|
|
|

SILAMDI GÜLÜŞÜN
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Bu şiir "Karbeyaz"a yolculuğumun, altmışsekiz - seksen kuşağından günümüze ve hatta yarınlara uzanan sürecinin ilk durağıdır. Yaz sıcağında sizlere bir parça kar serinliği taşıyabildimse ne mutlu... Arkası yarın ve konu başlığımız KARTOPU. Saygılarımla...
Anılara sökün eden bir şafağın arka yüzünden, Gece ayaza çekmiş yıldız çağrışımlarla En kestirme yollardan sana geliyorum, Amma, sen bunu bilmiyorsun! ..
Kar yağıyor iri, iri, karanlık savruluyor; Son ışıklar da düşüyor camlardan birer, birer; Pamuğu atılmış bahçelerde papatyalar üşüyor; Tan ağarma derdinde, kuzgunlar pusuda; Gök tipiye dönüyor birden, göz gözü görmüyor; Özlemin kirpiklerimde donuyor Meleğim; Sen bunları bilmiyorsun!
Bir derin uykudasın! .. Duyar mısın (?) , hiç sanmam: Rüzgar çırpınışlarla güftesini arayan, Nâzende beyazların doyumsuz ezgisini Ve yüksek gerilim hatlarında cızırdayan, Parelel iki aşkın acıklı hikayesini...
İçimde kopan çığlıklara yol verebilseydim eğer, Gün boyu çala-yürek yankılanırdı dağlar Ve şu bahtı belirsiz toz duman ufuklarda Her feryâdım bir kimliğe kavuşurdu da, Hiç kimse, ama hiç kimse, O soyut avazlarımın ’Karciğar’ meşkinde kalamazdı...
Ey Sevgili, Dünle bugünün paylaşamadığı, Kuyusundan çekip çıkardığım, Bu renk-körü şafağın merkezinde, Seslerin çizgiye, çizgilerin tipiye dönüştüğü Sarıyla bozduğum mavilerin puslu yeşilinde, Umutsuzca isyanları oynamak yerine, Fiske yemiş gelincikler gibi dökülüveren duygularımı, Derleyip toparlayarak, Sana geliyorum! ..
Adına girdiğim bütün savaşları kaybetmenin İnsanı kahreden utancını, Attığım her adımda sıgaya çekiyorum.
Dahası var: Bir zeybek havasından dilime perçin, Diz vuran, bacak savuran türkülerimi, Bakışlarımın salıncağında uyutmak için, O rehin bıraktığın tebessümü de Gözlerimden söküyorum... Amma sen bunları bilmiyorsun! ..
Kasvetle boyanmış bir hayatın izdüşümünden, Kayda değer ortak anılarımızı omuzlayarak, Karbeyaz içlenişlerle sana geliyorum.
Üveyiklerin su içtiği gözeler düşüyor aklıma, Vuslat delisi çağlayanları hatırlıyorum; Patikaları, Yıldırımları, Dumanlı zirveleri, Sel baskınlarını hatırlıyorum.
Soğuk ürperişlerle buz keserken anılarım, Yontulmamış kalemlerden gizlediğim inceliklerle Beynimde uğuldarken ayrılığın sorgusu, Nedense yüreğimde hala bir karabasan, Gidip de gelememek, Gelip de bulamamak korkusu...
Kırık-dökük çitlerin eğreti korumasında, Dolu-dizgin, kar desen çiçek açmış gibiler, Can erikleri ve salkım ağaçları... Seninle ilk defa karşılaştığımız, Akasyaların altında duruyorum; Nisan yağmurlarından ıtırlı güzelliklerle İliklerime işleyen derin bakışlarının, İçimdeki gurbette kaybettiğim Çağrışımlarını arıyorum.
Kargaların uçtuğu dallara Sığırcıklar mı konmuştu ne? Sımsıcak bir gülümseyiş Çehrene bağdaş kurmuştu; Yıldızlarla aynı kalıba dökülen, Yoğunlaşmış cezbelerin buğusunda, Öyle candan, öyle yüklü, Öylesine büyülü, Bir gamze tecelliye Sır kelamdı gülüşün...
Dertlerin azaldığı, sezgilerin coştuğu, Deli ırmaklara köprü durmuştum da Üzerimden salınarak geçip gitmiştin sanki; Aklımı baştan alan o gül endam aşkına, Gözlerime rehin bıraktığın Bir şirin selamdı gülüşün...
Buğulu nefesinle puslanan yanaklarında, Sevdânın rahmetine dil gülşeninden ıtır, En sevgiliden miras gönül haritamızda, Koca-çınar’dan Sultan Dağları’na yüz-görümlüğü, Serinliğinde yandığım, yalazında üşüdüğüm Ve özleyişlerimin antik imbiğinde, Mısra mısra damıttığım, Sılamdı gülüşün...
Renklerin ve nağmelerin sustuğu, Olan biten herşeyin gerçeğinden koptuğu, İnsanın varlığından dahi şüpheye düştüğü, En bunalımlı anlarımda bile, Her nazını çekeceğime Ve seni asla incitmeyeceğime dair, Ömre bedel o tebessüm üzerine Yeminim vardı...
Belki hiç inanmadın, Bilmek istemedin ya canımın içi(!) , Hayatta ne olursa olsun bu sevda, Kayıtsız ve de şartsız, Pazara kadar değil Mezara kadardı..
İşte bu yüzden Meleğim, Yarasalar iple çekerken dolunayı karanlık izbelerde, Ben ıslatıp ayaklarına sermiştim kanatlarımı! Cam-göbeği dileklerin kan kırmızı onmazlığında, Olgun bir karpuz gibi kütürdeyen umutlarımı, Sana bağlamıştım; Yeni duyuşların elmasları kıskandıran parıltısında, Romanların büyüsüne kapılmadan keşfettiğim, Gür ışıklı dizelerle saf şiirden çözümü, Sevenlere adamıştım.
Ey Sevgili, Bütün bunları, Sana anlatmış olmalıydım, anlamasan da! ..
Bugün şubatın ondördü; Dünyanın neyi kutladığı umurumda değil, Aynı zamanda bize özgü bir anma günü; Sabahın köründe yalpalı adımlarla Karlara bata-çıka, Arkamda sencileyin buruk izler bırakarak, Yürüyor, yürüyorum...
Tipi hız kesiyor, Özlemin kirpiklerimde eriyor mu ne? Öfkesinden bozaran ufukların maviye çağrısını, Dikenli tel çitlerin pas tutmuş öyküsünü, Ağaç köklerine zincirlenmiş bir baharın Kış uykusuna tutsak destansı türküsünü, Duymanın ötesinde Adeta görüyorum Ve hepsini bir demet karanfil niyetine, Özür borcuma tuta, Sana getiriyorum.
Anılara sökün eden bir şafağın arka yüzünde, İmgesini arayan karbeyaz esinlerle İçine doğmayacak duygulardan, Uykunu bölmeyecek kaygılardan, Yolculuğum senden sana Ve sen bunu, bilmiyorsun! ..
YUSUF BİLGE (Karbeyaz’a Yolculuk - I -)
Açıklama :
Yukarıdaki fotoğraf bir kar tanesinin labaratuar ortamında binlerce defa büyültülerek çekilmiş gerçek resmidir ve her kar tanesinin içindeki desen benzeşse bile bir diğerinden mutlaka farklılık göstermektedir. Bir kar taneciğinin bile özgün kimlik sahibi olduğunu, bilmek istersiniz diye düşündüm
Saygılarımla.
Yusuf Bilge
|
|
|
Acaba Nedir?:
asla
,
bilge
,
bilmek
,
bir
,
buruk
,
buz
,
dahi
,
demet
,
derin
,
dil
,
duman
,
endam
,
fotoğraf
,
gamze
,
gerçek
,
gerilim
,
gibi
,
gök
,
gönül
,
gül
,
hız
,
hiç
,
iki
,
ilk
,
kadar
,
kan
,
karbeyaz
,
kırmızı
,
köprü
,
mısra
,
nisan
,
o
,
olsun
,
oynamak
,
özgün
,
saf
,
salkım
,
sana
,
sımsıcak
,
sır
,
son
,
su
,
sultan
,
şirin
,
tan
,
tutsak
,
ve
,
yıldız
|
|
|
26 Temmuz 2008 Cumartesi 00:14:30
Anılara sökün eden bir şafağın arka yüzünde, İmgesini arayan karbeyaz esinlerle İçine doğmayacak duygulardan, Uykunu bölmeyecek kaygılardan, Yolculuğum senden sana Ve sen bunu, bilmiyorsun! ..BİLİYORDUR AMA ŞİİRİ OKUMALI BENCE İŞTE O ZAMAN BU YÜREĞİ ANLAYACAKTIR ŞİRMİ MUHTEŞEM TŞK
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 23:36:43
mükemmel olmuş...emegine ve yüreğine sağlık...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 22:02:11
bu kadar uzun şiir okunurmu düşüncesiyle başladım okumaya ve anlamadan sonuna geldim.sanki kendimi yokuş aşağı bırakmış gibiydim harika olmuş bir mektup tadında.emeğinize ve yüreğinize sağlıkkutlarım.saygılarımla
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 14:51:51
Adına girdiğim bütün savaşları kaybetmenin İnsanı kahreden utancını, Attığım her adımda sıgaya çekiyorum.
ÖZLEM-ELEŞTRİ-DUYGULAR-SEVDA..HEPSİ İÇİÇE BU ŞİİRDE UZUNLUĞUNA RAĞMEN ÜSTÜSTE 2 DEFA OKUDUĞUM BİR ŞİİR KALEMİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 14:27:26
..
bir roman gibi , her satırında detaylar saklı ve bitmesini istemediğiniz bir gezinti yapar gibiydi..
..
gönlünüzce
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 12:40:45
Bilmez efendim..Bilemez..
O bilmeyenler bilselerdi,,biz bu dizeleri yazabilirmiydik acaba diyorum kendi kendime..
O kadar özgün bir anlatım..''Şahane'' tek kelimeyle..
Tebrik ederim efendim,kaleminize hürmet..
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 11:13:19
çok güzel bir şiir tebrik ederim efendim saygılarımla.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 09:59:46
"O rehin bıraktığın tebessümü de Gözlerimden söküyorum... Amma sen bunları bilmiyorsun! .."
Çok güzel olmuş.
Emek, sabır, sevgi, bilgi, beceri, duyarlılık ve duygu ile yazılmış bir şiir...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 09:54:45
güzel bir çalışma. emek verilmiş tebrik ediyorum.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 09:48:08
Anılara sökün eden bir şafağın arka yüzünde, İmgesini arayan karbeyaz esinlerle İçine doğmayacak duygulardan, Uykunu bölmeyecek kaygılardan, Yolculuğum senden sana Ve sen bunu, bilmiyorsun! ..
emek verilmiş güzel bir çalışma.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 03:07:42
yüreğinize sağlık.gerçekten hem şiiri hem de yaşanmışlığı hissettim.güzel şiir+güzel duygular...
çok çok beğendim. sevgiler:)
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 02:52:46
çok güzel bir mektup-şiir efendim baştan sona okudum. o kadar güzel betimlemeler, sözler var içinde yalnız bana, sanki cümle cümle şiirleşmiş bir düzyazı hissi bırakti alt alta değil de, yanyana okunduğunda bunu zannedersen diğer okurlarımız da farkedeceklerdir.
uzun olmasına rağmen tat bırakan bir çalışmaydı kutluyorum
saygılarımla...
|
| Hilmi Yazgi |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
24.07.2008 03:36:57 |
efendim tabii ki bizim yorumumuz görsel olarakti
seslendirildiği zaman elbette yorumcunun duygu ahengine kapılır gider her şiir.. ayrıca "menşure" yi anlamadım. şiir radyolarında çalışan bir bayan mi?
saygılarımla
|
| YUSUF BİLGE |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
24.07.2008 03:19:16 |
| Tesbitinizde haklısınız efendim. Zaten şiir tarzına örnek olsun diye böyle doğmuş ve yazılmıştır. Artık mensure mi dersiniz, menşure mi (?) tercih sizlerin...Bura da önemli olan böylesi serbest ve uzun şiirlerde önemli olan konu hakimiyeti, anlatım derinliği ve iç ahenktir ki, şiiriyet sesli okumalar da ortaya çıkar. Yorumunuza teşekkür eder, saygılar sunarım... |
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 01:19:59
İnatla,sabırla,ama illede okunası bir şiir.emeğinize üretkenliğinize sağlık.Sevgiyle..
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 00:18:26
gülüşlerde saklıdır sıla vuslat anı kendini bulrken şiirde...
tebrikler...emeğine sağlık...
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|