|
|
|

*** S m y r n a ***
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Hani insanın hayatına silinmez bir damga vuran bazı yaşanmışlıklar vardır. İşte İzmir benim için öyle bir yaşanmışlıktır. Bu satırlarda beş yıl öğrenci olarak yaşadığım İzmir’e, Altı yıl sonra dönüşün canlandırdığı hatıraların izdüşümünü kâğıt üzerine özet bir şekilde yansıtmaya çalıştım. Oldukça keyif aldığım bu sonuçtan, okuyanların da keyif alması dileğiyle….
Eyy antik çağların ünlü kenti! Yıllar önce bir Pazar sabahı yalnız gelip, Başka bir Pazar yapayalnız terkettiğim, Görmüş geçirmiş dilber! Döndüm sana, Örselenmiş anılarla beraber…
Bir zamanlar amaçsızca arşınladığım sokaklarında, Firarî adımlarla dolaşıyorum şimdi yeniden, Lâkin ne ben eski ben, ne sen eski sen, Ne de insanlar eski insanlar... Yollarımızı kesiştirdiğin o nigârdan da artık, Kalmadı bir yadigâr…
Gördüm ki; Hâlâ güvercinler ürkek adımlarıyla gelip geçenlere sırnaşıyor Konak meydanında,
Hâlâ yoksul çocuklar çıplak ayak oynuyor Kadifekale sırtlarında,
Ve hâlâ Tatlı romantik şarkılar çalınıyor Asansör-Dario Moreno sokağında…
Ne olur haylazca eğlenme benimle, “Hatırlamıyorum seni, nereden biliyorsun bunları” deme! Sende kaldı benim körpe gençlik çağım, Sensin benim gizli ortağım, Sokaklarının beni tanıdığı Benim de sokaklarını tanıdığım Smyrna..
Kavramlara anlam verenin sözlükler olmadığını, Duygulara anlam verenin sözcükler olmadığını Sende;
İyinin de kötünün de kaynağının emek olduğunu, Kendinin efendisi olmanın ne demek olduğunu Senden öğrendim!
Meczup berduşluğumu da bilirsin sen benim, Kalender dervişliğimi de…
Sahi, bir zamanlar kıyılarından Kimler gelip geçmedi ki! Yaşanılan her şey, sarı hummalı bir düştü sanki…
Homeros destanını, Sokrates okuma yazmayı Sende kotarmıştı bir zamanlar, Kundağında binlerce yıldır, Nice farklı nesiller öğüten, Sokrates’i de beni de büyüten Smyrna…
Şimdi kavurucu ateşinden bitap düştüğüm bu temmuz akşamında, Bir kadeh içkinin buzlarında buldum ferahlatan dingin huzuru! Körfezinin buğulu siluetinden Binlerce ışık, huzme huzme göz kırpıyor, Mutedil rüzgârlar telaşla bir şeyler fısıldıyor sanki Yine ne anlatmaya çalışıyorsun? Ne? Hangi Nigâr, hangi arkadaşlar? Geçmişe duvarlar ördüm ben / yaktım geçmişle köprüleri
Sus! Beni bana bırak ne olur, Duymak istemiyorum artık yalan! Mehtâbı kızıla, Hâreleri anılarıma çalan Smyrna….
|
|
|
Acaba Nedir?:
anlam
,
artık
,
ben
,
benim
,
bir
,
çocuklar
,
duymak
,
emek
,
homeros
,
kadeh
,
lakin
,
o
,
olur
,
pazar
,
romantik
,
şarkılar
,
şimdi
,
tatlı
,
ürkek
,
ve
,
yalnız
,
yapayalnız
,
yoksul
|
|
|
25 Temmuz 2008 Cuma 21:45:52
kutlarım güzel bir anlatım saygılarımla.
|
|
|
|
25 Temmuz 2008 Cuma 21:41:04
Aman allahım, okurken tüylerim diken diken oldu. Üstad ne güzel bir anılar deryası, ne güzel bir vefâ örneği ve o unutulmayan hatıraları Tekrar yâd eden bir duygu seli.! Tebrik ederim. Tekrar tekrar okunulacak bir şiir olmuş. Hele o sinelerde belki de hep kalacak olan güzel sevgilinin hatırası. Saygılar bıraktım sayfanıza.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 23:10:09
mükemmel olmuş...yüreğine sağlık...ben, kurdeleyi taktım şimdiden...
Gurbuz tarafından 7/24/2008 11:12:00 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:56:13
tebrikler yüreğindeki şehire götürdün bizi sonunu iple cekiyodum sonu nyie boyle bitti anlamadım ama cok begendim sevgiyle kalın...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:55:05
tebrikler yüreğindeki şehire götürdün bizi sonunu iple cekiyodum sonu nyie boyle bitti anlamadım ama cok begendim sevgiyle kalın...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:40:04
sürükleyici bir anlatımı var şiirin... şiirdi okuduklarım içinde.
tebrikler.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:30:47
ve değişmeyen birşeyler var şehir değişen pek çok şeyler
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|