Şiirler
Aşk Şiirleri
Şiirler

Bir insan başarısızlığından dolayı başkasını suçluyorsa,başarılarının şerefini de başkalarına vermelidir. H.Newlon
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
11.07.2008 tarihinde eklendi.
210 çoğul gösterim yapıldı.
124 tekil gösterim yapıldı.
10 yorum yapıldı.
 

   

 

GÜNEŞİ DOĞURAN KIZ



(Mecbur doğmaktır bazen hayat...)

göğe yükselirmiş toprağa dökülen kanların buğusu
katmanlarını zorlayıp bulut bulut
akarmış toprağa yeniden gözlerinden göğün
ve atmosferi sararmış havanın
bir önce/bir sonra doğmuş canların ruhunu
diyordu bilim adamları ısrarla...

altmış sekizin baharı diyordu takvimler
yas sarmışken havayı yerle göğün tarihsel deviniminden
ve bir ruh daha sancısına tutulmuştu işte havanın
Mezopotamya’nın kurağından...

zemheriyi üşütmüştü önce Güneş’e kastıyla
zorlamıştı geceyi, günden önce doğma inadıyla hırçın
çamurundan işleyen iliklerine asiliğiyle...
yazgısının karalığına nispet çok renkli gözleriyle
ben geldim demişti deli kız, göbek bağını tutarak sımsıkı
nasılsa hep ona kalacaktı kesmek göbeğini elleriyle...
hücrelerinde altmış sekizin acımtırak ruhuydu depreşen...

gene mi kız? demişti doğurtan şeyh ebe ekşitip suratını
saklarken yaşlarını genç ana boynu yana düşerek
çaresizliğe bir can daha katmak mı olmuştu katkısı kendince?
dalıp giderken çocukluğuna, sıkmıştı boğazını sızı inceden ince...

ilki değildi sonu da olmadı aitsiz yuvanın
peş peşe canlar döküldü ardından dört mevsimce...
her defasında fark etti deli kız bir kez daha garipliğini
ve fark etti çoklar da
akranlarından kopukluğunu gördükçe...

üç var mıydı, dört müydü yoksa? söktüğünde hesabı
okumaya sevdalandığında beş olmuş muydu yaşı bilinmez
ama bilinmişti işte mektep denilen iki oda barakaya yolu düşünce
erken yol almak mıydı hızlı yaşamanın diğer adı
kalacak mıydı dermanı kırka merdiven tutunca?
yine de şans saymalıydı
hemcinsleri berdellere bedel verilirken yaşınca
mürekkebe bulaşmasını parmaklarının, bırakacağı derin izce...

bölük pörçük okumak bedeli miydi memur çocuğu olmanın
tanımak mıydı yoksa toprağını adım adım sessizce?

Lice depremi demişti tarih yetmiş beşe iz vuran afete
güne doğururmuş her karanlık gece
anlamıştı bunu muallim mektebine yolu düşünce
adam mı olacaktı deli kız, yoksa ademin başına belamı ömrünce?

Çalışıyordu sistem aralıksız gündüz gece
aldılar nasiplerini yetmişin gençliği de kendilerince
öğretmen olamasalar da öğrenmişlerdi işte sağı solu Marks’ı Lenin’i
ve eylemleri duyumsamıştı iliklerinde...boykotları...
açlık grevlerinde dermansız sesiyle slogan atınca
altmış sekizin ruhu kabarıyordu göz bebeklerinden, daha dünce
değiştirmeye soyunuyordu deli kız Dünya’yı kökünden gücünün yettiğince!

söker mi devrimci ruhu aşiret kızı yazıyorken alnında derince
yeter mi gücü deli kızın engel olmaya biçilen fermana meclisçe?

nasılsa dönmüştü direğinden haksız “hukukun”
yaş haddi denen bela tüm şanslarına kara bulut gibi çökünce

verdiler duymadan yüreğinin sesini, birine, adı şimdilerde kuzence
on beşini devirmeden bir sarhoşun kollarında açtı gözünü bir gece!

çektiği hep aklından olmamış mıydı zaten ömrünce?
emretti akıl, salladı başını o...ve sustu...
yoktu zaten başka umarı
ölümse bir nefes kadar dosttu yıllarca!

çocuktan çocuğa ana olurmuş (!)
ferman ucunda sunulunca kılıcın keskin
boğarmış suskular düğüm düğüm onuru
dil ağlar/yürek lal/ amade edermiş bedeni şuursuzluğun tövbesi

isyan dağlarca, öfke deli boran fırtına
ve dişler terkedilmişliğin pasıyla gıcırdamakta!

geceler korkuya gebe
gün, tiksindiren kokusuna alkolün, geceden kalma
nicedir yastık altında saklanmıştır ölüm
yaşasın uykuya gömen tabletler avuç avuç
bulamadan deli kız bebe emziren elini kana!

bir yudum güneştir yakınlığı Dünya’yla
yavrum demeyi ezberlemek zorundalığı da olmasa
kelamsızlığın suskunluğuna yeniktir beyin
asma kilitli kapılar ardında!

ve bir yerlerde paneller veriyordu birileri hala
tanı/ya/madıkları kadınlar adına!

ne nohutluğunun farkındadır odanın
ne umurundadır sofanın baklalığı
bir elinde bir kucakta, bir karında bir belde
sıpa/sopa denklemini yaşıyor dört mevsimde
bulduğunda şükrettiği lokmalar
engel değildir kokmasına nefesinin
gerisi işkencedir...gerisi kirli soluğu ölümün

umut arar umarsızlığında deli kız
var git baba evine der aklı evvel birileri
ya katil olacaksın,ya genç bir ölü, ya deli!
Duyar da anlamaz/ anlar da yapamaz
kapatır her takıldığında gözü günahsız can yarılarına
çarpmak istediği kapıyı sıkı sıkıya
yapamaz!


eş kılınmıştır gelinlik kefene
namus ayağa düşerse cümle arif koymaz mı defe
eğemezsin şapkaları yerlere
kaderdir bir adı, diğeri yazgı...aşiretin imzaladığı!

Ya çekecek ya çekeceksin
ya da isyan edip yaradana/ yaradılmışlığına?

.........................! ! !

ve bir yerlerde paneller veriyordu birileri hala
tanı/ya/madıkları kadınlar adına!
tek benzer yanları sarı saçları olan “PAPATYALAR”a (!)

suskunluk yanıt olmaktan çıkalı kaç devinim yaşamıştır gün?
azalmıştır yudumu bile,
yutkunmalarını yaşam saymıştır damlaları
ve ölümü özlemiştir deli kız böylesi yaşamaktan!

hükmü de kalmamıştır diplomaların
baskın gelmiş, ezilmiştir altında toplum ağırlığının

acı da biter ya bir gün
yorulur ya acıtmaktan
ve kaybedecek neyim kaldı der ya hani insan?
bilmediği tek gerçek “insanlığı” olan!

Kırılmıştır zincirler
yer yarılmış/ çığlıklar atmıştır yedi arş
mevsimlerin hırıltısı bozmuştur düzenini evrenin
akacaksa aksındır kan yağacaksa yağsındır yaş!

bakmadığı ardında yükselmiştir alevler
her biri zaten yüz karası ar enkazı gemilerdir yakılan!

Güneşe bakar deli kız yırtılmış rahminden korkunun
yılların susturulanı, asrın deli avazı olmuştur artık

ey Güneş!
Korkmuyorum bak,sana geldim fütursuzca
bir elimde yokluk,diğerinde ölüm,solumda can yarılarımla
ensemde siyahi celladıyla toplumun
sana koşuyorum
acıt sana hasret bakışlarımı
yak/ kanat/ erit her bir hücremi kaçarsam namerdim!
hesabım var hesapsız, kadere isyan, yazgısız
sökmeyene dek ciğerlerinden çalınmışlıklarımı şeref / sizlerin
ölmeyeceğim bu da sana yeminim!

ve birileri hala haykırmaktadır hakları, her Mart’ın sekizinde
adına tanı/ya/madıkları kadınların bilinçsizce!

Gülten Kahraman

(...DEVAMI VAR)
   
Acaba Nedir?: acı , adam , adım , ana , anlar , artık , baba , ben , bilim , bir , bulut , can , cümle , daha , deli , derin , devinim , dil , dört , düğüm , düşünce , ebe , engel , , fark , ferman , fırtına , gece , geceler , gelinlik , gerçek , gibi , git , gün , gündüz , hasret , hep , hırçın , hızlı , iki , kadar , kahraman , kan , kara , katil , keskin , merdiven , namus , nefes , oda , okumak , olmadı , öfke , öğretmen , ölüm , ruh , sana , sımsıkı , sistem , slogan , tarih , tüm , umut , üç , ve , yas , yaşam , yeter , yudum , yüz , zaten
 Yorumlar
 
13 Temmuz 2008 Pazar 03:04:23
DEVAMINI BEKLIYORUZ CAN OKUMAKTAN NEFESIMIZ KESILDI AMA COK GÜZELDI:TEBRIKLER
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
12 Temmuz 2008 Cumartesi 04:52:55
yak/ kanat/ erit her bir hücremi kaçarsam namerdim!
hesabım var hesapsız, kadere isyan, yazgısız
sökmeyene dek ciğerlerinden çalınmışlıklarımı şeref / sizlerin
ölmeyeceğim bu da sana yeminim!
...............
Dost...
Ölmeyeceğiz bu da size yeminimiz
......
Ben de yanındayım...
...
Yüreğine sağlık.
 
11 Temmuz 2008 Cuma 12:03:54
ve bir yerlerde paneller veriyordu birileri hala
tanı/ya/madıkları kadınlar adına!

Kutlarım...Daha başkada anlatılamazdı...
sevgimle arkadaşım...
Maviler yüreğine...
 
11 Temmuz 2008 Cuma 11:45:22
GEÇMİŞİ İRDELEMEK...YAZAN VE DÜŞÜNEN YÜREK DERT GÖRMESİN.RABATLI
 
11 Temmuz 2008 Cuma 10:42:51
Çok uzundu gerçekten...Bu kadar önemli bir konu ve güzel bir anlatım olmasa okumazdım..Yalanı sevmem bilirsin...Ama tam anlayabilmek için bir kaç kez okumalı bu şiiri..Okurdum Vaktim olsa...

Ama anladığım kadarı yetti...Yüreğim parçalandı zaman zaman..Özellikle Çocuğun çocuğa Ana olduğu bölümde...Sarsıcıydı tamamı..Kutlarım...Selam ve Sevgimle..
 
11 Temmuz 2008 Cuma 09:02:45


Gülten emeğine saygı duymamak mümkün değil ama, bir ricada bulunsam, daha kısa yazman mümkünmü en azından bunuda bölebilirdin.evet anlatılanı, mesajı vermek için belki daha detaylı yazıyorsun budauzun yazmanızı gerektiriyor ama, okurken nefesim kesildi, bak biz yaşlıları yorma:))))............sevgilerimle
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
11 Temmuz 2008 Cuma 08:59:09
Çalışıyordu sistem aralıksız gündüz gece
aldılar nasiplerini yetmişin gençliği de kendilerince
öğretmen olamasalar da öğrenmişlerdi işte sağı solu Marks’ı Lenin’i
ve eylemleri duyumsamıştı iliklerinde...boykotları...
açlık grevlerinde dermansız sesiyle slogan atınca
altmış sekizin ruhu kabarıyordu göz bebeklerinden, daha dünce
değiştirmeye soyunuyordu deli kız Dünya’yı kökünden gücünün yettiğince!

Ve halâ namus adına katledilebiliyor kadınlar birilerince
İnsanlık boy atar güneşe, kadına insan değeri verilince.

Çok güzeldi...Beğeniyle okudum.
Tebrik eder, selamlar, saygılar sunarım.
 
11 Temmuz 2008 Cuma 08:16:48
Güzel ve hoş bir şiir olmuş. Kutlarım yazan yüreğinizi. Selamlar.
 
11 Temmuz 2008 Cuma 07:41:16
ey Güneş!
Korkmuyorum bak,sana geldim fütursuzca
bir elimde yokluk,diğerinde ölüm,solumda can yarılarımla
ensemde siyahi celladıyla toplumun
sana koşuyorum
acıt sana hasret bakışlarımı
yak/ kanat/ erit her bir hücremi kaçarsam namerdim!
hesabım var hesapsız, kadere isyan, yazgısız
sökmeyene dek ciğerlerinden çalınmışlıklarımı şeref / sizlerin
ölmeyeceğim bu da sana yeminim!

ve birileri hala haykırmaktadır hakları, her Mart’ın sekizinde
adına tanı/ya/madıkları kadınların bilinçsizce!

güzel bir çalışmaydı, tebrikler.
 
11 Temmuz 2008 Cuma 05:52:13
Yüreğinize sağlık. Tebrik ederim.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.