|
|
|
HÜZNÜN TÜRKÜSÜ
Günlerden 07.08.1998 İmzaladı uzatılan dilekçeyi, Bir yaprak düştü havaya, Sonra da yalnızlığın sessizliği...
Anlaşmışlar hüzünle, Ayrıldılar; Birer saat arayla Savcısı,hakimi ve kaymakamı, Yolculukları; Yozgat-Çekerek, Malatya, Avusturya-Viyana, Belki de Emre’nin dediği gibi “Aremikaya”,
El salladı hızla geçen arabalara Lastik Pabuçlu çocuk, Görmediler O’nu, Geri bakmamanın...
Karşı dağlar dökmekte gözyaşlarını Fırat’a… Fırat; sessiz,donuk,vurdumduymaz, Ağaçlar gri, Ne sıcak,ne cırcır böceklerinin çığırtkanlıkları Ne de gün batımının kızıllığı, Doğanyol’un hakimi hüzündü artık...
|
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 12:13:02
Şiirinizin arkasındaki resim ve yazının beyaz oluşu okumayı güçleştiriyor.... Hüznü en güzel anlatan sonbahar diye düşünürüm Ya siz??
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
22 Temmuz 2008 Salı 12:11:01
Yüreğinde hüzünler, acılar ağır geliyorsa insana, çığlıkları da acı ve hüzünlü döküilüyor dizelere... Şiir sesiniz içimdeki hüzünleri savursa da okurken, okudum , okuyacağım şiirlerinizi. Maviliklerde olun sevgilerle..
|
|
|
|
01 Temmuz 2008 Salı 12:07:28
Karşı dağlar dökmekte gözyaşlarını Fırat’a… Fırat; sessiz,donuk,vurdumduymaz, Ağaçlar gri, Ne sıcak,ne cırcır böceklerinin çığırtkanlıkları Ne de gün batımının kızıllığı, Doğanyol’un hakimi hüzündü artık...
YAZAN VE DÜŞÜNEN YÜREĞE SAĞLIK.RABATLI
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|