|
|
|

***ATEŞ PAHASI***
Kanuni sultan dedemiz, bir gün düşmüş av peşine, Öyle bir ceylan görmüş ki, rastlamak zor bir eşine.
Adamlarıyla birlikte, koştururken akşam olmuş, Rüzgâr fırtına ve yağmur, üstler başlar çamur dolmuş.
Görmüşler küçük kulübe, müsaadeyle sığınmışlar, Oduncu yakmış ateşi, kurulanıp ısınmışlar.
Bir ara kanuni sultan, demiş bu ateş çok yaman, Değeri bin altın eder, şu saatte ve şu zaman.
Sabah olmuş veda vakti, oduncuya borç sormuşlar, Demiş bin bir altın verin, ah vah edip çok bulmuşlar.
Bu ne yahu be insafsız, odun bu kadar eder mi? Fırsatı ganimet bildin, bu yaptığın senin cer mi?
Yok, be demiş de oduncu, bir altın odun pahası, Bin altını hünkâr biçti, hatta daha var dahası.
Padişahı mest eylemiş, köylünün kıvrak zekâsı, Seve-seve vermiş vezir, bin altın ATEŞ PAHASI.
O gün bu gün dilden dile, bu söz bizlere ulaşmış, Pahalılık var oldukça, halkın içinde dolaşmış…
…Salih Yıldız…11.07.2008
.
|
|
|
Acaba Nedir?:
ateş
,
av
,
bir
,
borç
,
çamur
,
daha
,
fırtına
,
gün
,
kadar
,
küçük
,
odun
,
söz
,
sultan
,
ve
,
veda
|
|
|
18 Temmuz 2008 Cuma 09:41:19
Muhteşem yaz olunca gözden kaçıra biliyoruz
çok severim böyle zekice sözleri
birde ben yazayım
Şeyh şamille rusçarı masada oturuyorlarmış
_rusçarı korkarım şamil bizide yiyecek demiş
Şamil efendim korkmayın bizim dinimizde domuz eti yemek haram demiş :)
teşekkürler çalışma için.................tarihten ders aldık......................
|
|
|
|
14 Temmuz 2008 Pazartesi 10:27:50
güzel bi anlatim akici ve hos bir siir.tebrikler
|
|
|
|
13 Temmuz 2008 Pazar 20:53:40
Kanuni sultan dedemiz, bir gün düşmüş av peşine, Öyle bir ceylan görmüş ki, rastlamak zor bir eşine.
Adamlarıyla birlikte, koştururken akşam olmuş, Rüzgâr fırtına ve yağmur, üstler başlar çamur dolmuş.
Görmüşler küçük kulübe, müsaadeyle sığınmışlar, Oduncu yakmış ateşi, kurulanıp ısınmışlar.
Bir ara kanuni sultan, demiş bu ateş çok yaman, Değeri bin altın eder, şu saatte ve şu zaman.
Sabah olmuş veda vakti, oduncuya borç sormuşlar, Demiş bin bir altın verin, ah vah edip çok bulmuşlar.
Bu ne yahu be insafsız, odun bu kadar eder mi? Fırsatı ganimet bildin, bu yaptığın senin cer mi?
Yok, be demiş de oduncu, bir altın odun pahası, Bin altını hünkâr biçti, hatta daha var dahası.
Padişahı mest eylemiş, köylünün kıvrak zekâsı, Seve-seve vermiş vezir, bin altın ATEŞ PAHASI.
O gün bu gün dilden dile, bu söz bizlere ulaşmış, Pahalılık var oldukça, halkın içinde dolaşmış…
tebrikler...mükemmel bir çalışma olmuş...yüreğinize sağlık.... hem zevk aldık...hem bilgilendik ne güzel... selam ve hürmetler...
|
|
|
|
13 Temmuz 2008 Pazar 19:37:00
Padişahı mest eylemiş, köylünün kıvrak zekâsı, Seve-seve vermiş vezir, bin altın ATEŞ PAHASI.
O gün bu gün dilden dile, bu söz bizlere ulaşmış, Pahalılık var oldukça, halkın içinde dolaşmış…
Keyifli bir şiirdi. Demek 'ateş pahası' deyimi buradan geliyormuş. Selamlarımla.
|
|
|
|
13 Temmuz 2008 Pazar 19:01:57
Padişahı mest eylemiş, köylünün kıvrak zekâsı, Seve-seve vermiş vezir, bin altın ATEŞ PAHASI.
O gün bu gün dilden dile, bu söz bizlere ulaşmış, Pahalılık var oldukça, halkın içinde dolaşmış…
ilginç ve çok başarılı bir çalışma olmuş , hikayeden şiire...eksik olmayın
|
|
|
|
13 Temmuz 2008 Pazar 18:05:46
Çok güzel bir anlatımdı..Güzel bir şiir..Kutlarım..Selam ve Saygımla...
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|