Edebiyat Defteri

Dünyanın en mert erkekleri az söz verir, ancak verdiği sözü mutlaka yerine getirir. JEAN JACQUES ROUSSEAU
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
21.07.2008 tarihinde eklendi.
408 çoğul gösterim yapıldı.
162 tekil gösterim yapıldı.
47 yorum yapıldı.
 

   
 

GAMZELİ GÜL DESTANI

( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )

Hiç yüzünü döndürüp de gökyüzüne baktın mı sen
Acılardan merdivende yıldızlara çıktın mı sen
Güneş olup da sevgiyle, yıldızları yaktın mı sen;
Nasıl açarsa çiçekler, biri geç diğeri erken
Yıldızlar var içimde doğum sancıları çeken !


Güneş sarıp da koynuna, götürürken gündüzünü
Çekerdin gözlerime gözlerinden gökyüzünü
Ceylanlarım yaralı, çöl kuşları duacı
Dönüşünü beklerken, ufukları tutardı kanlı acı ...


Yüreğimin kirkitiyle damarlarımda yürürken (*)
Sendin yaşamı yıldız yıldız içime diken
Dev bir kaktüs ağacı mavileri yutardı...


Ne ayağımda pabuç, ne yüreğimde eldiven
Bırak örtünmeyi; çırılçıplak gel ! diyen
Neydi bu acılı merdiven;
Yıldızlara çıkar her akşam, gecenin lâmbalarını yakardı ...


Sahralarda yürüyen kumullarla, seraplı yangınlara tutsak
Hüzünlü bulutlarla kuruyan dallara umutsak;
Bendim uçsuz bucaksız, kapı kapı gezen
Ezilen yüreğimin eşiğiydi, gezinen sevgi ateşiydi
Özümdü ateş olup yanan, yangınına dayanan ...


Işıl ışıl tonlarla,kamyonlarca yalnızlığı umutla dolduran yıldız
Sevenleri ayakta tutardı, umarsız gecelerde; acımasız...



-II-


Zalim bir avcı bölerdi uykuyu
Yuvasında kuşların vurulurdu tatlı düşleri
Göçerdi kaçabilen, sevgileri yasaksız uzak diyarlara
Yuvanın ateşi söner, ayrılığınki yüreklere inerdi
Yiterdi yavruları eşinden ayrı...


Duyar mı hiç avcının umuru
Kanadı kırık her kuşu, tam isabet vuruşu, yükselen gururuydu
Sırtındaki çantayı, filesini doldurdu mu
Bağlayıp asardı ayaklarından kemerine, zalim vurdukça vururdu...


Yanar yanar kor mu olur, küllenir de kör mü olur
Gideni sevgi mi döndürür, ateşi ateş mi söndürür
Milyon ağızlı krater, yaşın yaşın akar gider
Gözleri katmer katmer, lâv lâv olur yakar gider
Gözleri açık her kuşun; kanadında saçma, yüreğinde kurşun ...



-III-


Koparken dünyamız güneşten
İçimize de düştü o ateşten
Saçlarını dolayıp boynuma, sürürken kemendinde
Sendin bağrımı deşen
Sendin günden güne yüreğimde güneşleşen ...


Umutları haşlarken, yeni güne başlarken,
Anladım seni sevince, bir yıldızdı güneş de
Güneşti sevginin özü;
Karanlığı sevmez, gözüne uyku girmezdi
Ayrılığa gelemez, yüreği kanar
Ağarmadan şafağı hançeriyle yarardı
Ayrı düşen parçasını ufuklardan sorardı...


Sularda bulur kendini ışıl ışıl
Gündüzü başka, geceyi aşka sarar
Ayrılmadan gökyüzüne sevgisini eker;
Yokluğunda geceye bekçilerini dikerdi
...
Seher yeliyle, haydi kalkın uykudan
Doldu süresi umut yemenin
Şimdi çalışıp üretmenin, sevgiler türetmenin sırası derdi;
Toplayıp sofrasını dürer,
Çekilmeyeni sofradan tırpan ateşiyle biçerdi...


-IV-


Böyle doğdu bilki
Yanağında güneş tutan yıldızların en ilki
Çoban kırlara saldı koyunları kuzuları
Çoban Yıldızı aldı sevdaları sızıları
Yeryüzünde ölümsüz, yıldızlardan gayrı ne kaldı ?



Döner devran kayarız, yıldızlara merdiven dayarız;
...
Bir avuç güneş için dövüşen sevdalı yürek
Uğruna gün gelecek,
Yıldızlar da tek tek şehitler verecek;
Böyle değilse gönülsüz ayrılıklar,
Bir yıldız daha düşsün gökten ne çıkar?


-V-


Bencileyin çekmeyenler, bu sevdanın acısını
Bilemezler gülüm; dikenini, sancısını
Uçarken ben alev alev, başımı alıp göklere
Gelemezler benimle gömüldüğüm yerlere
...
Başını göklere hiç çevirmedin mi sen
Kayarken bir yıldız hiç görmedin mi sen
Sakın korkma;at korkuyu yüreğinden
Yıldızların da gözü vardır, düşerken de tutar elinden!



-VI-


Varsa bildiğin başkaca güneşler; söyle sevdiğim
Birdir bildiğim
Gözümle gördüğüm, çemberinde döndüğüm; ya sevgi ya ölüm
Sevginle pervaneyim, ekseninde merdaneyim
Boş inan gerisi; Kuyruklu Yıldız hikayesi
...
Gerçekte yeldeğirmeni, yel eserse dümeni
Dön artık rüzgâr gülüm; haydi, boşuna mı dönüyor dünya
Kokla beni, kokla doyasıya
Alıp gitmeden ölüm,kokla be ,kokla gülüm
Gerçek burda aklımı erdiği; belki ermediği
Ne acılı kederli, ne Güneş’ ler vardır daha
Daha yakıcı daha güzel, görkemine biçilmez paha
Elma armut ayva,şeftali kayısı kiraz
Ne varsa bağlarda;yazın biraz, güzün biraz
Hepsini koyar da filesine; bildiğim güneş yıldız kalır elinde...



-VII-


Ay Güzeli Sevda Seli;
Çekmeden seni beni daha büyük Güneş’ler
Sıkı tut ellerini, sıkı tut ellerimi, soğumadan sıcak düşler
Her telden bir senfoni; tüm yıldızlar davetli
Bir beyaz gül göklerde, Dolunay’dır çepeçevre
...
’Bu gün ayın On dördü; kız saçını kim ördü ?
Ördüyse yârim ördü, gördüyse kim gördü ? ’


Kova Burcu Koç Burcu bakışıyor göz göze
Sevgileri burcu burcu, oturuyorlar diz dize
El ele Güneş’le Dolunay;gülü gülle kesiyor (?)
Ateş gülü Ay gelin, sevgiden fırtınalar esiyor...


Yıldızlar falında bakılmış bakısı;
Güneş yörüngesinde görmüşler dünyayı
Gerdanına ** dolamış sevmek için gökte ayı
Çoktan yakılmış ellerinin yakısı
Yüzünde gelin hüznü, saçlarında kına kokusu ...



-VIII-


Dost akraba herkese Güneş’ten davetiye
Kuzey Yıldızı nikâh memuru, soruyor
Ya evet , ya hayır
Evet ! diyor evrenin kulu
Sevgi dolduruyor içindeki boşluğu
Düşüyor gönüllere yıldızların sarhoşluğu ...
...
Çoban Yıldızı üflerken kavalını
Ezeli ve ebedi sevgilerin en güzelini dillendirip
Şenlendiriyor evreni bir mutluluk şarkısı
Gülümseyen Dolunay’ın boynuna asılıyor
Koskocaman Güneş halkası - O - en eski düğün takısı
İşte aşk; Güneş’in Ay’la tutulması ...
...
Kabul edilince yüz görümlüğü
Konduruyor öpücüğünü Güneş; açıyor Ay yüzünü yavaşça ...
...
Sırayla tüm yıldızlar takı töreninde
Samanyolu’ndan bir vâls
Dönüp duruyorlar hâlâ evrende
Bitmeyen aşk; sonsuza kadar ilk dans !



-IX-


O gün bu gün yılda On iki Bal/ayı
Kimse indiremedi gökten yere Güneş’i Ay’ı
Ne zaman bir yıldız kaysa gökten
Bir âşık iner yeryüzüne
Bin sevda uçuşur yürekten
Bakma gülün küle döndüğüne; yıldızlar da etten ve kemikten !
...
Dilek tut; bir yıldızın kaydığını görünce
Unutma bir gün ben ölünce !


-X-


Seninle geçtim Konya’yı
Gezdim bütün dünyayı
Gül yüzüne bakarken
Aldım aşkınla Güneşi’nden payı
Güzel Atlar Ülkesi’nde sevdim Dolunayı
Oradadır Ay Güzeli, oradadır Erciyes, Hasan Dağı
Ateş sardı yüreğimi; sevmiyorum uyumayı
Yüreğim volkan, orada Sevda Seli Kızılırmak
Kamçılarken Güneş, Ay yüzüne doludizgin duyguları
Sevgiler sürmekte düşler ötesine...
...
Düşler ersin muradına, biz çıkalım kerevetine
Çıkamazsak bahtına, sevenler otursun tahtıma
...
Yalnız sana aldandım,
Boşverdim parasına puluna servetine
Yalnızca seninle oyalandım;sana yandım, hasretine !



-XI-


Ey göklerde Dolunay; yüreğimde izdüşüm
Yalnız kendini değil, hele beni bir düşün
Güneş olur yakarım kendimi
Yüzüne gözüne bakarım; tutamam ellerini
Dokunsam sana; yıldızlar vuran vurana
Kopar kıyâmetler kıran kırana
Gel, sen Güneş ol da dayan buna;
...
Al beni kucağına
Ateşinden ateşler sun ocağıma
Aşkınla tutuşsun evren; seninle benimle kurulsun yeniden ...


-XII-


Oynama çocuk benimle
Yürek basket topu değil
Geçip geçip çemberinden
Yine düşüyorum ellerine
Bir daha dünyaya gelirsem
Yıldızlar top, dünya sepet
Seviyorum seni delicesine;
işte EVET,
Koparsa kopsun kızılca kıyâmet !



Şaban AKTAŞ
14.02.1997 / VALENTİN

   
Acaba Nedir?: acı , akraba , artık , aşık , ateş , ay , ben , beyaz , bir , burcu , büyük , çocuk , daha , dans , düğün , dünya , en , geç , gelin , gül , gün , güneş , hasan , haydi , hiç , ışıl , iki , ilk , kadar , kaktüs , kırık , kim , kor , kör , kuyruklu , merdiven , mutluluk , o , olur , rüzgar , sana , sevda , sevgi , sevmek , sıcak , söyle , tam , tatlı , tüm , umut , vals , ve , yıldız , yüz , zaman
 Yorumlar
 « Önceki 40 yorum   1   2   Sonraki 40 yorum » 
 
27 Temmuz 2008 Pazar 02:53:02
Siteye bazı çalışmalarımdan dolayı sık gelemiyorum gecikmeli olarak okudum, şiiriniz çok güzel kutlarım.
sanırım bir kaç defa daha sayfanızı ziyaret edeceğim. Üstat elinden çıkınca zevkle okunuyor.
Saygılarımla.
 
24 Temmuz 2008 Perşembe 20:10:52

saygıdeğer hocam kutlarım sevda gülleri açan destanınızı ...
sevgi saygı selamlarımla...
 
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:06:44
HİKAYEDEN PEK BİR ŞEY ANLAMADIM LAKİN ŞİİR ÇOK GÜZELDİ TEBRİK EDERİM CAN...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
24 Temmuz 2008 Perşembe 15:31:43

Ay Güzeli Sevda Seli;
Çekmeden seni beni daha büyük Güneş’ler
Sıkı tut ellerini, sıkı tut ellerimi, soğumadan sıcak düşler
Her telden bir senfoni; tüm yıldızlar davetli
Bir beyaz gül göklerde, Dolunay’dır çepeçevre
...
tabi daha bir yiğin güzel ve anlamlı tümceler..diğer şiirlerinizde okudum.bi sizden ayakları yere basan yorum ve eleştiri görüyom ki, bu nu da bilgi,birikim vede donanımın tezahürü olarak niteliyorum.."mükemmel olmuş..çok şahane..müthiş..."denilen şiirler de,bazen kendimden şüpheleniyorum.acaba ben mi kapasite fukarasıyım diye..elbette nezaket gereği bir şeyler denmeli,ama bu hak edilmeyen olmamalı diye düşünürsem yanlış mı olur acaba..bu arada kutlamayı unuttum saygılarımla
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
24 Temmuz 2008 Perşembe 11:56:29
Hiç yüzünü döndürüp de gökyüzüne baktın mı sen
Acılardan merdivende yıldızlara çıktın mı sen
Güneş olup da sevgiyle, yıldızları yaktın mı sen;
Nasıl açarsa çiçekler, biri geç diğeri erken
Yıldızlar var içimde doğum sancıları çeken !

kutlarım üstadım
tebrikler
selametle
 
24 Temmuz 2008 Perşembe 02:53:40
doğum sancıları çeken yıldızlardan başlayarak gökçe bir destan olmuş...

söyleyecek çok sözü olan bi gönlün destanı...

Tebrik ederim...
 
24 Temmuz 2008 Perşembe 00:48:25
Ey göklerde Dolunay; yüreğimde izdüşüm
Yalnız kendini değil, hele beni bir düşün
Güneş olur yakarım kendimi
Yüzüne gözüne bakarım; tutamam ellerini
Dokunsam sana; yıldızlar vuran vurana
Kopar kıyâmetler kıran kırana
Gel, sen Güneş ol da dayan buna;
...
Al beni kucağına
Ateşinden ateşler sun ocağıma
Aşkınla tutuşsun evren; seninle benimle kurulsun yeniden ...
------------------------------------------------------------------------
elinize sağlık okuduğum destandı sevgiye dayalı .
yüreğiniz doldursada evreni sevginiz daha nasıl bundan fazla yazar döker içini.
evreni ısıtan yüreğinize sağlık...
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 23:27:18
Ne ayağımda pabuç, ne yüreğimde eldiven
Bırak örtünmeyi; çırılçıplak gel ! diyen
Neydi bu acılı merdiven;
Yıldızlara çıkar her akşam, gecenin lâmbalarını yakardı ...

Yüreğinize sağlık oldukça sıradışı.
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 22:00:24
sevgimiz şiir olunca
yüreğimizin soluklandığı sayfalardan
nasıl da enerji alıyoruz.
bir rahat nefes
dingin bir iç huzuru...

yaşanan her anıyla hayat arımız naumusumuz
tümüyle bizim işte...
şiirdeki gibi...
tebrik ederim
gerçekten çok güzel şiirdi
dün okumuştum
bu akşam bir kere daha okudum...
kutlarım sizi
sevgi ve saygı ile...
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 21:57:26
sıradışı
cümleler özenle ve ustaca yerleştirilmiş
uzun ama sıkmayan sürkleyiciliğiyle okunası dizelerdi
kutluyorum emeğini dostum
yüreğine sağlık
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 21:22:57
Tebrikler Şaban bey gönlünüze sağlık illhamınız olsun,yüreğinizden sevinç yüzünüzden tebessüm eksilmesin,selam ve sevgiyle...
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 20:25:31
sevgililer gününde sevgiliye yazılabilecek mükemmel bir şiir okudum.yorum yapamıyorum sadece seçtiklerime alıyorum .saygılarımla
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 18:26:50
Offfff offfff offfff bu ne hiddet bu ne duygu
Tusunami yaşanmış bu şiirde
Okumamıştım şimdiye kadar
Duyguları inan bu kadar içten bu kadar güzellikte
Şiir değil adeta destan
Asalettir arifliktir, bilgeliktir, İnsan-ı Kamilliktir temelde yatan
Seninle gurur duymalı asil yürek , inan bu Kutsal Vatan
Saygılarımla
____şair 67_____
ALİ CEMAL AĞIRMAN
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 15:11:31
Adı üzerinde destan işte ...
daha ne deyim...
hemde gül ün , gamzeli gülün destanı...
Çokça tebrik ederim.
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 12:36:00
GAMZELİ GÜL DESTANI


Hiç yüzünü döndürüp de gökyüzüne baktın mı sen
Acılardan merdivende yıldızlara çıktın mı sen
Güneş olup da sevgiyle, yıldızları yaktın mı sen;
Nasıl açarsa çiçekler, biri geç diğeri erken
Yıldızlar var içimde doğum sancıları çeken !


Güneş sarıp da koynuna, götürürken gündüzünü
Çekerdin gözlerime gözlerinden gökyüzünü
Ceylanlarım yaralı, çöl kuşları duacı
Dönüşünü beklerken, ufukları tutardı kanlı acı ...


Yüreğimin kirkitiyle damarlarımda yürürken (*)
Sendin yaşamı yıldız yıldız içime diken
Dev bir kaktüs ağacı mavileri yutardı...


Ne ayağımda pabuç, ne yüreğimde eldiven
Bırak örtünmeyi; çırılçıplak gel ! diyen
Neydi bu acılı merdiven;
Yıldızlara çıkar her akşam, gecenin lâmbalarını yakardı ...


Sahralarda yürüyen kumullarla, seraplı yangınlara tutsak
Hüzünlü bulutlarla kuruyan dallara umutsak;
Bendim uçsuz bucaksız, kapı kapı gezen
Ezilen yüreğimin eşiğiydi, gezinen sevgi ateşiydi
Özümdü ateş olup yanan, yangınına dayanan ...


Işıl ışıl tonlarla,kamyonlarca yalnızlığı umutla dolduran yıldız
Sevenleri ayakta tutardı, umarsız gecelerde; acımasız...



-II-


Zalim bir avcı bölerdi uykuyu
Yuvasında kuşların vurulurdu tatlı düşleri
Göçerdi kaçabilen, sevgileri yasaksız uzak diyarlara
Yuvanın ateşi söner, ayrılığınki yüreklere inerdi
Yiterdi yavruları eşinden ayrı...


Duyar mı hiç avcının umuru
Kanadı kırık her kuşu, tam isabet vuruşu, yükselen gururuydu
Sırtındaki çantayı, filesini doldurdu mu
Bağlayıp asardı ayaklarından kemerine, zalim vurdukça vururdu...


Yanar yanar kor mu olur, küllenir de kör mü olur
Gideni sevgi mi döndürür, ateşi ateş mi söndürür
Milyon ağızlı krater, yaşın yaşın akar gider
Gözleri katmer katmer, lâv lâv olur yakar gider
Gözleri açık her kuşun; kanadında saçma, yüreğinde kurşun ...



-III-


Koparken dünyamız güneşten
İçimize de düştü o ateşten
Saçlarını dolayıp boynuma, sürürken kemendinde
Sendin bağrımı deşen
Sendin günden güne yüreğimde güneşleşen ...


Umutları haşlarken, yeni güne başlarken,
Anladım seni sevince, bir yıldızdı güneş de
Güneşti sevginin özü;
Karanlığı sevmez, gözüne uyku girmezdi
Ayrılığa gelemez, yüreği kanar
Ağarmadan şafağı hançeriyle yarardı
Ayrı düşen parçasını ufuklardan sorardı...


Sularda bulur kendini ışıl ışıl
Gündüzü başka, geceyi aşka sarar
Ayrılmadan gökyüzüne sevgisini eker;
Yokluğunda geceye bekçilerini dikerdi
...
Seher yeliyle, haydi kalkın uykudan
Doldu süresi umut yemenin
Şimdi çalışıp üretmenin, sevgiler türetmenin sırası derdi;
Toplayıp sofrasını dürer,
Çekilmeyeni sofradan tırpan ateşiyle biçerdi...


-IV-


Böyle doğdu bilki
Yanağında güneş tutan yıldızların en ilki
Çoban kırlara saldı koyunları kuzuları
Çoban Yıldızı aldı sevdaları sızıları
Yeryüzünde ölümsüz, yıldızlardan gayrı ne kaldı ?



Döner devran kayarız, yıldızlara merdiven dayarız;
...
Bir avuç güneş için dövüşen sevdalı yürek
Uğruna gün gelecek,
Yıldızlar da tek tek şehitler verecek;
Böyle değilse gönülsüz ayrılıklar,
Bir yıldız daha düşsün gökten ne çıkar?


-V-


Bencileyin çekmeyenler, bu sevdanın acısını
Bilemezler gülüm; dikenini, sancısını
Uçarken ben alev alev, başımı alıp göklere
Gelemezler benimle gömüldüğüm yerlere
...
Başını göklere hiç çevirmedin mi sen
Kayarken bir yıldız hiç görmedin mi sen
Sakın korkma;at korkuyu yüreğinden
Yıldızların da gözü vardır, düşerken de tutar elinden!



-VI-


Varsa bildiğin başkaca güneşler; söyle sevdiğim
Birdir bildiğim
Gözümle gördüğüm, çemberinde döndüğüm; ya sevgi ya ölüm
Sevginle pervaneyim, ekseninde merdaneyim
Boş inan gerisi; Kuyruklu Yıldız hikayesi
...
Gerçekte yeldeğirmeni, yel eserse dümeni
Dön artık rüzgâr gülüm; haydi, boşuna mı dönüyor dünya
Kokla beni, kokla doyasıya
Alıp gitmeden ölüm,kokla be ,kokla gülüm
Gerçek burda aklımı erdiği; belki ermediği
Ne acılı kederli, ne Güneş’ ler vardır daha
Daha yakıcı daha güzel, görkemine biçilmez paha
Elma armut ayva,şeftali kayısı kiraz
Ne varsa bağlarda;yazın biraz, güzün biraz
Hepsini koyar da filesine; bildiğim güneş yıldız kalır elinde...



-VII-


Ay Güzeli Sevda Seli;
Çekmeden seni beni daha büyük Güneş’ler
Sıkı tut ellerini, sıkı tut ellerimi, soğumadan sıcak düşler
Her telden bir senfoni; tüm yıldızlar davetli
Bir beyaz gül göklerde, Dolunay’dır çepeçevre
...
’Bu gün ayın On dördü; kız saçını kim ördü ?
Ördüyse yârim ördü, gördüyse kim gördü ? ’


Kova Burcu Koç Burcu bakışıyor göz göze
Sevgileri burcu burcu, oturuyorlar diz dize
El ele Güneş’le Dolunay;gülü gülle kesiyor (?)
Ateş gülü Ay gelin, sevgiden fırtınalar esiyor...


Yıldızlar falında bakılmış bakısı;
Güneş yörüngesinde görmüşler dünyayı
Gerdanına ** dolamış sevmek için gökte ayı
Çoktan yakılmış ellerinin yakısı
Yüzünde gelin hüznü, saçlarında kına kokusu ...



-VIII-


Dost akraba herkese Güneş’ten davetiye
Kuzey Yıldızı nikâh memuru, soruyor
Ya evet , ya hayır
Evet ! diyor evrenin kulu
Sevgi dolduruyor içindeki boşluğu
Düşüyor gönüllere yıldızların sarhoşluğu ...
...
Çoban Yıldızı üflerken kavalını
Ezeli ve ebedi sevgilerin en güzelini dillendirip
Şenlendiriyor evreni bir mutluluk şarkısı
Gülümseyen Dolunay’ın boynuna asılıyor
Koskocaman Güneş halkası - O - en eski düğün takısı
İşte aşk; Güneş’in Ay’la tutulması ...
...
Kabul edilince yüz görümlüğü
Konduruyor öpücüğünü Güneş; açıyor Ay yüzünü yavaşça ...
...
Sırayla tüm yıldızlar takı töreninde
Samanyolu’ndan bir vâls
Dönüp duruyorlar hâlâ evrende
Bitmeyen aşk; sonsuza kadar ilk dans !



-IX-


O gün bu gün yılda On iki Bal/ayı
Kimse indiremedi gökten yere Güneş’i Ay’ı
Ne zaman bir yıldız kaysa gökten
Bir âşık iner yeryüzüne
Bin sevda uçuşur yürekten
Bakma gülün küle döndüğüne; yıldızlar da etten ve kemikten !
...
Dilek tut; bir yıldızın kaydığını görünce
Unutma bir gün ben ölünce !


-X-


Seninle geçtim Konya’yı
Gezdim bütün dünyayı
Gül yüzüne bakarken
Aldım aşkınla Güneşi’nden payı
Güzel Atlar Ülkesi’nde sevdim Dolunayı
Oradadır Ay Güzeli, oradadır Erciyes, Hasan Dağı
Ateş sardı yüreğimi; sevmiyorum uyumayı
Yüreğim volkan, orada Sevda Seli Kızılırmak
Kamçılarken Güneş, Ay yüzüne doludizgin duyguları
Sevgiler sürmekte düşler ötesine...
...
Düşler ersin muradına, biz çıkalım kerevetine
Çıkamazsak bahtına, sevenler otursun tahtıma
...
Yalnız sana aldandım,
Boşverdim parasına puluna servetine
Yalnızca seninle oyalandım;sana yandım, hasretine !



-XI-


Ey göklerde Dolunay; yüreğimde izdüşüm
Yalnız kendini değil, hele beni bir düşün
Güneş olur yakarım kendimi
Yüzüne gözüne bakarım; tutamam ellerini
Dokunsam sana; yıldızlar vuran vurana
Kopar kıyâmetler kıran kırana
Gel, sen Güneş ol da dayan buna;
...
Al beni kucağına
Ateşinden ateşler sun ocağıma
Aşkınla tutuşsun evren; seninle benimle kurulsun yeniden ...


-XII-


Oynama çocuk benimle
Yürek basket topu değil
Geçip geçip çemberinden
Yine düşüyorum ellerine
Bir daha dünyaya gelirsem
Yıldızlar top, dünya sepet
Seviyorum seni delicesine;
işte EVET,
Koparsa kopsun kızılca kıyâmet !



Şaban AKTAŞ
14.02.1997 / VALENTİN



Dünya Sevgililer Günü nedeniyle
Dünyanın en tomurcuk gülüne ...
Aşk budur işte;
Bakmayın siz ağlayıp güldüğüme
Ağlamayıp gülmediğime ...

__________________________

Bu değerli çalışmayı yürekten kutlarım

Farklı ve mükemmeldi......saygımla
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 02:53:07
Sahralarda yürüyen kumullarla, seraplı yangınlara tutsak
Hüzünlü bulutlarla kuruyan dallara umutsak;
Bendim uçsuz bucaksız, kapı kapı gezen
Ezilen yüreğimin eşiğiydi, gezinen sevgi ateşiydi
Özümdü ateş olup yanan, yangınına dayanan ...

Şiirinizin bazı yerlerinde sanki şarkılardan bir demet dinledim..Hrika bir şiirdi..Tebrikler...
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 02:15:04
Dünya Sevgililer Günü nedeniyle
Dünyanın en tomurcuk gülüne ...
Aşk budur işte;
Bakmayın siz ağlayıp güldüğüme
Ağlamayıp gülmediğime ...

uzundu şiir ama kısa gibiydi okununca
öyle bir sürüklediki kalem

Harika kalemini ve emeğini kutlarım dostum

sevgimle
 
23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:41:57
Oynama çocuk benimle
Yürek basket topu değil
Geçip geçip çemberinden
Yine düşüyorum ellerine
Bir daha dünyaya gelirsem
Yıldızlar top, dünya sepet
Seviyorum seni delicesine;
işte EVET,
Koparsa kopsun kızılca kıyâmet !

uzun, emek kokan, leziz bir şiirdi...
yazan kaleme selam olsun
saygılarımla...
 
22 Temmuz 2008 Salı 23:33:53
Bencileyin çekmeyenler, bu sevdanın acısını
Bilemezler gülüm; dikenini, sancısını
Uçarken ben alev alev, başımı alıp göklere
Gelemezler benimle gömüldüğüm yerlere
...
Başını göklere hiç çevirmedin mi sen
Kayarken bir yıldız hiç görmedin mi sen
Sakın korkma;at korkuyu yüreğinden
Yıldızların da gözü vardır, düşerken de tutar elinden!

kaçıncı okuyuşum bilmiyorum...
gerçekten mükemmel ötesi dost...
saygımla...
 
22 Temmuz 2008 Salı 23:18:29
UZUN FAKAT USTA ELİNDEN ÇIKMIŞ OLMASI RAHAT VE SERİ OKUMAK İÇİN YETRLİ OLUYOR...TEBRİK EDİYORUM....
 
22 Temmuz 2008 Salı 23:04:06
'saygı duyulası' saygımla..
 
22 Temmuz 2008 Salı 13:47:45
cok güzeldi şaban abi ne demki
çarpıçı bir şiirdi
 
22 Temmuz 2008 Salı 10:15:55
EY ŞİİR SEN BU DÜNYADA YAZILMADIN!

Bu dünyaya sığmaz yüreğin
Anlayamazlar dilini
Yüreklerin kabukları kırılıp
Güneşe varıncaya değin...