|
|
|
GAMZELİ GÜL DESTANI
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Dünya Sevgililer Günü nedeniyle Dünyanın en tomurcuk gülüne ... Aşk budur işte; Bakmayın siz ağlayıp güldüğüme Ağlamayıp gülmediğime ...
(*)Yüreğimin kirkiti :Bana ait bu imge N.E. adlı şair tarafından tırnak içine almadan şiirinde kitabında kullanılmıştır.Keza şiirimi okumuştum kendisine, aynı kişi Mavi kırlangıç imgesini de (başka bir şiirimden) aynı biçimde kıullanmıştır.
(**) Ay’ın dünya etrafında yaptığı dönme hareketine ’ gerdan ’ adı verilir.
Hiç yüzünü döndürüp de gökyüzüne baktın mı sen Acılardan merdivende yıldızlara çıktın mı sen Güneş olup da sevgiyle, yıldızları yaktın mı sen; Nasıl açarsa çiçekler, biri geç diğeri erken Yıldızlar var içimde doğum sancıları çeken !
Güneş sarıp da koynuna, götürürken gündüzünü Çekerdin gözlerime gözlerinden gökyüzünü Ceylanlarım yaralı, çöl kuşları duacı Dönüşünü beklerken, ufukları tutardı kanlı acı ...
Yüreğimin kirkitiyle damarlarımda yürürken (*) Sendin yaşamı yıldız yıldız içime diken Dev bir kaktüs ağacı mavileri yutardı...
Ne ayağımda pabuç, ne yüreğimde eldiven Bırak örtünmeyi; çırılçıplak gel ! diyen Neydi bu acılı merdiven; Yıldızlara çıkar her akşam, gecenin lâmbalarını yakardı ...
Sahralarda yürüyen kumullarla, seraplı yangınlara tutsak Hüzünlü bulutlarla kuruyan dallara umutsak; Bendim uçsuz bucaksız, kapı kapı gezen Ezilen yüreğimin eşiğiydi, gezinen sevgi ateşiydi Özümdü ateş olup yanan, yangınına dayanan ...
Işıl ışıl tonlarla,kamyonlarca yalnızlığı umutla dolduran yıldız Sevenleri ayakta tutardı, umarsız gecelerde; acımasız...
-II-
Zalim bir avcı bölerdi uykuyu Yuvasında kuşların vurulurdu tatlı düşleri Göçerdi kaçabilen, sevgileri yasaksız uzak diyarlara Yuvanın ateşi söner, ayrılığınki yüreklere inerdi Yiterdi yavruları eşinden ayrı...
Duyar mı hiç avcının umuru Kanadı kırık her kuşu, tam isabet vuruşu, yükselen gururuydu Sırtındaki çantayı, filesini doldurdu mu Bağlayıp asardı ayaklarından kemerine, zalim vurdukça vururdu...
Yanar yanar kor mu olur, küllenir de kör mü olur Gideni sevgi mi döndürür, ateşi ateş mi söndürür Milyon ağızlı krater, yaşın yaşın akar gider Gözleri katmer katmer, lâv lâv olur yakar gider Gözleri açık her kuşun; kanadında saçma, yüreğinde kurşun ...
-III-
Koparken dünyamız güneşten İçimize de düştü o ateşten Saçlarını dolayıp boynuma, sürürken kemendinde Sendin bağrımı deşen Sendin günden güne yüreğimde güneşleşen ...
Umutları haşlarken, yeni güne başlarken, Anladım seni sevince, bir yıldızdı güneş de Güneşti sevginin özü; Karanlığı sevmez, gözüne uyku girmezdi Ayrılığa gelemez, yüreği kanar Ağarmadan şafağı hançeriyle yarardı Ayrı düşen parçasını ufuklardan sorardı...
Sularda bulur kendini ışıl ışıl Gündüzü başka, geceyi aşka sarar Ayrılmadan gökyüzüne sevgisini eker; Yokluğunda geceye bekçilerini dikerdi ... Seher yeliyle, haydi kalkın uykudan Doldu süresi umut yemenin Şimdi çalışıp üretmenin, sevgiler türetmenin sırası derdi; Toplayıp sofrasını dürer, Çekilmeyeni sofradan tırpan ateşiyle biçerdi...
-IV-
Böyle doğdu bilki Yanağında güneş tutan yıldızların en ilki Çoban kırlara saldı koyunları kuzuları Çoban Yıldızı aldı sevdaları sızıları Yeryüzünde ölümsüz, yıldızlardan gayrı ne kaldı ?
Döner devran kayarız, yıldızlara merdiven dayarız; ... Bir avuç güneş için dövüşen sevdalı yürek Uğruna gün gelecek, Yıldızlar da tek tek şehitler verecek; Böyle değilse gönülsüz ayrılıklar, Bir yıldız daha düşsün gökten ne çıkar?
-V-
Bencileyin çekmeyenler, bu sevdanın acısını Bilemezler gülüm; dikenini, sancısını Uçarken ben alev alev, başımı alıp göklere Gelemezler benimle gömüldüğüm yerlere ... Başını göklere hiç çevirmedin mi sen Kayarken bir yıldız hiç görmedin mi sen Sakın korkma;at korkuyu yüreğinden Yıldızların da gözü vardır, düşerken de tutar elinden!
-VI-
Varsa bildiğin başkaca güneşler; söyle sevdiğim Birdir bildiğim Gözümle gördüğüm, çemberinde döndüğüm; ya sevgi ya ölüm Sevginle pervaneyim, ekseninde merdaneyim Boş inan gerisi; Kuyruklu Yıldız hikayesi ... Gerçekte yeldeğirmeni, yel eserse dümeni Dön artık rüzgâr gülüm; haydi, boşuna mı dönüyor dünya Kokla beni, kokla doyasıya Alıp gitmeden ölüm,kokla be ,kokla gülüm Gerçek burda aklımı erdiği; belki ermediği Ne acılı kederli, ne Güneş’ ler vardır daha Daha yakıcı daha güzel, görkemine biçilmez paha Elma armut ayva,şeftali kayısı kiraz Ne varsa bağlarda;yazın biraz, güzün biraz Hepsini koyar da filesine; bildiğim güneş yıldız kalır elinde...
-VII-
Ay Güzeli Sevda Seli; Çekmeden seni beni daha büyük Güneş’ler Sıkı tut ellerini, sıkı tut ellerimi, soğumadan sıcak düşler Her telden bir senfoni; tüm yıldızlar davetli Bir beyaz gül göklerde, Dolunay’dır çepeçevre ... ’Bu gün ayın On dördü; kız saçını kim ördü ? Ördüyse yârim ördü, gördüyse kim gördü ? ’
Kova Burcu Koç Burcu bakışıyor göz göze Sevgileri burcu burcu, oturuyorlar diz dize El ele Güneş’le Dolunay;gülü gülle kesiyor (?) Ateş gülü Ay gelin, sevgiden fırtınalar esiyor...
Yıldızlar falında bakılmış bakısı; Güneş yörüngesinde görmüşler dünyayı Gerdanına ** dolamış sevmek için gökte ayı Çoktan yakılmış ellerinin yakısı Yüzünde gelin hüznü, saçlarında kına kokusu ...
-VIII-
Dost akraba herkese Güneş’ten davetiye Kuzey Yıldızı nikâh memuru, soruyor Ya evet , ya hayır Evet ! diyor evrenin kulu Sevgi dolduruyor içindeki boşluğu Düşüyor gönüllere yıldızların sarhoşluğu ... ... Çoban Yıldızı üflerken kavalını Ezeli ve ebedi sevgilerin en güzelini dillendirip Şenlendiriyor evreni bir mutluluk şarkısı Gülümseyen Dolunay’ın boynuna asılıyor Koskocaman Güneş halkası - O - en eski düğün takısı İşte aşk; Güneş’in Ay’la tutulması ... ... Kabul edilince yüz görümlüğü Konduruyor öpücüğünü Güneş; açıyor Ay yüzünü yavaşça ... ... Sırayla tüm yıldızlar takı töreninde Samanyolu’ndan bir vâls Dönüp duruyorlar hâlâ evrende Bitmeyen aşk; sonsuza kadar ilk dans !
-IX-
O gün bu gün yılda On iki Bal/ayı Kimse indiremedi gökten yere Güneş’i Ay’ı Ne zaman bir yıldız kaysa gökten Bir âşık iner yeryüzüne Bin sevda uçuşur yürekten Bakma gülün küle döndüğüne; yıldızlar da etten ve kemikten ! ... Dilek tut; bir yıldızın kaydığını görünce Unutma bir gün ben ölünce !
-X-
Seninle geçtim Konya’yı Gezdim bütün dünyayı Gül yüzüne bakarken Aldım aşkınla Güneşi’nden payı Güzel Atlar Ülkesi’nde sevdim Dolunayı Oradadır Ay Güzeli, oradadır Erciyes, Hasan Dağı Ateş sardı yüreğimi; sevmiyorum uyumayı Yüreğim volkan, orada Sevda Seli Kızılırmak Kamçılarken Güneş, Ay yüzüne doludizgin duyguları Sevgiler sürmekte düşler ötesine... ... Düşler ersin muradına, biz çıkalım kerevetine Çıkamazsak bahtına, sevenler otursun tahtıma ... Yalnız sana aldandım, Boşverdim parasına puluna servetine Yalnızca seninle oyalandım;sana yandım, hasretine !
-XI-
Ey göklerde Dolunay; yüreğimde izdüşüm Yalnız kendini değil, hele beni bir düşün Güneş olur yakarım kendimi Yüzüne gözüne bakarım; tutamam ellerini Dokunsam sana; yıldızlar vuran vurana Kopar kıyâmetler kıran kırana Gel, sen Güneş ol da dayan buna; ... Al beni kucağına Ateşinden ateşler sun ocağıma Aşkınla tutuşsun evren; seninle benimle kurulsun yeniden ...
-XII-
Oynama çocuk benimle Yürek basket topu değil Geçip geçip çemberinden Yine düşüyorum ellerine Bir daha dünyaya gelirsem Yıldızlar top, dünya sepet Seviyorum seni delicesine; işte EVET, Koparsa kopsun kızılca kıyâmet !
Şaban AKTAŞ 14.02.1997 / VALENTİN
|
|
|
Acaba Nedir?:
acı
,
akraba
,
artık
,
aşık
,
ateş
,
ay
,
ben
,
beyaz
,
bir
,
burcu
,
büyük
,
çocuk
,
daha
,
dans
,
düğün
,
dünya
,
en
,
geç
,
gelin
,
gül
,
gün
,
güneş
,
hasan
,
haydi
,
hiç
,
ışıl
,
iki
,
ilk
,
kadar
,
kaktüs
,
kırık
,
kim
,
kor
,
kör
,
kuyruklu
,
merdiven
,
mutluluk
,
o
,
olur
,
rüzgar
,
sana
,
sevda
,
sevgi
,
sevmek
,
sıcak
,
söyle
,
tam
,
tatlı
,
tüm
,
umut
,
vals
,
ve
,
yıldız
,
yüz
,
zaman
|
|
|
27 Temmuz 2008 Pazar 02:53:02
Siteye bazı çalışmalarımdan dolayı sık gelemiyorum gecikmeli olarak okudum, şiiriniz çok güzel kutlarım. sanırım bir kaç defa daha sayfanızı ziyaret edeceğim. Üstat elinden çıkınca zevkle okunuyor. Saygılarımla.
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 20:10:52
saygıdeğer hocam kutlarım sevda gülleri açan destanınızı ... sevgi saygı selamlarımla...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 19:06:44
HİKAYEDEN PEK BİR ŞEY ANLAMADIM LAKİN ŞİİR ÇOK GÜZELDİ TEBRİK EDERİM CAN...
|
| Şaban Aktaş |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
24.07.2008 19:19:43 |
| Bazı şeyler başa gelmeyince anlaşılmaz.Aslında hikaye bölümünü şiiri siteye takınca en dsona o an içme doğan bir düşünce ile yazıvermiştim duygu yoğunluğu ile, yıllar önce yaşanan bir talihsiz aşka yıllar sonra anımsayınca yeniden, o anki duyulan yoğunluğu yansıtıyor hikaye bölümü;sondaydı, başa alındı. Teşekkürler... |
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 15:31:43
Ay Güzeli Sevda Seli; Çekmeden seni beni daha büyük Güneş’ler Sıkı tut ellerini, sıkı tut ellerimi, soğumadan sıcak düşler Her telden bir senfoni; tüm yıldızlar davetli Bir beyaz gül göklerde, Dolunay’dır çepeçevre ... tabi daha bir yiğin güzel ve anlamlı tümceler..diğer şiirlerinizde okudum.bi sizden ayakları yere basan yorum ve eleştiri görüyom ki, bu nu da bilgi,birikim vede donanımın tezahürü olarak niteliyorum.."mükemmel olmuş..çok şahane..müthiş..."denilen şiirler de,bazen kendimden şüpheleniyorum.acaba ben mi kapasite fukarasıyım diye..elbette nezaket gereği bir şeyler denmeli,ama bu hak edilmeyen olmamalı diye düşünürsem yanlış mı olur acaba..bu arada kutlamayı unuttum saygılarımla
|
| Şaban Aktaş |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
24.07.2008 17:32:19 |
| Tesbitiniz doğru Kani bey.Eğer doğru eleştiri yaparsanız genellikle ters tepki de alıyorsunuz.Buna sebep öncelikle kendini aşamamak.İnsanlar başkasından duymak istediklerini yazıyorlar yorum olarak genellikle.Bu son cümle de onların henüz hangi aşamada oldukları hakkında çok ipucu verir.OYSA ŞİİR DUYGUYLA YAZILIR, BİLGİYLE VE ÖLÇÜYLE YAZILIR AMA ASLA DUYGUSALLIĞI KABUL ETMEZ.DUYGULU OLMAK İLE DUYGUSAL OLMAK KAVRAMI DA FARKLI KAVRAMLARDIR.BUNU ANLAMAK GEREKİYOR ÖNCE. |
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 11:56:29
Hiç yüzünü döndürüp de gökyüzüne baktın mı sen Acılardan merdivende yıldızlara çıktın mı sen Güneş olup da sevgiyle, yıldızları yaktın mı sen; Nasıl açarsa çiçekler, biri geç diğeri erken Yıldızlar var içimde doğum sancıları çeken !
kutlarım üstadım tebrikler selametle
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 02:53:40
doğum sancıları çeken yıldızlardan başlayarak gökçe bir destan olmuş...
söyleyecek çok sözü olan bi gönlün destanı...
Tebrik ederim...
|
|
|
|
24 Temmuz 2008 Perşembe 00:48:25
Ey göklerde Dolunay; yüreğimde izdüşüm Yalnız kendini değil, hele beni bir düşün Güneş olur yakarım kendimi Yüzüne gözüne bakarım; tutamam ellerini Dokunsam sana; yıldızlar vuran vurana Kopar kıyâmetler kıran kırana Gel, sen Güneş ol da dayan buna; ... Al beni kucağına Ateşinden ateşler sun ocağıma Aşkınla tutuşsun evren; seninle benimle kurulsun yeniden ... ------------------------------------------------------------------------ elinize sağlık okuduğum destandı sevgiye dayalı . yüreğiniz doldursada evreni sevginiz daha nasıl bundan fazla yazar döker içini. evreni ısıtan yüreğinize sağlık...
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 23:27:18
Ne ayağımda pabuç, ne yüreğimde eldiven Bırak örtünmeyi; çırılçıplak gel ! diyen Neydi bu acılı merdiven; Yıldızlara çıkar her akşam, gecenin lâmbalarını yakardı ...
Yüreğinize sağlık oldukça sıradışı.
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 22:00:24
sevgimiz şiir olunca yüreğimizin soluklandığı sayfalardan nasıl da enerji alıyoruz. bir rahat nefes dingin bir iç huzuru...
yaşanan her anıyla hayat arımız naumusumuz tümüyle bizim işte... şiirdeki gibi... tebrik ederim gerçekten çok güzel şiirdi dün okumuştum bu akşam bir kere daha okudum... kutlarım sizi sevgi ve saygı ile...
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 21:57:26
sıradışı cümleler özenle ve ustaca yerleştirilmiş uzun ama sıkmayan sürkleyiciliğiyle okunası dizelerdi kutluyorum emeğini dostum yüreğine sağlık
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 21:22:57
Tebrikler Şaban bey gönlünüze sağlık illhamınız olsun,yüreğinizden sevinç yüzünüzden tebessüm eksilmesin,selam ve sevgiyle...
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 20:25:31
sevgililer gününde sevgiliye yazılabilecek mükemmel bir şiir okudum.yorum yapamıyorum sadece seçtiklerime alıyorum .saygılarımla
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 18:26:50
Offfff offfff offfff bu ne hiddet bu ne duygu Tusunami yaşanmış bu şiirde Okumamıştım şimdiye kadar Duyguları inan bu kadar içten bu kadar güzellikte Şiir değil adeta destan Asalettir arifliktir, bilgeliktir, İnsan-ı Kamilliktir temelde yatan Seninle gurur duymalı asil yürek , inan bu Kutsal Vatan Saygılarımla ____şair 67_____ ALİ CEMAL AĞIRMAN
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 15:11:31
Adı üzerinde destan işte ... daha ne deyim... hemde gül ün , gamzeli gülün destanı... Çokça tebrik ederim.
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 12:36:00
GAMZELİ GÜL DESTANI
Hiç yüzünü döndürüp de gökyüzüne baktın mı sen Acılardan merdivende yıldızlara çıktın mı sen Güneş olup da sevgiyle, yıldızları yaktın mı sen; Nasıl açarsa çiçekler, biri geç diğeri erken Yıldızlar var içimde doğum sancıları çeken !
Güneş sarıp da koynuna, götürürken gündüzünü Çekerdin gözlerime gözlerinden gökyüzünü Ceylanlarım yaralı, çöl kuşları duacı Dönüşünü beklerken, ufukları tutardı kanlı acı ...
Yüreğimin kirkitiyle damarlarımda yürürken (*) Sendin yaşamı yıldız yıldız içime diken Dev bir kaktüs ağacı mavileri yutardı...
Ne ayağımda pabuç, ne yüreğimde eldiven Bırak örtünmeyi; çırılçıplak gel ! diyen Neydi bu acılı merdiven; Yıldızlara çıkar her akşam, gecenin lâmbalarını yakardı ...
Sahralarda yürüyen kumullarla, seraplı yangınlara tutsak Hüzünlü bulutlarla kuruyan dallara umutsak; Bendim uçsuz bucaksız, kapı kapı gezen Ezilen yüreğimin eşiğiydi, gezinen sevgi ateşiydi Özümdü ateş olup yanan, yangınına dayanan ...
Işıl ışıl tonlarla,kamyonlarca yalnızlığı umutla dolduran yıldız Sevenleri ayakta tutardı, umarsız gecelerde; acımasız...
-II-
Zalim bir avcı bölerdi uykuyu Yuvasında kuşların vurulurdu tatlı düşleri Göçerdi kaçabilen, sevgileri yasaksız uzak diyarlara Yuvanın ateşi söner, ayrılığınki yüreklere inerdi Yiterdi yavruları eşinden ayrı...
Duyar mı hiç avcının umuru Kanadı kırık her kuşu, tam isabet vuruşu, yükselen gururuydu Sırtındaki çantayı, filesini doldurdu mu Bağlayıp asardı ayaklarından kemerine, zalim vurdukça vururdu...
Yanar yanar kor mu olur, küllenir de kör mü olur Gideni sevgi mi döndürür, ateşi ateş mi söndürür Milyon ağızlı krater, yaşın yaşın akar gider Gözleri katmer katmer, lâv lâv olur yakar gider Gözleri açık her kuşun; kanadında saçma, yüreğinde kurşun ...
-III-
Koparken dünyamız güneşten İçimize de düştü o ateşten Saçlarını dolayıp boynuma, sürürken kemendinde Sendin bağrımı deşen Sendin günden güne yüreğimde güneşleşen ...
Umutları haşlarken, yeni güne başlarken, Anladım seni sevince, bir yıldızdı güneş de Güneşti sevginin özü; Karanlığı sevmez, gözüne uyku girmezdi Ayrılığa gelemez, yüreği kanar Ağarmadan şafağı hançeriyle yarardı Ayrı düşen parçasını ufuklardan sorardı...
Sularda bulur kendini ışıl ışıl Gündüzü başka, geceyi aşka sarar Ayrılmadan gökyüzüne sevgisini eker; Yokluğunda geceye bekçilerini dikerdi ... Seher yeliyle, haydi kalkın uykudan Doldu süresi umut yemenin Şimdi çalışıp üretmenin, sevgiler türetmenin sırası derdi; Toplayıp sofrasını dürer, Çekilmeyeni sofradan tırpan ateşiyle biçerdi...
-IV-
Böyle doğdu bilki Yanağında güneş tutan yıldızların en ilki Çoban kırlara saldı koyunları kuzuları Çoban Yıldızı aldı sevdaları sızıları Yeryüzünde ölümsüz, yıldızlardan gayrı ne kaldı ?
Döner devran kayarız, yıldızlara merdiven dayarız; ... Bir avuç güneş için dövüşen sevdalı yürek Uğruna gün gelecek, Yıldızlar da tek tek şehitler verecek; Böyle değilse gönülsüz ayrılıklar, Bir yıldız daha düşsün gökten ne çıkar?
-V-
Bencileyin çekmeyenler, bu sevdanın acısını Bilemezler gülüm; dikenini, sancısını Uçarken ben alev alev, başımı alıp göklere Gelemezler benimle gömüldüğüm yerlere ... Başını göklere hiç çevirmedin mi sen Kayarken bir yıldız hiç görmedin mi sen Sakın korkma;at korkuyu yüreğinden Yıldızların da gözü vardır, düşerken de tutar elinden!
-VI-
Varsa bildiğin başkaca güneşler; söyle sevdiğim Birdir bildiğim Gözümle gördüğüm, çemberinde döndüğüm; ya sevgi ya ölüm Sevginle pervaneyim, ekseninde merdaneyim Boş inan gerisi; Kuyruklu Yıldız hikayesi ... Gerçekte yeldeğirmeni, yel eserse dümeni Dön artık rüzgâr gülüm; haydi, boşuna mı dönüyor dünya Kokla beni, kokla doyasıya Alıp gitmeden ölüm,kokla be ,kokla gülüm Gerçek burda aklımı erdiği; belki ermediği Ne acılı kederli, ne Güneş’ ler vardır daha Daha yakıcı daha güzel, görkemine biçilmez paha Elma armut ayva,şeftali kayısı kiraz Ne varsa bağlarda;yazın biraz, güzün biraz Hepsini koyar da filesine; bildiğim güneş yıldız kalır elinde...
-VII-
Ay Güzeli Sevda Seli; Çekmeden seni beni daha büyük Güneş’ler Sıkı tut ellerini, sıkı tut ellerimi, soğumadan sıcak düşler Her telden bir senfoni; tüm yıldızlar davetli Bir beyaz gül göklerde, Dolunay’dır çepeçevre ... ’Bu gün ayın On dördü; kız saçını kim ördü ? Ördüyse yârim ördü, gördüyse kim gördü ? ’
Kova Burcu Koç Burcu bakışıyor göz göze Sevgileri burcu burcu, oturuyorlar diz dize El ele Güneş’le Dolunay;gülü gülle kesiyor (?) Ateş gülü Ay gelin, sevgiden fırtınalar esiyor...
Yıldızlar falında bakılmış bakısı; Güneş yörüngesinde görmüşler dünyayı Gerdanına ** dolamış sevmek için gökte ayı Çoktan yakılmış ellerinin yakısı Yüzünde gelin hüznü, saçlarında kına kokusu ...
-VIII-
Dost akraba herkese Güneş’ten davetiye Kuzey Yıldızı nikâh memuru, soruyor Ya evet , ya hayır Evet ! diyor evrenin kulu Sevgi dolduruyor içindeki boşluğu Düşüyor gönüllere yıldızların sarhoşluğu ... ... Çoban Yıldızı üflerken kavalını Ezeli ve ebedi sevgilerin en güzelini dillendirip Şenlendiriyor evreni bir mutluluk şarkısı Gülümseyen Dolunay’ın boynuna asılıyor Koskocaman Güneş halkası - O - en eski düğün takısı İşte aşk; Güneş’in Ay’la tutulması ... ... Kabul edilince yüz görümlüğü Konduruyor öpücüğünü Güneş; açıyor Ay yüzünü yavaşça ... ... Sırayla tüm yıldızlar takı töreninde Samanyolu’ndan bir vâls Dönüp duruyorlar hâlâ evrende Bitmeyen aşk; sonsuza kadar ilk dans !
-IX-
O gün bu gün yılda On iki Bal/ayı Kimse indiremedi gökten yere Güneş’i Ay’ı Ne zaman bir yıldız kaysa gökten Bir âşık iner yeryüzüne Bin sevda uçuşur yürekten Bakma gülün küle döndüğüne; yıldızlar da etten ve kemikten ! ... Dilek tut; bir yıldızın kaydığını görünce Unutma bir gün ben ölünce !
-X-
Seninle geçtim Konya’yı Gezdim bütün dünyayı Gül yüzüne bakarken Aldım aşkınla Güneşi’nden payı Güzel Atlar Ülkesi’nde sevdim Dolunayı Oradadır Ay Güzeli, oradadır Erciyes, Hasan Dağı Ateş sardı yüreğimi; sevmiyorum uyumayı Yüreğim volkan, orada Sevda Seli Kızılırmak Kamçılarken Güneş, Ay yüzüne doludizgin duyguları Sevgiler sürmekte düşler ötesine... ... Düşler ersin muradına, biz çıkalım kerevetine Çıkamazsak bahtına, sevenler otursun tahtıma ... Yalnız sana aldandım, Boşverdim parasına puluna servetine Yalnızca seninle oyalandım;sana yandım, hasretine !
-XI-
Ey göklerde Dolunay; yüreğimde izdüşüm Yalnız kendini değil, hele beni bir düşün Güneş olur yakarım kendimi Yüzüne gözüne bakarım; tutamam ellerini Dokunsam sana; yıldızlar vuran vurana Kopar kıyâmetler kıran kırana Gel, sen Güneş ol da dayan buna; ... Al beni kucağına Ateşinden ateşler sun ocağıma Aşkınla tutuşsun evren; seninle benimle kurulsun yeniden ...
-XII-
Oynama çocuk benimle Yürek basket topu değil Geçip geçip çemberinden Yine düşüyorum ellerine Bir daha dünyaya gelirsem Yıldızlar top, dünya sepet Seviyorum seni delicesine; işte EVET, Koparsa kopsun kızılca kıyâmet !
Şaban AKTAŞ 14.02.1997 / VALENTİN
Dünya Sevgililer Günü nedeniyle Dünyanın en tomurcuk gülüne ... Aşk budur işte; Bakmayın siz ağlayıp güldüğüme Ağlamayıp gülmediğime ...
__________________________
Bu değerli çalışmayı yürekten kutlarım
Farklı ve mükemmeldi......saygımla
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 02:53:07
Sahralarda yürüyen kumullarla, seraplı yangınlara tutsak Hüzünlü bulutlarla kuruyan dallara umutsak; Bendim uçsuz bucaksız, kapı kapı gezen Ezilen yüreğimin eşiğiydi, gezinen sevgi ateşiydi Özümdü ateş olup yanan, yangınına dayanan ...
Şiirinizin bazı yerlerinde sanki şarkılardan bir demet dinledim..Hrika bir şiirdi..Tebrikler...
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 02:15:04
Dünya Sevgililer Günü nedeniyle Dünyanın en tomurcuk gülüne ... Aşk budur işte; Bakmayın siz ağlayıp güldüğüme Ağlamayıp gülmediğime ...
uzundu şiir ama kısa gibiydi okununca öyle bir sürüklediki kalem
Harika kalemini ve emeğini kutlarım dostum
sevgimle
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 00:41:57
Oynama çocuk benimle Yürek basket topu değil Geçip geçip çemberinden Yine düşüyorum ellerine Bir daha dünyaya gelirsem Yıldızlar top, dünya sepet Seviyorum seni delicesine; işte EVET, Koparsa kopsun kızılca kıyâmet !
uzun, emek kokan, leziz bir şiirdi... yazan kaleme selam olsun saygılarımla...
|
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 23:33:53
Bencileyin çekmeyenler, bu sevdanın acısını Bilemezler gülüm; dikenini, sancısını Uçarken ben alev alev, başımı alıp göklere Gelemezler benimle gömüldüğüm yerlere ... Başını göklere hiç çevirmedin mi sen Kayarken bir yıldız hiç görmedin mi sen Sakın korkma;at korkuyu yüreğinden Yıldızların da gözü vardır, düşerken de tutar elinden!
kaçıncı okuyuşum bilmiyorum... gerçekten mükemmel ötesi dost... saygımla...
|
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 23:18:29
UZUN FAKAT USTA ELİNDEN ÇIKMIŞ OLMASI RAHAT VE SERİ OKUMAK İÇİN YETRLİ OLUYOR...TEBRİK EDİYORUM....
|
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 23:04:06
'saygı duyulası' saygımla..
|
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 13:47:45
cok güzeldi şaban abi ne demki çarpıçı bir şiirdi
|
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 10:15:55
EY ŞİİR SEN BU DÜNYADA YAZILMADIN!
Bu dünyaya sığmaz yüreğin Anlayamazlar dilini Yüreklerin kabukları kırılıp Güneşe varıncaya değin...
|
|
|
| |