:
ateş
,
ayna
,
bak
,
ben
,
bilge
,
bir
,
dünya
,
en
,
gibi
,
güzel
,
hiç
,
insan
,
meyve
,
o
,
odun
,
sevgi
,
sır
,
soğuk
,
su
,
şahit
,
üzüm
,
ve
,
zaten
|
|
|
28 Temmuz 2008 Pazartesi 19:06:01
Etkli ve okura önemli mesajlar veren bir şiirdi. Şiiri ve seçkisini kutlarım Sevgi ve saygı ile Ozan
|
|
|
|
28 Temmuz 2008 Pazartesi 13:03:03
Cok seyler gizliydi satirlarinda, bol bol mesaj vardi anlayan anladi garanti..kutlarim usta saygilar.
|
|
|
|
27 Temmuz 2008 Pazar 14:26:24
unutma; su ateşi söndürür ateş suyu buharlaştırır...
insan dediğin kaybolmamalı ...
yüreğinize sağlık kutlarım.
|
|
|
|
27 Temmuz 2008 Pazar 13:50:20
yola çıkmalı dedi derviş: bir sır var bilemediğim çözemediğim...
gitti... uzun yollardan sonra rastladı o köyün yaşlısına bilge meraklı: ’yolculuk nereye? ’ derviş sabırsız: ’dünyanın sırrı ne? ’
bilge güldü: ben bu topraklarda otururum dünyayı bilemem ki! ben kendimi bilirsem en bilge olacağım...
OLDUKÇA ANLAMLI GÜZEL BİR ŞİİR
KUTLARIM SİZİ
|
|
|
|
27 Temmuz 2008 Pazar 02:59:52
Çok mantıklı.Tebrik ve Saygımla..
|
|
|
|
27 Temmuz 2008 Pazar 00:28:03
Ufuk ne güzel bir şiir bu böyle...
yüreğim kabardı okurken. ah dedim! işte bu!
anladın değil mi?
kocaman hem de koskocaman tebriğimle ve
Sevgimle
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 14:14:50
Anlamlı mesaj dolu güzel çalışma. Beğeniyle okudum. Muhabbetle.
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 13:19:51
Doğal , şiirsellik gayesi gütmeyen ama bilgece bir şiir.
Bu tip şiirleri yadırğayanlar olsa bile sonuçta şiirin amacının ne olduğunu bilen bir kalemin elinden çıktığı belli.
Yazmaya sebeb ifade etmektir. Yazmayı anaşılmama becerisi olarak görenlerin hep zaten anlatacakları düzenli bir şiirselliklerinin olmadığından böyle yazdıklarını düşünürüm.
tebriklerimle.
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 12:19:55
Kutlarım dostum
beğenimle
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 11:18:42
Güzel.Emeğine ve yüreğin,ize sağlık.Sağ olun.
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 10:27:50
Derviş ile Bilge
1
YOLA ÇIKMALI
yola çıkmalı dedi derviş: bir sır var bilemediğim çözemediğim...
gitti... uzun yollardan sonra rastladı o köyün yaşlısına bilge meraklı: ’yolculuk nereye? ’ derviş sabırsız: ’dünyanın sırrı ne? ’
bilge güldü: ben bu topraklarda otururum dünyayı bilemem ki! ben kendimi bilirsem en bilge olacağım...
2
ÜZÜM BAĞLARINDA
yürüdüler... dağın soğuk rüzgarları vurdu yüzlerine üşüdüler...
odun parçaları gördü derviş çorak topraklarda; şunları toplayıp yakmalı bir kuytuda
bilge güldü; burası bir üzüm bağıdır; bakma kuru dalların sıcaklığına. baharda yeşerecek yazın meyve verecek... sen hiç sustuğuna şahit olmadın mı bilgenin, sen hiç durmadan konuşanların güzel konuştuğunu duydun mu?
üzümün bilge halidir bu kuru dallar...
3
SEVGİDEN
oturup bir çınarın altına dağlara baktılar. sevdalıları ayıran o heybetli dağlara...
ne yapıyorsak sevgiden yapıyoruz dedi derviş. acıtır sevgi bu yüzden...
bilge baktı; acılar sevgiden değil bencilliğimizden gelir; en çok kendimizi sevdiğimizden...
4
ATEŞ VE SU
kalktılar ulu çınarın altından indiler bir derenin kenarına. soğuktu su, akıyordu dokununca yakıyordu...
derviş, bilgeye baktı söyleyecek sözü mutlaka vardı
su gibi olmalı insan öyle sakin... bir şeyler getirmeli geldiği yerlerden kirlenmemeli.
ateş gibi olmalı ısıtmalı.
su ise taşmamalı ateş ise yakmamalı!
unutma; su ateşi söndürür ateş suyu buharlaştırır...
insan dediğin kaybolmamalı ...
5
AYNA
derviş derenin kenarında kendine baktı uzunca dedi __ ayna gibi dere bak şu yüzümdeki kedere
bilge dedi __ ayna sensin kederli bakıyorsun ya öyle görür, görünürsün. zaten karanlıktır dünya sen aydın ol!
----------------------------------------------
Farklıydı yüreğinize sağlık
derviş mi olalım bilgemi bence her ikiside.........................hep ayın ondördü gibi kandil gibi.............muhteşemdi yüreğinize sağlık...saygımla
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 10:23:46
Tebrikler...
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 09:57:59
Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. 'Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?' diyerek, Allah'ın lütfuna hayran oldu.
Derken bir arslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu.
Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini gören Derviş, kendi kendine: 'Bir tilkinin rızkını ayağına gönderen Allah, benimkini neden göndermesin?' diyerek, çalışmasına gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşündü.
Düşündüğü gibi de yaptı: 'Rızkım Allah'ın görünmeyen hazinesinden gelir, gayret etmem gerekmiyor.' diyerek beklemeye başladı.
Bekledi, bekledi... Ne gelen ne giden... Günler geçip gitti. Derviş zayıfladı, eridi, bir deri bir kemik kaldı. Güçsüz ve bitkin bir haldeyken, bulunduğu mescidin mihrabından bir ses duydu:
'Ey tembel adam!' diyordu ses, 'kendini ayaksız bir tilkiye benzeterek neden miskin miskin oturuyorsun? Kalk! Yırtıcı arslan ol. Başkasının artığına göz dikmeyi bırak. Sana yakışan artık yemek değil, artık bırakmaktır.
Gücüyle arslan gibi olan, başkasından yiyecek bekler mi? Haydi kalk! Kolları sıva. Çalış ve rızkını kazan. Hem kendin ye, hem muhtaçlara yedir.'
Ey genç insan!
'Elimi tutun' diyerek başkasına el uzatma!
Çalışmayan insanın kafasında beyin yoktur. Onların başları kuru bir deriden ibarettir.
güzel bir çalışmaydı ve güzel mesajlar içeriyordu..anlamlıydı .. bende bu vesileyle biraz katkıda bulunmak istedin bu kıssadan hisseyle.. yazan yüreğinizi selamlıyorum...........................................aspendos
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 05:41:43
beğeniyle okudum ...sevgiyle kalın...
|
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 04:45:32
AYNA
derviş derenin kenarında kendine baktı uzunca dedi __ ayna gibi dere bak şu yüzümdeki kedere
bilge dedi __ ayna sensin kederli bakıyorsun ya öyle görür, görünürsün. zaten karanlıktır dünya sen aydın ol!
mükemmel bir nakarat.. şiire dönüşmüş bir dizi .. alatım doğal ve cekici.. kalemin baki olsun..
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|