|
|
|
|
Eklediği son sesli şiirler
|

YANDI SİVAS
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 33 Alevi yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir. Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti. 2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi. Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak oteli tutusturalan perdelerler ve alt kattaki bulunan esyalarla birlikte yakildi otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü. Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
· Yargılama Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı,[1] geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi. Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katlıamın "Cumhuriyete, Laikliğe ve Demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı. 28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1 maddesine göre idama[2] ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına[1] mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998'de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.[1] Sanıkların avukatlığını Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan üstlendi ve bakanlığı sırasında onları hapisanede ziyaret etti.[3] Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü.[3] Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak[1] ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.[3] Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasinda, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasinin verildiği ilk davadır. Hayatını kaybedenler Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi · Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı · Gülender Akça - 25 yaşında · Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar · Ahmet Alan - 22 yaşında · Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci · Sehergül Ateş - 30 yaşında · Behçet Aysan - 44 yaşında, şair · Erdal Ayrancı - 35 yaşında · Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar · Belkıs Çakır- 18 yaşında · Serpil Canik - 19 yaşında · Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör · Nesimi Çimen - 67 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası · Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci · Serkan Doğan - 19 yaşında · Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi · Murat Güneş,Murat Gündüz - 22 yaşında · Gülsüm Karababa -22 yaşında · Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair · Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist · Koray Kaya - 12 yaşında · Menekşe Kaya - 17 yaşında · Handan Metin - 20 yaşında · Sait Metin - 23 yaşında · Huriye Özkan - 22 yaşında · Yeşim Özkan - 20 yaşında · Ahmet Öztürk - 21 yaşında · Ahmet Özyurt - 21 yaşında · Nurcan Şahin - 18 yaşında · Özlem Şahin - 17 yaşında · Asuman Sivri - 16 yaşında · Yasemin Sivri - 19 yaşında · Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı · İnci Türk - 22 yaşında · Kenan Yılmaz - 21 yaşında Bu olaylarda figüran olanlar ve perde arkalarında başrol oynayanlar bu cahil ve Allah ve din adına kullanılan mahlukatlar ve onları kullanan mahluklar halen ülkemizi karıştırmaya ve bölmeye çalışmaya devam etmekteler Daha Maraş ve Çorum’da yaptıkları mezalimler yetmiyormuş gibi Sivas’ta da sahne alan bu Şeriat sevdalıları şimdi de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki işsiz gençleri ülkemizi bölmek üzere kullanmaya devam etmekteler ve bu oyunlara da maalesef genelde cahil ve çaresiz insanlar kullanılarak devam edilmektedir...İşte bu yüzden diyorum ki çocuklarımızı okutalım, dinden çok insanlarımıza düşmanlarımızın amaçlarının ne olduğunu öğretelim ve bu oyuna gelmemeleri için elimizden geleni yapalım...Ülkemiz için en büyük tehlike olan dış düşmanlar olan AMERİKA ve AVRUPA BİRLİĞİ ülkeleri siyasilerinin oyunlarını bozalım...ülkemizi şeriatın karanlık sokaklarına bırakmayalım...Atamızın bize emanet ettiği ve Laiklik denilen fakat sadece ülkemde adı olan Laik düzeni kuralım...Çünkü laiklik herkese lazımdır...ve kendimize soralım ŞERİAT ın acımasız uygulamalarımı yoksa Laikliğin aydınlık yüzünü mü istiyoruz...Lütfen cevabımız LAİKLİĞİN AYDINLIK YÜZÜ OLSUN çünkü ben ülkemde çocuklarımın geleceği için LAİKLİĞİ savunuyorum...ŞERİATA YOLLARIM KAPALIDIR... Diyor ve Maraş’ta , Çorum’da ve SİVAS’ta yakılarak, vurularak, kesilerek, Yanan insanlarımızın anıları önünde eğiliyor ve onlara ALLAH’tan rahmet diliyorum...
KAZIM DOĞAN [ /kalin ]
Gün tutuştu Sivas’ta ak sayfalar tutuştu, Sazın teline vuran,masum eller tutuştu, Söz tutuştu dillerde,sazlar yandı tutuştu, İnsanlık tutuştu ey halkım unutma bizi.
Yandık, piştik, ölümün kızıl şarabın içtik, Yobazlar sürüsünün,kara harından geçtik, Suçumuz saz çalmaktı biz tezeneyi seçtik, Yakıldık,kavrulduk ey halkım unutma bizi.
Müslüman’ız dediler, canımıza kıydılar, Allahu ekber deyi, kanımızı aldılar, Kaoslar yarattılar,topraklara saldılar, Toprağa ekildik ey halkım unutma bizi.
Ağaları emretti vurun kellelerini, Halkı eğitiyorlar, savurun küllerini, Bunlar engeldir bize,keselim dillerini, Yollarımız kesildi halkım unutma bizi.
Bu nasıl müslümanlık, hep canlara kıyarlar, Düzen korumak için,insanları yakarlar, Tanrının makamında acaba ne yaparlar, Kıyıldık ,asıldık ey halkım unutma bizi.
Kazım Derki; Bu ülke Cumhuriyet, Demokrasi ülkesi, Vazgeçilmez hiç bir an, laikliktir ilkesi, Değil otuz yedi can,gitse milyon kellesi, Yıktırmayacağız biz,Ata emanetini.
Kazım DOĞAN
|
|
|
Acaba Nedir?:
bir
,
düzen
,
gün
,
hep
,
hiç
,
kızıl
,
nasıl
,
saz
,
söz
,
unutma
,
ülke
|
|
|
06 Temmuz 2008 Pazar 21:52:46
Bu nasıl müslümanlık, hep canlara kıyarlar, Düzen korumak için,insanları yakarlar, Tanrının makamında acaba ne yaparlar, Kıyıldık ,asıldık ey halkım unutma bizi.
Kazım Derki; Bu ülke Cumhuriyet, Demokrasi ülkesi, Vazgeçilmez hiç bir an, laikliktir ilkesi, Değil otuz yedi can,gitse milyon kellesi, Yıktırmayacağız biz,Ata emanetini. ******************* Sen çok yaşa emii.. kalemine sağlık.
|
|
|
|
05 Temmuz 2008 Cumartesi 19:39:26
SİVAS
Ateşi sürdüm yüzüme Yanmak nedir diye; 35 pare Tutuştu kirpiklerim, Sonra gözlerim... Sonra bedenim... Sonra umutlarım... Sonra insanlığım... Yarınlarım Kül oldu en sonra...
Ateşle oynadım bu dem Yezitlik edip; yakmak nedir diye... Ateşi ve ihaneti gördüm tenimde... Yıkandım, arınma telaşı ile Beş- on vakit... Ateş düştüğü şehri yakar mış... Bildim; yakarmak nafile, Vazgeçmedim yine de Alnımı küle dayadım takva ile, Kül, kuş olup kanatlandı; Uzattım ellerimi dönüp bakmadı...
duyarlığına teşekkürler, yüreğine sağlık ...
|
|
|
|
04 Temmuz 2008 Cuma 13:45:49
canlar tutuşmasın yanmasın sazım sözüm türküm bir daha
unuturmu bu acıyı yürek varolsun kalemin
utansın madımakta kebap yiyen yamyamlar
tebrikler can şair.
|
|
|
|
04 Temmuz 2008 Cuma 10:25:35
Kazım Derki; Bu ülke Cumhuriyet, Demokrasi ülkesi, Vazgeçilmez hiç bir an, laikliktir ilkesi, Değil otuz yedi can,gitse milyon kellesi, Yıktırmayacağız biz,Ata emanetini.
Acın acımdır. her satırına imzamı atıyor. Bundan büyük vahşet, Bundan büyük utancı savunan bakanı şaşıyorum.
Tebrik eder, selamlar, saygılar sunarım.
|
|
|
|
03 Temmuz 2008 Perşembe 02:49:26
Temmuzda ateş semahı
Bir koyu karanlık ki eşkıya renginde Derin, küflü ve arsız; güneş kâr etmez, Işık alan tüm pencereler kurşun geçmez taş örülü Ay tutulmuş, gün vurulmuş, yum gözlerini, Derin, timsah uykusunda bir kale
Herkes kendi karanlığına sevdalı, Bu ateş başka niye ki bilen var mı zahidler Bir aşka düşülmüş canlar canevinden yaralı Bu yüzden Temmuzlar hep ateş semahı
Bense her semahta seni sorarım; bin yılın yitiğisin. İmbiklerden süzülmüşsün; ışığımsın, aydınlığım. Kan revan içindeyim, taşlanmışım, Şeytan giresiymiş içime; öyle denmiş, Havanlarda dövülmüşüm, kazanlarda haşlanmışım. Mansur�un Dar�ına çekilmişten beter, Derimi yüzmüşler ki Nesimi�yim. Temmuzum Sivas�ım, kanıma kene dadanmış Kan revan içinde Pir Sultanım
Şimdi �yüreklerin kulakları sağır�dır. Vicdanlar zindan içinde. Tellere şelpeledim nefesimi, geldi mi? Bağlamada bağır yanık; yüreği kızıl kan içinde.
Akbabalar dolaşır güneşten ötede, güneşten beride Güneşin türküleri susmuş, olur şey değil Cayır cayır yanar ki temmuz Temmuzun canı can evine dar gelir Payımıza ateş düşer gözlere cam kırığı Olası değil canlar; bu ölümler bana ar gelir
unutmadık, UNUTMAYACAĞIZ... SEVGİYLE DOST...
|
|
|
|
02 Temmuz 2008 Çarşamba 12:47:31
Vazgeçilmez hiç bir an, laikliktir ilkesi, Değil otuz yedi can,gitse milyon kellesi, Yıktırmayacağız biz,Ata emanetini. Yüreginize saglık.Lanet olsun yobaza
UNUTMADIK UNTMAYACAGIZ UNUTTURMAYACAGIZ........
|
|
|
|
02 Temmuz 2008 Çarşamba 12:13:57
hüzün dolu bir şiir efendim kaleminiz daim olsun saygılarımla
|
|
|
|
02 Temmuz 2008 Çarşamba 04:25:55
Kazım Derki; Bu ülke Cumhuriyet, Demokrasi ülkesi, Vazgeçilmez hiç bir an, laikliktir ilkesi, Değil otuz yedi can,gitse milyon kellesi, Yıktırmayacağız biz,Ata emanetini. ............. Bir imza da benden....şairim. ...... Yüreğinize sağlık
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 23:47:01
mahalesef bazı olaylar varki utanmaktan üzülmeye fırsat vermiyor.bu olayda ölenlerin halktan çıkan santçılar olması bu yaranın kapanmasına asla izin vermez.sanatçısını diri diri yakılmasına seyirci kalan bir toplum kendini asla temize çıkaramaz.hele bunları yapanların yobaz diye nitelendirilmesi tamamen saçma yobaz dediğimizde insandır ama bunların insan olarak kabul görmesi bile kabul edilemez.unutulmamak adına yazdığınız bu şiirden dolayı sizi gönülden kutlarım.yüreğinize sağlık saygılar.
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 21:54:19
Güneşin ak yüzüne bir duman çöktü Bir türkü çığlıkla ateşe düştü Kuytu bir köşede bir çiçek küstü Döktü yaprağını boynunu büktü
Şu Sivas' ın elinde sazım çalınmaz Güllerim yandı yüreğim dayanmaz
Kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz Bilmez misinki türküler yanmaz Gün gelir sanma hesap sorulmaz Dayanır kapına Pir Sultan ölmez
Şu Sivas' ın elinde sazım çalınmaz Güllerim yandı yüreğim dayanmaz
CAN ABİM bugün ben bu türküyü Sevgili Edip Akbayram' ın sesinden dinledim ve defalarca...hala bile mırıldanıyorum içimden...bu katliamı işleyen canilere öyle güzel bir cevap ki aslında bu türkü o yüzden hiç bölmeden yazdım ve seninle paylaşmak istedim...bu güzel türkünün sözlerinden sonra ben yorumsuzum artık...ne yazsam da böyle anlamlı böyle içten olmayacak çünkü...o türkünün sözlerinde benim duygularım ve düşüncelerim...oku bak sen de bulacaksın sesimi ve yüreğimi...benim de güllerim nasıl yandı yüreğim nasıl dayanmadı sen de farkına varacaksın...çünkü ben bu türküyü sesli sesli sana yazıyorum...duyuyor musun sesimi..? ve ey insafsızlar ey caniler duyuyor musunuz sesimizi..?
sözlerimi burda noktalarken diri diri yanarak ölen bu aydınlarımızın ve insanların önünde saygıyla eğiliyor ve Allah' tan rahmet diliyorum...seni de CAN ABİM bir kez daha bu duyarlı ve gül kokulu güzel yüreğini saygıyla selamlıyorum...
SEVGİLERİMLE CAN ABİM...
Yaralım tarafından 7/1/2008 10:37:30 PM zamanında düzenlenmiştir.
Yaralım tarafından 7/2/2008 12:28:42 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
| Yaralım |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
02.07.2008 00:35:27 |
| CAN ABİM asıl ben çok teşekkür ediyorum...senin bu duyarlı ve gül kokulu yüreğin; şiirlerin yakıyor be insanı Abim yakıyor...bir ay aranızda olmayacağım...şimdiden hem Siz değerli CANLARDAN hem de bu HARİKA şiirlerinizden ayrı olmak çok ağır geliyor...ama yüreğim Sizlerle olucak bundan emin olabilirsin...kendine iyi bak abim...iyi geceler... |
| kazım Doğan |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
01.07.2008 23:56:25 |
| Evet sesini duyuyorum can, o yanan insanların feryatları geliyor kulaklarıma kendimi bir an orada yangının orta yerinde hissediyorum, bir Nesimi oluyorum, bir Hasret Gültekin oluyorum diğer canlar oluyorum etkileniyorum kardeşim etkileniyorum...Paylaşımın için teşekkür ediyor başımız sağolsun diyorum iyi geceler... |
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 21:22:46
Duyarlı kalemini kutluyorum can dostum söylenecek herşey söylemiş bu öyle bir leke ki yağmurlar bile silmez
acılarıyla yaşayacaklar daima içimizde
sevgilerimle
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 20:42:52
Ağaları emretti vurun kellelerini, Halkı eğitiyorlar, savurun küllerini, Bunlar engeldir bize,keselim dillerini, Yollarımız kesildi halkım unutma bizi.
Bu nasıl müslümanlık, hep canlara kıyarlar, Düzen korumak için,insanları yakarlar, Tanrının makamında acaba ne yaparlar, Kıyıldık ,asıldık ey halkım unutma bizi.
duyarlı yüreğinize selam olsun..sevgiler..
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 17:42:15
çok güzel dizeleriniz acı hepimizin acısı fakat bir yanlış dile getirildiği inancındayım .Dinler insanların inandıkları inançlardır ve içinde suç barındırmaz.Sadece kullanıdırılmaya çalısılıyor bu da yanlış anlamalara neden oluyor ve bu yüzden her zaman kayıp edıyoruz.Bu vahşeti yapanlar yaptıranların sadece cahil yobaz ınsanların kandırılmasıyla oluştu.Bu ulke ve bu mıllat yuzyıllardır hep bu bu şekılde somuruldu.Dini alet edıldi ve akıllanmıyan hakım hala aynı yanlısla devam edıp gıdıyor.
Teşekkurler Kaleminize saglık...
Sevgiler saygılar...
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 17:40:28
Bu nasıl müslümanlık, hep canlara kıyarlar, Düzen korumak için,insanları yakarlar, Tanrının makamında acaba ne yaparlar, Kıyıldık ,asıldık ey halkım unutma bizi.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, haklısınız üstat.. bu nasıl müslümanlık? müslüman değil insan canına bir karıncanın canına bile kıyamamalı... canı ancak veren alabilir...dinmiz insanın kendi canına bile kıymasını yasaklamıştır...böyleyken gel sen başkalarının canına kıy... üstelik de yakarak...bu olay ne adına yaplmış olursa olsun, kim veya kimler yapmış olursa olsun büyük bir yanlıştır efendim... yakanları kınıyorum.... selam ve hürmetler....
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 17:17:08
Sivas'ın içinde yandı güzel yürekler... Dünyada insan olan, yüreği ile yaşayan her insanın onbeş yıldır yüreğine düşen köz yanmakta için için... Dizeler okuyunca közü alevledirdi yüreğimizde... Bu ayıpla, utançla nasıl yaşar o yüreksizler.... Elleri, gözleri ateş içinde kalasıcalar....
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 17:09:50
YANDI SİVAS
Gün tutuştu Sivas’ta ak sayfalar tutuştu, Sazın teline vuran,masum eller tutuştu, Söz tutuştu dillerde,sazlar yandı tutuştu, İnsanlık tutuştu ey halkım unutma bizi.
Yandık, piştik, ölümün kızıl şarabın içtik, Yobazlar sürüsünün,kara harından geçtik, Suçumuz saz çalmaktı biz tezeneyi seçtik, Yakıldık,kavrulduk ey halkım unutma bizi.
Müslüman’ız dediler, canımıza kıydılar, Allahu ekber deyi, kanımızı aldılar, Kaoslar yarattılar,topraklara saldılar, Toprağa ekildik ey halkım unutma bizi.
Ağaları emretti vurun kellelerini, Halkı eğitiyorlar, savurun küllerini, Bunlar engeldir bize,keselim dillerini, Yollarımız kesildi halkım unutma bizi.
Bu nasıl müslümanlık, hep canlara kıyarlar, Düzen korumak için,insanları yakarlar, Tanrının makamında acaba ne yaparlar, Kıyıldık ,asıldık ey halkım unutma bizi.
Kazım Derki; Bu ülke Cumhuriyet, Demokrasi ülkesi, Vazgeçilmez hiç bir an, laikliktir ilkesi, Değil otuz yedi can,gitse milyon kellesi, Yıktırmayacağız biz,Ata emanetini.
Sevgili Kazım Sivas yanmaz Aynı gönüle baş koymuş binlerce insan da öyle, Bir Sivas- Bin Sivas doğurur, Sen Ben ve niceleri... Nice aydın düşünen insanlar var oldukça ve çoğaldıkça onlar bizim gücümüzün altında o ezilmişlikle yok olup yanacaklar, yeterki bizim duyarlı insanlarımız artık bişiler yapsın herşey sözde kalmasın ama benim üzüldüğüm şu ki yazan kalemlerin dışında hiç kimsenin bişi yapmış olmaması, eylemse eylem, gösteriyse gösteri en azından onların yaptıkları hunharca vahşettinden daha masumanedir yinede yapılacak olanlar, Önce devlete sesimizi duyurmalıyız hani bir zamanlar Erbakanın dediği gibi; Kanlı mı olacak - kansızmı şimdi ayni şeyi ben söylüyorum ve bu bozuk çarkın düzelmesi için ne gerekiyorsa o yapılması gerekli diyorum ve böyle de giderse bu da kaçınılmaz olacaktır. Ve artık lütfen herkes biraz daha duyarlı olsun bazı şeyler sadece sözde kalmasın bişiler yapılsın... Yapılmalı...
Sevgili Kazım şiirin gerçekten mükemmel di hem içerik olarak hemde bu tür şiirleri hece olarak yazmak ustalık ister sen bu şiirle burada ikisinide ıspatlamışsın sen gerçekten mükemmel bir şairsin neden mi bu tür şiirler duygu şiirleri değildir anlatılan konu bellidir sırf heceye uysun diye diğer şiirlerde olduğu gibi onun yerine bunu koyayım diyemezsin olayları aynen değiştirmeden yazmalısın ve bunu da ayarlamak mısralara oturtmak o kadar kolay olmasa gerek bu yönünlede, şairlik yönünlede seni yürekten kutluyorum ve ben bu şiirine bir okuyucu olarak kırmızı kurdele takıyorum çünkü bu şiirin hakkı bu dilerim site de bunu göz ardı etmez ve bir ödülle ödüllendirilirsin. Göz ardı ederse ne mi olur? Hiç bişi çünkü sen zaten şair olarak şiirlerinle kendini ıspatlamış birisin henüz daha dünkü çömez şair değilsin yılların şairisin ben seni tanıyalı en az 3 yıl oluyor onun için ıspata da zaten hiç ihtiyacın yok senin... Sevgi dileklerimle hep sevgiyle kal..Şiirlerde kal...
|
| kazım Doğan |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
01.07.2008 17:21:06 |
| Sevgili Serap ben de senin güzel yüreğini çok iyi tanıyorum, duyarlı yüreğini de kutluyorum...Evet Sivas'lar son bulmalı artık ve bu cahil insanlardan katil yaratılmamalıdır benim ve benim gibi düşünenlerin görüşleri budur...O kullanılıp yakan insanlar biz ne yaptık bu müslümanlığa sığar mı diye sormalılar kendilerine...Sevgili Serap sen beni biliyorsun ben bu şiirimi olsun diğer şiirlerimi olsun ödül alsın veya yorum alsın diye hiç bir zaman yazmadım ha layık görülürsem teşekkür ederim ama amacım hiç bir zaman kurdele almak veya yorum almak olmamıştır...Amatörce bir paylaşımdır sadece istediğim inceliğin için ve ödül önerin için de çok teşekkür ediyorum senin ve değerli arkadaşlarımın beğenileri ve olumlu görüşleri benim için çok önemli olup sizler sayesinde şiirimi geliştirtiğim için de sizlere çok teşekkür ediyorum...Saygılar sevgi ve saygılarımla... |
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 17:02:15
tarihe kara yazanlar kaçıncı kez utanmaksızın kara yazmaya devam ettiler unutmadık...unutturmayızda
ama ne yazık ki kara zihniyetler yaptıkları zulmün hesabını vermedi
güneşe doğru semah dönerek giden 37 canı ve tüm katledilen canları saygıyla anıyoruz...hepsi ışıklar içinde yatsın
duyarlı yüreğinize selam olsun
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 16:37:20
Acı...
Bir toplum yandı şuursuz.. Üç beş insan değil. Plan işledi kusursuz, Milletin bağrı yandı, Kalanlar hala susuz..
.......
Saygıyla eğiliyorum bu duyarlı dizelerin önünde yüreğimde alkışlardan acılarla...
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 15:30:23
İçler acımızı yeniden sızlattın kazım can hüzünlü hüzünlü okudum ellerin dert görmesin slm
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 15:27:18
Müslüman’ız dediler, canımıza kıydılar, Allahu ekber deyi, kanımızı aldılar, Kaoslar yarattılar,topraklara saldılar, Toprağa ekildik ey halkım unutma bizi.
içinden bunu cıkardım şaire düşen bir gurubu hedef göstermek olmamalı işte hedef gösterildi otelde yaktılatr tekrar hedef gösterildi madımagın intikamı diye 33 can yandı bunu göz önüne alalım yapmayalım bu yapılan ve tarihte yapılan hiç bir zulumun dini olamaz heleki müslümanlık adına almıyorum, lütfen sadece yanlışları anlatalım eğer hedefse amac o zaman onu yakanlarda hiç bir farkımız kalmaz... bakın almanyada az mı Türk yandı şimdi almanya'yımı hedef alalım
acılarımızı paylaşırken başka canlar yakmayalım
|
| kazım Doğan |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
01.07.2008 16:12:14 |
| Sanırım şiirimin hikayesi kısmını okumamışsınız şaire hanım...Bir okursanız ne demek istediğimi ve kimseyi hedef almadığımı tam tersine bu kitlelerin kışkırtıldığını ve kullanıldığını söylememi anlardınız...Burada o olayı alkışlamayan ve onaylamayan kimselere sözümüz yok, alkışlayanlara ve onların avukatlığını yapanlaradır sözümüz mahlukat yakıştırması da o insan müsveddelerinedir... |
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 14:28:09
Sevgili ozan'ım. Yüreğin yanıyor, yüreğimiz yanıyor, yürekler yanıyor... belli. Kötü olan, acıyı dindirmeye elden birşey gelmiyor... Svg.
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 14:26:57
Hala içimdeki nefretle o yangını çıkartan beyinleri kınıyorum. Selamlar.
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 14:22:07
Pir sultan ölmez...dirilir.. yürü bre hızır paşa...yürü..
"diller bizi söyler teller yarışır/özgürlüğü yazan kalem tutuşur"
ve belkide öleceğinin bilinciyle yazar bütün şairler şiirlerini sanki bir ilham perisi fısıldar kulaklarına acı sonlarını ne gariptir sivasın madımak otelinin merdivenlerinde... o çerçeveli gözlüğüyle... o şair bedeniyle çökerken bir usta.. bakın ne diyor yakılmadan önce
"Heybesinde yılan İşaretleri, Baldıran zehiri Yüzüğünün içinde Ve yanında Kav taşıyan ben; Tekinsizim size göre İbret için yakılması gereken" metin altıok...
muhlis akarsu... hasret gültekin.. ve ateşte semah duranlar.. 13 yaşında..ölen...o fidan..
çok şey yazılablir.... çok şey... ne güzel demişti değilmi gözümüzün içine baka baka dönemin başbakanı "çok şükür dışardaki halkımıza bir zarar gelmemiştir"...
evet...dışardakilere birşey olmadı onlar iyice palazlandılar... ya biz... ya ateşi buram buram hissedenler...
"pir sultan ölmez... yürür gelir.. tarih tutuşur"
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 14:09:00
Bu gün sivasa ağlar yüreğim yarın bir şehit cenazesine öbür gün, nice acılara neden acılara gark ettiniz günlerimizi gözyaşıyla bezediniz geçmişimizi, neden.........neden........çok duygulandırdın Kazım kardeşim, ne mutlu böyle yüreklere...ne mutlu....
|
|
|
| |