|
|
|
|
Eklediği son sesli şiirler
|

Her yön göç izi…
Hiçbir düş taşlardan çalınmadı yontulmadı rüyalar riyayla göğsünde kutsalı taşıyanlar hiç taş atmadı gönlünde pak su akanlara menevişlenmedi göllerin yüzünde yasak çiçekler göğsünde süslediği inançtan başka açmadı başka baharlara…
yüzümüzü sürdüğümüz duvardan ne çok dua döküldü ekmek ve şarapla kutsanan aşktan ve ne çok gammazlandı tutsak ruhlarda skalası bozuk kalplerden yükselen seslerle aforozlandı bestelenmiş şiirler…
gökyüzü fenerini yakmıştı çoktan sabahı överken kuş sesleri öykülenirdi ikiz ruhlarda eridikçe mumlar tenlerinde oynaşan kurgu bir rüyanın raksında doldurdu açlıklarını sorgusuz elleriyle tanrılar vadilerindeki mor geceli zambaklarla zaman çarşafında uyudular sere serpe…
gecenin yatağında geri verildi tenlerin beyazlığı şafak sökerken ayak izlerinde düşlerin tam ortasına vurdu şimşekler uyandı sevda ağacı yanarak dallarında sıçradı ışık seli umutla ve üstü örtülü bir rüyayı açtılar yavaşça ayakları yalın, tenleri üryan saçlarında sim kırıntıları yola düştü umut yolcuları bir tanrıçanın gezinirken parmakları lirde döküldü o muhteşem eser her notası ilahi bir ses her söz imge seli güneşin doğduğu yöne süzüldü arya sahabesi Tanrı’dan izin alarak.
sadakat hiç hırsızlamadı el bağından bir salkım düş topraklı canımızı kendimiz suladık umutlarımızla bu gidiş hangi uğurlamadır her yön göç izi insanda çekerken yıllar aynalardan yüzümüzün ufkunu olmasa da ardımızdan el sallayanımız her gidiş yeni merhabalara yolcu her son ilk durak her durak son nefese eş…
Neslihan Yazıcılar
Fotoğraf Kutlu Kutluer
|
|
|
Acaba Nedir?:
bir
,
dua
,
durak
,
düş
,
geri
,
göç
,
gökyüzü
,
hiç
,
ışık
,
ilk
,
imge
,
kurgu
,
kuş
,
o
,
salkım
,
sevda
,
son
,
söz
,
su
,
tam
,
tutsak
,
umut
,
ve
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 10:44:33
sahipsiz zamanlar şiirime yaptığınız yorum için teşekkürler. ilkdefa okudum sizi geç kaldığıma hayıflandırdınız
"gecenin yatağında geri verildi tenlerin beyazlığı şafak sökerken ayak izlerinde düşlerin tam ortasına vurdu şimşekler uyandı sevda ağacı yanarak dallarında sıçradı ışık seli umutla ve üstü örtülü bir rüyayı açtılar yavaşça ayakları yalın, tenleri üryan saçlarında sim kırıntıları yola düştü umut yolcuları bir tanrıçanın gezinirken parmakları lirde döküldü o muhteşem eser her notası ilahi bir ses her söz imge seli güneşin doğduğu yöne süzüldü arya sahabesi Tanrı’dan izin alarak." şiire imgeye ve duyguya doyduğumuz an... çok anlamlı bir şiirdi sevgi ve saygı ile...
|
|
|
|
14 Temmuz 2008 Pazartesi 18:03:50
Hiçbir düş taşlardan çalınmadı
Tebrikler...Ustaca yazılmış, okumak keyif verdi...Düşündürücü,sorgulayan ve içsel duyguların analiziydi okuduklarım...Yazan kâlem kendini çok güzel ifade etmiş. Daha nasıl anlatılabinirdiki.. Oldukçada etkileyiciydi... Saygımla şiir dostu...
|
|
|
|
14 Temmuz 2008 Pazartesi 17:48:49
Neslihan Hanım öncelikle şiirinizi tebrik ederim, akabinde de Ömer Nazmi Bey'i...
Şiiriniz kadar kusursuz yorumda bulunduğu için...onun yorumundan sonra bize de şiiri okuyup sayfanızdan ayrılmak düştü...
Sevgi ve selâmlarımla...
|
|
|
|
14 Temmuz 2008 Pazartesi 17:29:20
tbr ederim yüreğine sağlık
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 14:10:26
Hangi zaman dilimin alırsak alalım, o zaman dilimindeki insanlıkta oluşmuş olan duygu, düşünce ve inançlar; bilgi ve birikim bir önceki yüzyılların tasarımıdır. Buna rağmen zaman içerisinde gelişen ve bilgi yönünde büyüyen insanlık, yanlış kalıntılardan arınmak için dürtüsel bir çaba göstermiştir. Bu dürtüsel sorgulama ve yeni deneyimler edinme isteğiyle hareket eden insanlık, daha iyiye ve daha güzele doğru yola çıkmıştır. İşte bununla birlikte insanın bitmeyen göçü başlamıştır.
hiçbir düş taşlardan çalınmadı
yontulmadı rüyalar riyayla
göğsünde kutsalı taşıyanlar
Şiirin başlangıcındaki bu altı çizilmesi gereken üç dize, okurun şiire nasıl bakması gerektiğini söylemekle kalmıyor, işlenecek tema hakkında okuru düşünmeye de sevk ediyor. Hiçbir düş durduk yere oluşmadı, her düşü insan kendi kurdu ve gerçekleştirmeye çalıştı. Burada birinci ve ikinci dize birlikte düşünülebileceği gibi, ikinci dize bağımsız bir anlatım olarak da algılanabilir; ama üçüncü dizenin yapısına baktığımız zaman, aklınız hemen bir sonraki dizeyi arıyor;
göğsünde kutsalı taşıyanlar hiç taş atmadı gönlünde pak su akanlara
İçinde insani duyguları taşıyanlar; insan olanlar bir başkalarının saf ve iyi niyetini kirletmedi. Burada da anlaşılacağı gibi, şair insanları iyi ve kötü, güzellik ve çirkinlik diye ikiye ayırmış. Ve doğrunun ne olduğunu işaret etmiş.
yüzümüzü sürdüğümüz duvardan ne çok dua döküldü
ekmek ve şarapla kutsanan aşktan
Bu iki dizeyle dinselliği vurgulayarak, insanın inançla olan bağını açıklıyor. Sonra ki dizelerde de devam ediyor dinsellik;
aforozlandı bestelenmiş şiirler
Sonraki dizelerde başlara dönüyor yine, insanlığın bir güce tapınma ihtiyacını mitolojik tasarımla giderdiğini anlatıyor.
doldurdu açlıklarını sorgusuz elleriyle tanrılar
Mitolojik tasarımdan tekrar ve sağlam dizelerle gerçek inanca sığındırıyor insanlığı.
gecenin şafağında geri verildi tenlerin beyazlığı / yanlıştan doğruya, kötülükten iyliğe, çirkinlikten güzelliğe geçiş; ama bunu kendileri başaramadı, bir güç tarafından verildi.
tanrıçanın güzelliği, gücü, her şeyi gerçek sahibine döndü.
sadakat hiç hırsızlamadı el bağından bir salkım düş
Sadakatın ne büyük bir erdem olduğunu ve asla bir başkalarının düşlerini bozmadığını, övgü gizli bir anlatımla belirtmiş yukardaki dize. Sonraki dize de bunu pekiştirmiş, “topraklı canımızı kendimiz suladık umutlarımızla,”
her yön göç izi insanda
insanda olan göç izi; insanın kendisini tanıması, kendi içinde yolculuk, kendi içinde keşifler yapması. Her arayış, yeni bir buluşun müjdecisi.
Peki,
son dizeler ne diyor? Hangi şiir olursa olsun son dizeleri açık bırakılmamışsa, yani okurun hayal gücüne terk edilmemişse, o dizeler şiirin özünü taşır.
her son ilk durak her durak son nefese eş.
Bana kalırsa önce şunu söylemek gerekir. Eğer bir şair anlatmak istediği düşüncesini, duygusunu şiirinde tam vurgulayamıyorsa o şiir başarısızdır; vurguluyorsa başarılıdır! Bir ressam düşünelim, resim yapmak için gerekli elamanlarını yanına alıp, ıssız bir yerdeki ağacın resmini çizmeye gitsin. Ve öyle bir resim çizsin ki o ağaca hiç benzemesin; uzun dalları kısa, ince gövdesi kalın olarak resmedilen bu tabloyu insanlara sunduğu zaman, kim ne diyebilir! Tabloyu görenler ve resimden anlayanlar; renk uyumu, çalışma tekniği hakkında düşüncelerin söyler ve o tabloyu öyle değerlendirir; ama kimse aslını bilmediği için, bu olmamış, yargısına varamaz. İşte şiir de böyledir, okur sunulanı alır ve sunulanın üzerinden yorum yapar; kimse şairin asıl duygularını bilemez. Sadece kelimelerin yüküne ve kullanılışına bakar. İşte bu yüzden, şair duygularını her zaman son dizelerinde vurgulamaya çalışır. Elbette giriş ve gelişme dizelerinin de son dizelerle uyuşması gerekmektedir.
Bu şiirde insanlığın ve bireyin iç ve dış yolculuğu anlatılmış; iylik ve doğruluk yüceltilmiş. Ve insanın doğasında olan sürekli göçü anlatmış.
Peki sonuç! Son dizeler buna uymuş mu; ya da son dizelerdeki vurgu bu düşünceyi desteklemiş mi? Bence, evet!
her son ilk durak her durak son nefese eş. Bu göç asla bitmeyecektir.
Sevgili Neslihan Yazıcılar, sorgulayan ve düşünceyi tetikleyen şiirler yazmayı çok iyi beceriyorsun; derinliği olan bir anlatımla yazdığın her şiir bence yerini buluyor. Benim şiir skalamla (eğer haddimse) her zaman başarılı şiirler üretiyorsun.
Sevgi ve saygılarımla… ve şiirle (ve de her zaman ki gibi fotoğraf sevdasıyla)
|
| ÖmerNazmi |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
14.07.2008 13:44:02 |
Sevgili NeslihanYazıcılar,
Şiirin hakkındaki düşüncelerimi önemseyip "etkili yorum"la onurlandırdığın için çok teşekkür ederim.
Ben şiire saygı duyduğuna inandığım kalemlerin, salt şiir için böylesine büyük bir sitede bulunduklarına inandığım kişiliklerin yazmış olduğu dizeleri irdelemek ve onları anlamaya çalışmak için çaba gösteriyorum ve göstereceğim. (elbette senin gibi birçok kalem daha var, ancak her sayfayı da takip etmenin ne kadar zor olduğunu bilenler bilir) Elbette herkesin derinlemesine yorum yazma mecburiyeti yoktur; ama kimsenin şiiri anlamadan (belki de okumadan) şiire değil şaire gülünç ve hangi maksatla yazıldığı açıkça belli olan iki kelime ile sözde yorum yazma mecburiyeti de yoktur. Salt şiire beğenisini söyleyenleri de bana kalırsa ikiye ayırmak gerekir; bunlardan birincisi, gerçekten şiiri beğenmiştir ama şiiri yorumlamaya ya cesaret edememiştir ya da bu konuda kendini yetersiz görmüştür, sarece şiire olan beğenisini belirterek nezaketini göstermiştir, elbette bunlar da kullandıkları kelimelerle kendilerini bellli ederler; ikinci kümede kalanların ise şiirle falan bir ilgileri olduğunu sanmıyorum. Zaten bunu senin gibi fark edenler de bu konuda duruşlarını ve tavırlarını sergilemekteler. Bu saygın duruş, bunu anlayanların her zaman dikkatini çekmiştir. İşte şiiri önemsemek,şiire gönül vermek de böyle olur.
Tekrar teşekkürlerimi iletmek isterim. Sevgilerimle, şiirle.. |
| Neslihan YAZICILAR |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
14.07.2008 12:54:48 |
insanda olan göç izi; insanın kendisini tanıması, kendi içinde yolculuk, kendi içinde keşifler yapması. Her arayış, yeni bir buluşun müjdecisi.
Sevgili Ömer Nazmi
Öncelikle böylesi detaylı yorum ve düşüncelerin için çok teşekkürler. Şiirin içine girebilen ve şiirin de bir kimliği olduğunu görebilen nadir kalemlerdensin. İnsanlık tarihi göçlerden ibarettir, süreçleri içerisinde ve içimizdeki devinimlerde yeni arayışlarda; ister kültürel olsun ister huzuru arama açısından sürekli bir göç içerisindedir. Ve hayat gerçekten yaşadıkları ve yaşayacaklarıya sürekli bir keşif halindedir eğer insan kendini yetiştirebilmek istiyorsa... Şiirimi anlaşılır kılan değerli yorumuna çok teşekkür ediyorum.
Sevgilerimle. Şiirle... |
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 09:06:16
Neslihan YAZICILAR,cok derin bir şiir..Ne kadar nüfuz edebildim bilemem ama,ellerinden tuttuğumu biliyorum şiirinin hala bırakmadım,gözlerinin arkasını görmek istiyorum.Ne kadar güzeldi..Yürekten kutlarım efendim.Selam,saygı...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 08:09:58
Yüreğine sağlık
Selamlar,saygılar
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 05:11:56
yüreğinize sağlık. Tebrik ederim.
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 02:18:25
ayakları yalın, tenleri üryan saçlarında sim kırıntıları yola düştü umut yolcuları bir tanrıçanın gezinirken parmakları lirde döküldü o muhteşem eser her notası ilahi bir ses her söz imge seli
Büyük bir gönül emeği o her zamanki mistik söyleminle kaleme aldığın harika bir duygu seliydi yaşattığın Tanrının yaratırken insana bahşettiği o yaratıcılık yine harikalar yaratmış şiirinde okumak hazdı yine okuyacağım yarın
yürekten kutluyorum bu başarını sevgilerimle
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 01:21:59
menevişlenmedi....gammazlandı ...bu kelimeler sanki şiiri yormuş.Hele ki ardından gelen afaroz,skala ile gelgit yaşattı bana..yani günlük kullandığımız kelimlerle başlayan şiir, birden daha entellektüel düzeye çekilmiş...arada ki geçiş daha yumuşak olabilirdi.Öte yandan şiirin her bölümü,kendine has başka bir şiir..hayli emek sarfedilmiş.ayrı ayrı yayınlanabilecek kadar bağımsız ve güzel bölümler..saygılar şaireye.
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 01:20:29
güneşin doğu(r)duğu yöne arya ....
el sallayanımız olmasa da ezberimizde hüzünlü yollarla
teşekkürler .
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 01:06:42
Düşünen ve düşündükçe gelişen insanlığı çok eskilerden beri meşgul eden iyi ve kötü, güzel ve çirkin, doğru ve yanlış kavramlarının arasındaki ilişkiler meselesi her çağda karmaşasını sürdürmüştür.
İnsanlık gelişimini nereden başlatırsanız başlatın iylik ve sevgi her zaman insan doğasındaki yerini korumuştur.
Sevgili Neslihan Yazıcılar, şiirini bilgim dahilinde yorumlamak için tekar döneceğim.
Saygılarım ve sevgilerimle şiirle..
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 00:56:33
İÇTEN DOKUNAKLI DERİN ANLAMLARA BEZELİ BİR ŞİİRDİ OKUDUĞUM sAĞLICAKLA KALINIZ
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 00:52:33
samimi ve anlamlı şiirdi
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|