Özel Seçki
|
 |
|
 |
| |
Şiir Bilgi
28.06.2008 tarihinde eklendi.
124 çoğul gösterim yapıldı.
99 tekil gösterim yapıldı.
4 yorum yapıldı.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
Yer gök, gök yer
…nereden başlayacağımı bilmiyorum. — …çünkü zamanın durakları hiç olmadı miladım tanrı ol dedi oldum - Ben bir ”şey”dim bir “yer”de. Belki de “gök”te. — bulutların izi yoktu tüylerimde gökten kovulmuşluk ihtimalim azımsanmamalı yine de – Üzerimde ne vardı hatırlamıyorum. — belki Kaf Dağı’nın tüm ormanları- Bir “şey”i çok fazla sevmiş olmalıyım. — aşk kundağıydı sanırım üzerimde büyüdükçe gövdem büyüdü onun da kundaktan libası hatırladım, hep aynı kaldı dar yakası -
Yemyeşil bir tüneldi ilk hatırladığım. Titreyerek girdim sonunu gördüğüm başlangıcına. Sonra simsiyah… Sonra kahverengi… Tünelin rengi düştü gözlerimden. Tünelin görünen sonu Bir ayna yansıması… — benim gözlerimde, o son sanılan kör nokta - İşte o esnada orda bir “yer”de — belki de “gök”ten düşmekteydim - Bir dişliler ülkesinde gördüm kendimi. Ruhumu ağzına veriyorum, Sonrasında elleri açık bekliyor Ellerinden kendini Dişlilere kurban veren bir kadın… — dağılmalıyım ya da sıkıştırılmalı - Kendime yer bulamıyorum — kum saatinin kumları harcanmış kim bilir kaç kere bir soylunun soysuz isteklerine - Dünya kapısının o basit kilidi Bir mezarcının bilekleriyle açılıyor ancak. Üzerime kapatılmış dünya kapısı, — hayatla bir karış odadayız- Ölüm davetiyeleri ulaşmıyor elime. Kendime bir “yer” bulamıyorum. “gök” içinse hala şüphelerim var. — çalınmış olmalı benim olan mavi parseller – Bir “şey”i çok sevmiş olmalıyım. Evvelini hatırlamıyorum. “yer”de düşüp kalmışım. — “gök”ten silinmiş hatıralarım. biliyorum, sesim bile çalınmış stratosferden - Sesi kayalıklara çarpan atlar Bir süre tepinmiş üzerimde. — yollar geçmiş kaburgamdan toynaklarıyla - Ve geceleyin örtmüş beni Atların simsiyah yeleleri…
Bu tünel bu toprakların hediyesiymiş. — kadınların kutsallığı ağlatıyor çatal dillerin keskinliğini - Topraklarım böyle besliyor beni. Su diye ağzıma dayadığı göl Onca zaman gözümün bulutları… — yerde mavi gökte beyaz duruyor göl rüyalarımda ekilen tohumlar sabah başucumda acılı meyve ağrılarımı su gibi içiriyor - Nerde olduğumu bilmiyorum. Bir “yer”deyim, belki de “gök”te. — rüzgârı çalınmış saçlarımın bu yüzden belki göğü hissetmiyorum - En son bir “şey”i çok sevmiş olmalıyım. Yakamdan boğuyor beni tünel. Sığamıyorum, “yer”im yok aranızda. Kendimi sözünüzden azlediyorum. Vahşileştim kendime. Parmaklarımı ısırıyorum, Yüzünüzün parmaklılıklarına çarparak Dizlerimi yaralıyorum. Yumrukluyorum içimin duvarlarını. Duvarlar... — aç kapıyı lütfen tanrım! Çıkmalıyım bu “yer”den - Belki de “gök”ten…
fatma sancak
|
|
|
Acaba Nedir?:
aç
,
aşk
,
ayna
,
ben
,
benim
,
beyaz
,
bir
,
böyle
,
büyüdükçe
,
dünya
,
en
,
fatma
,
geçmiş
,
gibi
,
hep
,
hiç
,
ilk
,
kim
,
kör
,
kum
,
mavi
,
meyve
,
nokta
,
o
,
olmadı
,
ölüm
,
sabah
,
sancak
,
simsiyah
,
son
,
soysuz
,
su
,
tanrı
,
tüm
,
ve
,
zaman
|
|
|
02 Temmuz 2008 Çarşamba 23:53:56
Müthiş tek kelime ile...
Sevgiyle kal...
|
|
|
|
29 Haziran 2008 Pazar 14:36:48
tebrikler harika bir şiirdi.
|
|
|
|
29 Haziran 2008 Pazar 07:04:35
Güzel bir şiirdi.Seçkiyi haketmiş. Kutlarım.
|
|
|
|
28 Haziran 2008 Cumartesi 22:27:21
Gerek şiir tekniği gerekse ifade biçimiyle başarılı bir çalışma..
Teşekkürler kaleme
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|