|
|
20 Temmuz 2008 Pazar 14:59:34
Çatlamış, kurumuş nadaslı toprağın Suya hasret kavrulmuşluğunda Yağmur bulutları geçerken üstünden Yağmasın diye edilen dua gibi
Demirci ustasının güçlü kollarında Alnından akan terlerle Vurup vurup tavına getirdiği demir gibi Ruhun gözlerinde saklanmış yalnızlık Yapışır tenine koparmak istersin Koparamazsın ömrü geçireceğin acı gibi
Camekânda rengârenk çiçeklere bakıp bakıp Kokusunu duymak isteyipte duyamamak Dokunmak isteyipte dokunamamak gibi Yasaklarla çevrilmiş tel örgü arkasından Umudunu kaybetmiş mahkûm gibi
Şimşekler arasında kalmışta Güneşi yaşayan bahardaki gül gibi Ömrünü törpüleyen kederler silsilesinde Her bir nefeste ölümü yudum yudum tadarken Mutluluğu bulmuşta yaşıyormuş gibi Ah yar; sana kavuşmak Güneşi batıdan doğurmak gibi imkânsız Kanayan yaraya tuz basmak gibi acı Acıdan yanmış yürek kadar sancılı Seni sevmek; Ağrıdan zonklayan şakaklarım demek Sabahlara erişemeyen rüya görmek Ve Parmak uçlarından tutunduğum Suret yaşamın içinde olmak kadar gerçek
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, zor olanı seçmek büyük insanların işidir.... kavuşamayacğını bile bile "yâr" demeniz, yüreğinizin gücünü göstermesi bakımından dikkat çekiciydi... şiir dünyasında ilk defa karşılaştığım ilginç bir o kadar da güzel benzetmelerle şiiriniz baştan sona güzeldi, samimi ve etkileyiciydi... bu güçlü ve de büyük yüreği alkışlıyorum... selam ve sevgiyle....
|