Edebiyat Defteri

Hiçbir suçlu kendi öz mahkemesinde (vicdanında) beraat edemez. JUVENAL
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
03.07.2008 tarihinde eklendi.
46 çoğul gösterim yapıldı.
44 tekil gösterim yapıldı.
2 yorum yapıldı.
 

   
 

KÜTÜPHANEYE UĞRA





KÜTÜPHANEYE UĞRA
İNAN DÜŞMEZSİN DARA

Dizi dizi kitaplar
Çoktur kütüphanede
Hep yapılır hitaplar
Sessizlik var hanede

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Çalışılan masalar
Orada sevgi saygı
Atılıyor tasalar
Ortadan kalkar kaygı

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Bilgilerle donatır
Ümidi yüreklerde
Kırmaz asla hiç hatır
Manası dileklerde

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Çoktur bize yararı
Okutur ve yazdırır
Çağlara iter darı
Okullarda gezdirir

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Hep yaptırır ödevi
Bilgiye bilgi katar
Unutturmaz hiç evi
Kötülüklere çatar

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Fıkra roman hikâye
Okutun okutturun
Hep verilsin hediye
Kalpleri dokutturun

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Okunsun yaprak yaprak
Kötülüğü haklasın
Günlerimiz olsun ak
Yüreğin ötsün çın çın

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Bizler olalım üye
Çocuk gençler yan yana
Canım o Türkiye’ye
Dua etsin her ana

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Duyun sizler bu sesi
Bilerek anlayarak
Biz verelim nefesi
Topluca çınlayarak

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara

Bilmediğim şeyleri
Kitap yazar söz eder
O çaldırır neyleri
Hasan oraya gider

Kütüphaneye uğra
İnan düşmezsin dara
   
Acaba Nedir?: asla , bilgi , hiç , o , olsun , roman , sevgi , söz , ve , yaprak , yazar
 Yorumlar
 
03 Temmuz 2008 Perşembe 22:48:22
Kitaplara ve kitaplı medeniyete koşanlara selam olsun.

Kitabın kıymetini bilenlere de selam olsun.


___________________________________________________________
...................................................................................................................................
OKUNTU
...................................................................................................................................
___________________________________________________________


BAĞLAMA

Her sevgi bir düğüm atmış koluna

Dokundukça inler yarası vardır

Irak gönüllerin uçurumuna

Ezgiden bir köprü kurası vardır


Aslı saçlarını yönüne sermiş

Altı tel koparıp göğsüne germiş

Kerem yarasından bir kabuk vermiş

Sızlaya sızlaya vurası vardır


Aşık sofrasında bir ayak olur

Şenlik bırakanda Sümmani alır

Humarı kan ile karışıp kalır

Atadan toruna süresi vardır


Veysel ile yumup iki gözünü

Görür gerçeklerin gizli yüzünü

Emrah ile gamda tartar özünü

Ağır yükü hafif darası vardır


Ak kuşlukta abdal öğütlemesi

Kara günde kardaş ağıtlaması

Kızıl tanda Avşar yiğitlemesi

Nefesi nidası narası vardır


Bozok yaylasında çamlarca uzun

Bir tütün kesilir çektiği hüzün

Nice ki orda bir sürmeli gözün

Gönlüne yansımış karası vardır


Şeker dağı acı sözden bıkanda

Etekleri misket misket kokanda

Ardıçtan kovalar inip çıkanda

Her kuyu başında sırası vardır


Söğüt çarşısında günle erenler

Zile düzlerinde burçak derenler

Ankara'da dama bulgur serenler

Dostudur hal hatır sorası vardır


Beşparmak’ta gümüş mavzer kesilir

Çatal yüreğine barut basılır

Alt teli bir tetik olup kasılır

Bengide patlamak töresi vardır


Yol üstü inerken Kelkit'in bucağı

Bağrına saplanır bir bağ bıçağı

Eğin dedikleri gurbet ocağı

Iraktan el sallar göresi vardır


Çarşamba’ya yağmur yağar sel alır

Yamadan dolanır bayır bel alır

Çorum’da Dürdane kızdan el alır

Yanyana halaya giresi vardır


Muş'un yokuşunu çıkmış yorulmuş

Narman'da bir güzel görmüş vurulmuş

Ürgüp'te önüne tuzak kurulmuş

Göğsünde üç kurşun beresi vardır


Engeller koymuyor yol sarp o yaya

Ziganalar sisli Kop kaya kaya

Bayburt’ta üç günü dönmüş üç aya

Kaygulanıp tütün sarası vardır


Fırat hoyrat akmış o hoyrat akmış

Urfa gibi göz göz Mardin'e bakmış

Diyarbakır sıcak kibritsiz yakmış

Harput'un çayında çırası vardır


Şahin yuvasında baykuş tünerken

Antep sınırlardan gazi dönerken

Tokat bir yabancı yüze inerken

On beşliler ile kurası vardır


Gence’de topraksız lale örneği

Tebriz’de bayraksız kale örneği

Kerkük’te ceylansız bala örneği

Öksüz tarı tutsak curası vardır


Nice ki ölüm var er geç kaderde

Bir içli ağıtla susar son perde

Karacaoğlan'ın yattığı yerde

Sonsuza dek nöbet durası vardır

YETİK OZAN
(Turgut GÜNAY-)

 
03 Temmuz 2008 Perşembe 22:48:07
Kitaplara ve kitaplı medeniyete koşanlara selam olsun.

Kitabın kıymetini bilenlere de selam olsun.


___________________________________________________________
...................................................................................................................................
OKUNTU
...................................................................................................................................
___________________________________________________________


BAĞLAMA

Her sevgi bir düğüm atmış koluna

Dokundukça inler yarası vardır

Irak gönüllerin uçurumuna

Ezgiden bir köprü kurası vardır


Aslı saçlarını yönüne sermiş

Altı tel koparıp göğsüne germiş

Kerem yarasından bir kabuk vermiş

Sızlaya sızlaya vurası vardır


Aşık sofrasında bir ayak olur

Şenlik bırakanda Sümmani alır

Humarı kan ile karışıp kalır

Atadan toruna süresi vardır


Veysel ile yumup iki gözünü

Görür gerçeklerin gizli yüzünü

Emrah ile gamda tartar özünü

Ağır yükü hafif darası vardır


Ak kuşlukta abdal öğütlemesi

Kara günde kardaş ağıtlaması

Kızıl tanda Avşar yiğitlemesi

Nefesi nidası narası vardır


Bozok yaylasında çamlarca uzun

Bir tütün kesilir çektiği hüzün

Nice ki orda bir sürmeli gözün

Gönlüne yansımış karası vardır


Şeker dağı acı sözden bıkanda

Etekleri misket misket kokanda

Ardıçtan kovalar inip çıkanda

Her kuyu başında sırası vardır


Söğüt çarşısında günle erenler

Zile düzlerinde burçak derenler

Ankara'da dama bulgur serenler

Dostudur hal hatır sorası vardır


Beşparmak’ta gümüş mavzer kesilir

Çatal yüreğine barut basılır

Alt teli bir tetik olup kasılır

Bengide patlamak töresi vardır


Yol üstü inerken Kelkit'in bucağı

Bağrına saplanır bir bağ bıçağı

Eğin dedikleri gurbet ocağı

Iraktan el sallar göresi vardır


Çarşamba’ya yağmur yağar sel alır

Yamadan dolanır bayır bel alır

Çorum’da Dürdane kızdan el alır

Yanyana halaya giresi vardır


Muş'un yokuşunu çıkmış yorulmuş

Narman'da bir güzel görmüş vurulmuş

Ürgüp'te önüne tuzak kurulmuş

Göğsünde üç kurşun beresi vardır


Engeller koymuyor yol sarp o yaya

Ziganalar sisli Kop kaya kaya

Bayburt’ta üç günü dönmüş üç aya

Kaygulanıp tütün sarası vardır


Fırat hoyrat akmış o hoyrat akmış

Urfa gibi göz göz Mardin'e bakmış

Diyarbakır sıcak kibritsiz yakmış

Harput'un çayında çırası vardır


Şahin yuvasında baykuş tünerken

Antep sınırlardan gazi dönerken

Tokat bir yabancı yüze inerken

On beşliler ile kurası vardır


Gence’de topraksız lale örneği

Tebriz’de bayraksız kale örneği

Kerkük’te ceylansız bala örneği

Öksüz tarı tutsak curası vardır


Nice ki ölüm var er geç kaderde

Bir içli ağıtla susar son perde

Karacaoğlan'ın yattığı yerde

Sonsuza dek nöbet durası vardır

YETİK OZAN
(Turgut GÜNAY-)

Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin