Özel Seçki
|
|
Okuduğunuz şiir 18.7.2008 tarihinde
günün şiiri olarak seçilmiştir. |
 |
|
 |
| |
Şiir Bilgi
17.07.2008 tarihinde eklendi.
593 çoğul gösterim yapıldı.
375 tekil gösterim yapıldı.
62 yorum yapıldı.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
SAHİPSİZ ZAMANLAR
Saç traşı olmayı sevmem ben.
Ne zaman otursam o koltuğa,
İlk sabıka kaydım orda alınır.
Saçlarım sıfıra vurulur,
Parmaklarımda siyah bir damga
Saçlarım uçar gider
Bir hüzünlü eylül akşamında....
Ağaçlar ormanda güzelse,
Başta saç öyledir gençlikte işte.
Rüzgarda sallanan,
Ağaçlar değil dallardır oysa.
Yapraklar şiir yaza durur
Genç yüreğime,
Ellerimde kelepçeler,
Başım,
Bir baba katilinin elinde
Saçlarım yerlerde sürünmektedir....
Bilirmisiniz siz,bilmem?
Ben ne zaman,
Berbere,saçımı kes desem
Süngülü iki asker durur aynada.
Üç parmağım,
Dokunur boya kutusuna
Düşer adli sicilim evraklara
Yirmisinde.
İşlenir sabıkam tutanaklara.
Adımı boş verin
Yazın yaşımı
Suçumu lügatlara diyecektim
Uzatıldı önüme matbu evrak
Haykırdılar imazala......!
Serde inanmışlık var
Birde;
Sevmişlik koşulsuzcA ülkemi.
Okudum seceremi
suçumu göz bebeklerinden
Utanmadılar.
Ben traş olmayı sevmem
Oturunca o koltuğa
Gençliğim
Geçer merasimle gözümün önünden.
Muddei-umumi
Yani savcı,
Dörtyüz kırk ikiden başlar
Ceza kanunundan.
Genç yüreğimin yüzüne okur iddanameyi.
Gizli örgüt kurmak,
Cürme tam teşebbüsten
Devlet düzenini bozup
Yeni bir devlet kurmaya azmetmekten
İdamına der,
Gülümser...
Siz hiç gülerek,
Sen öl diyebilirmisiniz birine?
Ben traş olmayı sevmem
Ne zaman otursam o koltuğa
Başımı kes derim berbere.
Yirmiyedi yıldır,
Biz her eylüde ölürüz.
Yere düşen yapraklarda
Biraz sevdalarımız ölür,
Biraz hayallerimiz.
Şimdi,minnettarim Tanrıya
O uzun saçlarım yok,
Kese kese kurutmuşlar kökünü
Berbere ihtiyaç kalmadı artık.
Sakala gelince
Hiç umurumda değil
Hiç saç traşı olmayımda
Ellerimle yolarım sakalımı..
Ben traş olmayı sevmem
Hele eylüllerde
Nefret ederim berberlerden...
|
|
|
Acaba Nedir?:
asker
,
baba
,
ben
,
bir
,
boş
,
eylül
,
hiç
,
ihtiyaç
,
iki
,
o
,
siyah
,
şiir
,
tam
,
traş
,
zaman
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 00:50:26
Siz hiç gülerek,
Sen öl diyebilirmisiniz birine?
Ben traş olmayı sevmem
Ne zaman otursam o koltuğa
Başımı kes derim berbere.
Yirmiyedi yıldır,
Biz her eylüde ölürüz.
Yere düşen yapraklarda
Biraz sevdalarımız ölür,
Biraz hayallerimiz.
Şimdi,minnettarim Tanrıya
O uzun saçlarım yok,
Kese kese kurutmuşlar kökünü
Berbere ihtiyaç kalmadı artık.
Sakala gelince
Hiç umurumda değil
Hiç saç traşı olmayımda
Ellerimle yolarım sakalımı..
Ben traş olmayı sevmem
Hele eylüllerde
Nefret ederim berberlerden... ********************** Bu anlamlı ve hak ettiği yeri layıki ile bulan şiirinize nasıl geç kalmışım ben kendime hayıflandım. Yaşanmişlık içinden çıkan,sancılı dönemlerin şiiri günün değil bence tarihsiz hayatın şiiri olmuş dost yürekli.KUTLADIM BU YAKIN GEÇMİŞİN DİZELERE DÖKÜLÜŞÜNÜ USTA KALEMİNİZDEN sonuna kadar insandı yüreğimiz zulme direnecek kadar delikanlı*** VE HÜZÜN HİÇ BIRAKMADI YAKAMIZI*** ****************************YÜREĞİNİZE SAĞLIK BAŞARILARINIZ DAİM OLSUN.********************** SAYGILARIMLA ŞİİR VE SEVGİYLE KALIN.
|
|
|
|
21 Temmuz 2008 Pazartesi 00:58:22
geç kaldım şiirin çok güzel olduğunu söylemek için benden önce herkes gelmiş... yüreğinize sağlık...
|
|
|
|
20 Temmuz 2008 Pazar 16:31:30
tebrikler saygılarımla
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 22:59:50
Abim ne diyebilirim ki okumakta geç kalmışım şiiri. Zaten yerli yerinde olmuş, hakkını bulmuş. Yürekten kutlarım. Günün şiirini ve şair yürekli dost abimi.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 21:01:34
yürekten saygı ve selamlar şaire...temizlenmemiş yaralar iyileşmez demiş şili'li bir kadın yazar....sahipsiz zamanlardaydı tamamiyle...yitirilen bugün ...elleriniz,yüreğiniz,bilinciniz dert görmesin ustam.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 20:13:35
Ben traş olmayı sevmem
Ne zaman otursam o koltuğa
Başımı kes derim berbere.
Yirmiyedi yıldır,
"Biz her eylüde ölürüz.
Yere düşen yapraklarda
Biraz sevdalarımız ölür,
Biraz hayallerimiz."
eylül bir L unutulmuş
ve
" Suçumu lügatlara diyecektim
Uzatıldı önüme matbu evrak
Haykırdılar imazala......! "
imzala olaca sanirim
ve
Serde inanmışlık var
Birde;
Sevmişlik koşulsuzcA ülkemi.
Okudum seceremi
suçumu göz bebeklerinden
Utanmadılar."
asagidaki gibi olmali
""
Serde inanmışlık var
Birde;
Sevmişlik koşulsuzca ülkemi.
Okudum şeceremi
suçumu göz bebeklerinden
Utanmadılar.""
tebrikler
Haylazca tarafından 7/18/2008 10:01:35 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 17:47:29
zülüm ve işkencenin en acımasızını eylülün döktüğü yapraklar gibi serdiler ... ve sabıkası bozuk kıldılar...insanları....yaşamın en acı yerinden en asi şiiri döktü...teşekkü ererim
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 17:19:28
tebrıkler guzeldi gunun yazar ve şiirini kutlarım beyazın yanına kırmızı çok yakışmış hocam.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 17:13:49
Rüzgarda sallanan,
Ağaçlar değil dallardır oysa.
Yapraklar şiir yaza durur
Ne güzel bir anlatım bu...
Tebrik etmek yetmez.
Sevgi ve saygılarımla
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 15:18:25
Yüreğinize dem vurmasın eylüller çünkü; ölenler eylül diye ölmediler... TEBRİKLERİMİ KABUL EDİN saygılarımı arz ederim.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 14:26:58
Sene-i deviri, On iki Eylül, Zâlim yirmi yedi yıldır ki, geçti. Kâfirin kahırı, On iki Eylül, Boynumuzda borçtur, zûll'dür ki, geçti.
Pehlivanoğlu, Arıkan, Orkan, Esendağ, Duracık yüreğim burkan, Kerse, Karakaş'ım, Baktemur derken, Şahin'imin yolu dâr'dır ki, geçti.
Huzurda saf tuttu bu dokuz çeri Tekbirler çınlattı gökleri yeri Şehîde ölüm yok ebedî diri Onların hayatı sır'dır ki geçti
OZAN İLO Eylül, boyunda ilmek, Kurşuna, zindâna, dâr'lara gülmek, Sende onlar gibi, bir Şehîd olmak, İstersin zamanı durdur ki, geçti...
Kalbi muhabbetle.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 14:13:25
kulaktan dolma dinledik biz o dönemin acılarını, eylüllere küstürecek kadar acı geçmiş oysa sizler için...şiirden anladığımızca zor ama çok zor...yılların acısıyla yoğrulan günün şiirini kutluyorum. bu acıları genç yaşta sizlere yaşatanları ise hakettikleri şekilde anıyorum...saygılarımla...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 13:18:33
Ne gözlerim gördü o dönemleri ne de duydu kulaklarım siren ve tank seslerini; ama kalbim duyumsadı "Eylül Sancısı"nı.. Çok rahat ama etkili bir söyleyiş ile hâsıl olan ve insanı hapseden bir 'iklim' var şiirde.. Kutlarım efendim can-ı gönülden.. Kalın sağlıcakla..
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 12:57:19
Özeleştiri gül derlemeyi bilmezdi bizim çocukluğumuz türkülerde dinlediği kadarıyla tanıdı pembeyi adam gibi sevmeyi sevdiği için ölmeyi duyduysa bir kaç masaldan hepsi o... bastığımız kaldırım taşı dipsiz bir karanlıktı slogan gibi çıkardı postallarımızın gıcırtısı sevdalanmak ayıptı vakit yoktu anasını satayım öyle bellemiştik yüreğimizden inanmasakta bütün kızlar bizim bacımızdı hesap soracak vurguncudan tefeciden intikam alacaktık işbirlikçiden kim ne derse desin değişecekti bu düzen bu uğurda girmediysen kavgaya adam sayılmazdın ne mahallende ne okulda aç kalmak en kalitesizini içmek cigaranın racondandı arta kalan yaşamın burjuva özentisi yumruklaşmış ellerimizde tırnaklarımız avcumuzu parçalarken 'güneşi zap edeceğiz, güneşin zaptı yakın' derken, kollarımız ne kadar gergin yüreğimiz ne kadar büyüktü sonra biz büyüdük büyüdükçe yüreğimizi küçülttük 'yaşamın farkına varın'dediler bizim yerimize düşüneneler öyle uygun gördüler acemi olduğumuzdan bu kirli dünyada kimimiz yitip gittik çarpık sevdalarda para kazanmanın erdeminden söz eder olduk kaybettiğimize inandığımız günleri yakalamak için olsa gerek emekle terleyeceğini düşlediğimiz ellerimize tutuşturulan yeşil yada kırmızı kağıtlarla yetindik ve anladık ki sevgilim biz birbirimizi hiç sevmemişiz ortasını çoktan geçtik şimdi ömrün bir parça şiir bir parça türkü nasırlaşmış yüreklerimizi açabilecekmi belki yanlıştı belki göremiyoduk olmazı ama doğru olan bir şey vardı sonuna kadar insandı yüreğimiz zulme direnecek kadar delikanlı bastığımız yeri titretecek kadar karalı ve kendimiz dışında herkese insaflı hangimiz özlemiyoz şimdi o yoksul kaldırımları olmadı olmadı biliyorumda bu intikam bizi çoktan aşmadımı işte yeniden başladık üstelik savaştıklarımızı tanıdık şimdi ayrı gibi dursakta ayrı ayrı yollarda biliyorum dostlar gönlümüz hala aynı kulvarda Tayfun Talipoğlu Gün değil günlerin, Eylül'lerin şiiri...Kutladım.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 12:53:54
Tebrikler.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 12:52:24
günün şiirine ve şairine saygımla
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 12:14:05
MAALESEF O DÖNEMLERDE ÇOK ACI OLAYLAR YAŞANDI ŞİİRDEKİ İZLERİ İÇ ACITIYOR ACININ TEBRİĞİ OLMUYOR
SAYGILARIMLA
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 12:11:59
Saç traşı olmayı sevmem ben.
Ne zaman otursam o koltuğa,
İlk sabıka kaydım orda alınır.
Saçlarım sıfıra vurulur,
Parmaklarımda siyah bir damga
Saçlarım uçar gider
Bir hüzünlü eylül akşamında.... oldukça düsündürücü ve etkileyici siir olmus tebrkler efendim kaleminiz daim olsun...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 12:11:17
BÖYLE GÜZEL SİTEM OKUMADIM ÜSTAD DÜZENE RUHUNU YİTİRMİŞ DÜZENE ÜSTELİK KALEMİNİZİN NURU DAİM OLSUN
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 11:49:55
Rüzgarda sallanan,
Ağaçlar değil dallardır oysa.
Yapraklar şiir yaza durur
Düşüncenin doruğunda betimleme... Güne yakışan dizeler, şairine tebrikler. Sevgi ve saygı sizinle olsun. Şiirle...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 11:21:35
Berberler artık saçımızla ilgilenmiyor:(((
bu da kötü...
ama eylüllerin kendini artis sanan figüranlarına da gelecek traş sırası, bekliyoruz umutla....
tebriklerimle...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 11:00:14
Ben traş olmayı sevmem
Oturunca o koltuğa
Gençliğim
Geçer merasimle gözümün önünden.
Muddei-umumi
Yani savcı,
Dörtyüz kırk ikiden başlar
Ceza kanunundan.
Genç yüreğimin yüzüne okur iddanameyi.
Gizli örgüt kurmak,
Cürme tam teşebbüsten
Devlet düzenini bozup
Yeni bir devlet kurmaya azmetmekten
İdamına der,
Gülümser...
Siz hiç gülerek,
Sen öl diyebilirmisiniz birine?
Bu serbest çalışma kendime dönüşümün işaretlerini , unuttuklarımı hatırlattı bana... Berber bahane... "Sen esasa gel!" dedi... Süzüldü gözlerimden geçmişim... Sizin sorgulanmanızı defalarca yaşayan insanları ve kendimi düşündüm. İçlendim, öfkem kabardı. İnsanın yaşamı boyunca bedenine ve ruhuna kazınmış unutamadıkları vardır. Şiirinizde bunu fazlasıyla hissettirmişsiniz. İnsanın hayat çizgisi... Çizginin ucu göründüğünde geride kalan zikzaklara dönüp te bakış... Siz bunları bir berber koltuğuna bağlamışssınız... Oysa bunları bize anımsatan o kadar çok nesne ve o kadar çok öge var kiii...Eee, hayat böyle işte... Her geçen saniyenin hesabını verebilecek yürekler lazım... Şiirinizi değerlendirmeye mecalim kalmadı... Kolum kalkmaz parmaklarım tuşlara dokunamaz oldu... Kestirmeden diyeceğim... Yüreğinize sağlık... Esen kalın...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 10:28:00
YALIN VE AKICI SES DİZİMİ İÇERİSİNDE ÇOK İYİ VERİLMİŞ DUYGU.
TEBRİK VE SAYGIMLA...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 10:22:29
Ben traş olmayı sevmem Oturunca o koltuğa Gençliğim Geçer merasimle gözümün önünden. Muddei-umumi Yani savcı, Dörtyüz kırk ikiden başlar Ceza kanunundan. Genç yüreğimin yüzüne okur iddanameyi. Gizli örgüt kurmak, Cürme tam teşebbüsten Devlet düzenini bozup Yeni bir devlet kurmaya azmetmekten İdamına der, Gülümser... Siz hiç gülerek, Sen öl diyebilirmisiniz birine?
HAKKIYLA GÜNÜN ŞİİR VE ŞAİRİ. TEBRİK EDİYORUM.
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 09:54:02
berber koltuğundan hayallerin ezildiği, binlerce yaprağın dalında soldurulduğu eylüle uzandık güzel dizelerle iç çektim derin derin
kutlarım emeğinizi yüreğinizi ve güne yakışan şiirinizi...sevgiyle saygıyla
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 09:26:13
içimden demiştim kurdaleyi hak etmiş bu şiir diye hemde çifte kurdale gelmiş kutluyorum saygımla
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 09:19:37
Malum sahneler canlandı gözümüzde tarihten, iz bırakan unutulmayan ne kadar unutturulmaya çalışsalarda...hüznün ayı eylülde yürekler kanar yeniden...şiir muhteşemdi...
Tebrik ve saygılarımla...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 09:11:55
kutlarım...
sevgiler...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 08:49:41
İnce ince işlenmiş bir şiirdi..Ve hak ettiği yerde..Kutlarım tekrar.. Selam ve Saygımla...
|
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 08:16:24
Güzel bir şiir, seçkiyi fazlasıyla haketmiş.Selamlar.
|
|
|
| |