|
|
24 Ağustos 2008 Pazar 22:28:21
sahi, siz karanlığı ne zannediyordunuz?
Sahi ben bu şiiri okumuştum ve sahiden hem okumuş hemde seslendirmiştim.Ama burada neden geç kalmışım.Ah kardeş akıl başta değil ondan herhal:))) Her zamanki gibi mükemmel dizelerdi biliyorsun senin şiirlerin yüreğimde başka bir yerdedir... Kutluyorum kardeşim kalemin daim olsun...
|
|
|
|
31 Temmuz 2008 Perşembe 20:31:16
süper olmuş...sustum...!
tebrikler.
|
|
|
|
23 Temmuz 2008 Çarşamba 16:54:13
TEBRİKLER DEVAMINI BEKLİYORUM
SAYGILARIMLA
|
|
|
|
13 Temmuz 2008 Pazar 13:59:28
bütünüyle güzel bir çalışma olmuş şair... alıntı yaptığım bölüm ise beni mest etti...
“git” sözü karışmıştır sabahsız bir rüyaya. ve bir umutken hayat - ben küsmeden çok önce - gülüyorsa bir çocuk; ya köroğlu hiç yoktur ya deli tay kırıktır.
gönül kaleminiz daim olsun... saygımla...
|
|
|
|
13 Temmuz 2008 Pazar 13:52:21
"kırık"lıklarla dolu bir şiirdi.
ya aşk affedilmiştir ya ok, ya yay kırıktır…
ya da yazanın kalbidir kırık olan da, her şeyi "kırık" görmektedir.
Şiir tahlilleri yaptığımız günlerde öğrenmiştim, Ahmet Haşim'in "Şiiri mânası için eşelemek, terennümü yaz gecelerini kıskandıran bir kuşu eti için kesmek gibidir..." deyişini.
Sonraları öğrendim "Ne tasannu bilirim, çünkü ne san'atkârım" diyen kişinin Âkif olduğunu.
Yanyana koydum sonra ikisini. Kafam karışık, dilim tutuktu.
Âkif'e sordum, "yazdığın nedir?" diye
"Aczimin giryesidir bütün âsârım" deyiverdi.
zihnimdeki karanlık dağıldı o anda.
Dedim ki kendi kendime:
"Aczinin ya da yüreğinin göz yaşını dillendiriyorsa bir kalem, velev ki şiirle olsun, muhteremdir." Zîra "Sanat şahsi ve muhteremdir."
Ne manası için "eşelemek" ne de şekli için eleştirmek...
Sadece kalemine sağlık, yüreğine sağlık demek...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 18:21:22
Ödülü önemsemezsin sen biliyorum... Şiiri, Serkan'ın yorumunu ve senin ona yazdığın cevabı okudum... Sen Yavuz Doğan olarak çizgini çok önceden çizmişsin ve yürümektesin bizlerde izlemeye devam edelim... Şiiri sevmek ve öğrenmek adına güzel bir örnek daha diyorum... Başarılarının devamını dilerim.
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 17:50:59
- Aynanın sisi üzre yazıldı tutanaklar…-
ve denilen odur ki, şairler öldüğünde çöllere yağmur yağar; ıssız kalır sokaklar. ateş dumanı özler, kar yağar yaz ortası; sis çöker bir yerlere…
sahi, siz karanlığı ne zannediyordunuz? ...
Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Selam, saygı ve sevgilerimle...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 15:03:39
sormuşsa geceleri vakitsiz gidişlerin hüzün kırıntıları, ya aşk affedilmiştir ya ok, ya yay kırıktır…
Günün şiirni ve şairini kutlamak ve, şiirin devamı beklemek üzere sevgilerde kalın.
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 14:15:45
Evet bu şiirdi. Zaman zaman LEFF ÜNEŞR sanatının da kullanıldığı başarılı bir çalışma. Tebrikler saygılar.
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 14:12:06
her şiiri seçkin her şiiri emek kokan şair
güne yakışan şiirini ve yüreğini kutlarım
merakla beklenecek devamı sevgiyle
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 13:14:36
Dizelerde şairin istese de hece ölçüsünden ayrılamayan bir özü var gibi görünüyor. Şiir, temelde 14’lü hece ölçüsüne dayanmakta ancak şekilsel bazı değişimlere uğramış sanırım. Kimi dizeler olması gereken 14’lü hece ölçüsünü sağlarken kimileri de alt alta dizelerde 14’lü hece ölçüsünü oluşturuyor.
‘sahi, siz karanlığı ne zannediyordunuz?’
Yukarıdaki bölümde14’lü hece ölçüsünü üç dizeye yayarak oluşturmuş görünüyor. Belki bu, şairin yenilikçi yanına oldukça güzel bir örnektir. Belki…
‘- Aynanın sisi üzre yazıldı tutanaklar…-’
Dizesinde hece ölçüsü ile yazmayı tercih edenlerin çoğunun zaman zaman içinde bulunduğu bir durum söz konusu: ‘üzere’ sözcüğünde bulunan ‘e’ harfini düşürerek hece sayısını tutturma hali. Ancak kimi zaman üzerinde konuşmuş olduğumuz dize gibi oldukça başarılı sonuçlar alabildiğimiz haller de ortaya çıkmıyor değil hani. (‘üzre’ şeklinde kullanılan bir edat da mevcuttur. Ancak TDK da ‘üzere’ sözcüğüne yönlendirmektedir bizleri. Sevgili Yavuz Doğan’ın harf düşürme işlemini gerçekleştirdiğini farz ederek yorumumu yapıyorum.)
‘ve bir aynayken hayat, - ben kırmadan çok önce -’
‘ve bir umutken hayat - ben küsmeden çok önce -’
Özellikle şu yukarıdaki bölümlerde kullanılan anlatım ve bir gerçeği verip hemen ardından bireysel başka bir gerçeği vermesi şairin okuru şaşırtma konusunda göstermiş olduğu ufak ancak sağlam bir başarıdır düşüncesindeyim.
‘yormuşsa geceleri öncü sevişmelerin artçı sarsıntıları, ya ben uykusuzumdur ya zaten fay kırıktır…’
Bence şiirin anlatım, okunuş ve akıcılık bakımından tek kusurlu yanı yukarıdaki bölümün son dizesinde kullanılmış olan ‘zaten’ sözcüğüdür. ‘ya… ya…’ bağlacı ile kullanılan ‘zaten’ sözcüğü okunuşa ve akıcılığa zarar veriyor gibi geldi. Şairime şöyle bir düşünce ile gelebilirim: ‘ya… ya da…’ bağlacını tercih edip ‘zaten’ sözcüğünü kullanmaya devam edecek veyahut ‘ya… ya…’ bağlacından vazgeçmeyip ‘zaten’ sözcüğü yerine okunuş, akıcılık ve hece ölçüsünü bozmayacak farklı bir sözcük arayışına girerek bence ortada var olan sorunu gidermek için çözüm üretecek.
Sevgili Yavuz Doğan, yukarıda bir benceyi paylaştığım ancak onun haricinde oldukça başarılı olan ve günün şiiri olmuş çalışmanızı tebrik ederim.
|
| Yavuz Dogan |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
11.07.2008 13:34:34 |
Sevgili Serkan..
Senin şiirleri gerçekten okuyor oluşunu ve enine boyuna irdeliyor oluşunu seviyorum, biliyorsun.
Eksik olma, yorulmuşsun yine biraz :)
Düşüncelerine harfiyen katılıyorum..( Ama aradaki başarılarımı küçük görme :) )
Sen de bilirsin ki, şair; şiirini yazarken aklında bin bir anaforla dolaşır.
Bazen gündelik dilde kullandığımız küçücük bir kelime gelmez aklına, bazen devrim yaratır söylemleriyle.
Haklısın, ZATEN sırıtmış orada.
İleride değişir bakarsın..Ancak şimdi dokunmayacağım.
Serbestte hece kullanımına gelince, ben hecenin ve kafiyenin serbeste akıcılık vereceğini düşünenlerdenim.
Ve bu düşüncemi yıllar önce başarıyla uygulamış Nazım Hikmet gibi bir üstadım var.
Hece ve ahengin girmediği serbest şiirler Mensur Şiirler olarak görünüyor gözüme.
Başarılı örnekleri çokça..
Üstelik Serbest Şiir hece içerir savunması yapmayacağım..Aman yanlış anlaşılmasın bu cümlem de.
Özetle, güzel yorumun için teşekkür ediyorum.
Ama benim şiir rengim ve üslubum da bu Serkan :)
Sevgiler... |
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 11:42:34
Kutluyorum Yavuz...
Devamı ne zaman gelecek diye merak ediyorum.
Tebriklerim ve Sevgimle...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 11:17:06
Ne güzel burda görmek şiiri ve şairi...Hak sahibinindir bir kez daha...
Ne mutlu! Ne mutlu!
Tebrik ve selamlarımla
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 11:05:42
bence örnek alınması gereken bir şiir bu...
çok teşekkürler yavuz eline yüreğine sağlık...
devamını bekliyorum hiç şüphesiz...
sevgilerimle...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 10:56:19
sormuşsa geceleri vakitsiz gidişlerin hüzün kırıntıları, ya aşk affedilmiştir ya ok, ya yay kırıktır…
nasıl bir yürek yaşırsınız ki ? hep kaleminiz mükemmeli yazar okurken insan utanır halinden sorgular kendini ikiye bölmez okuyucuyu birleştirir söyler misiniz ? nasıl bu kadar kusursuzdur bu kalem ? insan olmanın değerlerini yazar
yazan yüreğinize binlerce teşekkür Allah kaleminizdeki o nuru ve insanlığı almasın
kutlarım günün şairini...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 10:43:37
Yüreğine sağlık üstadım çok güzel bir şiir
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 10:08:11
Çok güzel bir şiirdi dost..Her şiirin buraya aday senin.. Kendi şiirimmiş gibi sevindim....Kutlarım..Selam ve Sevgimle....
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 09:47:29
... çöllere yağmur yağar; ıssız kalır sokaklar. ateş dumanı özler...devamıda yazılan bu dizeler kadar samimi ve güzel kokular yüklüdür öyle umuyorum..çok çok güzel bir anlatım olmuş.taştan ince kıvrımlı bir kaldırımı dahi ölümsüzleştirebiliyor şaiirler...zıtlık dolu şeyleri dahi birbirine özleten çekici kılan anlatımlar okumaya değerdir her zaman.. günün şiirinin yazarını tebrik ediyorum...sevgi ile...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 09:29:16
Hoş geldin şiir,
Nicedir ertelenen şiir okuma keyfine bahar!
Yürekten kutlarım...
Saygımla
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 08:15:38
Günün şiiri olmayı hakeden bir şiir okudum Muhteşemdi şiir ve yorum bambaşkaydı Kutlarım Tebriklerim Saygımlarımla..
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 05:28:07
Yüreğinize sağlık. Tebrik ederim.
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 01:30:30
kırıktır…
“git” sözü karışmıştır sabahsız bir rüyaya. ve bir umutken hayat - ben küsmeden çok önce - gülüyorsa bir çocuk; ya köroğlu hiç yoktur ya deli tay kırıktır.
sormuşsa geceleri vakitsiz gidişlerin hüzün kırıntıları, ya aşk affedilmiştir ya ok, ya yay kırıktır… **************** HARİKA BİR ANLATIM.GÜNÜN ŞİİRİNİ VE ŞAİRİNİ KUTLUYORUM.. SAYGILARIMLA ŞİİR VE SEVGİYLE KALIN...
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 01:24:15
şiir okumanın keyfiyle
ve şiiri ve şairi hak ettiği yerde görmenin rahatlığı ile
kutladım
Sevgiyle
|
|
|
|
11 Temmuz 2008 Cuma 00:13:01
ve denilen odur ki, şairler öldüğünde çöllere yağmur yağar; ıssız kalır sokaklar. ateş dumanı özler, kar yağar yaz ortası; sis çöker bir yerlere…
sahi, siz karanlığı ne zannediyordunuz?
oyy sevgili kardeşim benim..
Gölgeye düşünce gerçek görürsün ki yalnızsın.Görürsün ki karanlık da sensin, karanlığı aydınlatan ziya da sen.
Mum gibi erirsin etrafını aydınlatayım diye.Eridikçe karanlığı içersin yudum yudum.Hüznü yudumlar Yüreğin, hüznü yudumlar kalemin...
Off be Yavuz'um derdimi deştin gece yarısı yine.Vurdun yine canevimden.
Bu gece uzun olacak besbelli.
Haydi kal sağlıcakla.:)
yitikyürek tarafından 7/11/2008 12:51:18 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe 21:32:51
kırıktır…
“git” sözü karışmıştır sabahsız bir rüyaya. ve bir umutken hayat - ben küsmeden çok önce - gülüyorsa bir çocuk; ya köroğlu hiç yoktur ya deli tay kırıktır.
sormuşsa geceleri vakitsiz gidişlerin hüzün kırıntıları, ya aşk affedilmiştir ya ok, ya yay kırıktır… ............................................... cesurdu ve güzel olan
başarılar
|
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe 20:48:58
Yavuz Doğan şiirlerini özlemek...
ve her özlem sonrası güzelliğe kavuşmak...
siz devam etmelisiniz, şiiriniz devam etmeli...
mahrum kalmamalıyız derin çizgide yol alan şiirlerinizden..
USTALIĞINIZA ve SANATINIZA
SAYGIM SEVGİM HER DAİM
|
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe 20:37:55
ve denilen odur ki, şairler öldüğünde çöllere yağmur yağar; ıssız kalır sokaklar. ateş dumanı özler, kar yağar yaz ortası; sis çöker bir yerlere…
sahi, siz karanlığı ne zannediyordunuz?
Ah şair,devam etmeli şiir...Göğün yüzü ağlasın çöle...
Saygılarımla
|
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe 20:29:02
kırıktır…
“git” sözü karışmıştır sabahsız bir rüyaya. ve bir umutken hayat - ben küsmeden çok önce - gülüyorsa bir çocuk; ya köroğlu hiç yoktur ya deli tay kırıktır.
sormuşsa geceleri vakitsiz gidişlerin hüzün kırıntıları, ya aşk affedilmiştir ya ok, ya yay kırıktır…
DEVAMINI DA OKURUZ FIRSAT OLUNCA TEBRİKLER
|
|