|
|
|
bir ayrılık hikayesi
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
abimle ilk defa küsmüştük...çocuksu bir sebepti ama haklı bendim ve bu defa kaldıramamış küsmüştüm...ders başında oturukene babam gellip boynuma sarılmış ve " evlat benim için konuş onunla" demişti ama olmamıştı...abimin ankaraya dönme vakti geldiğinde onu trene uğurlayacak tek kişi bendim...ikimizde ağlamıştık...bi kaç gün sonra baimden o anki duygularına dair bir şiir aldım ve ağlamaktan okula gidemedim ve bu şiir o anada o şiire cvp olarak döküldü kalemimden...
karlı istasyonda bir küçük çocuk konuşmadı, sessiz bekledi biraz eğildi, döküldü yaş boncuk boncuk gözleri kırmızı, kar yerde beyaz kaldırdı yapamacık bir el salladı boşandı aniden içinde umman ve döndü akan yaşı sakladı anladı hasrete beş kalmış zaman şahlandı köşeyi dönene kadar korktu geri dönüp bakarım diye dolaştı göğsünde kor damar damar yapamadı, son kez baktı geriye gördü trendeki nemli gözleri saplandı bağrına palsı bir bıçak tanırdı bu gözleri eskiden beri her zaman mahzundu, her zaman sıcak bir avuç nefes çekti ayazdan isteksiz isteksiz ardına döndü tren çığlığnı kustu birazdan yıkıldı direkler, ışıklar söndü "oldu mu" dedi "ya, oldu mu böyle" keşkeler dolandı ayakalrına "bari bir cümleyle sevgini söyle, ki dönmek faydasız tren garına" duraksadı birden olduğu yerde bekledi uzun bir nefes arası gece siyah salon, kar beyaz perde ve can bulu birden düş sineması hatrına düşmüştü ilkokul yaşı: okul bahçesinde bir kavga başlar ve kara çocuğa vururlar taşı görünce gözünce yağmurlar başlar hıçkırdıkça dolar yüreğine kin yumruğu taş gibi, yaş sicim sicim bir taş kapar yerden atamaz lakin yerde yatan canı, vuransa yetim... yıllardır bu kadar hüzünle dolu ilk defa görmüştü kara gözleri irkildi, doğruldu gözledi yolu yürüdü, zihninden kovdu sisleri düşler karanlıktı kaldırımlar loş dur durak yoktu hıçkırıklarda dev gibi gövdesi yorgun ve sarhoş hiç böyle olmamıştı ayrılıklarda karşısındaydı işte evi, sokağı kaldırdı başını evi gözledi yandı yüreğinde hasret çırağı en son tutunduğu eli özledi bir avuç kar aldı terli eline susturmak için hıçkırıkları olanca hışmıyla çarptı yüzüne silindi gözünden cam kırıkları böyle yapmalıydı eve varmadan ağlamak izleri silinmeliydi annesi kapıyı açtığı zaman "utanmadan ağladın mı" dememeliydi kapı aralanadı, dedi annesi: "bu kadarcık mıydı sende adamlık?" "ana" dedi " değil bildiğin gibi, bu defa biz onla güzel ayrıldık"
|
|
|
Acaba Nedir?:
beyaz
,
bir
,
böyle
,
cam
,
can
,
damar
,
dönmek
,
durak
,
düş
,
eskiden
,
geri
,
gibi
,
güzel
,
hasret
,
kadar
,
kar
,
kara
,
kavga
,
kor
,
küçük
,
nefes
,
sessiz
,
sıcak
,
siyah
,
son
,
tren
,
ve
,
yorgun
,
zaman
|
|
|
25 Temmuz 2008 Cuma 21:47:10
kutlarım güzel bir anlatım saygılarımla.
|
|
|
|
25 Temmuz 2008 Cuma 00:50:13
Sayın elif_gibi Şiirinizi güçlü bir duygu yoğunluğuyla yazmışsınız buna itirazım yoktur. Ancak; lütfen yazım kurallarına riayet ediniz, bu sizin şiirinizin bütünlüğünü bozmaktadır, yazdıklarınızı en ince detayına kadar okumalı ve öyle asmalısınız. Sanırım okuyucu ve siz Şair olarak bunu hakediyoruz. Saygılarımla.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 20:08:50
etkilendim zaten etkilenmemekte mümkün degil hüzünlü bir şiirdi yüreginize saglık saygılarımla...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:52:36
kafiye düzeni kıtadan kıtaya değişmese çok daha güzel olacaktı...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:14:15
Şiir çok güzel.Duygu yüklü fakat bazı yerlerde yazarken harf hataları yapmışsın:) Yazan yüreğe tebrikler
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|