Şiirler
Aşk Şiirleri
Şiirler

Bir insan başarısızlığından dolayı başkasını suçluyorsa,başarılarının şerefini de başkalarına vermelidir. H.Newlon
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki
Günün Şiiri
Okuduğunuz şiir 18.7.2008 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.

 
Şiir Bilgi
17.07.2008 tarihinde eklendi.
593 çoğul gösterim yapıldı.
375 tekil gösterim yapıldı.
62 yorum yapıldı.
 

   
 

SAHİPSİZ ZAMANLAR








Saç traşı olmayı sevmem ben.

Ne zaman otursam o koltuğa,

İlk sabıka kaydım orda alınır.

Saçlarım sıfıra vurulur,

Parmaklarımda siyah bir damga

Saçlarım uçar gider

Bir hüzünlü eylül akşamında....



Ağaçlar ormanda güzelse,

Başta saç öyledir gençlikte işte.

Rüzgarda sallanan,

Ağaçlar değil dallardır oysa.

Yapraklar şiir yaza durur

Genç yüreğime,

Ellerimde kelepçeler,

Başım,

Bir baba katilinin elinde

Saçlarım yerlerde sürünmektedir....



Bilirmisiniz siz,bilmem?

Ben ne zaman,

Berbere,saçımı kes desem

Süngülü iki asker durur aynada.

Üç parmağım,

Dokunur boya kutusuna

Düşer adli sicilim evraklara

Yirmisinde.

İşlenir sabıkam tutanaklara.

Adımı boş verin

Yazın yaşımı

Suçumu lügatlara diyecektim

Uzatıldı önüme matbu evrak

Haykırdılar imazala......!



Serde inanmışlık var

Birde;

Sevmişlik koşulsuzcA ülkemi.

Okudum seceremi

suçumu göz bebeklerinden

Utanmadılar.



Ben traş olmayı sevmem

Oturunca o koltuğa

Gençliğim

Geçer merasimle gözümün önünden.

Muddei-umumi

Yani savcı,

Dörtyüz kırk ikiden başlar

Ceza kanunundan.

Genç yüreğimin yüzüne okur iddanameyi.

Gizli örgüt kurmak,

Cürme tam teşebbüsten

Devlet düzenini bozup

Yeni bir devlet kurmaya azmetmekten

İdamına der,

Gülümser...

Siz hiç gülerek,

Sen öl diyebilirmisiniz birine?



Ben traş olmayı sevmem

Ne zaman otursam o koltuğa

Başımı kes derim berbere.

Yirmiyedi yıldır,

Biz her eylüde ölürüz.

Yere düşen yapraklarda

Biraz sevdalarımız ölür,

Biraz hayallerimiz.



Şimdi,minnettarim Tanrıya

O uzun saçlarım yok,

Kese kese kurutmuşlar kökünü

Berbere ihtiyaç kalmadı artık.

Sakala gelince

Hiç umurumda değil

Hiç saç traşı olmayımda

Ellerimle yolarım sakalımı..

Ben traş olmayı sevmem

Hele eylüllerde

Nefret ederim berberlerden...
   
Acaba Nedir?: asker , baba , ben , bir , boş , eylül , hiç , ihtiyaç , iki , o , siyah , şiir , tam , traş , zaman
 Yorumlar
 « Önceki 40 yorum   1   2   Sonraki 40 yorum » 
 
22 Temmuz 2008 Salı 00:50:26
Siz hiç gülerek,

Sen öl diyebilirmisiniz birine?



Ben traş olmayı sevmem

Ne zaman otursam o koltuğa

Başımı kes derim berbere.

Yirmiyedi yıldır,

Biz her eylüde ölürüz.

Yere düşen yapraklarda

Biraz sevdalarımız ölür,

Biraz hayallerimiz.



Şimdi,minnettarim Tanrıya

O uzun saçlarım yok,

Kese kese kurutmuşlar kökünü

Berbere ihtiyaç kalmadı artık.

Sakala gelince

Hiç umurumda değil

Hiç saç traşı olmayımda

Ellerimle yolarım sakalımı..

Ben traş olmayı sevmem

Hele eylüllerde

Nefret ederim berberlerden...
**********************
Bu anlamlı ve hak ettiği yeri layıki ile bulan şiirinize nasıl geç kalmışım ben kendime hayıflandım.
Yaşanmişlık içinden çıkan,sancılı dönemlerin şiiri günün değil bence tarihsiz hayatın şiiri olmuş dost yürekli.KUTLADIM BU YAKIN GEÇMİŞİN DİZELERE DÖKÜLÜŞÜNÜ USTA KALEMİNİZDEN
sonuna kadar insandı yüreğimiz
zulme direnecek kadar delikanlı***
VE HÜZÜN HİÇ BIRAKMADI YAKAMIZI***
****************************YÜREĞİNİZE SAĞLIK BAŞARILARINIZ DAİM OLSUN.**********************
SAYGILARIMLA
ŞİİR VE SEVGİYLE KALIN.
 
21 Temmuz 2008 Pazartesi 00:58:22
geç kaldım şiirin çok güzel olduğunu söylemek için benden önce herkes gelmiş...
yüreğinize sağlık...
 
20 Temmuz 2008 Pazar 16:31:30
tebrikler
saygılarımla
 
18 Temmuz 2008 Cuma 22:59:50
Abim ne diyebilirim ki okumakta geç kalmışım şiiri.
Zaten yerli yerinde olmuş, hakkını bulmuş.
Yürekten kutlarım.
Günün şiirini ve şair yürekli dost abimi.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 21:01:34
yürekten saygı ve selamlar şaire...temizlenmemiş yaralar iyileşmez demiş şili'li bir kadın yazar....sahipsiz zamanlardaydı tamamiyle...yitirilen bugün ...elleriniz,yüreğiniz,bilinciniz dert görmesin ustam.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 20:13:35








Ben traş olmayı sevmem

Ne zaman otursam o koltuğa

Başımı kes derim berbere.

Yirmiyedi yıldır,

"Biz her eylüde ölürüz.

Yere düşen yapraklarda

Biraz sevdalarımız ölür,

Biraz hayallerimiz."

eylül bir L unutulmuş


ve




"
Suçumu lügatlara diyecektim

Uzatıldı önüme matbu evrak

Haykırdılar imazala......!
"

imzala olaca sanirim

ve

Serde inanmışlık var

Birde;

Sevmişlik koşulsuzcA ülkemi.

Okudum seceremi

suçumu göz bebeklerinden

Utanmadılar."



asagidaki gibi olmali

""

Serde inanmışlık var

Birde;

Sevmişlik koşulsuzca ülkemi.

Okudum şeceremi

suçumu göz bebeklerinden

Utanmadılar.""











tebrikler




Haylazca tarafından 7/18/2008 10:01:35 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 17:47:29
zülüm ve işkencenin en acımasızını eylülün döktüğü yapraklar gibi serdiler ... ve sabıkası bozuk kıldılar...insanları....yaşamın en acı yerinden en asi şiiri döktü...teşekkü ererim
 
18 Temmuz 2008 Cuma 17:19:28
tebrıkler guzeldi gunun yazar ve şiirini kutlarım beyazın yanına kırmızı çok yakışmış hocam.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 17:13:49
Rüzgarda sallanan,

Ağaçlar değil dallardır oysa.

Yapraklar şiir yaza durur


Ne güzel bir anlatım bu...

Tebrik etmek yetmez.

Sevgi ve saygılarımla
 
18 Temmuz 2008 Cuma 15:18:25
Yüreğinize dem vurmasın eylüller çünkü; ölenler eylül diye ölmediler...
TEBRİKLERİMİ KABUL EDİN saygılarımı arz ederim.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 14:26:58


Sene-i deviri, On iki Eylül,
Zâlim yirmi yedi yıldır ki, geçti.
Kâfirin kahırı, On iki Eylül,
Boynumuzda borçtur, zûll'dür ki, geçti.



Pehlivanoğlu, Arıkan, Orkan,
Esendağ, Duracık yüreğim burkan,
Kerse, Karakaş'ım, Baktemur derken,
Şahin'imin yolu dâr'dır ki, geçti.


Huzurda saf tuttu bu dokuz çeri
Tekbirler çınlattı gökleri yeri
Şehîde ölüm yok ebedî diri
Onların hayatı sır'dır ki geçti


OZAN İLO Eylül, boyunda ilmek,
Kurşuna, zindâna, dâr'lara gülmek,
Sende onlar gibi, bir Şehîd olmak,
İstersin zamanı durdur ki, geçti...

Kalbi muhabbetle.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 14:13:25
kulaktan dolma dinledik biz o dönemin acılarını, eylüllere küstürecek kadar acı geçmiş oysa sizler için...şiirden anladığımızca zor ama çok zor...yılların acısıyla yoğrulan günün şiirini kutluyorum.
bu acıları genç yaşta sizlere yaşatanları ise hakettikleri şekilde anıyorum...saygılarımla...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 13:18:33
Ne gözlerim gördü o dönemleri ne de duydu kulaklarım siren ve tank seslerini; ama kalbim duyumsadı "Eylül Sancısı"nı.. Çok rahat ama etkili bir söyleyiş ile hâsıl olan ve insanı hapseden bir 'iklim' var şiirde.. Kutlarım efendim can-ı gönülden.. Kalın sağlıcakla..
 
18 Temmuz 2008 Cuma 12:57:19
Özeleştiri

gül derlemeyi bilmezdi bizim çocukluğumuz
türkülerde dinlediği kadarıyla tanıdı pembeyi
adam gibi sevmeyi
sevdiği için ölmeyi duyduysa
bir kaç masaldan
hepsi o...
bastığımız kaldırım taşı
dipsiz bir karanlıktı
slogan gibi çıkardı postallarımızın gıcırtısı
sevdalanmak ayıptı
vakit yoktu anasını satayım
öyle bellemiştik
yüreğimizden inanmasakta
bütün kızlar bizim bacımızdı
hesap soracak vurguncudan
tefeciden
intikam alacaktık işbirlikçiden
kim ne derse desin değişecekti bu düzen
bu uğurda girmediysen kavgaya
adam sayılmazdın
ne mahallende ne okulda
aç kalmak en kalitesizini içmek cigaranın
racondandı
arta kalan yaşamın
burjuva özentisi
yumruklaşmış ellerimizde
tırnaklarımız avcumuzu parçalarken
'güneşi zap edeceğiz,
güneşin zaptı yakın' derken,
kollarımız ne kadar gergin
yüreğimiz ne kadar büyüktü
sonra biz büyüdük
büyüdükçe yüreğimizi küçülttük
'yaşamın farkına varın'dediler
bizim yerimize düşüneneler
öyle uygun gördüler
acemi olduğumuzdan
bu kirli dünyada
kimimiz yitip gittik
çarpık sevdalarda
para kazanmanın erdeminden söz eder olduk
kaybettiğimize inandığımız günleri yakalamak için olsa gerek
emekle terleyeceğini düşlediğimiz ellerimize
tutuşturulan
yeşil yada kırmızı kağıtlarla yetindik
ve anladık ki sevgilim
biz birbirimizi hiç sevmemişiz
ortasını çoktan geçtik şimdi ömrün
bir parça şiir bir parça türkü
nasırlaşmış yüreklerimizi açabilecekmi
belki yanlıştı
belki göremiyoduk olmazı
ama doğru olan bir şey vardı
sonuna kadar insandı yüreğimiz
zulme direnecek kadar delikanlı
bastığımız yeri titretecek kadar karalı
ve kendimiz dışında herkese insaflı
hangimiz özlemiyoz şimdi o yoksul kaldırımları
olmadı
olmadı biliyorumda
bu intikam bizi çoktan aşmadımı
işte yeniden başladık
üstelik savaştıklarımızı tanıdık
şimdi ayrı gibi dursakta
ayrı ayrı yollarda
biliyorum dostlar
gönlümüz hala aynı kulvarda

Tayfun Talipoğlu

Gün değil günlerin, Eylül'lerin şiiri...Kutladım.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 12:53:54


Tebrikler.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 12:52:24
günün şiirine ve şairine saygımla
 
18 Temmuz 2008 Cuma 12:14:05
MAALESEF O DÖNEMLERDE ÇOK ACI OLAYLAR YAŞANDI ŞİİRDEKİ İZLERİ İÇ ACITIYOR ACININ TEBRİĞİ OLMUYOR

SAYGILARIMLA
 
18 Temmuz 2008 Cuma 12:11:59
Saç traşı olmayı sevmem ben.

Ne zaman otursam o koltuğa,

İlk sabıka kaydım orda alınır.

Saçlarım sıfıra vurulur,

Parmaklarımda siyah bir damga

Saçlarım uçar gider

Bir hüzünlü eylül akşamında....
oldukça düsündürücü ve etkileyici siir olmus tebrkler efendim kaleminiz daim olsun...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 12:11:17
BÖYLE GÜZEL SİTEM OKUMADIM ÜSTAD
DÜZENE
RUHUNU YİTİRMİŞ DÜZENE ÜSTELİK
KALEMİNİZİN NURU DAİM OLSUN
 
18 Temmuz 2008 Cuma 11:49:55
Rüzgarda sallanan,

Ağaçlar değil dallardır oysa.

Yapraklar şiir yaza durur

Düşüncenin doruğunda betimleme...
Güne yakışan dizeler, şairine tebrikler.
Sevgi ve saygı sizinle olsun.
Şiirle...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 11:21:35
Berberler artık saçımızla ilgilenmiyor:(((

bu da kötü...

ama eylüllerin kendini artis sanan figüranlarına da gelecek traş sırası, bekliyoruz umutla....

tebriklerimle...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 11:00:14
Ben traş olmayı sevmem

Oturunca o koltuğa

Gençliğim

Geçer merasimle gözümün önünden.

Muddei-umumi

Yani savcı,

Dörtyüz kırk ikiden başlar

Ceza kanunundan.

Genç yüreğimin yüzüne okur iddanameyi.

Gizli örgüt kurmak,

Cürme tam teşebbüsten

Devlet düzenini bozup

Yeni bir devlet kurmaya azmetmekten

İdamına der,

Gülümser...

Siz hiç gülerek,

Sen öl diyebilirmisiniz birine?




Bu serbest çalışma kendime dönüşümün işaretlerini , unuttuklarımı hatırlattı bana... Berber bahane... "Sen esasa gel!" dedi... Süzüldü gözlerimden geçmişim... Sizin sorgulanmanızı defalarca yaşayan insanları ve kendimi düşündüm. İçlendim, öfkem kabardı. İnsanın yaşamı boyunca bedenine ve ruhuna kazınmış unutamadıkları vardır. Şiirinizde bunu fazlasıyla hissettirmişsiniz. İnsanın hayat çizgisi... Çizginin ucu göründüğünde geride kalan zikzaklara dönüp te bakış... Siz bunları bir berber koltuğuna bağlamışssınız... Oysa bunları bize anımsatan o kadar çok nesne ve o kadar çok öge var kiii...Eee, hayat böyle işte... Her geçen saniyenin hesabını verebilecek yürekler lazım...
Şiirinizi değerlendirmeye mecalim kalmadı... Kolum kalkmaz parmaklarım tuşlara dokunamaz oldu... Kestirmeden diyeceğim... Yüreğinize sağlık... Esen kalın...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 10:28:00
YALIN VE AKICI SES DİZİMİ İÇERİSİNDE ÇOK İYİ VERİLMİŞ DUYGU.

TEBRİK VE SAYGIMLA...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 10:22:29
Ben traş olmayı sevmem
Oturunca o koltuğa
Gençliğim
Geçer merasimle gözümün önünden.
Muddei-umumi
Yani savcı,
Dörtyüz kırk ikiden başlar
Ceza kanunundan.
Genç yüreğimin yüzüne okur iddanameyi.
Gizli örgüt kurmak,
Cürme tam teşebbüsten
Devlet düzenini bozup
Yeni bir devlet kurmaya azmetmekten
İdamına der,
Gülümser...
Siz hiç gülerek,
Sen öl diyebilirmisiniz birine?


HAKKIYLA GÜNÜN ŞİİR VE ŞAİRİ. TEBRİK EDİYORUM.
 
18 Temmuz 2008 Cuma 09:54:02
berber koltuğundan
hayallerin ezildiği,
binlerce yaprağın dalında soldurulduğu eylüle uzandık
güzel dizelerle iç çektim derin derin

kutlarım emeğinizi yüreğinizi
ve güne yakışan şiirinizi...sevgiyle saygıyla

 
18 Temmuz 2008 Cuma 09:26:13
içimden demiştim kurdaleyi hak etmiş bu şiir diye hemde çifte kurdale gelmiş kutluyorum saygımla
 
18 Temmuz 2008 Cuma 09:19:37
Malum sahneler canlandı gözümüzde tarihten, iz bırakan unutulmayan ne kadar unutturulmaya çalışsalarda...hüznün ayı eylülde yürekler kanar yeniden...şiir muhteşemdi...

Tebrik ve saygılarımla...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 09:11:55
kutlarım...

sevgiler...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 08:49:41
İnce ince işlenmiş bir şiirdi..Ve hak ettiği yerde..Kutlarım tekrar..
Selam ve Saygımla...
 
18 Temmuz 2008 Cuma 08:16:24
Güzel bir şiir, seçkiyi fazlasıyla haketmiş.Selamlar.