Edebiyat Defteri

Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır. EXUPERY
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
09.07.2008 tarihinde eklendi.
917 çoğul gösterim yapıldı.
283 tekil gösterim yapıldı.
37 yorum yapıldı.
 

   
 

hasbihâl -II-






-ya özlerken saçlarım belime kadar uzarsa-

oysa o böyle kısacık seviyor anne
oysa ki gözleri ve sözlerim iki bileyli bıçak
iki şehir düşün ikisi de koskoca
ikisi de bir araya gelip de
bir makas etmeyen martı kanatlarından kaçak
anne beceremiyoruz işte
kesemiyoruz zamanın saçaklarını

sorma mevsim gelip ciğerimize oturdu
güzel kokular yalıyor kaldırımlarımızı
su kokuyor mesela
bir tutam yosun aşılıyor rüzgar
artık şiir yazmanın falan
ağrı dindirmediği odalarımıza
masada sepetin içi deniz
gönül hasretkabuklarıyla dolu
kaşındıkça aşınıyor sanırsın yalan!
taşınıyor dokundukça
taşınıyoruz bu şehirlerde durulmaz gayrı
ve ciğerlerimiz şimdi yazlık birer ev anne
uzanıyoruz
yanıyor verandalar
yanıyor geceleri orman
tutuşuyor virgina’nın elleri kadar roman
bir demet kül kokusu getiriyor bu kez rüzgar
bir demet gül kokusundan ırak adalarımıza
ağlıyoruz
aldırmıyoruz sanıyor
eş dost akraba ve sen dahil bilumum mevta
sorum çok basit gel gör cevap?

-ya kış beklerken yazlarım ölüme kadar uzarsa-

oysa tanrı böyle upuzun seviyor aramızdaki yolları
utanıyor kollarından vaktiyle kendi dikmiş
kendi dikmiş bilmeden aramızdaki surları
oraları ve o olanları anlayamam ben
ama bilirim buraları anne
anlarım bu yalanları
her akşam miko her akşam kaptan köpek
her allahın akşamı rakı
garson bu kez aşka gelmiş kahve sunmuş
çok mu lazım şimdi bu şıklık?
söyle çalmasınlar
söylemesinler seni Nâzım. kalsın!
nasılsa...

"aramızda yüzyıllık zaman. yol yüzyıllık."

ah anne
sen epeyce hasbihâl ettin benden ayrı
sorsana. bi sor/sana kızmaz o;

-ya ölürken dudaklarım
/ellerimden tut/
tâ ciğerlerime kadar küserse-


o vakit üzülmeyecek miymiş senin tanrı’n?




JD

"aramızda yüzyıllık zaman. yol yüzyıllık." Nâzım Hikmet
   
Acaba Nedir?: akraba , bıçak , bi , bir , böyle , demet , dost , düşün , gül , hasbihâl , ırak , iki , kadar , kahve , kaptan , kül , lazım , martı , mevsim , o , şehir , şiir , şimdi , tanrı , ve , yosun
 Yorumlar
 
10 Ağustos 2008 Pazar 23:38:03


ellerinden ciğerlerine kadar küserse dudakları şairin
annesi de üzülür
"üzülmeyecek miymiş" diye sor dediği tanrı da...


has bi hal olmuş, "hasbihal"
ki hep böyle değil midir bu sıradışı kalemden sayfalara düşen acayip anlatımlar!
gönül,
-hasretkabukları- ile dolmuş..ne kadar doğal!

tıkanıp, yorum yazmakta zorlananların kolaycılığına ve şairin affına sığınıp,
"yüreğinizden öpüyorum" efendim.

"Bükemediğin yüreği öp" :)


 
21 Temmuz 2008 Pazartesi 01:17:29
Nazım'ın dizelerinde ahmet kaya'yla vurdun beni hatta "vurdun kanıma girdin itirazım var" A.İlhan
 
19 Temmuz 2008 Cumartesi 23:25:57
Bu sayfayı seviyorum. Buralarda saatlerce donup kalmayı belki. Belki uykuya dalmak üzereyken ötüşünden ciğerimin; bir sızıntı akıyor beynime takılan dizelerden. Ya yüreğime takılanlar kyrie.... Seni övmek bile az geliyor içime.. Hayranlıkla ayrılıyorum şiirden...

asumann tarafından 7/19/2008 11:27:51 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
19 Temmuz 2008 Cumartesi 02:43:28
..


kyrie'den okumayı özlediğim nefes kesen , bekleten, ayakta cezaya , gözlerde müebbete esir kılan bir tad..


gönlünce kal


thyke
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
17 Temmuz 2008 Perşembe 15:35:32
koca bir şiir...

nefesimi kestiniz.
 
16 Temmuz 2008 Çarşamba 22:32:03
Çok güzel, okurken küstü dudaklarım yüreğime.
Ne kadar üzülür Tanrı bilinmez ama böyle bir hasbihal yakar ellerimi
Ve yazamaz olur kalem bütün bildiklerini...

Sustum ki çok az şiire sus olur yüreğim.Sesimle değil sevgimle bir kutlama kabul edin sevinsin gönlüm.

Saygılarımla...
 
16 Temmuz 2008 Çarşamba 19:08:55
GÜZELDİ TEBRİKLER
 
13 Temmuz 2008 Pazar 22:08:25
Dev bir şiir...
 
10 Temmuz 2008 Perşembe 23:42:11
içtenliği, aynı içtenlikle yansıtabilmiş bir hasbihal olmuş...

kutlarım...
 
10 Temmuz 2008 Perşembe 11:52:22
Güne düşmeliydi salına salına...

Olsun,her daim gündedir bu şiir...

Sevgilerimle
 
10 Temmuz 2008 Perşembe 01:13:02
-ya özlerken saçlarım belime kadar uzarsa-

Şu tek satır bile ne çok şey anlatıyor, Şiir burdayım diyor, böyle olunca yorumlar da okunuyor ve bizlerde Şiir okudukça yazmasını öğreneceğiz galiba...

Sevgi ve selâmlarımla...
 
10 Temmuz 2008 Perşembe 01:13:02
içimden geçen kırmızı pırpır sizin olsun

ama

günün şiiri de önemli bir konu ve işleyiş

ama

hüznüm hala bitmedi ve sebebi de sizsiniz bayan


yok yani şey özre gerek yok gerçekten yok

iyi geceler.
 
10 Temmuz 2008 Perşembe 00:39:26
yine güzel bir şiir
dolu dolu
yazan yüreğe saygımla
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 23:52:02
hüzünle monolog oldukca güzel her zamankinden farklı bir şiir yine dil ve anlatım olarak kutlarım da dikkat ediyorum da yorumcuların çoğu bu şiiri okurken basitde olsa klavye hatasını ( ki farkında olmadan yapılan bir hata) nasıl gözden kaçırabilirler diye de düşünmeden edemiyorum
gönül hasretkabuklarıyla dolu
gönül hasret kabuklarıyla dolu

böyle olması gerekirdi kanımca saygılarımla
Bu yoruma 3 cevap yazılmış.
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 22:22:19
yanıyor verandalar
yanıyor geceleri orman
tutuşuyor virgina’nın elleri kadar roman
bir demet kül kokusu getiriyor bu kez rüzgar
bir demet gül kokusundan ırak adalarımıza
ağlıyoruz

çok fazla ilham
yürekten kutlarım kaleminizi
ve bu başarınızı

sevgilerle
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 20:12:00
Sayın Kyrie benim gibi serbest tarz şiirden pek anlamayanları bile sayfasına bağlamayı ustalığı ile beceriyor.
Tebriklerim ve teşekkürlerim bu güzel şiirin şairine.
Saygılarımla.
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 20:06:04


Öylece dakikalarca kalakaldım...

Müthişti yine ablacım ama bu şiir diğer şiirlerine göre daha özeldi sanki...

Sevgi ve sonsuz saygımla...
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 20:00:26
Günümün şiirini, yüreğimin şairesini kutluyorum.

İyi ki varsın o kocaman yüreğinle...
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 19:41:10

Şiirin adresini sorana, gösterilecek doğru adres : Kyrie...

Her defasında okuyucuya keyif vermek tarifsiz bir meziyettir...

USTALIĞINIZA ve SANATINIZA

SAYGIM SEVGİM HER DAİM

 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 18:51:56
gönlünüze sağlık
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 18:04:00
şiir bir hüzün şarkısına dönüyor kaleminde
anne diyorsun
aşk diyorsun
hayat diyorsun
derken ıslaklığını alıyorum kaleminin ruhumdan içeri
ağlıyorsun dize dize
ve göz yaşlarını içmek düşüyor bana...bize

Sevgimle
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 17:14:52
Gunume boyle muhtesem bir siirle baslamak ..
Siir siir oldum sair,

Tebriklerim cokca,
Sevgiler .
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 17:09:15
İlkini (hasbihâl) bundan yaklaşık 4,5 ay önce okumuş ve bu çalışma ile oldukça şiirsel bir yapı oluşturmuştu Sevgili Kyrie. Ve kısa ancak derin anlatımı ile okurlara daha bir sevdirmişti kendini ve şiir dilini. Şu okumuş olduğumuz şiir (hasbihâl –II-), hem yapı olarak hem de anlatım olarak ilkine nazaran daha ince elenmiş olduğunu hissettiriyor okurlara. Ya da hiç elenmemiş (Şiir nedir, nasıldır sorusuna verilecek olan cevaba göre şekillenebilir cümlenin olumlu veya olumsuzluğu). ‘hasbihâl’; geriye dönüp tekrar üzerinden gidildiği takdirde görülecektir ki sözcüklerin seçimi ve anlatım güzellemesi bakımından az söz çok iş hissi uyandırıyor (Bu sözler; ‘hasbihâl –II-’de çok söz az iş gibi algılanmamalı.) ‘yeşilleştim / evcilleştim / gülleştim’, ‘ve sen hâlâ / ve ben hâlâ’ gibi çeşitlemelerle şiirdeki anlatım ve akıcılığı ve bunun yanında şiir sanatı inceliklerini de kullanarak içeriği güçlendirmişti. Kurgusal bağlantıları oluşturma konusundaki ustalığını ise asla unutmamak gerek.

Şunu belirtmem gerekir ki ‘hasbihâl’ ile ‘hasbihâl –II-’ şiirleri arasında anlatım dili bakımından farklılıklar var. Bunu, şairin uzun dize kullanımı ve şiirin uzunluğu ile fark edebiliriz. Şair, bir şeyleri şiire yedirirken söylenecek olanlara sınır getiremiyor. Bu biraz da aslında şairin daha söylenecek çok sözünün olduğuna işarettir. Ve bu bir nevi devinimdir. Ya da ruh haline bağlı şiirleşme. Yukarıda ‘hasbihâl’ şiiri için kullanmış olduğum olumlu tüm düşüncelerim ‘hasbihâl –II-’ için de geçerlidir.

(hasbihâl: Söyleşi, sohbet. (http://tdk.gov.tr)) TDK’nın vermiş olduğu anlamı her iki şiir de karşılıyor ancak ikinci şiirde artı bir yan var. O da şairin annesi ile hasbihâl’i yanında kendisi de hasbihâl’ine tanık oluyoruz. Bunu ‘- -’ arasında verilmiş olan dize ve bölümlerde bulmak mümkün. İlkinde böylesi bir kendi ile ‘hasbihâl’ hâli görünmüyor.

Gerek ‘hasbihâl’ gerek ‘hasbihâl –II-’ şiirlerini okuduktan sonra kurgusal bütünlük ve şairin neyi nasıl aktaracağını iyi bilmesinden kaynaklı vazgeçilmez bir tat kalıyor okurun damağında.
Ve özellikle şu bölümdeki çok seslilik, şiiri şiir kılma yolunda şairin elini güçlendiriyor bence:

‘-ya ölürken dudaklarım
/ellerimden tut/
tâ ciğerlerime kadar küserse-’

‘- -’ kullanımı bütünü ifade ederken aynı zamanda bütün içinde bir başka bütün ve anlatım dilini de görebiliyoruz burada; ‘/ /’ kullanımı ile. Ve benim şairin kendi ile ‘hasbihâl’ine yerinde bir örnek düşüncesindeyim.

İlk şiiriniz ‘hasbihâl’in üzerine bir şeyler koyma başarısı göstererek kaleme aldığınız ‘hasbihâl –II-’ şiirinizi tebrik ederim Sevgili Kyrie.
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 17:02:14
Günüme düşen dizeler...

Ahh dedirten,anne sesinin yankısıydı...

Şiirdi...

Demlenip içilesi...

kutluyorum cnm...

Sevgimle hep...
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 16:28:41
Allak bullak ettin ya beni yine...Helâl olsun...

Selam ve Sevgimle....
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 16:07:47
-ya özlerken saçlarım belime kadar uzarsa-

girişin mükemmelliği işte şiir diye karşılıyor zaten
gerisi duygu sarmalında kaybolmaktı ...kayboldum
güzel yüreği kutlayıp alkışlıyorum
sevgiyle

 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 16:02:26
Daha imzanızı gördüğüm an, çerçeveletip arşivime asıyorum şiirlerinizi. Kyrie ve diğerleri...
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 15:49:13
en güzeli senin sesinden dinlemek bunu; neyse ki hafızamda vardı sesin, kendi özlerimle okudum ama senin sesini duydum: ses tonu, vurguların ve duraklamalarınla okudum şiiri... daha ''-ya özlerken saçlarım belime kadar uzarsa-'' yı okurken sesin yankılanmaya başladı...

ve hep merak ettiğim ama hiç soramadığım bir soru: tema ''anne'' ya da ''baba'' olunca çok can yakıyor şiirin, işte bunun sebebini ilk karşılaştığımız gün soracağım sana...

ve son olarak: şiir yazmak ayrı bir sanat, okumak ayrı bir sanat ya; ilkini zaten herkesler biliyor ama ikincisini bilen şanslı azınlıktayım...

seni seviyorum, şiirlerini seviyorum...

SEN ÇOK İYİ BİR JABLA, KALEMİ ÖPÜLESİ BİR JAİRSİN :)
 
09 Temmuz 2008 Çarşamba 15:40:29
-ya özlerken saçlarım belime kadar uzarsa-

seni sevmem zaman alır
seni severken çokkk zaman geçer
seni beklerken saçlarım uzarsa

zaman / sevmek
bu kadar zarif kırmadan anlatmayı ancak sen başarırıdın.

-ya kış beklerken yazlarım ölüme kadar uzarsa-

-ya ölürken dudaklarım
/ellerimden tut/
tâ ciğerlerim